Özet (TL;DR) @ 2019-04-13 08:18:34.565909: Dilek Hanif, kariyerinde 30’uncu yılı geride bırakmasını kutluyor. Ünlü modacı, 10 yıl sonra yeniden bir couture defilesiyle karşımızda. Öncesinde atölyesinde buluştuk ve şova birlikte hazırlandık:…



Ö ncelikle tebrikler: Bir meslekte başarı dolu 30 yılı geride bırakmak çok kolay bir şey olmasa gerek. Geri donup baktığınızda  aklınızda en çok neler kaldı?

- Mesleğe çocuk yaşta başladım, çok alana dokundum; birçok şeyi bir arada deneyimledim.  Bu mesleğin birçok alanında kendimi muktedir hissettiğim bir noktaya geldim.  Özellikle de couture alanında geldiğim yerden çok memnunum. Paris'e ilk gidişim ve ondan sonraki tum gelişimim, Turkiye açısından da değerli bir katkı. Çunku bir şeylere ornek oluyorsunuz, ardınızdan gelmek isteyenler de nasıl aşamalar sağlamaları gerektiğini goruyor. Tum bunların hepsi benim için çok kıymetliydi.  Bu defile de bunun kutlaması aslında.

Defile yapmaya da uzunca bir s ure ara vermiştiniz. 10 sene sonra ilk kez 'Dilek Hanif Couture' defilesi izleyeceğiz, değil mi?

- Evet, en son 10 sene once Paris'te yapmıştık. Sonra ben hazırgiyime yoğunlaştım bir sure. Hazırgiyim koleksiyonumu markalaştırmak istedim. Haliyle o koleksiyonu Paris Moda Haftası'nda sergiledim. Oradaki showroom'larda yerini aldı. Durum boyle olunca butçeyi obur tarafa ayırdık. Couture'un zaten oturmuş bir muşterisi vardı; o yuzden defile yapma ihtiyacı hissetmedim. Ama baktım 30 yılı geçirmişiz, bunu kutlama adına bir defile yapayım dedim.

Peki defilede neler g oreceğiz, koleksiyonun çıkış noktası ne?

- Arşivlere gittim; 30 sene içinde neler yapmışım, en çok neler beğenilmiş, ben en çok neleri sevmişim inceledim. O desenleri aldım ve yeni trendlerle harmanlayarak farklı bir boyuta getirdim. Volumler var. Bende hep uçuşan, zarif, duz kesimler vardır. Ama  bu sefer işin içine biraz volum kattım. Daha genç bir koleksiyon oldu aslında. Sizi o gun gecenin yıldızı yapacak, iddialı parçalar tasarladım.

Eski tasar ımları yeniden yorumlama konusuna donersek; hatırlayabileceğimiz parçalar var mı? Biraz ipucu verebilir misiniz?

- Kim Kardashian'ın giydiği elbiseyi yeniden yorumladım mesela... Jane Fonda'nın Oscar gecesinde giydiği parçayı da...  O donemde Paris'te birlikte çalıştığım kumaşçıma gittim, arşivleri açtırıp o dantelleri buldum. Yeniden dokudular. O kumaşları yeniden yorumladım.

10 sene sonra
yeniden

_ Kim Kardashian 'ın 2017'de giydiği Dilek Hanif imzalı elbise, perşembe gunu gerçekleşecek defilede yeni haliyle sergilenecek._

Couture denince  kafalar karışıyor

Birka ç sene once bir hazırgiyim markasıyla işbirliği yapmıştınız ve uygun fiyata abiye koleksiyon sunmuştunuz... Abiye ve couture arasındaki farkın iyi anlaşıldığını duşunuyor musunuz?

- Malesef Turkiye'de couture'un anlamı çok iyi algılanmıyor. 'Abiye' elbiseyi yani uzun gorunen elbiseyi 'couture' algılıyorlar.  Couture olan parçanın işçiliği, kumaşı tamamen farklıdır. Öncelikle her turlu işçiliğinin el nakışı olması gerekir. Hazır bir kumaşla couture elbise yapılmaz. İçinde makine dikişleri olmaz. Turkiye'de ilk moda haftaları yapıldığında bir defile yapmıştım. Herkes couture defilesi zannetmişti. Çunku sunduğum parçalar uzun, işlemeli, abiye elbiselerdi. Ama o bir couture defilesi değildi. Bu konuyu vazife edindim: İkisinin arasındaki farkların iyice algılanmasını istiyorum çunku birbirinden çok farklı alanlar. Couture giymek çok farklıdır. Biz bu konunun değerini yeteri kadar iyi anlıyor muyuz, emin değilim. Ama şunu soyleyebilirim: Fransızlar bu işi çok iyi algılıyor ve çok farklı yapıyor.

Nas ıl bir fark gozlemliyorsunuz?

- Ben ilk Paris Couture Haftası için muracaat ettiğimde sekiz ay uğraştım. Bir ajansla anlaşıyorsunuz; o ajans sizin dosyanızı federasyona sunuyor. Bu defileyi resmi takvimde yapabilmeniz için oradan onay almanız gerekiyor. Gelip couture atolyemi incelediler, sıfırdan bir koleksiyon hazırlayıp hazırlamadığımı kontrol ettiler. Bir suru detay var daha. 'In' (içeride) ve 'Off' (dışarıda) diye iki listeleri var. 'In' listede olmanız için Fransa'da atolyeniz olması, tum koleksiyonu da orada uretmeniz gerekiyor. Biz hep off listede yaptık. Çunku Paris'te atolye kurmak oldukça maliyetli ve oraya taşınmam gerekiyor. Ama duşunsenize, nasıl bir ekonomi yaratılıyor! İşte bahsettiğim 'sahiplenme' olayı da boyle bir şey. Aslında bizim işçiliğimiz, kumaşlarımız muhteşem. Moda haftası gerçekten sahiplenilse ve boyle bir anlayış benimsense, çok daha farklı sonuçlar çıkar ortaya...