Özet (TL;DR) @ 2019-04-06T17:53:00.000Z: İstanbul'da, Sputnik dahil, uluslararası medya mensuplarının hem yerel seçimler hem seçimler sonrası Ankara'nın politikalarına ilişkin sorularını yanıtlayan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Ankara'nın S…



İstanbul'da, Sputnik dahil, uluslararası medya mensuplarının hem yerel seçimler hem seçimler sonrası Ankara'nın politikalarına ilişkin sorularını yanıtlayan AK Parti Sozcusu Ömer Çelik, Ankara'nın S-400 alımı konusundaki kararlılığını yineleyerek, Turkiye'ye yonelik baskılara sert tepki gosterdi.

AK Parti Sozcusu Ömer Çelik, Ankara'nın, ABD'nin baskılarına rağmen, Rusya'dan S-400 hava savunma sistemlerini alımı konusundaki kararlılığının altını bir kez daha çizdi. İstanbul'da, Sputnik dahil, uluslararası medya mensuplarının hem yerel seçimler hem seçimler sonrası Ankara'nın politikalarına ilişkin sorularını yanıtlayan Çelik, Turkiye'nin S-400 alımına ilişkin soruyu "S-400 sistemi bizim ihtiyacımızı karşılayacak bir sistem. Anlaşmayı yaptık, Temmuz ayında teslim edilecek. Bununla ilgili bir geri donuş soz konusu değil" diye yanıtladı.

Turkiye'nin S-400'lerden once Patriot almak istediğini ancak bu sistemlerin uygun koşullarda ulkeye verilmediğini hatırlatan Çelik "Bizim egemen bir devlet olarak, Suriye'den kaynaklanan teror saldırısıyla alakalı olan kendi sınırlarımızı korumaya ihtiyacımız var. Üstelik bizim koruduğumuz bu sınırlar, Avrupa Birliği'nin ve NATO'nun sınırlarıdır. Biz NATO sınırlarını korurken yeterince yardım gormedik, bazı ulkeler, gonderdikleri Patriotları sokup geri goturduler. Kilis'e fuzeler duşuyordu. Hava savunma sistemimizi derhal guçlendirmek ihtiyacı içerisindeyiz. S-400 sistemi bizim ihtiyacımızı karşılayacak bir sistem. Anlaşmayı yaptık, Temmuz ayında teslim edilecek. Bununla ilgili bir geri donuş soz konusu değil. Kilis'e bombalar duşerken bunu engellemek uzere bize gonderilen bir oneri var mıydı?" diye konuştu.

' ABD, TÜRKİYE'Yİ 'İLLA PATRIOT AL' DİYE ZORLUYOR AMA NATO'NUN BÖYLE BİR KURALI YOK'

Turkiye'den başka NATO ulkelerinin de envanterlerinde S-300 bulundurduklarını hatırlatan Çelik "NATO Genel Sekreteri 'NATO uyeleri teçhizatlarını istediği yerden temin edebilir, bu NATO muttefikliğine aykırı değildir' derken ABD bize 'İlla Patriot alacaksınız' diyor. NATO'nun boyle bir kuralı yok. Biz 70 yıllık NATO'nun 67 yılında varız. NATO'nun ne olduğunu çok iyi biliriz. Turkiye egemen bir ulke olarak kendi guvenliğini sağlamalıdır. Ama Turkiye'nin bolgesel ve kuresel guvenliğe olan katkısı zayıflatılırsa bundan en çok NATO ulkeleri, Avrupa ulkeler zarar gorur. Önumuzdeki donemde kuresel guvenlik riskleri daha da çok artacak, NATO daha onemli hale gelecek, tek tek ulkelerin baş edemeyeceği krizlerle ancak NATO içerisinde baş edilebilir. Turkiye, NATO'da kilit konumdadır. Dolayısıyla NATO konusundaki Turkiye'yle ilgili hassasiyet konusunda hem Amerikan yonetiminin hem de Avrupalı muttefiklerimizin çok daha hassas olması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

' 31 MART SEÇİMLERİ AK PARTİ AÇISINDAN BAŞARIYLA SONUÇLANDI'

