Özet (TL;DR) @ 2019-04-08T09:35:00.000Z: Habertürk yazarı Nagehan Alçı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı seçimlerinin 2 Haziran 2019 tarihinde yenilenebileceğini söyledi. Alçı, "Sandık yorgunu bir toplumuz ama buna rağmen biz…



Turkiye

09:35 08.04.2019(Guncellendi 09:36 08.04.2019) URL'yi kısaltın

Haberturk yazarı Nagehan Alçı, İstanbul Buyukşehir Belediye (İBB) Başkanlığı seçimlerinin 2 Haziran 2019 tarihinde yenilenebileceğini soyledi. Alçı, "Sandık yorgunu bir toplumuz ama buna rağmen biz İstanbullular bir seçime daha gireceğiz buyuk olasılıkla" ifadesini kullandı.

Nagehan Alçı, Haberturk'te "Yoksa ufukta 2 Haziran İstanbul seçimleri mi var?" başlığıyla yayımlanan yazısında "31 Mart akşamı, sandıklar kapandıktan kısa bir sure sonra, saat 18 sularında Haberturk TV'de yayına başladık. Sevgili Didem bana soz verdi. Ben de ilk olarak 'Gecenin ve onumuzdeki gunlerin başlığını şimdiden atmam istenirse İstanbul meydan muharebesi manşetini atarım' dedim" hatırlatmasında bulundu.

"Şuphesiz çok iddialı bir sozdu ancak yaptığım tum analizlerde İstanbul seçiminin kafa kafaya geldiği sonucu çıkıyordu. Elbette taşlı sopalı bir kavgayı kast etmiyordum ama çok buyuk bir siyasal çekişme ve gerilim yaşanacağı bana gore açıktı" diyen Alçı, şoyle devam etti:

B İR HAFTADIR DEVAM EDEN İSTANBUL MEYDAN MUHAREBESİ

Bu manşetim o gece çok tepki aldı. Herkes her şeyin gayet sakin gideceğini, soylediğimin yanlış olduğunu ve sonucun net şekilde 31 Mart gecesi ortaya çıkacağını ifade etti. Oysa ben, 'Önumuzdeki hafta hava yağmurlu olacak' diyen bir meteoroloji uzmanı gibiydim.

Maalesef ulkemiz son 1 haftadır siyasi anlamda İstanbul meydan muharebesini yaşamaya devam ediyor. Çok gerilimli bir seçim gecesinin sonunda, geçen hafta bu sabah İmamoğlu lehine fark 30 bin kadardı.

Şu an sayı 16 bin civarında hatta Ali İhsan Yavuz'a gore 14 bin kadar. Hala iki parti orgutu arasında kıyasıya mucadele yaşanıyor. Yeniden sayımlar suruyor.

D ÜĞÜM NASIL ÇÖZÜLECEK?

Bu hafta sonu iki gun yazı yazmadım ve hem AK Parti hem CHP tarafının onemli yetkilileriyle goruşerek tezlerini dinledim. YSK'ya yakın kaynaklarla da konuştum. İçinde olduğumuz İstanbul çıkmazını ya da duğumunu çozumlemeye çalıştım.

Benim gorduğum gidişata gore, Yuksek Seçim Kurulunun kararı doğrultusunda İstanbul Buyukşehir Belediye Başkanlığı seçimleri 2 Haziran 2019 tarihinde yenilenebilir.

Sadece İstanbul Buyukşehir Belediye Başkanı'nın ve Buyukşehir Belediye Meclisi'nin belirlenmesi bazında bir seçim, YSK kararıyla tekrarlanacak gibi gozukuyor. Tahminim bu yonde.

2014 'TE YALOVA'DA YAPILDI

Şimdiki manzara 30 Mart 2014'te AK Parti adayı Yakup Koçal ile CHP adayı Vefa Salman'ın yarıştığı Yalova seçimlerinin surecine benziyor. Orada once Yakup Koçal kazanmıştı. Sonra CHP'nin itirazı uzerine oyların yeniden sayımıyla Vefa Salman one geçmişti. Ardından YSK kararıyla seçim tekrarlanmıştı.

İ ÇİM DARALIYOR

İstanbul seçimlerinin 2 Haziran 2019'da yeniden yapılacağı tahminini uzulerek yapıyorum. İçim daralıyor bu yazıyı yazarken. Zira bu seçimin, ozellikle ekonomik olarak ulkemize zarar vereceği kanısındayım. Sandık yorgunu bir toplumuz ama buna rağmen biz İstanbullular bir seçime daha gireceğiz buyuk olasılıkla.

