Özet (TL;DR) @ 2019-04-05T10:25:37.000Z: Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya, 31 Mart gecesine ilişkin olarak "AA’nın oyların yüzde 98,2’sinin sayıldığını ileri sürmesi, AK Parti Büyükşehir adayı Binali Yıldırım’a da 'Biz kazandık' açıklaması…
Haberturk yazarı Muharrem Sarıkaya, 31 Mart gecesine ilişkin olarak "AA'nın oyların yuzde 98,2'sinin sayıldığını ileri surmesi, AK Parti Buyukşehir adayı Binali Yıldırım'a da 'Biz kazandık' açıklaması yaptırılması, 'gorevlilerin sandığı terk edip, okeye gitmesine' neden olmuş" dedi.
Muharrem Sarıkaya, Haberturk'te "Sayımın yarattıkları" başlığıyla yayımlanan yazısında "İstanbul ve Ankara sandıklarının yeniden sayımı, tek başına oyların gerçeğini ortaya çıkarmadı. Partilere de kendi gerçeğini gostermeye aracılık etti. Nasıl ki fasulye deyince pilav, cacık, turşuyu akla getirir; oy sayımı da duşunsel ardılda var olan birçok birikimi ortaya doktu" ifadesini kullandı.
Sarıkaya şoyle devam etti:
"Öncelikle iktidarda olanın da guvenliğinden sorumlu olduğu sandıkta haksızlığa uğrama iddiasında bulunabileceğini gosterdi.
(C) AA /
İktidardan devam edersek…
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, parti kadroları konusunda ne denli haklı olduğunu bir daha kanıtladı…
CEVALL İYETİ TÜKETTİ
'Yerelin Sandığı' dizi yazısı için çıktığım Anadolu seçim turunda bunu birçok yerde gormuş, hatta AK Parti'nin bazı il başkanları ve tesaduf eseri sahada karşılaşıp sohbet ettiğim Genel Başkan yardımcılarından bazılarıyla da paylaşmıştım.
'İktidar rehavetinin, parti kadrolarındaki cevvaliyeti, davasına canhıraş sahiplenmedeki gayretkeşliği tukettiğini' tespit etmiştim.
Bu gozlemim, gozetmen ve parti gorevlilerinin sandık başında vazifelerini layıkıyla yapmamasıyla da ispatlanmış durumda.
Pusulalara bakmamış veya hiç umursamamış; itiraz veya hata kaydını duşme gereği duymamışlar.
Ya da itirazın yapılması konusunda onceden bir oğreti verilmemiş.
AA 'NIN ETKİSİ
AK Parti'nin etkin isminin ileri surduğune gore birçoğu da sandık başındaki gorevini erken saatte terk etmiş…
Bu surece de Anadolu Ajansı katkı vermiş.
A.A'nın oyların yuzde 98,2'sinin sayıldığını ileri surmesi, AK Parti Buyukşehir adayı Binali Yıldırım'a da 'Biz kazandık…' açıklaması yaptırılması, 'gorevlilerin sandığı terk edip, okeye gitmesine' neden olmuş…
İtiraz olmayan, şerh konulmayan sandıkların yeniden sayımının YSK'nın 1984'den bu yana gelen teamullerinin dışına çıktığı konusunu bir tarafa bırakıyorum.
Sandık başında yaşananların ortaya çıkması AK Parti'ye de onemli bir veri sundu…
Bugune kadar sandık konusunda en başarılı olduğu mega kentte, il yonetiminin kontrol başta olmak uzere hatalarını da ortaya doktu…
CHP 'YE KATTIKLARI
YSK'nın bugune kadarki teamullerini çiğnediği, 'itirazda' bulunulmayan sandıkların da 'somut gerekçe ve delil sunulmadığı halde' saydırdığı iddiasında bulunabilir.
Ama bunun da kendisine onemli bir getiri sundu…
Hatta İmamoğlu hakkında ileri surulebilecek her turlu olumsuz algının kaldırılmasında da fırça vazifesi gordu; bir tek toz dahi bırakmadı.
