Özet (TL;DR) @ 2019-04-04T22:04:57.000Z: SON DAKİKA HABERİ: AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik açıklama yaptı. Bütün seçim süreçlerinin patronunun Yüksek Seçim Kurulu olduğunu belirten Çelik, "Bırakalım YSK işini yapsın, hukuk işlesin ve sonuca…
Son dakika haberi! AK Parti Sozcusu Ömer Çelik, partisinin genel merkezinde yaptığı basın toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtladı, değerlendirmede bulundu. Ömer Çelik, MHP'nin kurucu Genel Başkanı Alparslan Turkeş'i vefatının 22'nci yılı nedeniyle rahmetle anarak konuşmasına başladı. Seçim sureciyle ilgili çeşitli mecralarda Turkiye ile ilgili açıklamaları takip ettiklerini dile getiren Çelik, "ABD Dışişleri Sozcusunun Turkiye'deki seçim sureciyle ilgili yaptığı açıklama kınanacak bir açıklamadır. Turkiye'deki seçim sureçlerine ve sonuçlarına mudahale algısı doğurabilecek bir açıklama yapması anlaşılır şey değildir." diye konuştu. Seçim sureçlerinin, Turkiye'de hukuk prensipleri ve demokrasinin yerleşik kuralları çerçevesinde buyuk bir tecrubeyle gerçekleştirildiğini belirten Çelik, "Hiçbir yabancı devlet, yabancı devletin herhangi bir organı ya da herhangi bir açıklaması Turkiye'deki seçim surecinin ve seçim sonuçlarının meşruiyetinin kaynağı değildir. Meşruiyetin kaynağı gibi konuşarak, sonuçlarla ilgili ima edilecek açıklamalarda bulunmak, sadece kendilerinin soyleyip kendilerinin dinleyeceği hususlardır." değerlendirmesinde bulundu.
" BÜTÜN SEÇİM SÜREÇLERİNİN PATRONU HUKUK MERCİSİDİR"
Eleştirilen hususların, hukukun temel prensipleri içerisinde var olan unsurlar olduğuna dikkati çeken Çelik, şoyle devam etti:"Butun bir seçim surecinin hukuk mercileri tarafından yonetilmesi de demokratik meşruiyetin kaynağıdır. Butun seçim sureçlerinin patronu hukuk mercisidir, Turkiye'de de Yuksek Seçim Kurulu'dur. Bu itiraz meselesini, ABD'deki sozculer kafa karıştıracak şekilde açıklama yaparak, spekulasyonlara konu etmek istiyorlar. Çok iyi bilmeleri gerekir ki son başkanlık seçimlerinde yapılan itirazlar uzerine birtakım eyaletlerde Nevada ve Michigan'da oylar yeniden sayılmıştır. Aynı şekilde 2004'de başka bir eyalette, Washington'da oylar tam 3 kez sayılmıştır. Bu şekilde sonuca varılabilmiştir. 2000 yılındaki başkanlık seçiminde Florida'daki oyların yeniden sayılması bile anlaşmazlığı bitirememiştir. Netice itibarıyla seçimin sonucunda kimin galip olduğuna Federal Yuksek Mahkeme karar vermiştir.Demokratik devletlerde, seçim sureçlerinin hakimi, patronu, yonetici hukuk kurumlarıdır. Şimdiki bu son Başkan Trump'ın seçildiği seçim sureci, 'halen seçim surecine Rusya'nın mudahalesi var mı yok mu, kampanyaları yonetenler Rusya ile ilişki içine girdiler mi girmediler mi?' halen sıcak, gundem olan yargı sureçlerinin parçasıdır. İki yıl geçmesine rağmen bu adli sureçler hala gundemde tutulmaktadır ve devam etmektedir. Dolayısıyla, bir başka ulkenin adli sureçleriyle ilgili yargıda bulunurken, herkesin hukuk mevzuatını, demokratik temel prensipleri goz onunde tutmasında, bir de kendi ulkelerinde gerçekleşen hususlarla ilgili olarak bu konuları değerlendirmesinde fayda vardır." 31 Mart seçimlerinde birçok yerde minimum oran yuzde 2 olarak gerçekleşirken, İstanbul'daki itiraz surecinde binde 2 civarında bir farktan bahsedildiğine vurgu yapan Çelik, "Her konuda konuşan CHP sozculerinin, ozellikle dışarıdan yoneltilen Turkiye'nin demokrasisine, hukuk sistemine, seçim yapma kapasitesine yoneltilen bu eleştiriler konusunda daha duyarlı açıklamalar yapmasını bekliyoruz." çağrısında bulundu.
