Özet (TL;DR) @ 2019-04-08T08:42:12.000Z: Türkiye gazetesi yazarı Cem Küçük, seçim sonuçlarına ilişkin olarak değerlendirmelerde bulunduğu yazısında "Bursa'da AK Parti az farkla kazandı. Normalde en az 10 puan fark atmalıydı. Ankara'da durum…



Turkiye

08:42 08.04.2019URL'yi kısaltın

Turkiye gazetesi yazarı Cem Kuçuk, seçim sonuçlarına ilişkin olarak değerlendirmelerde bulunduğu yazısında "Bursa'da AK Parti az farkla kazandı. Normalde en az 10 puan fark atmalıydı. Ankara'da durum ortada. Adayın yerel seçimlerde ne kadar onemli olduğunu 31 Mart'ta da gorduk. Her şeyi çantada keklik gormemek gerekiyor" ifadesini kullandı.

Cem Kuçuk, Turkiye gazetesinde "YSK'nın kararına saygı duyalım" başlığıyla yayımlanan yazısında "Turkiye'nin demokrasi tarihinde utançla anılacak donemler var. Darbeler, cunta girişimleri, haksız yere kapatılan partiler, milli iradenin yok sayılması bunlardan bazıları. Ancak en kepaze olanı 1946 seçimleriydi. O seçimlerde oylar açık kullanılmış, sayım gizli yapılmıştı" ifadesini kullandı.

Kuçuk sozlerine şoyle devam etti:

"Milli iradenin yok sayıldığı 1946 seçimleri aradan 73 yıl geçse de hala hatırlanıyor. Demokrasiye inanan normal bir insanın asla kabul edemeyeceği bir seçimdi bu. Gizli sayım olmasa CHP ilk yenilgisini alacaktı. O gunden beri CHP milli iradeyi hep yok saydı. Halkı kuçumsedi. AK Parti doneminde aldığı ağır yenilgileri 'sandık her şey değildir' lafzıyla kuçumsemeye çalıştı. 'Çoğulculuk' gibi kavramlarla sandıkta elde edemedikleri başarıya golge duşurmek istediler.

Halbuki sandık her şeydir. Çunku demokrasilerde sandık dışında çare yoktur. Elbette seçimlerde itirazlar olur. Oylar yeniden sayılır. Duzeltmeler yapılır. Olmadı, itiraz edilir. Oylar bir daha sayılır. İlçe Seçim Kurulu'na itiraz edilir, İl Seçim Kurulu'na gidilir, oradan da YSK'ya başvurulur. Bunların hepsi demokrasilerde vardır.

Şimdi benzer sureç İstanbul için işliyor. AK Parti itirazlarını yaptı, bazı ilçelerde butun oylar, bazı ilçelerde geçersiz oylar yeniden sayılıyor. En nihayetinde YSK kararını verecek. YSK ne karar verirse versin, saygı duymak zorundayız. 'Ben YSK kararını tanımıyorum', 'YSK'nın kararı hukuksuzdur' gibi kararlar ancak demokrasiye zarar verir.

Başta Ömer Çelik olmak uzere AK Parti yetkilileri ve Binali Yıldırım son derece yapıcı açıklamalar yapıyorlar. 'YSK kararlarına saygı duyacağız' diyorlar. Ancak kerameti kendinden menkul bazılarının çıkıp sandığı sorgulayıp YSK'yı neredeyse gayrimeşru ilan eder konuma gelmeleri demokratik tutumla bağdaşmaz. Sayım bittikten sonra İstanbul'u Binali Yıldırım kazanırsa ne olacak o zaman? Kaldı ki fark giderek kapanıyor.

Demokrasi; istemediğimiz, sevmediğimiz parti ya da kişi seçim kazandığında bunu kabullenme sanatıdır. Çıkacak sonuca gore desteklediğimiz kişi seçilirse YSK iyidir, seçilmezse kotudur anlayışı tarihin çopluğune atılmalıdır. YSK'nın kararı ne olursa olsun saygı duyalım.

KAZA GEL İYORUM DEMEDEN UYARMAK…

Turkiye'de adettir. Bir olay vuku bulmadan once bir avuç insan dışında kimse konuşmaz. Olay olduktan sonra, 'Ben demiştim'lerden geçilmez ortalık. Medyada boyle tiplerden çok var. Say say bitmez.

