Özet (TL;DR) @ 2019-04-04T18:43:53.000Z: ABD’nin S-400 alımı sebebiyle Türkiye’ye yönelik saldırgan tutumunu ve ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence’in Türkiye’yi S-400 ile F-35 arasında tercihe zorlayan tehditkar açıklamalarını Emekli Hava…
ABD'nin S-400 alımı sebebiyle Turkiye'ye yonelik saldırgan tutumunu ve ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence'in Turkiye'yi S-400 ile F-35 arasında tercihe zorlayan tehditkar açıklamalarını Emekli Hava Pilot Tumgeneral Beyazıt Karataş ve Gazeteci Ceyhun Bozkurt, Sputnik'e değerlendirdi.
ABD, Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın alımı sebebiyle Turkiye'ye yonelik agresif tutumunu surduruyor. Konuya ilişkin son açıklama ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence'ten geldi. Pence, Turkiye'ye S-400 ile ABD'den aldığı F-35'ler arasında bir tercih yapması gerektiğini savunarak "Turkiye, S-400 alımını tamamlarsa F-35 programından atılma riskini almış olur ki bu da sadece Turkiye'nin savunma kapasitesini zayıflatmaz, aynı zamanda programa tedarikte bulunan Turk parça ureticilerine de zarar vermiş olur" dedi. Aslında bu sozler daha once pek çok defa 'ismini vermek istemeyen' çeşitli Pentagon yetkilileri tarafından sarf edilmişti. Ancak Turkiye'ye yonelik bu tehditkar açıklamayı onemli kılan, açıklamanın bu sefer ABD Başkan Yardımcısı duzeyinde yapılması oldu. Konuyu, Emekli Hava Pilot Tumgeneral Beyazıt Karataş ve Gazeteci Ceyhun Bozkurt, Sputnik'e değerlendirdi.
' ABD'NİN SOĞUK SAVAŞ SONRASI DÖNEMDEKİ DÜNYA LİDERLİĞİNİ KAYBEDİŞ ÇIRPINIŞLARI'
Emekli Hava Pilot Tumgeneral Beyazıt Karataş'a gore, ABD, dunya liderliğini kaybettiği için dunyayı Soğuk Savaş donemindeki gibi kutuplaştırıyor ve gergin hale getiriyor:
"ABD'nin once 2015 yılında İran'dan 5+1 olarak yapılan nukleer anlaşmadan, daha sonra Orta Menzilli Nukleer Fuzeler Anlaşması'ndan çekilmesi, 2010 yılından itibaren nukleer gucunu artırmaya çalışması ve butun bu saldırgan soylemleri, Amerika Birleşik Devletleri'nin Soğuk Savaş'ın bitmesinden sonraki ustunluğunu ve dunya liderliği kavramını kaybetmesinin çırpınışları olarak gorulebilir. ABD, dunyayı tekrar gergin bir ortama sokarak ve kutuplaştırarak liderliğini surdurmeye çalışıyor."
' TÜRKİYE'YE YÖNELİK ŞANTAJ VE TEHDİTLERİ DİREKT ABD BAŞKANI VEYA YARDIMCISI YAPIYOR'
****Karata ş, "Özellikle S-400 alımıyla ilgili olarak Amerika Birleşik Devletleri'nin şantajları, çirkin yaklaşımı, açıklamaları yaklaşık iki yıllık bir sureç içerisinde gittikçe artan bir tempoda karşımıza çıkmaya başladı. 2018 yılının yaz aylarında F-35'lerin S-400'lerin alınması halinde Turkiye'ye sevkiyatının durdurulmasıyla ilgili bir yasa çıkarmışlardı. Bu yasa çerçevesinde once ultimatom verdiler, Turkiye'yi tehdit ettiler. Daha sonra 21 Şubat 2019'da ABD Başkanı Trump bir torba yasa içerisinde 'Eğer Turkiye S-400 alırsa F-35'lerin teslimatını durduracağız, F-35'leri teslim etmeyeceğiz' dedi ve 1 Kasım 2019 tarihine kadar da zaman verdi. Arkasından onune gelen her Amerikalı yetkili Turkiye'yi tehdit eder vaziyette, medyayı ve kara propagandayı kullanarak, bu kara propagandayı da kullanırken bazı haber ajanslarına 'ismini vermeyen bir Pentagon yetkilisi gore', 'ismini vermeyen bir havacı yetkiliye gore' diye çeşitli açıklamalarla şantajlarına devam ettiler. Son olarak, ABD Senatosu'ndaki Silahlı Kuvvetler Komitesi Başkanı James Inhofe ABD'nin Turk pilotlarının F-35 eğitim uçuşlarını durdurduğunu ve teknik ekibin eğitiminin askıya alındığını açıkladı. Yine daha once, Amerikan Senatosunda geçen yaz 44 senatorun imzalamış olduğu 'Turkiye S-400 alırsa F-35 vermeyelim' uzerine bir imza kampanyası daha başlattılar. Bu imza kampanyası da Amerika'da Turkiye aleyhtarı Rum, Ermeni, Yahudi, PKK ve FETÖ destekli lobiler tarafından başlatıldı. Temmuz 2018'de Mike Pence 'Rahip Brunson' olayında da buna benzer sert bir açıklama yapmıştı. Mike Pence'in gorevi; Amerikan başkanının direkt olarak tehdit veya şantaj uygulamaya yonelik konuşmalarının dışında bu tur açıklamalarını Başkan Yardımcısı yapıyor" dedi.
