Özet (TL;DR) @ 2019-04-08T22:08:00.000Z: AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, seçim süreciyle ilgili açıklamalarda bulundu. Çelik, "CHP kamuoyunu yanıltmaya yönelik açıklamalarda bulunuyor" dedi.
AK Parti Sozcusu Ömer Çelik, seçim sureciyle ilgili açıklamalarda bulundu. Çelik, "CHP kamuoyunu yanıltmaya yonelik açıklamalarda bulunuyor" dedi.
AK Parti Sozcusu Ömer Çelik, AK Parti Genel Merkezi'nde duzenlediği basın toplantısında gundeme ilişkin değerlendirmede bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve beraberindeki heyetin Rusya ziyaretinde Üst Duzey İşbirliği Konseyi'nin (ÜDİK) sekizinci toplantısını gerçekleştirdiklerini anımsatan Çelik, toplantının zamanlamasına işaret etti.
Çelik, "Özellikle son zamanlarda Ortadoğu'da ortaya çıkan gelişmeler soz konusu olduğunda Başkan Trump'ın İsrail'i cesaretlendiren ve pervasızlığa surukleyen Kudus, Golan Tepeleri gibi kararları, dun bahsettiğimiz Netanyahu'nun tekrar Batı Şeria'yı ilhak edeceğini seçimden sonra bu eylemi gerçekleştireceğini soyleyen pervasız ve son derece urkutucu açıklamaları çerçevesinde Orta Doğu'daki gelişmelerin tamamına baktığımızda onumuzdeki donemde Suriye konusu daha merkezi bir rol alacak" diye konuştu.
' RUSYA ZİYARETİ SEÇİMDEN SONRA İLK'
Libya'daki gelişmelerin de bu bakımdan çok onemli olduğunu anlatan Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu ziyaretinin seçimden sonraki ilk yurt dışı ziyareti olduğunu hatırlattı.
Suriye'deki gelişmelerle ilgili Turkiye'nin guvenlik kaygılarının Rusya ile paylaşılmış olması, PKK ve IŞİD konusundaki goruşlerinin, yaklaşımlarının ele alınmış olması ve Suriye'deki genel durumun ifade edilmesi bakımından karşılıklı goruşmenin onemli olduğuna işaret eden Çelik, Turkiye'nin teror orgutleri arasında ayrım gozetmeyen ve teror orgutlerinin tamamına ilkesel yaklaşan bir politikası olduğunu anımsattı.
Çelik, "Maalesef muttefiklerimizin teror orgutlerine geçmişte yaptıkları çok onemli vahim hataları tekrarlayarak destek vermeyi surdurduklerini goruyoruz. Biz guvenli bolgeden bahsederken bunun egemen bir devlet olarak Turkiye'nin, bolge halklarının yararına olacak, muttefiklerimizin yararına olacak bir guvenli bolgeden bahsediyoruz ama maalesef karşımızdakiler bu guvenli bolgeyi ister SDG adı altında olsun, ister başka adlar altında olsun o Suriye'nin kuzeyinde teror devletçiği oluşturmak isteyen PYD/YPG odaklı birtakım teror organizasyonlarının guvenli olarak yaşayacağı bolge olarak algılayabiliyorlar" dedi.
Bunun temel bir kırılma olduğunu belirten Çelik, burada uluslararası hukuk ve meşruiyet açısından Turkiye'nin tezlerini dillendirmeye devam edeceğini vurguladı.
' PUTİN AÇIKLAMALARI TÜRK İŞ DÜNYASININ FAALİYETLERİNİN KOLAYLAŞACAĞI YÖNÜNDE BİR SÖZ OLARAK OKUNABİLİR'
Turkiye ve Rusya arasında 2019 yılının karşılıklı olarak "Kultur Yılı" ilan edildiğini anlatan Çelik, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Turk iş dunyasının Rusya'da yapacağı yatırımlarla ilgili burokratik engellerin aşılmasına yonelik açıklamalarının da gelecek donemde Turk iş dunyası açısından Rusya'daki faaliyetlerin daha kolaylaşacağı yonunde bir soz olarak okunabileceğini bildirdi.
