Özet (TL;DR) @ 2019-04-07 08:18:46.901263: Bilecik Pazaryeri’nin yeni ve bağımsız belediye başkanı Zekiye Tekin, bir kadının haksızlığa uğradığında, adalet peşine düştüğünde neler yapabileceğinin örneği. Onun potansiyelini keşfetme hikâyesi,…



Pazaryeri 'Zekiye'yi yedirmeyiz!'
dedi

T urkiye sizi "Gorevden alındığı için ayrıldığı belediyeye, başkan olarak dondu" haberleriyle tanıdı. Eski başkan Muzaffer Yalçın'ın ozel kalemiydiniz, değil mi?
- İlçemiz gibi belediyemiz de kuçuk. Özel kalem mudurluğu bizde kadro olarak yok. Kadroda 'su sayacı okuyucusu' olarak gorunuyordum ama belediye başkanının sağ kolu, sol kolu, her şeyi Zekiye Tekin'di. 2004'ten itibaren boyle, canla başla çalıştım. Geçen yıl eylul-ekim gibi AK Parti'li belediye meclis uyelerimizden biri, kızı belediyede işe alınmadığı için istifa edeceğini açıkladı. Sonra kızı benim gorevime getirilince istifadan vazgeçti. Beni de Ak Masa'ya gonderdiler.

Pazaryeri 'Zekiye'yi yedirmeyiz'
dedi

Ak Masa'da ne iş yapılır? - Danışma gibi... Belediyeye gelen telefonlara bakıyorsun. Şikayetleri ilgili birime aktarıyorsun. Butun pozisyonların en altında. Bir babam olduğunde boyle ağlamıştım

Ne hissettiniz g orevden alındığınızda?

- Ben Ak Masa'ya geçerdim, hiç sorun değil. O da bir gorev. Ama beni gorevden aldığını başkan kendisi soylemedi. Keşke beni çağırıp soyleseydi, bir gazımı alsaydı. "Sana burada ihtiyacım var, hakkını helal et" deseydi. Ben cumartesi- pazar demeden, yeri geldiğinde gece 11'lere kadar çalıştım belediye için. Gorevden alındığımı duyunca "Sigara ister misin" diye soranlar oldu. Ben sigara içmem. "Bir şişe sakinleştirici şurup getirin bana" dedim. Bir babam olduğunde boyle hıçkıra hıçkıra ağlamıştım. Pazaryeri Belediyesi evimdi benim. Belediye için ailemi ihmal ettim yıllarca.
Ba şkanlığa aday olmaya karar verdiğiniz anı hatırlıyor musunuz?
- Bir ay ağlayarak çalıştım Ak Masa'da. Sonra bir olay daha oldu, mobbing anlamında. O an kafama koydum. Hatta başkanın kendi partisinde mucadele etmeye karar verdim. AK Parti'den aday olabilmek için çok uğraştım. Mektuplar yazdım, partili kadınlara, bakanlara ulaşmaya çalıştım ama destek gormedim. "Bilecik yonetimi ne isterse o olur" dendi.
Adayl ığınızı AK Parti'den koymaya çalışmanızın tek sebebi, Muzaffer Yalçın'ın aynı partiden olması mı? - Evet. O kadar ofkeliydim ki, ona once içeride rakip olmak istedim. m Geriye donup bakarak tartmanızı istesem; sizi adaylığa yonelten motivasyonun ne kadarı ofke, ne kadarı belediyecilik yapma arzusuydu?- Yuzde 60 ofke, yuzde 40 belediyecilik arzusudur. Öfkeyle yola çıktım ama sonra belediyecilik ağır bastı.

Pazaryeri 'nden 'kadın aday' olmak işinizi zorlaştırdı mı?

- Pazaryeri mutaassıptır ama kadınlar ondedir. Kadın haddini bilir; one çıkacağı yerde çıkar, geri durması gereken yerde durur. m Ama siz adaylığınızı koyarak 'haddinizi' bilmediniz... Kadın adaya oy verme tereddutu yaşanmadı mı?- İlk zamanlar "Kadından başkan mı olur, onun arkasından mı gideceğiz?" gibi sozler geliyordu kulağıma. "Seçilirse başkanım mı diyeceğiz?" dediler. Yavaş yavaş kırdım onyargıları.

Pazaryeri 'Zekiye'yi yedirmeyiz'
dedi

Sizce neden seçildiniz?- Buyuk oranda mağdur olduğum için. Ben onun bilincindeyim. "Zekiye'yi yedirmeyiz" dediler. İkinci sebep de bu işi çok iyi bilmem.

Siz se çildikten sonra Ak Masa ne oldu?

- Adını değiştireceğim. Butunleştirici, birleştirici bir isim duşunuyorum.

Kendinizi 'feminist' olarak tanımlar mısınız?

- Tanımlarım.

Adaylıktan once bu yonde faaliyetleriniz, duruşunuz olmuş muydu?

- Yok yok, çok boyle aşırı şeyde değil... Her kadında feminizm vardır. Yok dese de vardır. Şunu da otelememek gerek, seçim surecinde erkekler de kadınlar kadar destek verdi.
Muzaffer Yal çın seçildikten sonra sizi tebrik etti mi?- Hayır, beklemiyordum zaten. Ama ben kus olmayı sevmiyorum. Seçim doneminde karşılaşıp tokalaşmıştık. Pazaryeri'nde kusluk olmaz, barışırız.