31 Mart seçimlerini İstanbul açısından her iki tarafı da dinleyerek analiz ettiğimde-iki taraf da kusura bakmasın- şu manzarayı goruyorum: Turkiye'nin vahim seviyedeki kutuplaşması ve kazanmak için her yolun mubah sayılması kulturu, 31 Mart İstanbul'una damga vurmuş.

Her iki partinin İstanbul teşkilatı da, seçimin kafa kafaya geçeceğini duşunduğu ilçelerde, bazı hanelere 35-40 kişiyi doldurmuş gibi gozukuyor. AK Parti CHP'yi, CHP ise AK Parti'yi suçluyor ama hanelere usulsuz insan doldurma numaraları gorduğum kadarıyla birbirine benziyor.

CANAN KAFTANCIO ĞLU KONUSUNDA HERKES YANILDI

(C) AA /

Ancak… İki parti arasında şoyle bir fark var: Sandık başlarında CHP İstanbul İl Başkanlığı, AK Parti'den çok daha iyi hazırlanmış. Canan Kaftancıoğlu onderliğinde CHP İstanbul il orgutu buyuk disiplinle çalışmış.

Kaftancıoğlu İstanbul İl Başkanı seçildiğinde Halk TV ve Kemalistler dahil olmak uzere medya kendisine çok yuklenmişti ama Canan Hanım'ın çok başarılı bir teşkilatçı olduğu bu seçim surecinde ortaya çıktı. Objektif olarak bunu kabul etmeliyiz.

AK PART İ'NİN REHAVETİ

AK Parti ise 31 Mart gunu iktidarda olmanın verdiği rehavetle sandık başlarında aşırı seviyede ozensiz ve dağınık bir manzara çizmiş. Boyle bir savrukluk akıl alır gibi değil. Parti teşkilatlarında derin bir ruh ve heyecan kaybı olduğu çok açık. CHP ise tam tersi çok istekli ve heyecanlı durumda.

Sandık başında AK Parti aleyhine yapılan işlemler konusunda parti gorevlileri ayakta uyumuş. Seçim sonrası sureçte çok on plana çıkan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz organize usulsuzlukten bahsediyor. Fakat partinin oylarını buharlaştıran o evrakları imzalayan da bizzat AK Partili muşahitler.

CHP kanadı ve Ekrem İmamoğlu da bu yeniden sayımlarla artan AK Parti oylarını tasdik ediyor. Haberturk ekranlarında AK Parti'ye muhalif duruşu da bilinen hukukçu Ruşen Gultekin'in de ifade ettiği gibi Sultanbeyli ve Sultangazi gibi ilçelerde bile AK Parti'ye sıfır oy çıkan sandıkların anormal olduğu çok açık.

AK PART İLİ GÖREVLİLER O EVRAKLARI NİYE İMZALADI?

Fakat CHP'lilere bu durumu sorduğunuzda şunu soyluyorlar: Madem durum anormal, o halde butun o evrakları AK Partili gorevliler niye imzaladı?

Medyada kimsenin beklemediği şekilde CHP orgutleri İstanbul seçimlerine gerçekten çok iyi hazırlık yapmış. İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu ile Kaftancıoğlu sıkı bir işbirliği kurmuş.

Ö ZGÜR ÖZEL'İN AÇIKLAMASI

31 Mart gunu sandık başında uyuyan AK Parti teşkilatları ise 1 Nisan'dan itibaren ozellikle hukukçu Ali İhsan Yavuz'un onderliğinde atağa kalktı. En buyuk kozlarından biri Özgur Özel'in YSK'nın farkı 30 bin diye açıkladığı yerde, 'Butun sandıklar yeniden sayılsa bile fark 13 bin olacak' şeklinde verdiği demeç.

Özel, boyle tuhaf bir açıklamayı nasıl yaptı? AK Parti'nin eline boyle bir kozu nasıl verdi? 17 bin oyun kaydırıldığını onceden biliyor muydu? Anlayabilmiş değilim…

AK Parti, Özgur Özel'in bu açıklamasından hareketle, bilinçli usulsuzluk yapıldığı gerekçesiyle, YSK'ya seçimin tekrarlanması talebiyle gittiğinde çıkacak sonuç şaşırtıcı olmayacaktır."