Özet (TL;DR) @ 2019-04-12T07:24:41.000Z: Yeni Şafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül, seçim sonrası yaşanan sürecin medyaya yansımalarıyla ilgili olarak "En çok nefret edenlerin, en yüksek beklentilerle yazıp konuştuğunu…



İbrahim Karagul, Yeni Şafak'ta "* Sizinki entelektuel ahlaksızlık. * 'İçeriden nasihat' değil bildiğimiz omurgasızlık. * "Muhafazakar muhalefet", mudahale aşamasına geçiyor. * Üstunuzdeki ortu artık sizi gizlemeye yetmiyor" başlığıyla yayımlanan yazısında bazı koşe yazarlarına birtakım eleştiriler yoneltti.

"Erdoğan'a duşman kim varsa, hangi iç ve dış çevre varsa destek vermek, sadece bu alana odaklanmak, bir fikir, duruş, kimlik ahlaksızlığıdır" diyen Karagul, şoyle devam etti:

"Turkiye'nin çetin mucadelesine karşı cephe kuranlara yaranmaya çalışmak, 'bize de bir rol verin, bakın hazırız' diye ihaleye girmek, bu sinsiliği vicdan, hak hukuk kavramları ile ortbas etmek ciddi anlamda kişiliksizliktir.

' İÇERİDEN NASİHAT' DEĞİL BİLDİĞİN OMURGASIZLIK BU..

Temel değerleri savunur gibi gozukerek, 'içeriden nasihat' gibi gostererek, 'oz eleştiri' sosu ile susleyerek, kibirli bir akil tavırla ayar vererek, 'beni dinleyin, beni gorun yoksa işte boyle çokersiniz' havalarına girmek bildiğimiz uç kağıtçılıktır.

Aslında CHP'li bile olmayan, bir 'proje' olduğu artık açığa çıkmış olan Ekrem İmamoğlu'na, daha belediye başkanı bile olamadan yamanmaya çalışmak, sinyaller gondermek, kuçuk hesaplara bulanmış bir tur omurgasızlıktır.

Buyuk lafların, yuceltilmiş ifadelerin altına gizlenmiş ezikliktir. Size; 'Durun, o daha size bir şeyler verecek noktada değil, biraz bekleyin' diyen de mi yok!

Ş İMDİ NEFRET VE ÖFKE SAÇANLAR, O MAKAMLARA NİYE 'HAYIR' DEMEDİ, O ZAMAN NİYE SEVMİŞTİ?

En çok nefret edenlerin, en yuksek beklentilerle yazıp konuştuğunu goruyoruz. En çok ofke saçanların, AK Parti iktidarlarından en çok nasiplenenler olduğunu goruyoruz.

'İçeriden eleştiri' sosu ile sinsi sinsi ortuk operasyonlara katılanların, kişisel hınçlarını goruyoruz. Milletvekili seçilmiş, belediye başkanı olmuş, burokrasinin en ust noktalarına getirilmiş, bunlar ellerinden gidince de azılı Erdoğan duşmanı olmuşlar, goruyoruz.

Şimdi koşe yazılarında nefret saçan bazılarının yıllarca Erdoğan'ın en yakınında nasıl bulunduğunu merak ediyorum. O zamanki sevginiz mi yalandı, bugunku ofkeniz mi yalan. İki keskin ucu nasıl birarada tutabildiniz?

T ÜRKİYE'NİN BÜYÜK MÜCADELESİNE BARİYER OLMAK..

O zaman da mı nefret ediyordunuz? Ediyorduysanız oralarda nasıl durdunuz, niye o makamlara 'hayır' demediniz. Bunların ikisi de değilse, oralara bir rol, misyon için mi yerleşmiştiniz?

Turkiye'nin yol yuruyuşune, yukseliş donemine, her ne sebeple olursa olsun, tavır almak, Turkiye karşıtlarına, her ne sebeple olursa olsun kapı aralamak bu milletin yuzlerce yıllık buyuk mucadelesine karşı bayrak açmaktır.

Geçmişimize bakın, siyasi tarihimize bakın, ozellikle Osmanlı'nın son donemlerine bakın, bu tur çıkışların coğrafyamıza, milletimize, yuzlerce yıllık yuruyuşumuze ne ağır faturalar odettiğini goreceksiniz.

' MUHAFAZAKAR MUHALEFET' 'MUHAFAZAKAR MÜDAHALE' AŞAMASINA MI GEÇİYOR?

Turkiye'nin yeniden toparlanmaya, tarih ve coğrafya kimliğine sarılmaya başladığı bir donemde, çevreden kuşatılması, açık savaşla tehdit edilmesi, içeriden darbelerle çokertilmek istenmesi, beklenen bir durumdu. Siyasi tarihimizde ne zaman boyle tarih donuşleri yaşanmışsa, içeride birileri sahaya surulmuştur. FETÖ uzerinden 15 Temmuz girişimi boyle bir şeydir.

