Özet (TL;DR) @ 2019-04-10 08:16:49.265499: Türk müziğinin tarihi hangi yıllara, kimlere kadar uzanıyor? Hangi makam insan psikolojisine nasıl etki ediyor? Geçen yıl Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un eşi Rana Selçuk öncülüğünde başlatılan…
Soz konusu proje için aylardır çalışan Rana Selçuk, devamında "Asıl amacım çocukları sadece televizyonda gordukleri enstrumanlara dokundurmak" diyerek Ankara'da bir projenin daha startını verdi. Buluşmak, muziği ve projeleri enine boyuna masaya yatırmak da şart oldu.
◊ Rana Han ım, Örneklemeli Turk Muziği Tarihi seminerlerini konuşacağız elbette ama oncelikle tanıtmak için bu kadar canla başla çalıştığınız Turk muziği tarihinden bahsedelim mi?
- Memnun olurum... Benim de bu çalışmalar sonucu oğrendiğim çok etkileyici bilgiler var çunku. Turkler ilk coğrafyaları olarak bilinen Orta Asya'da muzik olgusunu şekillendirirken kopuz adlı enstrumanı geliştirmiş. Bilimsel muzik çalışmaları ise El Kındi, Farabi, Abdulkadir Meragi, İbn-i Sina gibi araştırmacıların yazdığı eserlerle başlayıp gelişmiş.
◊ Farabi 'nin makamların insan uzerindeki etkileri uzerine çalışmaları olduğundan da soz ediliyor bu seminerlerde... Açıkçası o kısım çok ilginç geldi...
- Evet. Buna gore, soz gelişi Rast makamı insana neşe ve ferahlık duygusu verirken, Uşşak makamı gulme hissi doğuruyor. Saba makamı cesaret ve kuvvet veriyor. Ninni ise Hicaz makamında, yani insan daha bebekliğinde makamsal muzikle tanışıyor. Ezanlar ilginçtir ki her vakitte farklı makamlarda okunuyor. Soz gelişi sabah ezanı Saba, oğle ezanı Rast makamında...
◊ Mehter mar şı desem...
- Mehter muziğinden etkilenen Batı dunyasında da benzer temada eserler besteleyenler çıkmış. Mozart'ın Turk Marşı gibi orneğin...
◊ T urk muziğinin gelişiminde donum noktaları neler?
- Tekke ve camilerde dini musiki gelişirken sarayda kurulan Enderun, muziğin ve beste-karların gelişi-minde onemli bir okul olarak kendisini gostermiş. Enderun'dan çok değerli besteciler yetişmiş. Osmanlı padişahlarının tamamı musikiyle yakından ilgiliymiş, hatta birçoğu musiki eğitimi almış, bazıları bestekar olarak ve hatta makam terkip ederek muzik tarihine geçmiş. Bestekarlara gelince... Itri, Turk musikisinde klasik donemin başlangıç noktası. İsmail Dede Efendi gunumuzun zevk ve anlayışına uygun eserleriyle hala onemini koruyor. Hacı Arif Bey şarkı formunu ortaya çıkararak Turk muziğine farklı bir hava getirmiş, romantik eserleriyle dikkati çekmiş. Öğrencisi Şevki Bey de aynı şekilde doneme eserleriyle damga vurmuş.
◊ Hi ç mi kadın bestekar yok?
- Var tabii... Turk muziğinde eserleri bilinen ilk kadın besteci Dilhayat Kalfa... Daha sonraları Leyla Hanım... Giderek de kadın bestecilerin sayısı artmış.
◊ Ya Cumhuriyet y ılları?
- Sadettin Kaynak çok onemli bir isim. Aynı zamanda hafızdır da. Ayrıca Munir Nurettin Selçuk farklı bir ekol olarak Turk muziği tarihinde yerini bulmuş bir isim tabii...
GEN ÇLERİMİZ ÇOK HEDEFSİZ VE BENCİL YETİŞİYOR
◊ Gelelim Örneklemeli Turk Muziği Tarihi seminerleri fikrinin nasıl doğduğuna...
- Nebahat (Özer) Hanım bir gun bana musiki sanatçısı Aylin (Taşçı) Hanım'ın Turk muziğini tanıtma ve destekleme projesinden soz etti. "Tabii ki yanınızda olurum, elimden ne geliyorsa yapmaya hazırım" dedim. Öylelikle başladık.
◊ Tam olarak nedir bu projenin i çeriği?
- Genelde hedefimiz genç kitle... Ortaokul ve lise oğrencilerine kendi adıma destek vermek istedim. Çunku gençlerimiz gozlemlediğim kadarıyla çok hedefsiz... Nasıl soylesem, çok bencil yetişiyorlar. Kulturel anlamda daha derinlikli olmaları gerek. Dolayısıyla istedim ki kendi kulturumuzu de oğrensinler. Muzik evrenseldir, her muzik guzeldir kendi içinde ve her muzik değerlidir tabii... Ama kendi muziğimize de o değeri versinler, Turk muziğini tanısınlar, çabamız o yonde... Bestekarlarımızı tanısınlar, eserlerimizi tanısınlar. Devamında farklı muziklerle uğraşmak isterlerse tabii ki uğraşsınlar, ilgilensinler.
POP ÜLER ESERLER SABUN KÖPÜĞÜ GiBi GELiP GEÇiCi
◊ Gen çleri klasik Turk muziğine yonlendirebileceğinizi duşunuyor musunuz?