" İTİRAZ MÜESSESİ, DEMOKRATİK BİR MÜESSESEDİR"
Avrupa Konseyi'ne de bir eleştiresi olduğunu ifade eden Çelik, Avrupa Konseyi Yerel ve Bolgesel Yonetimler Kongresinin birtakım yersiz açıklamaları olduğunu dile getirdi.Bu kongrenin, Turkiye'nin davetiyle ilk kez Turkiye'deki seçim surecini izlediklerini ve yaptıkları ilk açıklamalarda Turk halkının demokrasi kapasitesinin yuksekliğini oven ifadelere yer verdiklerini belirten Çelik, soz konusu kongre temsilcilerinin, medyadaki haberlerin nasıl verildiğinden başka konulara kadar kendi gorev alanlarına girmeyen konulara da girdiklerini anlattı.Çelik, Avrupa Konseyi Yerel ve Bolgesel Yonetimler Kongresinin temsilcilerine, "Dunyada hiçbir yerde bizim dışarıdan gelen gozlemcilere gosterdiğimiz kolaylığı goremezsiniz. Sizlere sağladığımız erişim hakkı, bilgi verme mekanizmaları, dunyanın hiçbir yerinde bu kadar aktif ve guçlu bir şekilde ortaya konulmuş değildir. İktidar partisi olarak bizlere başvurulduğunda da her turlu bilgiyi veriyoruz, resmi kurumlara başvurulduğunda da bilgilendirme yapıyoruz. Neden? Çunku Turkiye'nin seçimlerinin gayet ozgur, adil ve şeffaf bir şekide gerçekleşmesi konusunda bir ozguven problemi yoktur." diye seslendi.Kongre temsilcilerinin Turkiye'de zaaf varmış gibi "YSK gorevini en iyi, şeffaf ve kararlı bir şekilde yerine getirmeli." çağrısında bulunduğunu hatırlatan Çelik, sozlerini şoyle surdurdu:"Ortada herhangi bir boşluk, sıkıntı soz konusu olmaksızın, maalesef bu Avrupa Konseyi'nden gelen yetkililerin bu tur zaafları vardır. Ya çok çalıştıklarını gostermek için ya da tipik bir alışkanlıkları kendilerinin kafasındaki Avrupa haritasının dışındaki bir ulkeye gittikleri zaman standart olarak bu açıklamaları yapıyorlar. Bunlardan bizim davetimizle 22 kişilik bir heyet geldi. Bu heyet, birçok yeri gezerek son derece etkilendikleri seçime katılım oranıyla ve vatandaşlarımızın ulkeyi demokrasi yoluyla yonetme konusundaki bağlılığına hayranlıkla bu sureci izlediler. Ama şimdi yine itiraz surecinin doğallığını kabul etmekle beraber, 'YSK'nin ozgur bir şekilde gorev yapması sağlanmalıdır' gibisinden zaaf algısı oluşturabilecek, spekulasyon olabilecek birtakım açıklamalar yapıyorlar. Butun yabancı yetkililere hatırlatıyorum; Turkiye'de YSK, dunyadaki pek çok demokratik ulkeye model olabilecek mekanizmalara, emniyet mekanizmalarına, vatandaşın sandığa oyunun yansıması konusundaki mekanizmalara sahiptir. İtiraz muessesi de vatandaşımızın sandığa oyunun tam olarak yansımasının sağlanması bakımından demokratik bir muessesedir. Hukuk içerisinde seçim surecinin bir parçası olarak tanımlanmış bir muessesidir. Seçim surecinin tanımı dışında bir muesseseye başvurmuyoruz. Bu muessese olağandır. Her seçimden sonra butun siyasi partiler tarafından kullanılan bir mekanizmadır. Bunu iyi bilmeleri gerekiyor."
