Özet (TL;DR) @ 2019-04-13T16:51:31.000Z: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Genel Kurulu'nda konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ali Emiri Efendi Kultur Merkezi'nde duzenlenen ÖNDER İmam Hatipliler Derneği 57. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, derneği medeniyet davasının lokomotif kuruluşlarından birisi olarak gorduğunu vurguladı. ÖNDER İmam Hatipliler Derneği çatısı altında gorev ve sorumluluk ustlenmenin başlı başına bir paye olduğunu belirten Erdoğan, Genel Kurul'da gorevi devredecek Halit Bekiroğlu'na hizmetleri için teşekkur ederken gorevi devralacak Kamber Çal'a da çalışmalarında başarı diledi. Erdoğan, ÖNDER İmam Hatipliler Derneğinin gelişmesinde katkısı bulunan Sabri Otağ, Veysel Başar ve bugune değin emeği geçmiş herkese teşekkur etti.Derneğin, bugun hizmete girecek yeni binasının da hayırlı olmasını da dileyen Erdoğan, şoyle devam etti:"Kardeşlerim, Rabb'imizin hikmetlerini nebiler vahiy yoluyla, diğer insanlar ise okuma ve yazma vasıtasıyla, yani eğitim oğretimle keşfederler. Eğitim oğretimin amacı işte bu çerçevede ideal insan yetiştirmektir. Bizim medeniyetimizde ise eğitim oğretimin ulvi gayesi, salih insan yetiştirmektir. Milletimizin inancına, değerlerine, tarihine, kulturune uygun bir eğitim sistemi inşa etmeden hiçbir hedefe ulaşamayız. Biz yıllarca milletimizin ihtiyacı olan işte bu eğitim oğretim modelinin en ideal yerinin imam hatip okulları olması için çalıştık. Birilerinin tasvir ettiği gibi değil hep ne derlerdi, 'Niye buraya geldiniz?', 'İmam mı olacaksınız?', 'Cenaze yıkayıcısı mı olacaksınız?'... O zamanki oğretmenlerimiz, meslek oğretmenlerini kast etmiyorum, hep bunu soylerlerdi. Hep bununla bir yılgınlık veyahut da 'Evde annenizle babanızla bunun kavgasını verin' gibi aba altından sopa gosterirlerdi. Tabii hamdolsun bu oyunlara gelmedik tam aksine bu oyunlar bozuldu ve bugunlere geldik. Kendi hayatımıza, kendi tecrubemize bakarak bunun oyle değil boyle olacağını gosterdik. Tek tipçi dayatmalarına karşı imam hatipliler, milletimizin kendi oz değerlerine uygun ve gerçek anlamda kuşatıcı insan yetiştirmek için one çıkmıştır ve bunu da başarmıştır."
" AYRIM YAPAMAM"İmam hatiplerin asıl misyonunu, Allah'ın insanlara verdiği okuyarak ve yazarak hikmetlerini arama gorevini bihakkın yerine getirmek olarak gorduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: "Elbette herkes eğitim oğretim yoluyla bilginin peşinde koşacaktır ama bu en çok da imam hatiplerin gorevidir. İşte bu bilinçle imam hatiplerde gorev yapan oğretmenlerimiz ve bu davaya gonul vermiş buyuklerimiz salih insan yetiştirme mucadelesini sadece sınıflarla sınırlı olmayan bir şekilde yurutmuştur. Sonuçta ortaya bir imam hatip markası çıkmıştır. Yani bunu soylerken imam hatip okullarını bir kenara, fen liselerini, diğer meslek liselerini bir kenara, boyle bir ayrım yapmak için soylemiyorum. Bunu sadece ve sadece nasıl bir Galatasaray Lisesinden mezun olan, bir Galatasaray Lisesinin marka olarak onemini ortaya koymaya çalışıyorsa, Kabataş'tan mezun olan ortaya koymaya çalışıyorsa ben de tabii ki bir imam hatipli olarak bunu ortaya koymaya çalışıyorum. Olay bu. Zaten bulunduğum makam, mevki boyle bir ayrımı yapmaya beni asla tecviz edemez, boyle bir ayrımı yapamam. Benim için imam hatipte okuyan da evladımdır, Galatasaray Lisesinde okuyan da evladımdır, Kabataş'ta okuyan da evladımdır, tum Anadolu Fen Lisesinde okuyan evladımdır. Bu zaten aldığımız terbiyenin de gereğidir, oyle de yapmak durumundayız."