' ABD ADETA BİR MAFYA DEVLET GİBİ DAVRANIYOR'
****ABD 'nin Turkiye'ye yonelik şantajlarının işe yaramayacağına işaret eden Karataş "Turkiye'yle 'NATO uyesiyiz, stratejik muttefikiz' diye de uzun yıllar işbirliği yapmış olan ABD'yi yonetenlerin tutumları kabul edilemez. Amerikalılar, Turkleri tanımıyor. Bu şantajlara rağmen Turk halkının şu anda buyuk bir bolumu S-400'lerin alınmasından yana, 'F-35'ler gelse de olur gelmese de olur' goruşunde. Çunku Turkler boyle baskılara boyun eğmez. Üstelik, ABD'nin bu tavrı sadece Turkiye'ye değil, NATO'nun diğer uyeleri de Trump'ın olumsuz istekleriyle karşı karşıya. Trump, veya ABD, dunyayı mafya lideri gibi yonetmeye, talimat vermeye çalışıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin dunya liderliğini kaybetme hırsı gozunu o kadar burumuş ki, artık bir mafya lideri gibi davranıyor" ifadelerini kullandı.
ABD'nin NATO'yu kendi çıkarları için kullanma hakkı olmadığını soyleyen Karataş "Amerika'nın NATO'yu da kendi silahlı kuvvetlerinin bir parçası gibi gormeye hiç hakkı yok. Avrupa'da ozellikle Almanya ve Fransa'nın, oncelikleri ABD'den farklı. Komşularıyla, Turkiye ve Rusya'yla olan ilişkilerinde farklı oncelikleri var. ABD'nin bu tutumu, dunya barışını korumaya yonelik olarak değil, kendi menfaatini korumaya yonelik. Bunda da başarılı olacağını zannetmiyorum. Çunku bu tur yaptırımlar başka hiçbir ulkede de yer bulmaz. NATO uyeliği vesaire derken, once kendisi yol arkadaşı, benim kara gucum dediği PKK'ya, PYD'ye verdiği desteği kessin. FETÖ'ye verdiği desteği kessin. Şantajlarını bıraksın. Amerika destekli kumpas davaları var. Turk Silahlı Kuvvetleri'ne ve Turk aydınlarına yapmış olan davranışları unutmadığımızın altını çizmek istiyorum" diye ekledi.
