Özet (TL;DR) @ 2019-04-08T09:16:00.000Z: Çözüm süreci döneminde akil insanlar heyetinde yer alan oyuncu Kadir İnanır, "Türkiye’nin yeniden bir çözüm sürecine gireceğini düşünüyor musunuz?" sorusuna "İnanıyorum. Bugüne kadar yanılmadım,…
Oyuncu Kadir İnanır, Hurriyet'ten İpek Özbey'in sorularını yanıtladı.
"Turkiye bir çozum sureci yaşadı. Siz de akil insanlardan biriydiniz. Dağ tepe ulkeyi dolaştınız, 50 yıldır da bu ulkede sinema yapıyorsunuz. Sizin gozunuzden Turk toplumunun en buyuk sıkıntısı ne?" sorusuna İnanır, şu yanıtı verdi:
"Eğitimsizlik demeyeceğim, eğitimsiz bırakılmışlık diyeceğim. Fakirlik demeyeceğim, fakir bırakılmışlık diyeceğim. Bakın, aydınlık dunyayı gormesin diye karanlıkta bırakılmış bir toplum çok kolay kullanılır. Sistem dediğimiz mekanizma da kendi varlığını surdururken bundan beslenir. Ben o yuzden bu halka 'Neden boyle duşunuyor' diye laf etmem, elimden geldiği kadar da laf ettirmem. İleri bir ulkede toplumun beğenmediği bir şeyi uygulamaya kalkarsanız tepki gorursunuz.
Tevekkul, yani her şeyi Tanrı'ya havale etmiş toplumlara 'Duşun' ve 'Gor' diyemezsiniz ki. Onun karnını doyurmak gibi temel başka sorunları vardır zaten. Ben asla halka kızmam… Biz ulkemizi sevmeyi oğrenmeliyiz, bu topraklarda yaşayan butun kimliklerin, kulturlerin kıymetini bilmeliyiz, herkes için eşit fırsat yaratabilmeliyiz. Bu ulkenin nehirlerini, ovalarını hiçbir yerde bulamazsınız. Bir Konya ovasına iki tane İsrail sığar. Daha eğitimli, daha refah bir toplum için surekli mucadele içinde olmamız ve durmadan, yorulmadan daha iyiyi aramamız gerekiyor."
' HAYATIMIN EN GÜZEL YILLARINI YAŞIYORUM'
- Sizin meseleniz bu mu, 'daha iyiyi aramak'?
Benim meselem şu: Bu ulkeden goçup giderken "Vay be, gitmese iyi olurdu" dedirtmek, yolculuğa o sevgiyle çıkmak, saygıyla anılmak… Şu an hayatımın en guzel yıllarını yaşıyorum. Bir amaç uğruna butun dunyayı dolaşıyorum. Tek derdim ulkemin insanları barışsın, mutlu olsun. Bu mucadelede oncu olmak istiyorum. İnsan hakları savunucu olarak hatırlanmak istiyorum. Ben bunu seçtim. Asla pes etmem, kimse beklemesin.
- Pes etmenizi bekleyenler mi var?
Yolumdan çevirmek için beni yormaya, kızdırmaya çalışanlar oluyor. Bilsinler ki kızmıyorum, yorulmuyorum. İnsanların en doğal hakkıdır, savunduğum duşunceleri kabul etmeyebilirler. Bizim ekipte her duşunceden insan vardı. Bu ulkenin birliği, huzuru ve mutluluğunu kafatasçı bir anlayışla elinin tersiyle itenler topluma konuyu yanlış anlattılar. Kimse değişik yapılardan oluşan koca bir ulkenin tamamına bir gozle, bir açıdan bakmanın, bir kısmını sistem dışı bırakmanın savunucusu olamaz. Vatan dediğiniz şey, uzerinde herkesin yaşadığı bir toprak butunudur. Kimsenin tekelinde değildir. Bu ulkeyi kuşkusuz seviyoruz. Tam da bu noktada, sevgimize yuklediğimiz anlamlar farklı olabiliyor. Belki daha çok anlamak, daha çok duşunmek, daha çok empati kurmak sevgimizi derinleştirir ve 'barış'a giden yolu çabuklaştırır. O zaman, ellerimizi, kalplerimizi barış için birleştirme zamanıdır.