" SİZLERDEN BEKLENEN HAKİKAT ARAYICISI OLMANIZDIR"
İmam hatip markasının, oğrencilerin ailelerinden başlayıp ders aralarına, ders sonrası faaliyetlere, yatılı kısımdaki sohbetlere kadar hayatın her anında gece gunduz çalışan dava adamlarının eseri olduğunu aktaran Erdoğan, "Tabii imam hatibi yatılı olarak okumuş oğrenci olarak da bunun farkındayım. Turkiye tek parti devrinin milletimizi topyekun mankurtlaşmayı hedef alan hastalıklı zihniyetinden kısmen de olsa eğer kurtulabilmişse imam hatipler etrafında yurutulen mucadele sayesindedir. Mensuplarını çatısı altında buluşturan bu kurumun misyonunu ne kadar iyi anlarsak sorumluluğumuzu o derece iyi idrak edebiliriz. Sizlerden beklenen sadece bu milletin değil, tum ummetin ve daha da otesinde tum insanlığın onunde bir ışık, bir rehber, bir hakikat arayıcısı olmanızdır. Üstadın deyimiyle bu gerçekten 'çok buyuk ve aynı zamanda hor ve oksuz' bir davadır. Üstlendiğimiz bu ağır imtihanı başarıyla sonuçlandırmak için sonunda herhangi bir rutbe veya mal beklemeden, mukafatı sadece Rabb'imizden umarak, her an her gun durup dinlenmeden çalışacağız." dedi. Bu kutlu dava yolunda verilen mucadelenin ve yapılan fedakarlıkların değerini asla unutmayacaklarını aktaran Erdoğan, "Kendi oz evlatları veya onlardan ayrı tutmadığı gençler imam hatiplerde okuyabilsin diye hayatlarını bu davaya adamış nice ak sakallı buyuğumuzun hatıraları gozlerimizin onundedir. İmam hatip okullarından ayrılmayı reddettikleri için eğitim hayatları zorlaşan hatta biten nice gencimizin, onların ailelerinin fedakarlıkları halen hafızalarımızda dipdiri durmaktadır. Hepsinin otesinde şahsen kendi hayatımız ortadadır." şeklinde konuştu.
PINARH İSAR'DAN GÖNDERİLEN MEKTUP
Erdoğan, Pınarhisar Cezaevi'nde bulunduğu için mezuniyet torenine katılamadığı oğlu Bilal Erdoğan ile arkadaşlarına yazdığı mektubu okudu. Erdoğan'ın okuduğu mektupta, şu ifadeler yer aldı: "Sevgili gençler, sizin için bugunun ne kadar onemli olduğunu biliyorum. Bu bilinçle hepinizi gonulden, yurekten selamlıyorum. Bu onurlu gununuzde yanınızda olduğumu ozellikle bilmenizi istiyorum. Yanınızdayım, çunku ben de sizden birisiyim, imam hatipliyim. Bu sıfatı hep onurla taşıdım. Bundan sonra da nerede hangi şartlarda olursam olayım onurla taşımaya devam edeceğim. Yanınızdayım çunku oğlum, sizin aranızda, sizden biri. Bu sevinçli ama biraz da huzunlu gununuzu bir kez daha kutluyorum. Huznunuz, imam hatipli olmanız dolayısıyla size reva gorulen muameleden dolayıdır. Bu benim de bedenimde ta derinlerde depreşen bir acıdır. Şu anda cezaevinde bulunuyor olmaktan daha derin bir acıdır bu ama inanıyorum ki buraya kadar dayanan sevgili oğullarım, kızlarım, siz daha zor olanına da dayanacak yapıdasınız. Değil mi ki yaprak dokumu gibi arkadaşlarınızın her biri bir yere savrulurken siz buradaydınız, imam hatip lisesindeydiniz. Öyleyse uzulmeyin. Yarına ilişkin umutsuzluğa duşmeyin. Kardeşliğinize guveni çoğaltın. Sizler birer meşalesiniz bu karanlık gunlerimize. Değerinizi bilin ve koruyun. Sevgili oğlum, oğullarım, sevgili kızlarım, sevgili gençler, sizi gerçekten çok seviyorum. Tek tek her birinizin ellerinizin sıcaklığını ellerimde hissediyorum. Saçlarınızın kokusunu yureğime çekiyor ve hepinizi kucaklıyorum. Bir kez daha gununuz, mezuniyetiniz hayırlı olsun derken geleceğinizin aydınlık olmasını diliyorum."Turkiye'nin 20 yılda nereden nereye geldiğinin gorulduğunu ifade eden Erdoğan, bunun için geleceğe de hep umutla bakmaya devam edeceklerini soyledi. Milletin inancı, değerleri, tarihi ve kulturuyle kavgalı olanların ilk once imam hatipleri hedef almasının gerisindeki sebebi çok iyi bildiklerini vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şoyle surdurdu:"Öyle bir şey ki şu an ana muhalefetin başındaki