YEREL SE ÇİMLER
İstanbul'da seçim sonrasında yaşanan tartışmaları anımsatan Çelik, "Cumhuriyet Halk Partisi Sozcusu konuştu, amator bir bakışla bile değerlendirildiğinde bunun bir bakıma bir şekilde bir iş bolumu halinde kamuoyunu sistematik olarak yanıltmaya donuk bir faaliyet olduğunu goruyoruz. Daha geçtiğimiz gunlerde CHP Sozcusu Yuksek Seçim Kurulunu tehdit ederken, biz bu tehdidin yanlışlığını anlatmak için 'kursulere hesap makinesiyle çıkacağınıza anayasayla çıkın' dememize rağmen bundan ders alınmadığı goruluyor" diye konuştu.
Çelik, sozlerini şoyle surdurdu:
"Bugun CHP'nin İstanbul adayı maalesef çok vahim bir işe imza atarak medya gruplarının sahibi olan aileleri soyadlarını zikrederek tehdit etmiştir. Şimdi bu kadar vahim bir işe nasıl imza atılıyor? Daha bir gun oncesinde bu CHP adayı 'ailelerinizin kıymetini bilin, ailelerinize sarılın, siyasi ihtiraslardan uzak durun' gibisinden açıklamalar yapıyordu, bugun ise insanların soyadlarını, aile isimlerini vererek bu insanları tehdit ediyor. Boyle bir basiretsizliğin hiçbir zaman unutulması mumkun değil. Bu insanların buyukleri var, çoluk çocukları var, eşleri, akrabaları var, aynı soyadını taşıyan çok geniş bir kesim var. Bu şekilde bir hedef gosterme basiretsizce ve şuursuzca doğrudan aile kavramını hedef alan, siyasetçilerin hiç girmemesi gereken temel konulardan birinin ihlali anlamına geliyor".
Çelik, şoyle devam etti:
"Son derece şaşırtıcı, basiretsiz, şuursuz bir yaklaşım. CHP'nin İstanbul adayının bir şeye karar vermesi lazım. Bu retorik şeklinde soylediği sevgi saygı cumlelerinin arkasında mıdır, yoksa bunun altına gizlenmiş bu şekilde tehditkar, bu derece insanların soyadlarını, ailelerini, çocuklarını, eşlerini, akrabalarını hedef gosterecek şekilde vahşi bir yaklaşıma mı sahiptir ya da bunlar içi içe midir? Buna bir karar vermesi lazım. Doğrusunu soylemek gerekirse bunu son derece vahim bulduğumuzu ifade ediyorum. Yanlışlıkla yapılacak bir işe benzemiyor ama yanlışlıkla yapılacaksa bu çiğlikten geri donulmesi ve netice itibarıyla bu ailelerden ozur dilenmesi gerektiğinin altını çiziyorum. Özur dilenmesi çok onemli".
' YAVAŞ, MAZBATASINI ALDI'
Mekanizmaların olağan bir şekilde işlediğini ve karar verildikten sonra siyasetçiler olarak kendilerinin hukukun verdiği kararı saygıyla karşıladıklarını anlatan Çelik, Ankara Buyukşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın mazbatasını aldığını anımsattı.
AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin'in, Yavaş'ı tebrik ettiğini, eski Ankara Buyukşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna'nın da devir teslim torenine katıldığını aktaran Çelik, "Ankara seçimiyle ilgili de aynı şeyler soyleniyordu, işte 'Burayı teslim etmezler, teslim etmemek için başka şeyler yapacaklar' gibisinden dışarıda uretilmiş kara propagandanın içeriye tercumesi şeklinde pek çok soylem uretiyorlardı. Ama ne oldu hep beraber gorduk. Hukuk kararını verdi, aday mazbatasını aldı, Ankara Buyukşehir Belediye Başkanı sıfatını kazandı, kazandıktan sonra arkadaşlarımız partimiz adına tebrik ettiler" dedi.
