Özet (TL;DR) @ 2019-04-07 08:19:13.973648: Anayasa Mahkemesi, Kerem Altan'ın evinde 2011'de ölü bulunan sunucu Defne Joy Foster'ın annesi Hatice Foster'ın, kızının şüpheli ölüm olayında ceza soruşturmasının etkili yürütülmemesi nedeniyle yaşam…
Kadıkoy Cumhuriyet Başsavcılığı, Kerem Altan'a ait Caddebostan'daki evde 2 Şubat 2011'de Defne Joy Foster'ın hayatını kaybetmesiyle ilgili Ahmet Altan'ın oğlu gazeteci Kerem Altan'ın herhangi bir kusuru olmadığı gerekçesiyle "takipsizlik" kararı vermişti. Foster ailesinin itirazı, Üskudar 2. Ağır Ceza Mahkemesince de reddedilince kanun yararına bozma yoluna başvurulmuş, dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesi, soruşturmada hukuka aykırı olarak takipsizlik kararı verildiğine hukmetmişti. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Kerem Altan hakkında delillerin toplanması ve incelenmesine karar vererek, takipsizlik kararını bozmuştu. Dairenin kararında, soruşturmanın eksik yapıldığı, ihmal sonucu Foster'ın olduğu belirtilmişti.
Yargıtayın bozma kararı sonrası dava açıldı
Kadıkoy Cumhuriyet Başsavcılığınca, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin kararı doğrultusunda, Altan hakkında "yardım veya bildirim yukumluluğunun yerine getirilmemesi dolayısıyla kişinin olmesi" suçundan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Tutuksuz yargılanan Kerem Altan, "yardım veya bildirim yukumluluğunun yerine getirilmemesi" suçundan 2 ay 15 gun hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, hukmun açıklanmasını geri bıraktı.
Bu karara yapılan itirazın reddedilmesi uzerine Hatice Foster, kızının şupheli olumu hakkında ceza soruşturmasının etkili yurutulmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.
Kabul edilemez bulundu
Anayasa Mahkemesi, başvuruyu kabul edilemez buldu. Yuksek Mahkemenin gerekçesinde, soruşturma makamlarının soruşturma olayından haberdar olur olmaz resen harekete geçmesi, soruşturma surecinin kamu denetimine ve gerektiği olçude olenin yakınlarına açık olması ve soruşturmanın makul bir ozen ve suratle yurutulmesi konularında başvurucunun herhangi bir şikayetinin bulunmadığı belirtildi. Gerekçede, bu konularda Anayasa Mahkemesince resen tespit edilen bir eksiklik de olmadığı vurgulandı. Başvurucu tarafından sanığın evinde başka kişilere ait izler bulunmasına rağmen soruşturmada bu kişilerin belirlenip ifadelerine başvurulmadığının iddia edildiği anlatılan gerekçede, bu nedenle soruşturmanın yetkili makamlarca olum olayını aydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesini sağlayabilecek butun delillerin tespit edilip edilmediği yonunden incelendiği bildirildi. Somut olayda, 2 Şubat 2011'de cumhuriyet savcısı ve uzman ekiplerince olay yerinin fotoğraflanıp kamera kaydına alındığı, krokisinin çizildiği, olum nedeninin tespiti için olu muayenesi ve otopsi işlemlerinin yapıldığı, ihtisas kurulundan gerekli raporların alındığı kaydedildi.
Soru şturma sureci
Gerekçede, olumle ilgili olay yerinde bulunan olası delillerin laboratuvarca incelendiği, olay hakkında bilgi sahibi olabilecek kişilerin ifadelerine başvurulduğu, çevredeki kamera kayıtlarının incelendiği, başvurucunun kızının olu bulunduğu dairede yaşayan kişinin telefon yoluyla kurduğu iletişimin tespit edildiği anlatıldı. Ölene erken mudahale edilmesi halinde hayatta kalıp kalmayacağı hususunda ihtisas kurulu ile genel kuruldan rapor alındığını ve soruşturmanın sonunda ceza mahkemesince sanığın yardım veya bildirim yukumluluğunun yerine getirilmemesi suçunu işlediği sonucuna varıldığı hatırlatılan gerekçede, mevcut durumda Anayasa Mahkemesinin olum olayını çevreleyen koşulların tespiti ve varsa olumun sorumlularının belirlenmesi için gerekli adımların atıldığı kanaatinde olduğu belirtildi. Gerekçede, başvurucunun sanığa daha fazla ceza verilmesini talep ettiği anımsatılarak, bu noktada Anayasa Mahkemesinin doğrudan ilgili soruşturma ve yargılama makamlarının yerine geçecek şekilde delillerin değerlendirilmesini yapması veya yurutulmesi gerekli soruşturma işlemlerini belirlemesinin mumkun olmadığı vurgulandı.
Anayasa Mahkemesinin g orevi
Anayasa Mahkemesinin gorevinin, bu makamların maddi olaylara ilişkin yaptıkları değerlendirmenin yerine kendi değerlendirmesini koymak olmadığı kaydedilen gerekçede, bu konuda asıl sorumlunun ilk elden olayları inceleyen yetkili adli ve idari merciler olduğu bildirildi. Başvurucunun iddialarına ilişkin kesin, ikna edici nitelikte bir bulgu elde edilemediğine dikkati çekilen gerekçede, şunlar kaydedildi:
"Başvurucunun kızının olmeden once yardıma muhtaç hale gelmesine sanığın kasten sebebiyet verdiğine dair bir iddianın bulunmadığını ve bu yonde herhangi bir delil veya emarenin de mevcut olmadığını nazara alan Anayasa Mahkemesine gore yaşam hakkının etkili soruşturma yukumluluğune ilişkin usul boyutu hakkında hukmun açıklanmasının geri bırakılması muessesinin uygulanmamasını zorunlu kılmamaktadır. Açıklanan gerekçelerle yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.