zat ile oturuyoruz, nasıl olduysa bir kere Kulliye'ye geliverdi. Sayın Bahçeli de beraberiz uçlu, konuşurken imam hatip okullarında hangi derslerin okutulduğunu dahi bilmiyor. İmam hatip okullarında sadece Arapça, tefsir, fıkıh, hadis falan herhalde sadece bunları zannediyor. Bilir misin dedim, 'İmam hatip okullarında tarih, coğrafya, bunun yanında felsefe bunların okutulduğunu, matematik, fizik, kimya bunların okutulduğunu bilir misin?' Saf saf duruyor. İşte neymiş, Kadıkoy'de 5-6 imam hatip okulu fazla, derdi bu. Birisi çıkmış diyor ya, 'Buyuk Çamlıca'ya 60 bin kişilik caminin ne gereği var?' Nereden nereye... Bu hesabı kalk bir de Kanuni'ye sorsana, bu hesabı kalk bir de Fatih'e sorsana? Bir ağacı ne kadar budarsanız budayın kokleri sağlam kaldığı surece gelişmeye, buyumeye, yeşermeye devam eder. Ağacı yok etmenin en etkili yolu koklerini kurutmaktır. İmam hatiplere saldıranlar milletimizin koklerini kurutmak istiyordu. Çunku bu okullar tum eksiklerine, sıkıntılarına, aldığı tum yaralara rağmen milletimizin kokleriyle govdesi arasındaki bağı temsil ediyordu."
" BİZE BUNLAR ENGELLERLE HENDEKLER ATLATTILAR AMA BİZ HEPSİNİ AŞTIK"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, imam hatiplerdeki oğrenci sayısının bir donem 600'e çıktığını ancak bunun budana budana 60 bine kadar indirildiğini dile getirerek, şu anda bu sayının 1 milyon 300 bin civarına ulaştığını kaydetti.Şimdi temennilerinin niteliği artırmak olduğunu aktaran Erdoğan, "Bunun uzerine yuklenmemiz lazım. Ama ne yazık ki bu camiadan mezun olduğu halde 'Bu kadar imam hatibe ne gerek var?' diyen zavallılar da var. Sen bunu diyeceğine 'Bu kadar okula ne gerek var?' desene. Onu diyemez. Niye? Ya bizim ona da ihtiyacımız var buna da ihtiyacımız var. Burada imam hatip okullarının işlevinin buradan mezun olmuş birisi olarak ne anlama geldiğinin farkında değil. Dolayısıyla biz burada ispatla mukellefiz ve buradaki başarının her yerde nasıl olacağını da bu zavallılara da gostermemiz lazım." diye konuştu.Erdoğan, 28 Şubat doneminde imam hatiplerin orta bolumlerinin tamamen kapatıldığını, lise bolumlerini de adeta universiteye geçişi imkansız hale getirerek oldurmeye çalışanların niyetinin bu koku kurutmak olduğunu belirterek, kendilerinin direkt imam hatipten çıkıp universite gidenlerden olmadıklarını, fark imtihanına alındıklarını aktardı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasına şoyle devam etti:"Hep bu çileleri bize yaşattılar. Yani bize bunlar surekli bu engellerle hendekler atlattılar ama biz hepsini aştık ve bugunlere geldik. Belki imam hatip binalarının kapılarına kilit vurdular ama milletimizin gonlundeki ateşi sonduremediler. Bugun bin yıl surecek denilen 28 Şubat zihniyetinden geriye pek bir şey kalmadı. Ama koklerini kurutmaya çalıştıkları medeniyet ağacımız çok daha gur şekilde yaşamaya devam ediyor. Çunku onlar şunu bilmiyorlardı, guç bizde zannediyorlardı. Halbuki galip olan sadece Allah'tır. Bunu bilseydiler bunu soylemezlerdi. Hamdolsun oyle de oldu. 2002'de seçimi kazanıp goreve geldiğimizde imam hatiplerin orta bolumleri zaten yoktu. Liselerin sayısı 536'ya, buralardaki oğrenci sayısı 64 bin 500'e duşmuştu. Bugun yaklaşık hamdolsun 1 milyon 300 bin oğrencisiyle, 3 bin 444 okuluyla artık ortada farklı bir yapı soz konusu. Tum lise oğrencileri içerisinde de imam hatiplilerin oranı yuzde 11,8. Fakat bu rakamlar bile bazılarının gozune batıyor. Halbuki gorulduğu uzere imam hatiplerin milli eğitim sistemimizdeki payı hala oldukça mutevazi bir seviyededir. Niye sizi bu kadar rahatsız ediyor? Biz skordan ziyade kaliteye, içeriğe onem veriyoruz. Mehmet Akif'in milletimize vasiyeti olan Asım'ın neslini yetiştirebilirsek, bu sayılarla dahi çok buyuk neticeler elde edebilmemiz mumkundur."
