Özet (TL;DR) @ 2019-04-09T07:22:18.000Z: Yeni Şafak yazarı Kemal Öztürk, İstanbul'da seçimlerin iptal edeceğine dair iddialarla ilgili olarak "Bu durumda seçim yenilense tüm muhalefeti, hatta ortada duranları bile akıl almaz şekilde motive…



Yeni Şafak yazarı Kemal Özturk, İstanbul'da seçimlerin iptal edeceğine dair iddialarla ilgili olarak "Bu durumda seçim yenilense tum muhalefeti, hatta ortada duranları bile akıl almaz şekilde motive olmuş bulur karşısında AK Parti. Aman dikkat" dedi.

Eski Anadolu Ajansı (AA) Genel Muduru Kemal Özturk, Yeni Şafak'ta "Asıl sorunu tartışamamak" başlığıyla yayımlanan yazısında "İstanbul'da yapılan itirazlar nedeniyle hepimizin dikkati oraya odaklandı. İtiraz şekli de oyle hukuki ve teknik terimlerle değil sadece, herkesin ilgisini oraya mıhlayacak terimlerle yapıldı. Şaibe, sistemli sahtekarlık, FETÖ parmağı, organize oy çalma vs." ifadesini kullandı.

Özturk şoyle devam etti:

"Doğal olarak sadece İstanbul'da yaşayanlar değil, tum ulkede, hatta dunyada herkesin dikkatini çekti bu itirazlar.

Medyamız ve koşe yazarlarımız da tam bir haftadır bu konuyu manşetten ve gundemden duşurmuyor. Doğal olarak Yuksek Seçim Kurulu, İstanbul seçim sonuçlarını kesin olarak açıklayana kadar başka bir şey tartışamayacağız anlaşılan.

Şimdi seçimin yenilenmesi için tarih verenler bile çıktı. İstanbul konusu oylesine girift, oylesine ciddi bir mecraya sokuldu ki, adeta ulke genelinde sanki yeni bir seçim oluyor. Bu durumda seçim yenilense tum muhalefeti, hatta ortada duranları bile akıl almaz şekilde motive olmuş bulur karşısında AK Parti. Aman dikkat!

P İYASALAR SONUCU SATIN ALMIŞTI AMA

Bu seçim sonuçlarından çıkartılacak dunya kadar ders, tartışılacak onlarca konu, analiz, araştırma var.

Mesela seçimin ekonomiye yansıması. Aslında piyasalar sonuçları satın almıştı. AK Parti ve Cumhur İttifakının aldığı % 51.6 oy ekonominin turbulansa girmesine engel olmuş, hukumete ekonomiyi duzeltmesi için siyasi kredi vermişti.

Yine bu yuksek oy, uluslararası kamuoyunda Erdoğan'ın siyasi gucunun orselenmesine de izin vermemişti. Millet, ulkenin diplomasi, guvenlik ve ekonomi idaresinde AK Parti'nin soz sahibi olmasını teyit etmişti yani.

Öte yandan demokratik ortamda yapılan seçimler, yuksek katılım oranı ve muhalefetin bazı şehirleri kazanması, yurt dışında pompalanan 'otoriter iktidar' imajını da yıkmıştı.

Şimdi piyasalar ve uluslararası kamuoyu, yeniden İstanbul sonuçlarına odaklandı. Çıkacak sonuca gore yeni bir pozisyon almak için beklentiler oluştu.

Seçime itiraz, hukuki bir haktır ama bunu boylesine yuksek bir perdenden, kampanya şeklinde ve çok ciddi iddialarla yapmak, ekonomi aktorlerinin de, uluslararası siyasetin de, en ilgisiz seçmenin de dikkatini çeker. Dolayısı ile sonuç ne olursa olsun, çıkacak kararın çok onemli siyasi etkileri olacaktır.

SE ÇMENİN MESAJINI ISKALAMAK

Seçmen genel siyasette AK Parti'ye verdiği yuksek desteğin yanı sıra, 10 belediyeyi elinden alarak başka bir mesaj daha verdi. Lakin Ankara, Antalya başta, neden bu şehirlerin kaybedildiğini tartışamıyoruz.

Seçimden once yazdığım, Cumhur ittifakının soylemiyle muhalefeti motive etmesi (27 Mart 2019), Binali Yıldırım gibi bir markanın rakibine buyuk fark atması gerekirken bir turlu arayı açamaması (12.03.2019), Antalya'da çok başarılı olmasına rağmen kutuplaşmadan dolayı Menderes Turel'in seçimi kaybedeceği ihtimali (20.03.2019) ve daha birçok konu konuşulamıyor. Dolayısı ile AK Parti'nin kendisini yenilemesi, hatalarını duzeltmesi tartışılamıyor.

Oysa ki AK Parti'nin en buyuk ozelliği, her seçimden ders çıkartan, kendini yenileyen, ozeleştiri yapan, sandıktan çıkan mesajı iyi okuyan bir parti olmasıdır.

HER SE ÇİMDEN SONRA ERTELENEN YENİLENME

7 Haziran 2015 seçimlerinden bu yana AK Parti beklenilen ozeleştiriyi, yenilenmeyi, tazelenmeyi yapmıyor bir turlu.

7 Haziran'da iktidardan duşen AK Parti, 'mesajı aldık, hatalarımızı gorduk' diyerek bir ozeleştiri yapmış ve yapısal sorunlarını duzeltme niyetini beyan etmişti. Ancak 1 Kasım 2015 seçimlerinde tek başına iktidar olunca, tespit ettiği sorunları duzeltme işini rafa kaldırdı.

24 Haziran 2018 seçimlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan MHP'nin desteği ile % 52.6 oy alırken, AK Parti parlamento seçiminde % 7 oy kaybetmiş, Cumhurbaşkanından 10 puan geride kalmış, azınlığa duşmuştu. O zaman da Erdoğan, 'şunu açıkça belirteyim, sandıkta partimize verdiğiniz mesajı aldım' dedi ama herkes Cumhurbaşkanlığı kazanıldığı için asıl sorunları tartışmadı yine. O zaman 'AK parti mesajı aldı mı?' diye yazmıştım (28.06.2018).

Oysa AK Parti kendi yapısal sorunlarını, politikalarını, insan kaynaklarını, yonetim biçimini ciddi biçimde gozden geçirse, sorunları tespit edip duzeltseydi yerel seçimler bu şekilde olmazdı. Bugun de aldığı % 44.3 oya sevinip, neden 10 şehri kaybettiğini konuşmuyor yine.

B İRİSİ ÖZELEŞTİRİYE ENGEL Mİ OLUYOR?

Şimdi bir de İstanbul seçimlerine itiraz meselesi çıktı ki, hiç kimse bu konuları tartışmıyor.

Oysa ki seçim sonucu az bir farkla Binali Yıldırım lehine sonuçlansa bile, AK Parti'nin asıl tartışması gereken sorunlar yine aynı olacaktır.

Daha once defalarca yazılarımda ifade ettiğim konuyu tekrar buraya alıntılıyorum:

'AK Parti Turkiye'nin geleceğinde uzun sure rol oynaması için kendi marka değerini, teşkilat yapısını, yonetim sistemini ve ilkesel değerlerini guçlendirmesi gerekiyor. Bunun için de kendisine daha once oy vermiş ama şimdi vermemiş insanların neden şikayet ettiğini bulmalıdır' (28.06.2018).

Komplo teorisyeni olsam, birisinin AK Parti'ye kotuluk yapmak için, ozeleştiri yapmasını onleyerek, asıl sorunları tartışmayı engellediğini duşuneceğim."