' MESELE SADECE S-400 MESELESİ DEĞİL; ABD, TÜRKİYE'YLE AMİR-MEMUR İLİŞKİSİ İSTİYOR'
ABD'nin Turkiye'nin içişlerine neredeyse her alanda mudahil olmaya çalıştığına değinen Gazeteci Ceyhun Bozkurt "31 Mart seçimlerinden hemen sonra tartışmalar surerken, ABD Dışişleri Sozcusu, açıkça Turkiye'nin işine "Seçim sonuçlarını tanı" diye mudahale etti. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da, Washington'da bulunan Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu'yla goruşmesinde Fırat'ın kuzeyine yonelik harekatın yıkıcı sonuçları olacağını soyleyerek, Turkiye'yi ustu kapalı tehdit etti. Aynı goruşmede Pompeo, Turkiye'de tutuklu bulunan Amerikan vatandaşlarının durumunu da gundeme getirerek, bunların serbest bırakılmasını istedi. Bakın bu açıklamaları topladığımızda Turk askeri politikalarına, dış politikaya, yerel seçim siyasetine, yargımıza açıkça mudahale etmeye çalıştıklarını goruyoruz. Bu hiçbir şekilde muttefiklik ilişkisiyle açıklanacak bir durum değildir. Mesele artık sadece S-400 meselesinden çıkıp iki ulke arasında aslında yıllardır yapılan bir bilek gureşinin giderek sertleşmesidir. Bu mudahaleler, ABD'nin Turkiye'yi asla eşit partner olarak gormediğini gostermektedir. ABD, Turkiye ile arasında amir-memur ilişkisi istemektedir, bunu dayatmaktadır. Geçmişte bazı olaylarda olduğu gibi Turkiye'nin, Washington'un çizdiği hizadan çıkmasını hazmedememektedir" dedi.
' BU SAATTEN SONRA PATRİOT ALMAK TÜRKİYE'NİN GÜVENLİĞİNE ZARAR VERİR'
****ABD 'nin Doğu Akdeniz'de de Turkiye'nin karşısında olduğuna işaret eden Bozkurt "ABD hem Doğu Akdeniz'de bize karşı, hem de PYD teror orgutunu destekleyip, Turkiye'ye 'ekonomini sallarım' diye tehditler savuruyor ve bize 'Doğu Akdeniz'de teslim ol' diyor. Turkiye'de bu gerilimi goruyor ve gelecekte olası bir sıcak çatışma durumunda kendi hava savunma sistemini guçlendirmeye çalışıyor. Açık soyleyeyim, bu saatten sonra uzlaşma imkanı olsa bile Turkiye'nin Patriot alması, Turkiye'nin ulusal guvenliğine zarar verir. Nedeni de şudur: Yarın obur gun Turkiye ile Washington'un bolgedeki en buyuk muttefiklerinin sıcak bir çatışması durumunda, kontrolunun ABD'nin elinde olduğu bir hava savunma sistemi guvenliğimizi sağlar mı? Mumkun gormuyorum bunu. Bu yuzden Turkiye'nin S-400 sisteminden vazgeçmemesi, anladığım kadarıyla devlet aklı tarafından ulusal guvenlik meselesi olarak ele alınıyor" dedi.
' ABD, TÜRKİYE'Yİ YALNIZLAŞTIRMAYA ÇALIŞIYOR AMA TÜRK-RUS İLETİŞİMİNİ SARSAMAZ'
****Bozkurt "Hatırlarsanız ABD, Astana Üçlusu'nun Suriye'ye yonelik çozum adımları sonrasında 'Astana'yı dağıtmak, Rusya ile Turkiye arasını açmak' gibi hedefler belirlemişti. Bunu Turkiye'yi yeniden yanına eşit partner olarak çekmek için değil, hedefine giderken onunde engel olan iki gucu yalnızlaştırmak, çatıştırıp zayıflatmak istiyor. Örneğin bunu geçmişte İran- Irak savaşında yapmıştı. Ancak Turk ve Rus devlet aklı, son derece tecrubeli ve bu oyuna gelecek gibi gorunmuyor. Bunu başarabileceğini sanmıyorum. Ancak ABD'nin hala eli guçlu: Çunku Turkiye halen NATO uyesi ve içimizde her alana sızmış Gladyo unsurları mevcut. İç çelişmeleri zorlayarak, ozellikle de seçim tartışmalarını fırsat bilerek bir karışıklık çıkarmak isteyebilirler. Bu sayede Turkiye'yi zayıflatabilir, dikkatini ulusal guvenliğimizi ilgilendiren bolgelerden içe çevirebilir. Emperyalizm bunu yaklaşık yuz yıl once Musul- Kerkuk hamlesi yapmaya çalışırken Şeyh Sait isyanını çıkararak yapmıştı. Ancak artık tecrubeliyiz. Bu konuda da başarılı olabileceklerini sanmıyorum. Yani ne Turk-Rus iletişimini sarsabilir ne de içimize nifak tohumları ekebilir" diye ekledi.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.