' SİNEMA DEĞİL MISIR YASASI'
- Bu y ıl sizin 50'nci sanat yılınız. 190 filmde oynadınız. Hiç 'keşke'
dediniz mi?
Çakırcalı Mehmet Efe'yi oynamak isterdim. Şimdi 25 yaşındaki adamı nasıl oynayayım? Ama altı çizilecek hasletlerim kaldığını soyleyemem.
- Son çıkan 'sinema yasası'nı nasıl değerlendiriyorsunuz?
(C) AA /
Sinema yasası değil o, mısır yasası. Dilimizde tuy bitti. Afrika'nın Cibuti Cumhuriyeti'nde bile telif hakları var, ayıptır. Bu filmleri var eden bir dolu etmeni yok sayıp, sadece yapımcıyı muhatap alamazsınız. O çok sevdiğim oyuncu arkadaşlarıma soruyorum şimdi: O filmlerin sadece oyuncusu olsalar bu kadar feryat edecekler miydi? Kultur Bakanı neden dort yapımcıyla toplanıyor? Bizim mesleğimizin dinamikleri var. Hepsi bir araya gelmeliydi. Ayrıca bir onerim var, bunu lutfen ciddiye alsınlar. Kultur Bakanlığı ve Turizm Bakanlığı ayrılmalıdır. Mısır yasası çıkarmasınlar demiyorum ama sinema yasası da çıkarsınlar.
' AKTİF SİYASETTEN ÇOK TEKLİF ALDIM'
- Bir yabanc ı olsaydım ve 'Bana ulkenizi anlatın' deseydim, nasıl anlatırdınız?
Seni davet ederdim, "Anlatılmaz, yaşanır" derdim. Antalya'da kayak merkezine çıkarır, oradan teleferikle indirir denize sokardım. Sana bir boğaz gosterirdim, buyulenir kalırdın. Turkiye'nin iyi tanıtılması lazım. En buyuk yardımcı da sanat olacaktır.
- Bunca zamand ır bu işlerin içindesiniz. Niçin aktif siyasete girmediniz?
Çok teklif aldım. Çiftçisinden işçisine, ekonomistinden sanayicisine, sporcusundan sanatçısına toplumun gerçek dinamikleri vardır ve ulkeyi yonlendirecek olan bu dinamiklerdir. Bu yuzden yaptığım işlerin daha anlamlı olduğunu duşunuyorum. Bana gore yalan insanlık suçudur
' KAPI', TARİHE TANIKLIK EDİYOR
- Yedi y ıl sonra ilk sinema filminiz 'Kapı' ile seyirci karşısına çıkıyorsunuz. Ne beklediniz bunca zaman?
(C) AA /
Beklemedim, çok film teklifi geldi. Ama artık yapacağım film, en azından bundan evvel yaptığım filmlerin kalitesini taşımak zorundaydı. Bana gore Turkiye'nin 105 temel sorunu var. Benim yaptığım filmler bu sorunların en azından birini işlemeliydi.
- 105 sorun mu?
Evet, bunun içinde kaçak elektrik sorunu da var, hastanelerin acili meselesi de… Temel sorunlar açığa çıkarılacak, bunu izleyiciye sunacaksın. O sorunun çozulmesi için de yol gostereceksin. Yani kameranı hayatın içine sokacaksın. Demiyorum ki bireysel sancılar çekip, bulutlar uzerinde gezen iki aşık filmi çekilmesin. Ama benim tercihim bu değil. Şimdi bakıyorsun, "50-60 yıl sinemacılık yaptım" diyorlar, sinema tarihine geçmiş tek bir filmi yok. Tamam abimizsin, guzelsin de birader ne yaptın? Bir tane filminde de kamera bir sorunun içine girmemiş.
- Sizin kameran ız hep sorunların içinde miydi?
Hep değildi elbette. O filmleri çekmek için sisteme uyduğum, ticari filmler yapmak zorunda olduğum zamanlar da oldu. Ama aynı adama 'Karılar Koğuşu'nu da çektirebildim ben. Bu arada dunyanın en fazla hapishane filmi çekmiş aktoruyum. Kazara hapishaneye duşsem kendimi yatmış sayarım. (Guluyor)
- 'Kapı'nın senaryosu onunuze geldiğinde ne duşundunuz?
