Özet (TL;DR) @ 2019-04-07 08:19:25.275742: Film eleştirmeni Burak Göral’ın yeni çıkan kitabı ‘Çocukla Sinema - Çocuklarınız İçin Film Seçme Rehberi’, hem ebeveynler hem de çocuklar için son derece önemli bir kılavuz niteliğinde. Göral’la…



Hem buyuklere hem
kuçuklere...

B oyle bir kitap yazma fikri nerden çıktı?- 20 yıldan fazla bir suredir eleştirmenlik yapıyorum. Baba olunca bazı filmlere daha duyarlı bakmaya ve çocukların filmlerle kurduğu etkileşime daha fazla dikkat etmeye başladım. Etrafımdaki ebeveynlerin de çocukları için film seçimi konusunda bir kılavuza ihtiyaç duydukları çok aşikardı. O yuzden oğlum Emre'yle yaşadığım film izleme deneyimlerimi paylaşmaya karar verip eşimle birlikte 'Çocukla Sinema' adında bir girişim başlattık. Önce sosyal medyayla başlayan, şimdi kitapla suren, çok yakında internet sitesiyle sonra da başka projelerle devam ettireceğimiz bir girişim bu.

Son derece titiz haz ırlanmış, uzerinde duşunulmuş bir çalışma. Yayına hazırlanması ne kadar surdu, hazırlama aşamasına ilişkin neler soylersin?

- 24 yıldır yazıyorum. Eleştiri yazısı, senaryo, hikaye... İyi bir hızım var aslında ama yine de dort-beş yıl surdu bu kitabın sureci. Daha once uç sinema kitabım çıktı. Ama bu daha zordu. Çocuk psikolojisi, iletişim sosyolojisi, çocukla iletişim konularını çok araştırdım. Kendime yuzlerce filmlik izleme listeleri oluşturdum. Dunyanın her yerinde uzunu, kısası, belgeseli o kadar çok, yararlı ve iyi film var ki... Bazı filmleri tekrar tekrar izledim. Hala daha izlemelerim suruyor. Bir yerden sonra artık kitapla vedalaşmam gerekiyordu yoksa 600 sayfaya çıkacaktı. Sene bitmeden devamı niteliğindeki ikinci kitabı da yayına hazırlayacağım.

Ç ocuklar için bir 'film defteri'

olsun istedim
Kitap oncelikli olarak kime sesleniyor? Ebeveynlere mi çocuklara mı? Çunku 'Çocuklarınız İçin Film Seçme Rehberi' alt başlığıyla sunuluyor ama içinde her filmin eleştirisinin ardından çocukların o yapıta ilişkin duygu ve goruşlerini kaleme alacakları not bolumleri var...
- Dunyada belki çok orneği olmayan bir kitap olsun istedim. 'Çocukla Sinema' en başta elbette bir ebeveyn ve sinema kitabı. Ayrıca belli bir algı seviyesinde olan çocuklar da bazı bolumlerini okuyabilir, etkinlik sayfalarında filmlerle ilgili kendi fikirlerini yazabilirler. İçinde çocuklar için bir 'film defteri' olsun istedim. Kitapta yer alan ve çocukların filmi izledikten sonra fikir ve eleştirilerini yazıp, yıldız verecekleri aktivite sayfası, boş olarak da çoğaltılıp dosyalanabilir. Boylece çocuklar, kitaptaki filmlerin dışında izledikleri diğer başka filmler için de ilk sinema yazılarını yazabilirler. Çocukların filmle kurdukları ilişkiyi filmin izlenme suresinin dışına da taşımalarını hedefledim bununla ben. Ebeveynlere de bunu oneriyorum.
Hik ayenin mesajını çocukla konuşmak
ona iyi gelecektir
Neyi?- Çocuğu filmle buluşturmak yetmez. Filmdeki hikayenin amacını, temasını ve mesajını çocukla konuşmak, hem ona hem de ebeveyn-çocuk arasındaki diyaloğa çok iyi gelecektir. Ben Emre'yle dunyanın butun meselelerini ya da insan doğasıyla ilgili her şeyi filmler uzerinden konuşabiliyorum. Yeri geliyor, izlediğimiz filmler uzerinden birlikte hayal bile kurabiliyoruz.

Oğlun Emre de sinemayla fazla haşır neşir. Ama aynı zamanda muzik eğitimi alıyor. Film muzikleri alanına yeni yetenek mi geliyor dersin?

- Konservatuvar oğrencisi olduğu için film izlerken muziklerine de oldukça dikkat ediyor. Andrew Lloyd Webber muzikallerinin, 'Neşeli Gunler' (The Sound of Music) ve 'Mary Poppins' gibi klasik muzikallerin şarkılarıyla buyudu. Klasik muzik eğitimi alıyor ama caza da çok meraklı. Bir donem yazarlık çok buyuk bir tutkuydu ama sık sık değişiyor hedefleri şu an... Şu sıralar filmlerin tema muzikleri onun için çekici. Eleştirmenlik yapmasını pek istemem ama film muziği alanında çalışması ona çok iyi gelir. Umarım o tarafa doğru da yonlenir bir gun.