Erdoğan ve Turkiye'nin bugunku duruşuna karşı pozisyon almak, bir iç muhalefet meselesinin otesine geçmiştir. FETÖ'den kalan boşluğa bir takım çevrelerin ikame edildiği, bu çevrelerin muhafazakar kimlikte olmasının ozellikle tercih edildiği açık bir gerçektir.

Çunku Turkiye'nin muhafazakar yuruyuşunu ancak ve ancak muhafazakar bir bariyerle durduracaklarını biliyorlar. İki yıldır 'muhafazakar muhalefet' ve 'muhafazakar mudahale' altında yazdığım yazılar işte budur. Burada kastım bir iç mudahale organizasyonudur.

HAD İ BU SORULARA BİR CEVAP VERİN: NEDEN BU PSİKOLOJİK OPERASYON?

Bu çevrelere sormak lazım:

Neden Ekrem İmamoğlu uzerinden yurutulen projeye tek laf etmezsiniz?

Neden orgutlu seçim yolsuzluğunun uzerine gitmezsiniz? Yolsuzlukta bazı derin yapılanmaların da izi çıktı, neden bunu sorgulamazsınız?

AK Parti on beşinci kez bir seçimden birinci çıktı, neden yenilmiş, kaybetmiş gibi bir kamuoyu oluşturursunuz?

Neden her gun her gun, bıkmadan usanmadan hukumetin başarısızlığı uzerine yazılar yazıp durursunuz, Neden hiç başka konuları, çevremizde ve dunyada olanları konu edinmezsiniz?

Neden ABD ve Avrupa'nın Erdoğan'a ve Turkiye'ye karşı yuruttuğu saldırganlığa tavır almazsınız?

NEDEN FIRAT 'IN DOĞUSUNA MÜDAHALEYE KARŞISINIZ?

Neden S. Arabistan ve BAE'nin açık Turkiye duşmanlığını, PKK ve diğer orgutlere yuz milyonlarca para yardımını yazılarınıza konu etmezsiniz?

Neden Turkiye ile meselesi olanlarla ozellikle yakın durursunuz? O çevreleri ortak bir alanda toplayanlarla birlikte gorunursunuz?

Turkiye'nin son on beş yıldır geldiği seviye sizi neden rahatsız eder, neden tatmin etmez, neden eskiyi ozlersiniz?

Neden Afrin operasyonuna karşı çıktınız? Fırat'ın Doğu'suna mudahaleye neden tavır alıyorsunuz? Neden bu bolgedeki kuşatma harekatına, ABD'nin Turkiye'yi hedef alan yığınağına tepki gostermiyorsunuz? Fırat'ın Doğu'suna yonelik yeni operasyonları engellemek için de harekete geçecek misiniz?

S İZE GÖRE FETÖ DE YOK: ÜSTÜNÜZDEKİ ÖRTÜ SİZİ GİZLEMEYE YETMİYOR!

Size bakarsak, FETÖ diye bir şey de yok hatta 15 Temmuz bile neredeyse olmadı. Size bakarsak PKK da yok, HDP ve SDG var. Size bakarsak ABD ve AB Turkiye için ne karar alırsa doğru, suçlu hep Turkiye. Size bakarsak 7 Haziran seçimleri yenilenmemeliydi, CHP ile koalisyon kurulmalıydı, AK Parti CHP uzerinden denetim altına alınmalıydı..

Artık Turkiye Ekseni ve çokuluslu eksen dışında bir siyasi kimlik kalmadı. Dunyadaki gelişmeler ve coğrafyamızda yaşananlar bir çok ulkeyi aynı duruma soktu. Öyleyse kimlerle birlikteyseniz, onlara aitsiniz. Üstunuzdeki ortu, dilinizdeki masum kelimeler sizi gizlemeye yetmiyor artık. Çok açığa duşuyorsunuz…

Bu ofke, bu nefret, sizi tahmin bile edemeyeceğiniz yerlere savuracak, goreceksiniz…

İ MAMOĞLU MEŞRU BELEDİYE BAŞKANI OLAMAZ! SEÇİM YENİDEN YAPILMALI..

NOT:  YSK Buyukçekmece'de seçimlerin yenilenmesi goruşmelerini erteledi. İstanbul ve Buyukçekmece goruşmelerini birleştirdi. Şu ana kadarki tespitler bile İstanbul'da seçimlerin yeniden yapılmasını zorunlu kılıyor. Bugune kadarki darbe girişimlerine karışanların bu seçimlerde de organize çalıştıkları artık bir gerçek.

Mesele seçimlerin de otesinde bir durum arzediyor. İstanbul'da seçimi yeniden yapma dışında kamu vicdanı asla rahatlayamayacak. Bu ayıp giderilemezse, bir çokları şaibe altında kalacak. İmamoğlu asla meşru bir belediye başkanı olamayacak."