31 Mart yerel seçimlerinin kendileri açısından "başarı ile sonuçlandığına" işaret eden Çelik "Seçimlere yuzde 85'lik bir katılım oranı vardı, bu son derece tarihi bir orandır. Cumhur İttifakı yuzde 52 oranında bir oy almıştır. AK Parti yuzde 45 oranında bir oy almıştır. Bu bizim 15. kez birinci olduğumuz seçimdir. Bunun sonucunda 15 buyukşehir 24 il belediyesi aldık. İlçe ve beldeleri saydığımızda 776 belediye başkanlığı elde etmişizdir. Uluslararası gozlem kuruluşları açısından da Turk demokrasisinin gucunu gosteren bir seçim olmuştur. Seçim surecinde yabancı gozlem heyetleri hiçbir sorunla karşılaşmadılar ve her turlu erişim hakkına sahip oldular. Biz ise meşru ve hukuki hakkımızı kullanıp itiraz sureci başlattık. 57 milyon seçmen 195 bine yakın sandıkta oy kullanılıyor, itirazların olması çok normal. Yuksek Seçim Kurulu surecin sonunda kimi galip ilan ederse biz de onu saygıyla karşılayacağız" dedi.

' ABD'NİN TÜRKİYE'NİN İÇİŞLERİNE KARIŞAN AÇIKLAMALAR YAPMASI DOĞRU DEĞİL'

ABD'li sozculeri, Turkiye'nin içişlerine karışmakla suçlayan Çelik "Yurtdışında çıkan haberlerle ilgili açıklamaları paylaşmak istiyorum. Örneğin, Amerikalı sozculerin Turkiye'nin iç işlerine mudahale edecek anlamda, itiraz sureci konusunda, spekulasyonda bulunmasını doğru bulmuyoruz. Amerika'da tekrar tekrar sayılmayan bir seçim sureci ben bilmiyorum. Ayrıca hala son seçimlerle ilgili yargı sureci de devam ediyor. Yani bizdeki itiraz surecini eleştirirken herkesin kendi ulkesine bakmasında fayda var" dedi ve devam etti:

' TÜRKİYE'DE HER SEÇİMDEN SONRA ERDOĞAN'IN, AK PARTİ'NİN SONU GELDİ' SPEKÜLASYONLARI YAPILIYOR'

"Seçim sonuçlarına yonelik olarak bazı spekulasyonlar çıkıyor. Biz her seçim sonrası duyarız, 'Erdoğan'ın hayatı bitti, AK Parti'nin sonu geldi' gibi sozleri… Tabii, açık bir seçim galibiyetimiz var. Bu şekilde konuşanların tezlerinin bir analitik karşılığı olmadığı gibi sayısal bir karşılığı da yok. Bunlar 'Erdoğan karşıtlığına' kitlenmiş fetişistliğinden kurtulamıyorlar malesef. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımız gorev suresinin sonuna kadar guçlu bir liderlik gostermeye devam edecek, içeride refah sureci, dış politikada da yoğun bir diplomatik sureci seçimlerden hemen sonra başlamıştır. Cumhur İttifakının aldığı yuzde 52 oy aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı genel seçimlerinin, yerel seçimlerden sonra genel seçimler için vatandaştan onay aldığını gostermektedir."

' MUHALİF BELEDİYELERİ ASLA KASTEN ZOR DURUMA DÜŞÜRMEYİZ'

(C) Sputnik /

Muhalefet partilerinin kazandığı belediyelerle uyumlu şekilde çalışacaklarını soyleyen Çelik "Biz geçmişte de muhalefet partilerinin kazandığı yerlerle çalışıyoruz. Asla kasten zor duruma duşurecek bir tavır içerisinde olmayız. Bizim belediye meclislerindeki arkadaşlarımız her zaman muhalefet partisinden getirilen bir oneriyi eğer şehir halkının yararınaysa desteklemiştir. Demokratik nezaket ve hukuk kuralları içerisinde her belediyeyle çalışırız" diye konuştu.

