Özet (TL;DR) @ 2019-04-04T16:17:00.000Z: 17 Ağustos 1999 Marmara depreminde 4.5 saat enkaz altında kaldıktan sonra kurtarılan ve fotoğrafıyla depremin 'sembol kızı' olarak hafızalara kazınan Ömür Kınay'ın hukuk mücadelesinde önemli bir…
Turkiye
16:17 04.04.2019(Guncellendi 16:21 04.04.2019) URL'yi kısaltın
17 Ağustos 1999 Marmara depreminde 4.5 saat enkaz altında kaldıktan sonra kurtarılan ve fotoğrafıyla depremin 'sembol kızı' olarak hafızalara kazınan Ömur Kınay'ın hukuk mucadelesinde onemli bir gelişme yaşandı. Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı bireysel başvuru kabul edilen Kınay'a 27 bin lira manevi tazminat odenmesi kararlaştırıldı.
17 Ağustos 1999'da meydana gelen Golcuk depreminde, İstanbul Kuçukçekmece'de annesiyle birlikte yaşayan Ömur Kınay'ın oturdukları 8 katlı bina da yıkıldı. Annesi enkaz altında kalarak hayatını kaybeden Kınay, enkaz altından 4.5 saat sonra kurtarıldı.
(C) AA / Erhan Sevenler
Olay tarihinde 20 yaşında olan ve beton bloklar arasında boynu yan yatmış fotoğrafıyla depremin 'sembol kızı' olarak hafızalara kazınan Kınay, yaralı olarak kurtarıldı ancak vucut fonksiyonlarını onemli olçude kaybederek engelli kaldı.
Olay yerinde yapılan incelemeler sonucunda, 'binanın taşıyıcı sisteminde hatalı ve eksik malzeme kullanıldığı, işçiliğin yetersiz olduğu' bilirkişi tespit raporuyla ortaya çıktı. Binanın muteahhitleri hakkında kamu davası açıldı ancak sanıklar aramalara rağmen bulunamadı. Ardından zaman aşımı suresinin dolduğu gerekçesiyle kamu davası ortadan kaldırıldı.
ZARARININ KAR ŞILANMASI İÇİN DAVA AÇTI
Kınay ise 'binanın muteahhitlerinin ruhsatsız ve kusurlu bina inşa ettiklerini, belediyenin bu konuda denetim gorevini yerine getirmemesi sonucunda binanın yıkıldığını, annesinin olmesi nedeniyle maddi destekten yoksun kaldığını, olayda manevi zarara uğradığı'nı belirterek, zararlarının belediye ve muteahhitlerden karşılanması için 2000 yılında dava açtı.
Açılan davada 2 yıl bina muteahhitlerinin açık adreslerinin tespiti ve gerekli tebligatların yapılması için çalışıldı. Sureçte, davalı belediye de gorev itirazında bulunarak, davaya idare mahkemesinin bakacağını one surdu. Dava surecinde 2003'te bilirkişiye keşif yaptırılması kararı verildi. Gelen keşif raporunda, binanın projesiz, ruhsatsız ve kaçak inşa edildiği, taşıyıcı sistemde hatalı ve eksik malzeme kullanıldığı tespit edildi.
Ancak Mahkeme, 9 Eylul 2003'teki duruşmada, muteahhitler hakkında açılan kamu davasının bekletici mesele yapılmasını, destekten yoksun kalma tazminatı için ayrıca bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verdi.
ADL İ TIP RAPORU BEKLENDİ
Duruşmalarda 2005'e gelindiğinde Kınay'ın engelli kalması nedeniyle iş goremezlik durumunun belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gonderilmesine karar verildi. Mahkeme, 2007-2013 yılları arasında yaptığı duruşmalarda, Adli Tıp Kurumu raporunu bekledi, 10 Aralık 2014'teki 54. duruşmada ise davalı belediye yonunden açılan davanın ayrılmasına karar verildi. Mahkeme, binanın muteahhitleri hakkında açılan davaya bakmaya devam etti.
Belediyeye karşı açılan dava yonunden verilen gorevsizlik kararı, başvurucuya 2015'te tebliğ edildi. Ömur Kınay da tebliğin ardından Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulundu. Bireysel başvuruda bulunulmasının ardından, yargılamaya devam eden yerel mahkeme, başvurucuya 25 bin lira manevi tazminat odenmesine hukmetti, maddi tazminata ilişkin talepleri ise reddetti. Davanın temyiz incelemesinin Yargıtay'da surduğu anlaşıldı.
Belediye hakkında açılan ve ayrılan davanın ise İstanbul 2. İdare Mahkemesi'nde karara bağlandığı, yapılan itirazların ve temyiz surecinin ardından dosyanın halen idare mahkemesinde açık olduğu belirtildi.
AYM: YA ŞAM HAKKININ İHLALİ VAR
Tum hukuki sureçleri değerlendiren Anayasa Mahkemesi, davada, makul ozen ve hızda hareket edilmediği kanaatine vararak, Kınay'ın, yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine karar verdi. Anayasa Mahkemesi, ihlal tespitiyle giderilemeyecek manevi zararları karşılığında Kınay'a 27 bin lira manevi tazminat odenmesine hukmetti.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.