Özet (TL;DR) @ 2019-04-12T06:21:27.000Z: Eski Devlet Bakanı ve CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, İstanbul'daki seçimlerin iptal edilmesi durumunda ülkenin içinden çıkılamaz bir hale geleceğini belirtti. Toprak, "Türkiye’yi seçime…



Eski Devlet Bakanı ve CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, İstanbul'daki seçimlerin iptal edilmesi durumunda ulkenin içinden çıkılamaz bir hale geleceğini belirtti. Toprak, "Turkiye'yi seçime goturecek hiçbir neden yok. 2 ay daha seçim tartışmaları ve seçim ekonomisi ulkeyi batırır" dedi.

Eski Devlet Bakanı ve CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, Cumhuriyet'ten Ali Açar'ın sorularını yanıtladı.

Toprak, Açar'ın "CHP uzun bir aradan sonra ciddi bir başarı elde etti. Bu başarının sırrı nedir?" sorusuna şu yanıtı verdi:

"CHP, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu onderliğinde, 2010'dan itibaren toplumun tum kesimlerine dokunan politikalar uretti. Yıllardır uretilen politikaların bu sonuçta payı buyuk oldu.

Aile sigortası, emeklilere iki maaş ikramiye, asgari ucret ve çiftçiye destek gibi toplumun tum kesimlerine dokunan sosyal politikalar urettik. Bu politikalarımızın toplum tarafından karşılık bulduğunu da gorduk. Stratejimizin ikinci ayağı ise goruş, inanç, etnik koken ayrımı yapmadan, tum milletimizi demokrasi paydası etrafında kucaklamaktı. Sayın Kılıçdaroğlu bu surecin ve stratejinin mimarıdır. Referandumda başlayan bu birliktelik, yuzde 50'ye varan bir başarı sağladı.

Şimdi de bu seçimlerde bunu perçinleştirmeyi başardık. Parti içi ve dışında çok buyuk zorluklar ve dirence karşı 'Millet İttifakı' olarak Turkiye'nin en buyuk şehirlerini kazandık. İktidar eski yuzlerle seçime girerken, biz başarılarıyla one çıkan Ekrem İmamoğlu, Muhittin Bocek, Zeydan Karalar, Tunç Soyer ve mazisinde Beypazarı başarısı yer alan Mansur Yavaş gibi yeni yuzlerle çıktık. Seçmen yeni yuz ve projeleri guçlu olan adaylarla heyecanlandı ve tercihini yaptı.

Kampanya soylemimiz de kavgadan, şiddetten uzak, uzlaştırıcı, kucaklayıcı, kaynaştırıcı idi. Varlık kuyrukları, beka sorunu, zillet-illet soylemleri insanları irite etti. Meydan mitingleri yerine il ve ilçe turlarını, STK'lerle buluşmayı, mahallelerde yurttaşla doğrudan yuz yuze gelmeyi onceleyen, dertleri dinlemeyi, çozumlerimizi anlatmayı one çıkartan bir model uyguladık. Halk buna inandı, guvendi ve ulkenin yarısını, yaşadığı şehirleri, ilçeleri bize emanet etti."

Açar'ın devamında yonelttiği sorular ve Toprak'ın bunlara verdiği yanıtlar şoyle:

- AKP bu sonucu bekliyor muydu? AKP-MHP ittifak ı ulkeyi nereye goturuyor?

Bekliyorlardı ama ihtimal vermek istemiyorlardı. Anketlere guvenmediklerini açıklamaları ilk gosterge idi. AKP'nin 17 yıldır ve bazı belediyelerde 25 yıldır yaptıkları ile ekonominin geldiği durum ortadayken, vaatleri inandırıcı olmadı. İstanbul'da seçim sonucunu tanımamak, sandıkta halkın vermediği oyu masa başında kazanmak istiyorlar. Yargıyı, YSK'yi, seçim kurullarını baskılıyorlar. Ocakta itiraz etmedikleri seçmen kutuklerini gundeme getirip, sahte-hayali-yığma seçmen vb. algısıyla seçim iptali peşindeler. YSK'nin geçmiş ilke kararları çok açık.

Usulsuz seçmen kutukleri temelinde sonradan hiçbir itiraz kabul edilmemiştir. Usulsuzluk varsa, bu suçu işleyenler için mueyyidesi hapis cezasıdır, ancak seçimin tartışılması imkansızdır. Şimdi bu yerleşmiş içtihatlardan ve kanundan uzaklaşmak, demokrasinin katli olur. Sonuçları içeride ve dışarıda, ekonomik- siyasi ve demokratik açıdan maalesef çok ağır olur. Turkiye'yi kabile-aşiret devleti duzeyine indirger.

- Anadolu Ajans ı seçim gunu saatlerce veri akışı sağlamadı. Eski bir bakan olarak devlet kurumlarının bu durumu hakkında ne duşunuyorsunuz?

Bu durum ulkemiz ve medyamız adına gerçekten çok uzucu. Ataturk'un Kurtuluş Savaşı sırasında kurduğu yokluklar içinde var ettiği Anadolu Ajansı'nın mazisine, onurlu geçmişine ihanet olarak goruyorum. Kuvayı Milliye ordusunun zaferlerini tum dunyaya duyuran AA, bugun iktidarın propaganda ve manipulasyon mekanizmasına donuşmuş halde. Dunyanın hiçbir yerinde meslek etiği, ahlakı, gazeteciliğin saygınlığı boylesine çiğnenmedi, ayaklar altına alınmadı. AA'yı yonetenler hayatları boyunca bu utancı omuzlarında taşıyacak. Eskiden devlete saygı, devlet geleneği vardı. Devlet bir parti devletine donuşmuş durumda. Ülkemizin en buyuk sorunlarından biri de devletin kurumsal yapısının zayıflamasıdır.