" BİZİM RÜKUDAN BAŞKA YERDE EĞİLMEYECEK NESİLLER HAZIRLAMAMIZ LAZIM"
Mehmet Akif'in Çanakkale Şiiri'nden dizeler okuyan Erdoğan, "Yaralanmış tertemiz alnından uzanmış yatıyor / Bir hilal uğruna Yarab ne guneşler batıyor / İşte ben karşımda bu guneşleri goruyorum. Bizim rukudan başka yerde eğilmeyecek başlar, gerektiğinde bir hilal uğruna batacak guneşler gibi bir nesli hazırlamamız lazım. Bunun için çok çalışmamız lazım, bu yolda gayretlerimizi artırmamız lazım." diye konuştu.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, imam hatipli olmanın aynı zamanda dava adamı olmak veya buna talip olmak anlamına geldiğini belirterek, şunları kaydetti:
"Dava adamı once davasının ne olduğunu bilecek. Öğrendiklerinden hareketle kendi nefsinden başlayarak, ailesine, arkadaş çevresine, şehrine, ulkesine ve nihayet tum aleme uzanan bir silsile içinde nerede durduğunun da farkında olacak. Bunun yanında davasını hayatında da yaşayacak. En ufak bir savrulmada merkezi bırakıp başka yerlere kaçmayacak. Çok onemli. Şu anda bakıyoruz bazı yerlerde işte seçimlerde de filan falan... Allah selamet versin. Hemen anında sendika değiştirmeler, şunlar bunlar. Herkes bir yere savrulmaya başladı. Bu dava adamı olmak değil."
Turkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gunluk siyasette farklı duşunmek, farklı davranmak hatta seçimlerde farklı saflarda yer almanın bir yere kadar anlaşılır bir durum olduğunu belirterek, "Buyuk Çamlıca Camisi başta olmak uzere doğrudan medeniyet davamızın sembolleriyle ilgili konularda ortaya konan yanlış tavırların hiçbir zaman izahı olamaz." dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ali Emiri Efendi Kultur Merkezi'nde duzenlenen Önder İmam Hatipliler Derneği'nin 57. Genel Kurulu'nun açılışında yaptığı konuşmada, şayet dava yaşanmıyorsa, bu yondeki gayretlerin neticeye ulaşmasının mumkun olmadığını soyledi.İmam-ı Azam Ebu Hanifi'nin bal hikayesine değinen Erdoğan, şunları anlattı:"Baldan başka bir şey yiyemeyen çocuğu, son çare olarak nasihat etmesi için İmam-ı Azam Hazretleri'ne getirirler. İmam-ı Azam kendisinden çocuğu için telkin isteyen anne babayı, 'Şimdi goturun 40 gun sonra getirin.' deyip gonderir. Anne, baba 40 gun sonra geldiklerinde İmam-ı Azam çocuğu karşısına alır ve 'Bundan sonra bal yeme evladım.' der. Ailesi şaşkın bir şekilde çocuğu alıp gider. Bir sure sonra babası yeniden İmam-ı Azam Hazretleri'nin yanına gelip 'Bir çift sozunle çocuğumuzu dertten kurtardın.' deyip, teşekkur eder. Ardından da 'Ama bu sozu niye ilk geldiğimizde değil de 40 gun sonra soyledin.' diye sorar. İmam-ı Azam Hazretleri şoyle cevap verir. 