Özet (TL;DR) @ 2019-04-14T09:58:12.000Z: Eski AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, yaklaşık 2 haftadır bitmeyen oy sayımını eleştirdi. Özdağ, "Bütün bir Türkiye'nin sandıkları bir günde sayılırken, İstanbul'da bir avuç sandığın 15…
Politika
09:58 14.04.2019URL'yi kısaltın
Eski AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, yaklaşık 2 haftadır bitmeyen oy sayımını eleştirdi. Özdağ, "Butun bir Turkiye'nin sandıkları bir gunde sayılırken, İstanbul'da bir avuç sandığın 15 gunde sayılamaması demokrasimiz adına da Turkiye adına da bir ayıptır" dedi. Turkiye'nin seçim atmosferinden kurtulması gerektiğini soyleyen Özdağ, "İstanbul'u ne pahasına olursa olsun alalımın maliyeti İstanbul'u kaybetmenin maliyetinden yuksek olabilir" ifadesini kullandı.
İstanbul'da 31 Mart yerel seçimine ilişkin tartışma devam ederken bir tepki de eski AK Partili vekil Selçuk Özdağ'dan geldi.
(C) AA / Turgay Duyar
Sozcu'den Saygı Özturk'e konuşan Özdağ, şunları soyledi:
"Yerel seçimlerin uzerinden iki hafta geçti ama hala İstanbul Belediye başkanı belli olmadı. Butun bir Turkiye'nin sandıkları bir gunde sayılırken, İstanbul'da bir avuç sandığın 15 gunde sayılamaması demokrasimiz adına da Turkiye adına da bir ayıptır. Demokrasilerde gelmenin de gitmenin de yolu bellidir. Her parti seçimle gelir, seçimle gider. Hatta gitmeyi bilmek bazen gelmekten çok daha değerlidir. Demokratik olgunluk gelirken değil, giderken belli olur. Şu son 15 gunde demokratik bir olgunluğun gosterildiğini soylemek mumkun değil."
Temiz siyasete dikkat çeken Özdağ, "Siyaset temiz yapılırsa gitmek hiç zor gelmez. Ama hukuk dışı yollara girilir, eldeki imkanlar eş dost için kullanılırsa gitmek zorlaşır. Ardında utanacak bir şeyler bırakmayanlar için gitmek kolaydır. Bu ulkede eğer siyasete bir saygınlık kazandırılacaksa siyasetçiler en yuksek makamları bile tereddutsuz bırakacak insanlar arasında seçilmelidir. Çunku suça karışanlar için makam ve mevkilerini korumak aynı zamanda bir korunma biçimidir" ifadelerini kullandı.
' HALKINI ALDATAN BİR MEDYA HALKINA İHANET ETMİŞ OLUR'
Halkın farlı alternatifler uzerinde durduğuna dikkat çeken Özdağ, şoyle devam etti:
"Bu seçim, partilerine oy veren bir çok seçmenin aslında mutlu olmadığını, uygun alternatifler gosterilmesi halinde rahatlıkla tercih değiştirebileceğini gostermiştir. Aslında demokrasimizin geleceği de siyasetin çeşitlenmesine, farklı duşunceleri baskılayan anlayışlardan kurtulmamıza bağlıdır. Sadece partiler değil, gazeteler, televizyonlar da çeşitlenmelidir. Halkını aldatan bir medya halkına ihanet etmiş olur. Vatandaşın farklı kaynaklardan haber alma hakkının kısıtlanması demokrasiden ve hukuk devletinden vazgeçmedir."
' İKTADAR HER ŞEYE RAĞMEN MUHALEFETE TEŞEKKÜR ETMELİ'
İktidarın her şeye rağmen muhalefete teşekkur etmesi gerektiğini dile getiren Özdağ, "Çok zor şartlarda bu ulkede hala demokrasinin var olduğunu gosterdikleri için iktidar her şeye rağmen muhalefete teşekkur etmeli. Seçimden hemen sonra bir Alman gazetesinin 'Turkiye'de hala demokrasi varmış' şeklindeki yayını muhalefetin demokrasinin varlığı/yokluğu için ne kadar onemli olduğunun gostergesidir. Turkiye biraz da demokratik goruntusunu kaybettiği için bu ekonomik krizi yaşıyor. Otoriterleşen bir ulke doviz bulamaz, hukuk guvenliği olmayan bir ulkeye yabancı sermaye gelmez. Ekonominin duzelmesi yapılan hataları vatandaşın sırtına yuklemekle olmaz, once Turkiye'nin demokratik bir hukuk devleti olduğunun gosterilmesi gerekir. Dunyada en yuksek faizle bile doviz bulamayışımızın arkasında son yıllarda yaratılan goruntu vardır. Partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Hepsi de aynı yasalara bağlı olarak kurulmuşlardır. Hepsinin amacı daha yaşanabilir, daha mureffeh bir Turkiye'dir. Partileri dost/ duşman diye sınıflandırmak, mensuplarını suçlamak uzun vadede milli butunluğumuzu tahrip etmekten başka işe yaramaz" diye konuştu.
' İSTANBUL'U NE PAHASINA OLURSA OLSUN ALALIMIN MALİYETİ KAYBETMENİN MALİYETİNDEN YÜKSEK OLABİLİR'
Turkiye'nin bir kriz yaşadığını ifade eden Özdağ, "Neredeyse artık rutin hale gelen ekonomik paketlerden de anlaşılacağı uzere Turkiye giderek derinleşen bir kriz yaşıyor. Önlenemeyen krizler çoğunlukla siyasi krize donuşur. Sefaletin ezdiği bir halkın ofkesi karşısında hiç kimse duramaz. Onun için her yuku vatandaşa yuklemek çıkar yol değildir. Bu yukun toplum tarafından çekilebilir olması yonetenlerin de aynı yuku paylaşmalarına bağlıdır" dedi.
Özdağ, "İktidarlar bilerek, isteyerek yanlış yapmazlar. Ancak frenlenemeyen hırslar, ideolojik ayrımcılık, nepotizm, mal mulk sevgisi isteyerek yapılan yanlışlardan daha kotu sonuçlar doğurabilir. Kendisi için siyaset yapanların ulkeye bıraktıkları en kotu hediye budur. Çok geç olmadan Turkiye bu seçim atmosferinden kurtulmalıdır. Mahkeme kadıya mulk değildir. İstanbul'u ne pahasına olursa olsun alalımın maliyeti İstanbul'u kaybetmenin maliyetinden yuksek olabilir. Hukukun işi hukuka bırakılarak gecikmeden Turkiye'nin gerçek gundemine donulmelidir" dedi.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.