Özet (TL;DR) @ 2019-04-06 08:13:03.269469: Şarkı sözleri, müziği ve tavrıyla benzerine rastlamak kolay değil. 2011’de çıkardığı ‘Meczup’ albümünden bu yana pek çok hit şarkıya imza attı. Şimdi beşinci albümü ‘Ruhum Bela’yla sevenlerinin…
Ge çen ay eşiniz Öyku Karayel, roportaj için buluştuğumuzda "Can'ın çok buyuk zorlukları olmuş. Butun bu zorluklardan bu kadar buyuk bir olgunlukla çıkabilen bir erkek her zaman için çok çekici" demişti. Nasıl bir hikayeydi sizinki?- Sağ olsun canım eşim! Herkesin hayatında birtakım zorluklar vardır, benim de vardı. Onlardan saklanmadan, yuzleşerek mucadele etmeye çalıştım. Başkalarını kendi sorunlarınızla alaşağı etmemek adına kendinizle bir sınava tabi tutuluyorsunuz. O sınavı doğru vermek gerekiyor. Ben o sınavları iyi verebildim herhalde. Bir de bencil değilim, iyi birisiyim.
◊ Zor s ınavlar mıydı bunlar?
- Benim için oyleydi. Ama bunlardan bahsetmek istemiyorum. Sadece çok yakın dostlarıma anlatmayı tercih ederim. Eğer çok merak eden varsa da yazdığım kitapları okuyup yaptığım muziği dinleyerek birtakım izduşumlerine rastlayabilir.
◊ Nas ıl bir aileydi sizinki?
- Mutlu, sevgi dolu... İzmir'de buyudum. Gorece daha kuçuk, harala gurelesi çok olmayan, muthiş bir yer. Eğer İstanbul'da buyumuş olsaydım, ne yapmak istediğime dair kafam daha karışık olabilirdi.
◊ Aile k okleri nereye dayanıyor?
- Dedemler Bergamalı... Anne ve babam da orada tanışmışlar zaten.
◊ 17 ya şında İstanbul'a geldiğinizde hayaliniz şarkıcı olmak mıydı?
- Aslında İstanbul'a gelme sebebim sinemacı olmaktı. Ama sonunda sanata dair bir şey yapmak durumunda olduğumu biliyordum. Çunku başka hiçbir şeye yeteneğim yoktu.
◊ Nas ıl başladı sanatla ilişki? Aileden mi?
- Dedem TRT korosundaydı. Anneannem kıskanınca bıraktı. Annem ressamdı. Babam da çok Turk sanat muziği dinlerdi. Ben de ilkokulda gitar çalmaya başladım, ortaokulda muzik grubuna girdim. Hayatımda hep muzik oldu.Anneniz bir kere oldu mu hep oluyor...
◊ Kitaplar ınızı ve albumlerinizi annenize ithaf ediyorsunuz. Bunun sebebi onu kaybetmiş olmanız mı?
- Aslında her şey onun sayesinde oldu. Beni sanata teşvik eden de oydu.
◊ Annenizi kanserden kaybetti ğinizde kaç yaşındaydınız?
- 24.
◊ Gen ç yaşta yaşadığınız bu kayıp hayatınıza nasıl yansıdı?
- Çok zor bir donemdi. Kuşkusuz, insanı temelinde sarsan bir acı. Bir de annem benim en yakın arkadaşımdı. Anneniz bir kere oldu mu hep oluyor artık.
◊ Gen ç yaşta o acıyı kontrol altında tutmak zor muydu?
- Bu, hayatınız boyunca sizi hep takip edecek bir acı. Bununla yaşamayı oğrenmeniz gerek. Bu da 24 yaşında bir çocuk için buyuk bir sorumluluk. Birdenbire altından kalkamıyorsun tabii ama zaman içinde kendine dikkat etmekk suretiyle iyileşiyorsun.
◊ Baban ız daha sonra bir evlilik yaptı. Ona kırgınlık yaşadınız mı?
- Hayır, 70 yaşında adam! Babamı çok sayar, severim ama annemle ilişkimiz daha farklıydı.
**Ö yku'nun muthiş bir insan olmasına aşık oldum
**
◊ En pop uler olduğunuz donemde evlilik kararı alırken hiç tereddut etmediniz mi? - Çok mutluyum, doğru bir karar verdim.
◊ Evlilikle neler de ğişti?
- Eşimle zaten beraber yaşıyorduk. Ailelerimiz ve dostlarımızla çok buyuk bir parti yaptık. Bir değişim değil de... Daha dingin, sakin ve huzurlu oldum.
◊ Nas ıl tanıştınız?
- Ortak bir arkadaşımızın lansmanında.
◊ Neydi sizi ona aşık eden?
- Muthiş bir insan olmasına aşık oldum.
◊ S urekli sanat konuşulan bir ev mi sizinki?
- Bilakis... Öyku'nun getirdiği senaryoları okurum tabii. O da benim yazdıklarımı okur, şiirlerimi dinler ama çok aktif şekilde sanat konuşulan bir ev asla değil. Öyle olsa dunyanın en sıkıcı şeyi olurdu herhalde.
◊ Evlilik şarkı sozlerinize nasıl yansıdı?
- Yansımadı. Benim yazdığım sozler kurgu. Gerçek olsaydı oturur, gunluğume yazardım.
◊ Şarkılarınızda anlattığınız aşklar gerçek değil o zaman...