- B uyukçekmece uzerinden seçimler iptal edilmek isteniyor. Polislerin kapı kapı dolaşması, organize yolsuzluk iddiaları. Bu durum nasıl açıklanabilir? 

Seçim hazırlıklarını ve tum bu sureçleri yuruten AKP'nin İçişleri ve Adalet Bakanlıkları. Sandık kurulu başkanlarının kamu gorevlisi olması kuralını da kendileri getirdi. Sandık kurulları ve seçmen kutukleri de YSK ve İçişleri Bakanlığı'nın atadığı kaymakamlar, valiler tarafından belirleniyor. Bizim hiçbir dahlimiz yok. Buyukçekmece'deki sandık kurulu başkanlarını Buyukçekmece Kaymakamı kurullara bildirdi. Kaymakamı atayan ise İçişleri Bakanı. AKP'de biz de Buyukçekmece'de askıya çıkan kutuklere itiraz etmişiz. YSK, 745 seçmenin kaydını dondurmuş ve kutukler 31 Ocak'ta kesinleşmiş.

(C) Fotoğraf : YouTube

2018-2019 seçimleri arasında Buyukçekmece'ye taşınan seçmen sayısı 13 bin 764. Aynı donemde Buyukçekmece'den taşınan seçmen 11 bin 954. Yani net seçmen artışı AKP'nin dediği gibi 11 bin değil, sadece 1800 civarında. Seçimi ise bizim adayımız 4133 oy farkla kazanmış. Buyukçekmece'deki seçim uzerinden İstanbul seçimini iptal ettirme planındalar. Ancak bu imkansız, YSK kararları zaten çok net, usulsuz seçmen listeleri iddiası yuzunden seçimler iptal edilemez.

' İKTİDAR ALTINDA KALIR'

- Se çimin iptal edilmesi halinde bunun Turkiye'ye yansıması nasıl olur?

Boyle bir şeye kesinlikle ihtimal vermiyorum ve konuşmayı dahi doğru bulmuyorum. YSK bugune kadarki kararlarının, içtihatlarının arkasında duracaktır diye duşunuyorum. Ancak tersi bir kararın sonuçları hem içeride hem dışarıda çok vahim olur. İktidar bunun altında kalır. Kalkamaz. 16 milyon nufuslu, dunya metropolu İstanbul'da seçimi şaibeli ilan etmek, oy kullanan 10 milyona yakın seçmenin iradesini yok saymak, ne milletimize ne dunyaya izah edilemez. Yuzlerce polisin oy verenlerin kapısını tek tek çaldığı, kimseye inandırıcı gelmeyen bahanelerle seçim iptali için uğraşan bir iktidar goruntusu ile, ne ekonomik ne de hukuksal reforma kimse inanmaz. Bugun ulkemizdeki ekonomik kriz bir guven krizidir, son 10 gundur yaptıkları ile iktidar bu krizi her gun derinleştiriyor. Turkiye ekonomisi bunu kaldırmaz. 2 ay daha seçim tartışmaları ve seçim ekonomisi ulkeyi batırır.

- İktidarın bazı dosyaları gizlemek için mazbatayı vermediğine iddialar var?

Biz buyukşehir belediyesinin iyi yonetilmediğini, metro inşaatından tutun birçok alanda bellli kayırmacılığın olduğunu, belirli yandaş şirketlerin kollandığını biliyoruz. Ama bizim oncelikli hedefimiz şehrin ağır sorunları. Geçmiş belgeler tabii ki sayın İmamoğlu ve ekibi tarafından incelenir. Geçmişle vakit kaybetmek istemiyoruz. Geleceği kurtarmak istiyoruz. Usulsuzluk iddialarıyla halkın iradesini masa başında gasp etmeye çalışıyorlar. Tehlikeli olan bu. Toplum kararını vermiş ve Ekrem İmamoğlu'nu Buyukşehir Belediye Başkanı seçmiştir. Şu an ise bizim anayasal hakkımız çalınıyor.

'Buyuk çokuş başlar'

- T urkiye ekonomisinin durumunu nasıl goruyorsunuz? Ekonomide Turkiye'yi nasıl bir tablo bekliyor?

Turkiye ekonomisinin bir çokuş surecinde olduğu uzun suredir goruluyor. Üretim ve kapasite kullanımı geriliyor. Açıkladıkları ekonomik reform paketinin içi boş. Bankalar zor durumda. Kamu bankalarının içini boşalttılar. Şimdi, 28 milyar liralık devlet iç borçlanma senedi (DİBS) verip ayağa kaldırmaya çalışacaklar. Bu onlem, 2001 krizinde uygulanan model.

Varlık Fonu'nu Çin piyasalarından 1 milyar dolar borçlandırıyorlar. Turkiye ekonomisini getirdikleri nokta surdurulemez ve yonetilemez bir noktadadır. Guveni bitirdikleri için kaynak girişi durdu. Seçimin sonucunu tanımama, seçim yenileme gibisinden bir sureç de eklenirse, asıl buyuk çokuş ve ekonomik felaket o zaman ulkemizi yıllarca altından kalkamayacağı bir kriz donemine surukler.