İçeriğine baktım ve gordum ki bu filmin bir meselesi var. İnsanlar çok etkilenecek, çunku farklı bir film izleyecekler. En onemli yanı tarihe tanıklık etmesi. Değerli bir biçimde, slogan atmadan, insan vicdanının sızısına sığınarak anlatmaya çalıştık. Gerçekten evrensel sinema değerlerini taşıyan bir film ve ulkemizde bu tur filmlerin izleyicisi hiç de az değil. Artık ticari filmler, dizilerdeki yazar eksikliği milleti yordu.
Mezopotamya'nın kalbinden 2019 Turkiye'sine uzanan bir film 'Kapı'. Birlikte izledik ve canlandırdığınız Yakup karakterinden çok etkilendim. Ve sinemadan kuvvetli bir 'empati' duygusuyla çıktım.
Bunu başarabildiysek ne mutlu, gayemiz buydu.
- En çok etkilendiğim sahne, siz kapının peşinden giderken Çukurcuma'da bir antikacıya giriyorsunuz. Filmi anlatacak değilim ama orada 'Etik nedir biliyor musun' diye başlayan uzun bir replik var. Ben size sorayım şimdi, etik nedir?
Bana gore yalan insanlık suçudur. Yalanı insan hafızasını zedeleyecek biçimde kullanırsanız ne etik bırakır, ne yıpranmamış bir yapı… Biz çok yalan soylemeye başladık, yalana sığındık, kendimize yalan soylemeye başladık. Nasıl insanlar vicdanlarını, merhametlerini bir yalan uğruna yok edebilirler, bunu anlamak mumkun değil.
PARA KA ÇIRANLAR GERİ GETİRSİN
- T urkiye geçen hafta yerel yoneticilerini seçmek için sandık başına gitti. Sonuçlar beklediğiniz gibi mi?
Kesinlikle. Doğru tahmin ettim.
- Se çmenin mesajını nasıl okudunuz?
En onemlisi, halk herkesi barışa, barışmaya davet etti. Gerilim istemiyor. Ekonomik huzur istiyor. Boyle olursa butun sıkıntıları aşacağız demek istedi. Tabii şunu bilmemiz gerekiyor. Turkiye'nin birinci partisi AKP'dir. Bir şey yapılacaksa onu yanımıza almadan yapamayız.
- Kilit kelimeniz 'barış'…
Barış olmazsa hiçbir şey olmaz ki… Barışın olmadığı yere yatırımcı ve turist gelmez. Barışın olmadığı yerde uretim olmaz. Butun evler, yuvalar darmadağın olur. İşin, aşın olmadığı yerde cinayetler, boşanmalar başlar. İş bulamayan belki suça karışır, hırsızlık, arsızlık başlar. Yazılı hukuk kuralları bozulur, herkes kendi hukukunu uygulamaya başlar. En fenalarından biri, ulkeden kaçışlar başlar. Şunu soylemek istiyorum: Goreceksiniz bu ulke çok zengin olacak. Ortadoğu'daki butun enerji kaynakları Turkiye uzerinden geçecek. Geçtiği yerde bolge insanları iş bulacak. Huzur olduğu için yatırım gelecek. Butun onemli fabrikalar coğrafyanın merkezi diye burayı seçecekler. Kaçanlar geri gelecek.
(C) AA / Burak Akbulut
Yurt dışına para kaçıranlar da paralarını geri getirecekler. Git Avrupa'nın şehirlerine, Turkiye'den kaçanlar birbirinin omzuna çarpıyor. Bu ulkeden utanmadan çok para kaçırdılar. Çoğunlukla bu ulkede vergiler durustçe odenmedi. Vergisi odenmeyen yerde devlet ne yapabilir? Önce vatandaş, vatandaşlık gorevini yapacak. Paralarını kaçıranlar geri getirsin. Ayıp, bir tane iş yapıyorum, faturayı kesiyorum, o gun KDV'si kesiliyor. Biz enayi miyiz yani? Paraları yurt dışına kaçırmak ahlaksızlıktır. Vatanını seven adam mucadelesini burada verecek. Kimse ulkesini terk etmesin.
- T urkiye'nin yeniden bir çozum surecine gireceğini duşunuyor musunuz?
İnanıyorum. Bugune kadar yanılmadım, inşallah yine yanılmam.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.