**Kahveye ilk girdi ğimde kekelemeye başladım

Pazaryeri 'Zekiye'yi yedirmeyiz'
dedi

Kad ın belediye başkanı olarak, Pazaryeri'nin kadınları için projeniz var mı?**

- Belediyenin alt katında kadınlar için ihtiyaç odası hazırlayacağız. Bir de benim canımı çok acıtan bir şey var. Her ay koylerden yaşlı teyzeler maaşını çekmeye ilçeye gelir. Sonra da donmek için kıyıda koşede dolmuş beklerler. Erkekler kahveye girer ama kadınların gideceği hiçbir yer olmadığından, soğuk havada bile sokaklarda otururlar. Onların oturabileceği, televizyon seyredip namaz kılabileceği bir yer yapmak istiyorum.

Bir kadın, hava soğuk olsa bile geçip kahveye oturamaz mı?

- Oturamaz, arkasından konuşulur. Adaylığımı açıkladığımda bir kahveye gitmiştim, kendimi genel merkeze gostermek istiyordum. Kıyamet koptu. Yahu ben bir gun gireceğim o kahveye... Başkan seçilirsem zaten girmem gerekecek. Bana yasaklı bir yer olmamalı. Ama tepkiyle karşılaştım. Dizimi kırıp evde oturacak değilim ya! Erkek adaylar kahvede nasıl seçmeniyle buluşup çay içiyorsa benim de yapmam lazım.

Kahvenin kapısından girdiğinizde içeridekilerin tepkisi nasıldı?

- Guzel tepki verdiler o an ama arkamdan ortalık kaynamış.

T um bu sureç boyunca kendinizle ilgili yeni ne oğrendiniz?

- Kalabalıklar karşısında konuşamadığımı... Kahveye girdim, gozumun içine pur dikkat bakan bir suru erkek... Onlar bana bakıyor, ben onlara bakıyorum. Kekelemeye başladım. Ellerim titriyor. Bana destek olan aile buyukleri akıl verdi, "Eline kağıt al, birini bırak, otekini al" diye. Arkadan da birileri elime surekli vaatler tutuşturuyor. Sinir oldum. Benim vaatlerim belli, niye insanları kandırayım... Yutkunamıyorum, ağzım kurudu. Pazaryeri'nde maalesef 20 kahve var. Bunun uzerine eve gidip ders çalıştım.

Ne çalıştınız? Etkili konuşma sanatı mı?

- Siyasetçilerin, belediye başkanlarının eski konuşmalarını çalıştım internetten. Dedim "Zekiye, kendini anlat. Ananı-babanı anlat. Kuçuk yerde hangi sulaleden geldiğin onemli. Yaşlılar da tanısın, bilsin seni". Yeniden kahvelere gittim. Bu kez dinleyen yaşlılar ağlamaya başladı.

Sonra?

- Sonra dediler, "Masaya vurma zamanı geldi". Vaatlerimi anlatırken masaya vurmam, kararlılığımı gostermem gerekiyormuş. Bazen ayarı kaçırıp bardakları hoplattığım oldu. Elim morardı. Kadınları da kahveye goturduk konuşmaları dinlesinler diye. Bu sayede onlar da ilk kez kahveye girdi. Dinimizce bir kadının lider olması uygun değil diye insanların kafasını bulandıranlar olmuş. Ama onların da fikrini değiştirdim.

Pazaryeri 'Zekiye'yi yedirmeyiz'
dedi

Kimden hizmet almam gerekiyorsa kap ısında yatarım, almadan donmem
Pazaryeri'nde yapılması gerekenler listesinde neler var? - Yuksekokulumuz kan kaybediyor. Bir sağlık meslek yuksekokulu açabilsek ilçede hareketlenme olurdu. Sosyal yaşam alanları yaratmak lazım. Ailece gidip oturulabilecek bir yer yok. Eko-turizmi geliştirmek istiyorum. İnsan çekebilmek için elimden ne geliyorsa yapacağım. İlçenin sıcak paraya ihtiyacı var. Burada bir dizi, bir sinema filmi çekilse, Pazaryeri patlasa gitse... Bacalı fabrikaların peşinde koşarken bacasız fabrikaları unutmamak lazım. En onemli şey doğal guzelliklerimiz ve onların tanıtılması.

Bunlar hep kaynak gereken şeyler ama siz bağımsız bir başkansınız. Arkanızda destek verecek parti yok.

- Sizin sayenizde sesimizi duyurup kaynak bulacağız.

Bağımsız kalmaya devam edecek misiniz?

- Evet, bağımsız kalacağım. İnsanlar bana "Seni Zekiye Tekin olduğun için seçtik. Şu partiye gidersen vebali boynuna" diyor. Siyaset ustu olacağım. Yeri gelecek, her partiden hizmet almaya çalışacağım. Bugun bir hasta nakil aracı lazımdı, bulamadık. Yarın obur gun herhangi bir belediyeye gidip araç talep edebilmeliyim. Butik otel ihtiyacımız var. Bir işadamına gidip yatırım isteyebilmeliyim. Hastanemizin eksikleri var, hayvan barınağımız yok. Bağımsız kalarak herkesten destek alabilirim. Yakın çevremizdeki buyukşehirlerde yaşayanlara hobi bahçeleri yapmayı planlıyorum. Gelsinler burada streslerini atsınlar, emekliliklerini geçirsinler. İlçenin meydanı yok, bağış yapıp ismini verecek bir talip arıyorum. Buradan duyurmuş olayım. Kimden hizmet almam gerekiyorsa gerekirse kapısında yatarım, almadan donmem.

Partiler kap ınızı çalmaya başlamadı mı?

- Yavaş yavaş baskı hissetmeye başladım ama partilerden gelen olmadı daha. Olacaktır.

Baskıya dayanabilecek misiniz?

- Dayanırım, ben nelere dayandım!

Pazaryeri 'Zekiye'yi yedirmeyiz'
dedi