Bizim ku şak (hatta onceki kuşaklar) sinema sevdalarını kendileri keşfetti, yedinci sanata dair yollarını kendi hissiyatlarıyla buldu. Muhtemelen sen de oylesin. Acaba şoyle bir tartışmanın kapısı aralanır mı: Ebeveyn eşliğinde sinema mı çocuğun kendi hisseleriyle bulacağı, oluşturacağı bir sinema zevki mi?�Elbette kendi hissiyatlarımız belli bir yaştan itibaren devreye giriyor. Ama ondan once çocuğun babanın ve annenin zevklerini takip ettiği bir donem var. Bu donem ebeveynler çocuğu bir şeye zorlamadan birlikte keyif alacakları kultur paylaşımları yapmaları için uygun bir donem aslında. Oğlum Emre film izlemeyi her zaman sevdi. Bu yuzden '12 Öfkeli Adam' (12 Angry Men), 'Sevmek Zamanı', 'Yedi Samuray' (Seven Samurai), 'Arka Pencere' (Rear Window), 'Rocky', 'Casablanca', 'Batı Yakasının Hikayesi' (West Side Story), 'Bisiklet Hırsızları' (Ladri di biciclette) ve 'Hayat Guzeldir' (La Vita e bella) gibi çok farklı tur ve ulkelerden filmler seçtiğimde hikayelerinden etkilendiği için keyif aldı ve bu filmlerin temalarını konuştuk. Yani çoktandır sinemada 'iyi hikaye'nin ne olduğunu anlıyor. Ben onun için bir 'kısa yol tuşu' oldum sayılır. Artık bir sinema zevki var. İzlediği filmin ona ne soylediğini kavrıyor. Filmlere sanatsal değerleriyle yaklaşmasından daha çok onemsiyorum bunu.

Ç ocukken ilk izlediğin filmi hatırlıyor musun? Kimlerle izlemiştin?
Ben çocukken bankalar muşterilerine bedava çocuk sineması biletleri dağıtırlardı. Hafızamdaki ilk sinema deneyimleri o gosterimler. Çok net hatırlıyorum; bir donem cumartesi sabahları Harbiye Konak sinemasına giderdik ailece. Bankaların kısa animasyonlardan bir demet olarak hazırladığı seçkiyi izlerdik. Ne izleyeceğimizi bilmeden giderdik ve içinden Tom ve Jerry, Ayı Yogi, Pembe Panter, Mickey Mouse animasyonları çıkardı. Buyuk mutluluktu. Harbiye Konak benim kişisel tarihimde en sevdiğim sinema salonuydu.

Ama sinemada gorduğum ilk buyuk filmi 'Star Wars'du (1979). Topkapı Sur Sineması'na amcam goturmuştu. Buyulendiğim gun o gundur. Hem sinemaya, Hem Prenses Leia'ya hem de Star Wars'a o gun aşık oldum.
Ç ocukken izlediğin ve buyuğunde de hala klasik olarak zihnine yerleşip hiç çıkmayan filmleri soyler misin?

Çocukken babamla TRT'de 'Buyuk Kaçış' (The Great Escape), 'Kwai Koprusu' (The Bridge on the River Kwai) veya '12 Kahraman Haydut' (The Dirty Dozen) gibi savaş ya da esir kampı filmlerini izlediğim gunleri hiç unutmam. Babam bu filmlerin ozellikle tutkunuydu. Pembe Panter filmleri, Chaplin'ler, Harold Llyod komedileri, Clint Eastwood'lu western filmleri izlediğim anları da unutmuyorum. Burt Lancester ve Paul Newman'ın her filmi benim için kaçırılmayacak filmlerdi. Bir de Marilyn Monroe var tabi, benim sinema tarihindeki ilk buyuk aşkım, tanrıçam. Yıllar sonra oğlum da 'Bazıları Sıcak Sever'de izleyince hayranı oldu.
G oral'a gore Tum zamanların
en iyi 10
**ç ocuk filmi

Hem buyuklere hem
kuçuklere...

**
10 taneye indirmek zor ama sıralı olmasa da deneyeceğim: 'Pal Sokağı Çocukları' (A Pal utcai fiuk), 'Cennetin Çocukları' (Bacheha-Ye aseman), 'Oyuncak Hikayesi' (Toy Story), 'Kırmızı Balon' (Le Ballon Rouge), 'Komşum Totoro' (Tonari no Totoro), 'E.T.', 'Oz Buyucusu' (The Wizard of Oz), 'Denizin Şarkısı' (Song of the Sea), 'Ruhların Kaçışı' (Spirited Away) ve 'Star Wars'.