- Bu seminerlere katılan butun gençler Turk muziğini sevecek mi, Turk muziğine ağırlık verecek mi; tabii ki bu mumkun değil. Bizim amacımız sadece tanısınlar, "Kendimize ozgu bir muziğimiz varmış" desinler. Semineri izlerken, dinlerken "Buna ben de ilgi duyuyorum, ben de yapabilirim" duşuncesi oluşur belki, boyle bir ışık doğsun istiyoruz.
◊ Bundan sonra hangi illere gitmeyi planl ıyorsunuz?
- Valla 2 yıllık bir proje bu. Ayda iki kere, iki farklı yerde olsun istiyorum ama şehirler belli değil. Çunku biraz spontane gelişiyor program.
◊ Neden sadece gen çler?
- Aslında hedef kitlemiz gençlerdi ama artık yetişkinlerin de bu seminerlere katılması gerektiğini duşunuyorum. Çunku bizim de bu konuda birçok eksiğimiz, bilmediğimiz birçok şey varmış.
◊ T urk muziği neden populer kulture yenik duşuyor?
- Bunda yazılı, gorsel ve sosyal medyanın etkisi var kanımca... Televizyonlarda, sosyal medyada Turk muziği çok paylaşılmadığı için populer olamıyordur...
◊ Pop uler muzik konusunda ne duşunuyorsunuz peki?
- Herkesin emeğine saygım var ama gunumuzdeki uretimleri gelip geçici buluyorum. Sabun kopuğu tabiri vardır ya, aynen oyle. Eski eserler ise yıllar sonra dinlesen bile seni alıp başka alemlere goturuyor.
Ç OCUKLAR HAYALLERiNE DOKUNSUN iSTiYORUM
◊ Gelelim di ğer projenize... Çocukları muzikle tanıştırmak için de bir adım attınız. O nereden aklınıza geldi?
- Ben eğitimin içinden gelen biriyim. Sınıf oğretmeni olduğumdan çocuklar her zaman ilgi alanımdaydı. Mesleği bırakmamla onlardan uzak kaldım. Bunun uzerine "Nasıl çocuklara dokunabilirim?" diye duşunmeye başladım. Aslında yıllar once yaşadığım ve unutamadığım bir olay var ki, onun da etkisi buyuk.
◊ Nedir o?
- Eşimle Bolu'dan geçiyoruz. Her yer bembeyaz. Uzakta bir karaltı gordum. Yaklaştıkça o karaltının insan olduğunu anladım. Dahası çocuk... Hayretler içinde eşime "Bu çocuklar bu havada neyi bekliyor?" diye sordum. "Okula gidecekler, taşımalı eğitime devam eden çocuklar onlar" dedi eşim. Çok uzuldum. Yıllar geçti unutmadım... Boyle bir fırsat bulunca, taşımalı oğrenime devam eden çocuklara dokunmak için harekete geçtim.
◊ Proje nerede ba şladı?
- Ankara'da, Golbaşı ve Bala'nın iki koyunde... Biri Bezirhane, diğeri Avşar Koyu.
◊ Tam olarak hedefiniz ne?
- Çocukları onlar için sadece hayal olabilecek enstrumanlara dokundurabilmek, muzik sayesinde hayata farklı bir bakış açısı kazanmalarını sağlamak.
NEYE "KAVAL", BENDİRE "DARBUKA" DİYEN VARDI
◊ Bir onceki seminer Gaziantep'teydi... Şu an Tokat'tayız. Bugun de buradaki gençler için seminer duzenlenecek. Anladığım kadarıyla sadece buyuk şehirlerle kısıtlı kalınmıyor.
- Zaten bizim hedefimiz buyuk şehirler değil.
◊ İyi ama neden?
- Çunku oralardaki çocuklar ailelerinin, oğretmenlerinin, sosyal çevrelerinin etkisiyle, imkanları dahilinde bir şekilde bu bilgilere, bu imkanlara ulaşabiliyorlar. Ama Anadolu kentlerinde oyle kolay olamıyor. Dolayısıyla onceliğimiz Anadolu kentleri...
◊ Seminerde ne gibi bilgiler sunuluyor gen çlere?
- Enstrumanların tanıtımı var. Bestekarların tanıtımı var. Ayrıca eserlerin oykusu de var.
◊ Eserlerin oykusu mu?
- Evet. Yani sadece "sozu hoşuma gitti, muziği hoşuma gitti, dinleyeyim" denmesin istiyoruz. Öykusunu bilince bir eseri dinlemek çok daha farklı etki bırakıyor insan uzerinde.
◊ Gen çlerden umduğunuz ilgiyi goruyor musunuz?
- Evet, fazlasıyla. Birçok genç seminer sonrası yanımıza gelip teşekkur etti. Bu seminere katılmadan once enstrumanları tanımayan, neye "kaval", tambura "bağlama", bendire "darbuka" diyenler vardı. Sanmayın ki sadece klasik Turk muziğinden soz ediyorum. Batı muziği dinliyor ama batı muziği enstrumanlarını da bilmiyor çocuklar. İşin aslı enstrumanı bilmiyor, oylesine dinliyorlar. Seminerde şoyle bir guzel ayrıntı da var; Aylin Hanım once neyi tanıtıyor, sonra ney ufluyor. Ardından aynı şekilde once kanunu anlatıp sonra dinletiyor.
1 milyon ₺ verseler bile yapmayacağınız şey

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.