Devam eden sayım ne getirir bilinmez, ama İmamoğlu hakkında kimse bundan boyle çıkıp haksız oy aldı diyemez…
VOLTRANI OLU ŞTURDU
CHP açısından getirdiği bir diğer kazanç, Adalet Yuruyuşu sonrası kongre ile yok olan parti içi voltranın tekrar kurulmasına aracılık etti.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu da bundan boyle herkesin yonunu donduğu, liderliğini sorgulama surecini geriye bıraktığı bir pozisyona getirdi.
Bundan boyle İmamoğlu ile arasında sorun olmadığı surece, kimse Kılıçdaroğlu'na karşı en azından bir sure liderliğe soyunma cesareti gosteremez.
Herkes rotasını çizerken bundan boyle kerterizini Genel Merkeze bakarak alır…
KADRO HAND İKABI
Şurası kesin ki Kılıçdaroğlu da bunu hak etti…
Bir yandan zor koşullar altında ittifakı oluştururken, parti içinden gelen tepkilere aldırış etmedi, aday tespitindeki haklılığını da sandıkla gosterdi.
Belediye başkan adaylarının ağırlıklı bolumunu gorevdeki başkanlar arasından seçti.
Ortaya çıkabilecek acemilik, ehliyetsizlik sorununu da ortadan kaldırdı…
Beraberinde yetişmiş kadrolarını da bir uste taşıyacakları için 1989 seçimi sonrasındakine benzer krizler için de tedbiri baştan aldı.
Unutulmamalı ki 1989 sonrası İstanbul skandalı da belediyenin siyasi değil, burokratik kadrolarından dolayı yaşanmıştı; Ergun Goknel İSKİ Genel Muduru idi…
KILI ÇDAROĞLU KATKISI
Kılıçdaroğlu sayım surecinde de moral desteğinin oluşmasına da katkı yapmış…
CHP milletvekilleri Veli Ağababa ve Yunus Emre'den oğrendim kadarıyla Kılıçdaroğlu gunun ilk ışıklarına kadar sandık başında nobet tutan milletvekillerini arayıp teşekkur ediyormuş.
Herhangi bir ihtiyaçları olup olmadığını sorup, moral veriyormuş.
Bu da milletvekillerine motivasyon kazandırmış; birleşmişlik duygusu yukseltmiş.
Şurası kesin ki elindeki buyukşehirleri kaybetmedi, ustune onemli belediyeleri de alarak hem kadro, hem de tabandaki moral seviyesini yukseltti.
CHP'nin de başarabileceğini sergiledi; ama şova da donuşturmedi.
Ancak bunun hangi oranda devam edeceği de yine CHP'ye bağlı…
Çunku belediyelerle birlikte taban beklentisi arttı; merkezi idareden iş bulma sorunu yaşayan kadroların taleplerinin yukselmesine neden oldu.
Bu da CHP'nin onumuzdeki donemde yakaladığı ivmeyi korumasının onundeki en onemli handikap olarak duruyor.
Belki buyukşehir belediye meclislerinin Cumhur İttifakı ağırlığında olmasını bir avantaja donuşturup, denge denetleme gorevi verirken, eleman alamamanın da gerekçesi yapabilir.
TE ŞKİLAT SORUNU
CHP açısından bir diğer sorun da teşkilat yapısı…
(C) AA / İbrahim Erikan
'Yerelin Sandığı' dizi yazısı için Anadolu'nun hemen her bolgesine gittim ve CHP teşkilatının da kapısı çaldım.
Tabii ki içlerinde çok başarılı olanları var, onları tenzih ederim.
Ama oyle yerler var ki il başkanının gorevinden de kendinden de haberi yok…
Bu tur yapıların, hukumet ve yerel iktidarına yarattığı ağır yuk de siyasi tarihin acı olaylar sayfasında sıralı…
Özetle, tekrar sayım belki sinirleri biraz gerdi, ama butun partilere de kendini gorme olanağı sundu."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.