- Benim ozelimde değil, başkalarında gorduğum şeyler. Birtakım pencereleri açıp oradan izlediğim şeyleri anlatıyorum. Ama kendi uslubumla...
Herkesi dinlersek ve ger çek iletişim kurabilirsek bu ofke dinebilir
◊ Yeni alb umunuzun hikayesi ne?- 30 yaşımdan 32 yaşıma yaşayıp
gorduklerimi anlatıyor. Konsept bir album değil. İki sene içinde
biriktirdiğim, sevdiğim ve birbiriyle uyumlu şarkıları topladım. İlk albumum
'Meczup'un ruhuna ve sound'una benziyor. Genel olarak bizim yaptığımız muziği
beğenenlerin çok tatmin olacağı bir iş. Kocaman bir spektrumu var. İçinde
punk, rock, eklektik, elektronik ve biraz tasavvufi tınılar olan şarkılar
mevcut. Herkes bu albumde kendine dair bir şeyler bulacak.
◊ Şarkıların derdi ne?
- Albumleri memleket ya da kişi gibi duşunebilirsin. Aşk, sosyal kaygılar, mutsuzluk ve asilik... Bu albumunde içinde hepsi sağlıklı dozda var.
◊ Alb umun adı 'Ruhum Bela'. Sizin bela bir tarafınız var mı?
- Bu çok sert bir şarkı, beni tasvir etmiyor. Belalı bir adam değilim, yumuşak huyluyum ama tersim pis olabilir.
◊ Neler çıkartır o pis tarafı?
- Adaletsizlik. Aptal yerine koyulmayı da sevmem.
◊ Topluma dair kafa yoran, dertleri olan biri misiniz?
- O konularda vicdanım rahat. Yapmam gerekenleri yapar, soylemem gerekenleri soylerim. Ama kendimi aktif siyaset içinde gormuyorum, orada bir soylemim olamaz.
◊ Şarkı sozlerinizi yazarken insanları gozlemliyorum dediniz. Peki toplumu nasıl yorumluyorsunuz?
- İnsanlar daha ofkeli, ciddi bir iletişimsizlik soz konusu. Sosyal medyadan o an aklımıza gelen şeyleri bir durtu gibi dışarıya saçtığımızda birbirimizle anlaştığımızı zannediyoruz. Halbuki anlaşmak için diyalog kurmak gerek. Herkesi dinlersek ve gerçek iletişim kurabilirsek bu ofkenin dinebileceğine inanıyorum.
◊ Özellikle sosyal medyadaki kutuplaşmaya ne diyorsunuz?
- "Biz kimiz ki" diye duşunmemiz gerek. Kutuplaşırken seçtiğimiz tarafı neden seçtiğimizi biraz daha ince eleyip sık dokumak lazım. Bir 'biz' varız, bir de 'onlar' var gibi kutuplaştığımızda anlaşamamaya başlıyoruz.
Alb umun kapak fikri
oyundan... ◊ Albumde 10 yeni şarkı var. The FatLab'de Ali Rıza Şahenk tarafından kaydedildi. Yedi şarkının duzenlemesini Can Saban, iki şarkının duzenlemesini Sabi Saltiel ve bir şarkının duzenlemesini Emre Kula yaptı. Albumun bazı şarkılarında vokal ve vokal koçluğunuysa Fatma Turgut ve Özge Fışkın ustlendi.◊ Kapak fikri PlayStation'da 'Fall Out 76' oynarken çıktı. Oyun post apokaliptik bir evrende geçiyordu. Dunya bitmiş ve sadece bir adam hayatta kalmış... Fotoğrafçı arkadaşlara oyundan bir kare gonderdim. ◊ Kendimi en iyi hissettiğim şarkıları ve metinleri şimdi yazıyorum. Bu, olgunlaşmakla ilgili sanırım. Mesela Sertab'ın (Erener) son şarkıları ve Fatma Turgut albumu için yazdığım şarkılar oyle.
İ çimdeki rock'çı kırıntısı sahnede
b uyutecin altına girmiş gibi oluyor
◊ Resim çiziyor, şarkı
soyluyor, şiir ve soz yazıyorsunuz. Siz biraz açgozlu musunuz? - Hiç
değilim. Dikkat dağınıklığım var. 'Ben' olmak beni bu hale sokuyor. Mesele
kendini anlatmak ve anlaşılmaksa bunu hangi yolla yaptığınızın çok bir
ehemmiyeti yok.
◊ Kendinizi en rahat anlatt ığınız alan hangisi?
- Birini daha çok seviyorum gibi bir şey olmadığı için hepsini birden yapıyorum. Eğer muziği daha çok sevseydim sadece muzik yapardım. Ama şiire buyuk bir tutkuyla bağlıyım.
◊ Size 'sahne hayvanı' diyorlar. Neden?
- Sahne biraz daha alternatif egolarımızın devreye girdiği, her şeyin daha buyuk olduğu bir yer. Benim içimdeki rock'çı kırıntısı orada devasa bir buyutecin altına girmiş gibi oluyor. O da bir hayvan gerçekten.
◊ Sahneden inince o 'hayvan'a ne oluyor?
- Boyoz falan yiyor, arkadaşlarıyla muhabbet ediyor...
◊ Bir yandan da art ık evlisiniz. Sahneden iniyor, sakin bir hayata geçiyorsunuz...
- Sahne bir yansıma. Özel hayatlarımızda orada olduğumuz kadar talepkar, star ve hacimli olmamız soz konusu olamaz. Öyle yaşayamayız.

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.