'Ben her oğunde bal yiyen birisiydim. Önce 40 gun bal yemeyerek, kendi nefsimi denedim. Baktım oluyor, sonra da çocuğa nasihat ettim. Demek ki 'bal, bal' demekle ağız tatlanmıyor. Öyleyse bu nefsimizle yaşayacağız. Bizden once kendi nefsimizle davamızı yaşayacağız ki çevremize ornek olabilelim, soylediğimize karşılık bulabilelim. Eğer 4 yıl imam hatip ortaokulunda, 4 yıl imam hatip lisesinde oğrendiklerimizi veya 3+4, 4+3 şeklinde 7 yıllık donemler de oldu malum, butun bunları bu şekilde yaşamış, şimdi ise Önder gibi kuruluşlarımızın ikliminde sahip olduğumuz değerleri yaşarsak, millete ve ummete hayırlı insanlar haline gelebiliriz. Aksi takdirde ulkemizde ve dunyada milyonlarca orneğini gorduğumuz, soyledikleri ve yaşadıkları bir olmayan bir guruhun içinde kaybolur gideriz."Son donemde bu konuda kendi içlerinde de birtakım zafiyetler yaşandığını gorduğunu ifade eden Erdoğan, "Hem okuma ve oğrenme hem de okuduklarımızla amel etme konusunda çok daha sıkı bir uygulamanın içine girmemiz gerekiyor. Bu konuda diğer sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte Önder'e de çok onemli gorevler duşuyor. Sizlere guveniyorum, inşallah el birliğiyle medeniyet davamızı imam hatiplilerin onculuğunde hep birlikte zirveye ulaştıracağız." diye konuştu.
" BAMBAŞKA MECRALARA YÖNELENLER OLDUĞUNU ÜZÜNTÜYLE TAKİP EDİYORUZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sozlerini şoyle surdurdu:"Son donemde aslında en buyuk medeniyet davamızda omuz omuza olmamız gerekirken, bambaşka mecralara yonelenler olduğunu uzuntuyle takip ediyoruz. Hatta bu kesim oyle bir savrulma yaşamış durumda ki Cumhuriyet doneminde ulkemize kazandırdığımız en buyuk cami olan Buyuk Çamlıca Camisi için dahi 'gereksiz' diyecek bir yere gelmiştir. Biz hayatımız boyunca siyasi rekabetle, kadim davamız yolunda verdiğimiz mucadeleyi, hep birbirinden ayrı tuttuk. Biz bu ulkede kimlerin camilerimizi ahır haline donuşturduğunu gayet iyi biliriz. Sadece şuracıkta, şu Fatih sınırları içinde, sur içinde 400'e yakın mescit kapatılmıştır. Kim? İşte bu malum CHP tarafından. Bunların bir kısmını biz yeniden inşa ve ihyaya başladık. Bunları onlar yaptı biliyoruz. Ama bunları kalkıp da 6 oka 7. bir ok ilave etmek suretiyle, oradan bir şeyler kapanlar bunu soylemeye gayret ederse kusura bakmasınlar herhalde milletim onlara gereken dersi, gerektiği yerde verecektir."Gunluk siyasette farklı duşunmek, farklı davranmak hatta seçimlerde farklı saflarda yer almanın bir yere kadar anlaşılır bir durum olduğunu ifade eden Erdoğan, "Ama Buyuk Çamlıca Cami başta olmak uzere doğrudan medeniyet davamızın sembolleriyle ilgili konularda ortaya konan yanlış tavırların hiçbir zaman izahı olamaz. Bu şekilde davrananların tek parti devrinden beri mucadele ettiğimiz zihniyetle tamamen aynı kulvara girdikleri anlaşılıyor. Seçimlerde başlayan iş birliği, oyle anlaşılıyor ki hızla hayatın tum alanlarına yayılıyor. Rabb'imden bu tur yanlış yollara sapanların akıllarını ve gonullerini aydınlatmasını temenni ediyorum." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sozlerinin sonunda, genel kurulun hayırlı olmasını diledi.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.