Özet (TL;DR) @ 2019-04-06 08:12:44.593216: Gündüz kuşağında iki kadının bir masaya oturup gıybet kazanında ünlü kaynattığı, önüne geleni ‘cıkcık’ladığı magazin programlarının kadınlarla alıp veremediği ne?



Sabah sabah gozunuzu açıyorsunuz; iki sivri dilli, suslu puslu, guzel kadın maksimum adanmışlıkla birilerini ayıplıyor. Çoğunlukla bar koşelerinde kadınlara sarkıntılık yapan kalantor, dunyaların hakimi unlu adamları değil de, mesela 'ZİL ZURNA SARHOŞ' diye anonsladıkları Deniz Seki'yi filan gomuyorlar. En kuçuk anlara bile sirayet eden çiğ ahlakçılık, riyakarlığın maskesiyle gizleniyor. Beyaz TV'deki 'Soylemezsem Olmaz'ın her anı boyle. Ece Erken, "Kimsenin ne giydiğine, ne yaptığına karışmam. Kendi tercihi, saygı duyarım" dedikten bir saniye sonra Deniz Seki'nin transparan elbisesine yazılan korkunç yorumları yedi kere okuyup tekrar tekrar dolaşıma sokuyor.

Ş eyma Subaşı

her g un lime limeOnun ağzından çıkmadı diye sutten çıkmış ak kaşık değil Ece Erken. Seki'nin yaşını, yaşam biçimini, bedenini en ozel anlarını teşhir etmekte, zorbalığa alet etmekte hiçbir sakınca duymadan Bircan'la gıybet masasına yatırıyorlar.

Kayahan'ın anma konseri gibi vanilya bir haber bile, alt metinle geliyor: "İpek Açar, Kayahan'ın olumunden sonra hemen birini bulabilirdi ama yas tutmayı tercih etti. Çok asil bir kadın!" Allah korusun, iki ay sonra bir sevgili bulsaydı paramparça edeceklerdi herhalde. Zira Şeyma Subaşı hobi olarak her gun lime lime.

Neyse, salı gunku yayında yerine kurban seçilen Itır Esen payını aldı. Ne kıskançlığı kaldı, ne kuçuk Şeyma'lığı. Tum varlığı Acun Ilıcalı'yla bağlantısı uzerinden şekillendi. Ve konu yine Zeynep Ilıcalı'nın asaletine bağlandı. Bu hafta paçayı kurtarmış olsa da Şeyma genel bir stres topu işlevi goruyor. Velayetin Acun Ilıcalı'ya geçmesi konusunda verdiği iki dakikalık roportaj, Bircan Bali'yi 'dehşete' duşuruyor. Çocuğunu bırakıp nasıl seyahate gider? Bir anne nasıl çocuğundan ayrı kalmaya dayanabilir? Seyahat senin işin mi? Bali'ye gitmesen ne olur? Dans etmek zorunda mısın Şeyma? Titriyorlar resmen studyoda. Bir yandan da 'Benim çocuğum olsa şoyle...', 'Aile boyle...' diye doğru kadının yolu çiziliyor.Bu doğru kadının sınırları çok net. Daracık bir kalıbın içinde, kolu bacağı kopuk oyuncak bebek gibi kıpırtısız duruyor.

Kenan çok mu otoriter

bir erkek ki Beren? Mesela Beren Saat, Ece Erken'in bir turlu telaffuz edemediği ataerkil duzenden şikayet edince "Ruhsal sorunları var, reklam yapıyor" oluyor. Daha da acıklısı, "Kenan çok mu otoriter bir erkek ki Beren? Yordu mu seni yani?" Çunku ataerkil, bu demek. Evimizin direği, bizi azcık tatlişko kıskançlıklarla yola getiren kocamızın duzeni. Yoksa Beren'in her yanını saran taciz, zorbalık, baskı, ifşa, şiddet ve hırtlıkla dolu sektor değil mesela.

Bu yuzden neredeyse yobaz Yaşar Alptekin'e bile "Sokakta sigara içen kadın ucuz" dedi diye hak verecekler. Neredeyse değil, veriyorlar da. "Ben hoş bulmuyorum" diyor Bircan Bali: "Kadın ve erkek olmak farklı şeyler. Kadınlık daha naif. Kendimizi korumamız gerek. Sokakta yururken sigara içmek iyi bir goruntu değil." Bu bile peşin hukumden muaf değil.

'2. Sayfa'da Muge Dağıstanlı ve Gulşen Yuksel de zaman zaman aynı çukura duşuyor. Geçen haftalarda tacize uğradığı için savcılığa başvuran 'Survivor' yarışmacısı Ecem'in ne şohret hırsından gozu donmuşluğunu ne saflığını, salaklığını bıraktılar.
Butun bu populer gunduz magazin programları 'WhatsApp ihbar hattı', 'gonullu paparazziler' gibi 'haber kaynaklarından' besleniyor. Çok absurd bir yurttaş gazeteciliği turu doğrusu. Çunku haber kaynağı, en ufak bir gazetecilik pratiği olmadığı gibi, gundem yalnızca 'muhbirlik, ispiyonculuk, o dedi, bu dedi' dedikodusuyla belirleniyor. Bu WhatsApp gıybetçiliği, Twitter trollerinin yardımıyla unlu gommeciliği eğlenceli bir şey değil. Magazin haberciliği hiç değil.
Dedikodu zaman zaman zevkli bir şey ama kadınların kadınları uyduruk soylentilerle yerin dibine sokuşunu izlemek katlanılacak gibi değil...