31 Mart seçimlerinin kolay geçmeyeceği malumdu. Aklı başında herkes bunu biliyordu. Seçimlerin zor geçeceğinin birinci işareti ekonomiydi. Bu sutunlarda 28 Kasım 2011'de 'Cuzdan, yerel seçimler ve değişen denge' başlık yazıda şunları yazmıştık:

'Turkiye içeriden ve dışarıdan çok saldırıya uğradı ama hepsini bertaraf etti. 24 Haziran seçimlerinde millet Erdoğan'la AK Parti'yi birbirinden ayırdı. AK Parti yuzde 42,5'a duştu. Şimdi de yerel seçimlerde adaylar yarışacak. Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın kendisi yarışsa rahatlıkla kazanır.

Bu seçimi çantada keklik gormemek gerekir. Kimden duydum hatırlamıyorum ama çok doğru bir soz: 'Aç insanın, evini geçindirmekte zorlanan insanın siyasi goruşu olmaz.' Eğer ekonomi iyi değilse insanlar duygularını yuz yuze belli etmese bile sandıkta gosterirler. Doviz yukseldi diye iğneden ipliğe her şeye yuzde 100 zam yapanlar doviz inince fiyatları indirmediler. İnsanlar 3 ay oncesine gore her şeyi zamlı alıyorlar.

Ne var ki maaşları zamlanmadı.

AK Parti mutlaka bu sorunun belirleyici olduğunu gormeli. Berat Albayrak çok iyi bir sınav veriyor, ilk başlarda yaşanan turbulansı kontrol altına almış durumda. Fiyatlar olması gereken noktaya çekilmeli. Şu an ekonomi hala iyi değil. Bankalar tuketicinin iflahını kesiyor. Ocak ayında asgari ucret duzenlemesi butçe dengesi de hesaba katılarak iyileştirilmeli. Haliyle işçi, memur ve emekli maaşları da.'

' BUNU KİMSE TARTIŞAMAZ'

Cumhur İttifakı Turkiye'de aldığı oy bakımından çok başarılı olmuştur. AK Parti açık ara seçimin 1. partisi ve galibidir. Bunu kimse tartışamaz. Buyukşehirlerdeki kayıpların sebebi ise yukarıda alıntıladığım kısımdır. Ekonomi ile ilgili sorunlar buyukşehirlerde daha çok hissediliyor.

Gene bu sutunlarda 12 Kasım 2018'de 'Dikkat! Yerel seçimlerde beklenmedik surprizler yaşanabilir' başlıklı bir yazı yazmıştım. Oradan da şunu alıntılayalım:

'Hayat biraz pahalandı. Market reyonları yuzde 50-80 arası zamlandı. Ama maaşlara zam gelmedi. Aynı şekilde elektrik, gaz, su pahalandı. 'Kesin kazanırız', 'Muhalefet bir şey yapamaz' cumlelerini ağızdan çok kolay çıkarmamak lazım. AK Partili bazı belediyeler, il ve ilçe yonetimlerindeki bir kısım boburlenmeler milletten tepki çekiyor. Eskiden herkese koşan, yardım eden, ev ev gezenlerin burnu havadan inmezse surprizlerle karşılaşabilirler.

Mesela Bursa'da seçimleri yuzde 65-70'le kazanmak var, bir de 45'le kazanmak. Bence AK Parti Bursa gibi guçlu olduğu illeri alır ama yukarıda saydığım sebeplerden oturu oyu duşebilir. Bu durum aynen 24 Haziran'da Erdoğan'a yuzde 65 oy verip AK Parti'nin oyunun yuzde 42'ye duşmesine benzeyebilir.

ADAYLARIN ÖNEMİ

İşte adayların farkı ve onemi burada ortaya çıkıyor. Yeni, taze, yıpranmamış, halka tepeden bakmayan adaylar sıkıntıyı ortadan kaldırabilir. İstanbul ve Ankara'da şayet aday olursa Suleyman Soylu ve Binali Yıldırım'ın kazanacağını duşunuyorum. İzmir'de çok iyi bir adayla oylar artsa bile AK Parti'nin orada seçim kazanması zor.

(C) AA /

Mansur Yavaş Ankara'da muhalefetin adayı olarak ortaya çıkarsa işte o zaman AK Parti'nin guçlu bir aday çıkarması şart. İstanbul ya da İzmir kaybedilirse bir şey olmaz diye duşunenler var. 2023'e kadar Başkanlık seçimi yok ama muhalefet oylarını gorece artırırsa her zaman yaptığı gibi meşruiyet tartışmalarını açar. Ayrıca bu iki ilin kaybedilmesi psikolojik olarak da etki eder. Ülke gene muhalefetin saçma argumanlarıyla zaman kaybeder.'

Bursa'da AK Parti az farkla kazandı. Normalde en az 10 puan fark atmalıydı. Ankara'da durum ortada. Adayın yerel seçimlerde ne kadar onemli olduğunu 31 Mart'ta da gorduk. Her şeyi çantada keklik gormemek gerekiyor."