Çelik "Sanki Ankara, İstanbul bizim dışımızdaki bir adaya gitse biz onunla bir rovanş surdurecekmişiz gibi bir hava yaratılıyor. Bizim boyle bir işimiz olmaz. Olağanustu durum hissetmiyoruz siyasette. Kişisel olarak, bence Cumhurbaşkanlığı sisteminin en guçlu tarafı, vatandaşın yuzde 50+1'inin oyunu alarak hukumet kurulması, devlet başkanlığının seçilmesidir. Ben Turk siyasi tarihinde şoyle bir şey goruyorum. Vatandaş sistem uzerinde ne kadar belirleyici oluyorsa Turkiye o kadar iyi, guçlu oluyor. Aslında AK Parti barajı yuzde 50'ye çıkararak kendi işini zorlaştırdı, vatandaşın gucunu arttırdı. Dolayısıyla bu sistem 50+1 gerektirdiği için, ittifakları gerektiriyor. Bu da kutuplaşmayı ortadan kaldırıyor. Tabii, karşımızdakiler de ittifak yapıyor. Ancak İttifak muhalefetin işine yaramadı. Hem parti olarak hem de ittifak olarak birinciyiz. Bu çerçevede bakıldığında biz doğru bir iş yaptığımızı duşunuyoruz. Yuzde 52 oyun tarihi bir başarı olduğunu değerlendiriyoruz" diye ekledi. ****

' BELGE KAÇIRMA İDDİALARI GERÇEĞİ YANSITMIYOR, DİJİTAL ÇAĞDA NE SAKLAYACAĞIZ?'

"Ankara ve İstanbul'u rakipleriniz kayyum atar mısınız?" sorusu karşısında Çelik "Birçok yerde aleyhimizde sozler soyleyen belediye başkanları olmuştur, katı muhalefet yapmıştır. Hukuk içinde kaldığı muddetçe bir sorunumuz olmamıştır. Çeşitli ilçelerde AK Parti olup da prensiplerimize uymadığı için partiden ihraç edilen belediye başkanları olduğu gibi, hukuki sebeplerle usulsuzluk olduğu için de gorevden alınan belediye başkanları olmuştur. Dolayısıyla prensiplerimizi uygulayacağız" diye yanıt verdi.

Çelik "İstanbul Buyukşehir Belediyesi'nden "belge kaçırdıkları" yonundeki iddialara ise "Bunlar soylenti. Bu buyuk bir sorumsuzluk. Yani evrak kaçırılıyor da bu dijital çağda neyi saklayacağız? Yapılan ihaleler, sonuçları, harcamaları belli. Neyi saklayacaksınız? Belediye meclisi kararları belli. Bu iddia 50 sene once soylenmiş olsa anlayacağım, her şey kağıda dokulmuş bir şekilde yapılırken. Bu CHP adayına soruldu, diyor ki 'benim elimde delil yok sadece soylenti geliyor kulağıma'. Birçok yerde belediye başkanı devralmadan once mufettişleri çağırır, tekrar gozden geçirir. Bunlar boş spekulasyonlar" şeklinde yanıt verdi.

' SURİYE POLİTİKAMIZ DEĞİŞMEYECEK DEAŞ DA PYD/YPG DE TERÖR ÖRGÜTÜDÜR'

Çelik, HDP'yi de eleştirerek "Turkiye'de bir partinin yetkilileri surekli olarak 'PKK bir teror orgutu değildir' diyor. Berlin'de, Londra'da, Bruksel'de, Washington'da herhangi bir milletvekili çıkıp da 'DEAŞ (IŞİD) bir teror orgutu değildir' derse hangi muameleye tutulur? Seçmen bu seçimde HDP'nin kullandığı dile ve siyaset tarzına buyuk bir ders vermişlerdir. Bizim **** açımızdan PKK'nın Suriye kolu olan PYD/YPG'nin Suriye'nin kuzeyinde ve kuzey doğusunda hakimiyet kurması, DEAŞ'ın hakimiyet kurmasından farksızdır. Afganistan tarihini yeniden okumakta fayda var. Orada da bir teror orgutuyle mucadele etmek için diğer bir teror orgutu kullanıldı ve daha sonra iş kontrolden çıktı. Aynı hata Suriye'de yapılıyor, Akdeniz'de yeni bir Afganistan oluşturulmasını istemiyoruz. Muttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri tırlar dolusu PYD/YPG'ye vermiştir. Buna karşıyız. Ama bizim Suriye ve Irak Kurtleriyle son derece iyi ilişkilerimiz vardır. Nasıl ki DEAŞ Arapları temsil etmiyorsa, PKK veya PYD/YPG Kurtleri temsil etmiyor. Dolayısıyla Suriye politikamız değişmeyecek" dedi.