Çelik, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayı, bugun belediye başkanlığı mazbatasını alan, her gun Anıtkabir'e gitme imkanı varken İstanbul adayı gibi sahip olmadığı bir unvanı kullanarak herhangi bir şekilde Anıtkabir ziyareti yapmadı, Ataturk'un aziz hatırasını istismar etmedi, Anıtkabir defterini siyasi hırsları bakımından suistimal etmedi. Ne oldu? Mazbatasını aldıktan sonra bu ziyareti gerçekleştirdi ve resmi unvanını oraya yazdı." diye konuştu.
Bununla ilgili herhangi bir eleştiri olmadığını ve bunun gayet doğal bir durum olduğunu kaydeden Çelik, "Demek ki mesele devlet adabına, usullere, Anıtkabir'le ilgili protokol kurallarına, aziz Ataturk'un aziz hatırasına saygı temelindeki davranış biçimlerine uyulmasıyla ilgilidir. Ama hala bunu maalesef bu yaptığı yanlış işten dolayı da herhangi bir ozur içerisine girmemiştir Cumhuriyet Halk Partisi'nin İstanbul adayı" ifadelerini kullandı.
"Sistematik olarak bu kadar CHP skandalının art arda geldiği bir donem çok az gorulmuştur" ifadelerini kullanan Çelik, şunları soyledi:
(C) AA / İbrahim Erikan
"Bugun karşımızdaki ittifakın bileşenlerini oluşturan genel başkanlar bir basın toplantısı gerçekleştirdiler. Sayın Cumhurbaşkanımızın demokratlığını sorgulayan, Sayın Cumhurbaşkanımıza dışarıda uretilen birtakım soylemleri ve etiketleri yapıştırmaya çalışan bir uslup kullandılar. Biz tabi bunların dışarıda soylenmesine çok alışığız fakat Turkiye'deki bu son seçimde ikinci olarak çıkmış ittifakın bileşenlerini oluşturan genel başkanların yaptığı basın toplantısında kullandıkları soylemlerin ve argumanların Sisi'nin Mısır'daki diktatorun resmi yayın organı olan El Ahram Gazetesi'nde Cumhurbaşkanımızla ve partimizle ilgili kullanılan argumanlardan hiçbir farkı yok.
İ STANBUL BAROSU'NUN AÇIKLAMASI
Çelik, İstanbul Barosu tarafından 31 Mart seçimlerine ilişkin yapılan açıklamayı "vahim" bir açıklama olarak değerlendirdi.
Çelik, İstanbul Barosunun, Yuksek Seçim Kurulu (YSK) organı olmadığını belirterek, Baronun, yargı denetiminde yuruyen bir surecin sonuçlanmasını beklemeden tutum almasını eleştirdi.
Cumhuriyet Halk Partisinin İstanbul Buyukşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu'nun son birkaç gundur kullandığı argumanların aynısının İstanbul Barosu tarafından kullanıldığını ifade eden Çelik, şoyle konuştu:
"Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi adayının konuşma metinlerindeki eleştirileri, İstanbul Barosu'nda bu açıklamayı yapanlar mı yazıyor, yoksa onlar mı Cumhuriyet Halk Partisinin adayından kopya çekiyor? Bu da son derece şaşırtıcı bir benzerliktir. İstanbul Barosunun, kendisini Yuksek Seçim Kurulu yerine koyması, adeta marjinal parti gibi davranması, kendi uyelerinin iradelerine ipotek koymuş bir tutum sergilemesi, doğrusunu soylemek gerekirse son derece vahimdir. Bu kurum kendisinin parti olmadığını, kendisinin hukuk kurumu olduğunu bir kere daha hatırlamalıdır. İstanbul Barosunun uyelerini tek bir siyasi surece angaje etmek gibi antidemokratik bir tutumu, o uyelerin de değerlendirmesi gereken bir durumdur".
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.