" BUNLARA HARCADIĞINIZ BÜTÇEYE YAZIK"
"Gururlu bir demokrasimiz var ve buna saygı bekliyoruz." ifadesini kullanan Çelik, demokrasiye, vatandaşlara ve YSK'ye saygı gosterilmesini istedi. Ömer Çelik, Avrupa Konseyi'ne, "Bu kadar gozlemciyi gonderiyorsunuz her seçimin sonunda seçimlerdeki katılım oranını, demokrasimizin gucunu takdir edip ondan sonra laf olsun diye bu standart eleştirileri oraya yerleştiriyorlar. Ya bu kişiler gorevlerini yapmıyorlar, bunların gorevlerini ciddi emek vererek yapmalarını temin etmeniz lazım, ya da zaten aynı standart cumlelerle karşılaşacaksak bunlara harcadığınız butçeye yazık." tavsiyesinde bulundu. Gozlemcilerin çalışma biçiminin ve çalıştıktan sonra ortaya koydukları bu ifadelerin gozden geçirilmesinde buyuk fayda olacağına işaret eden Çelik, şunları kaydetti:"İlk açıklamalarında takdirlerini ortaya koyarken, arkadan sanki bu takdirleri ortaya koymalarını dengelemek amacıyla sadece laf olsun diye bu eleştirileri getirmeleri, demokrasimize hakettiği saygıyı gostermeleri bakımından kendilerinin bir eksiklikleri olarak ortaya çıkmaktadır." Çelik, CHP'nin İstanbul Buyukşehir Belediye Başkan adayının her gun defalarca basın toplantılarıyla bazı iddiaları gundeme getirdiğini ifade etti. Turkiye'de ilk defa bir tabloyla karşı karşıya kalındığını dile getiren Çelik, "İlk defa bir kişi mazbata almadan program duzenliyor, mazbata almadan resmi bir sıfat, resmi bir unvan kullanmaya kalkıyor." diye konuştu.Bir kişinin goreve talip olduğu zaman bu goreve talip olmanın ağırlığını da uzerinde taşıması gerektiğine işaret eden Çelik, "Bunun da temeli hukuka saygıdır. Kamu gorevine meşruiyetini veren ilk kavram ve temel mekanizma hukuktur." değerlendirmesini yaptı.Çelik, 30 Mart 2014 seçimlerinde İstanbul adayına mazbatasının 8 gun sonra verildiğini, aynı şekilde 1999'da da 8 gun sonra verildiğini aktararak, "Hiç kimsenin hiçbir seçimde normal hukuki sureler tuketilmeden, bu şekilde bir panik atak siyaseti ortaya koyarak, bir panik atak içerisinde bir mazbata seferberliği içerisine girmesi gorulmemiştir. Ayrıca bu kadar ciddi goreve talip olan birisinin hak, hukuk, hakkaniyetten bahsederken bunun gereğini yerine getirmesi gerekir." şeklinde konuştu."Kişiye yalan olarak her duyduğunu soylemesi yeter." sozunu hatırlatan Çelik, şoyle konuştu:"CHP adayı bir suru iddiaları ifade ediyor. Buyukşehir belediyesinden dosya kaçırıldığını soyluyor, başka konular soyluyor. 'Bir deliliniz var mıdır?' diye sorulduğunda 'hayır bize gelen duyumlar' diyor. Duyumlarla hareket eden, başkalarını duyumlarla mahkum etmeye çalışan, kendisi de duyumlarla etiketlenir. Bu kapıyı hiçbir şekilde açmamak gerekir. Bu yakışıksız bir davranıştır. Bir seçim sureci tamamlanmıştır ama seçim surecinin hukuki sureci devam etmektedir. Memlekette her şey normaldir. Bir anormallik varmış algısı yaratmaya çalışmak, olmayan bir stresin surekli olarak altını çizmeye çalışmak, vatandaşlarımız uzerinde bir baskı oluşturmaya çalışmak, vatandaşlarımızı karşı karşıya getirecek bir takım imalarda bulunmak doğru bir tavır değildir. Hukuki sureç devam etmektedir. Bu sureç devam ederken AK Parti'nin oylarının arttığı yerler olduğu gibi CHP'nin oylarının arttığı yerler de olmaktadır. Bu ne demektir? Demek ki her vatandaşımızın oyuna sahip çıkılmaktadır."İtiraz surecinin, seçimlerin sonucunu sağlıklı bir şekilde ortaya koyacağını hem de arkasından kimin ne kadar oy aldığını net bir şekilde goreceğini dile getiren Çelik, "Bu mekanizmaya saygı gostermek gerekirken ikide bir bu mekanizmayı akamete uğratmaya çalışmak 'sonuç değişmez, sonuçta bir farklılık olmaz' diyerek hukuki surecin devam etmesinden bir rahatsızlık ortaya koymak, ustelik de vatandaşın iradesini tam olarak tecelli ettirecek olan hukuki sureci sanki vatandaşın iradesine karşıymış ya da gayrimeşruymuş gibi gostermeye çalışmak doğru bir şey değil." değerlendirmesinde bulundu.
" BU SEMPATİK CÜMLELER, HUKUKİ SÜRECİN ALTERNATİFİ DEĞİLDİR"
CHP adayının konuşmasında, "hoşgoru", "çoğulculuk", "empati", "eşitliğe saygı" gibi kavramlara yer verdiğine dikkati çeken Çelik, şunları soyledi:"Bunlar guzel ifadeler. Siyasetçilerin bunların altını çizmesi, bunlara bağlılık gostermesi guzeldir ama bunlar sadece sozden ve retorikten mi ibarettir yoksa bunlar gerçekten yurekten ve aklen mi soylenmektedir, bu onemli bir meseledir. Bunların retorikten veya sozden ibaret olup olmadığını gosterecek şey hukuka saygıdır. Bu sempatik cumleler, hukuki surecin alternatifi değildir. Sempatik cumleler kurduktan sonra hukuki surecin devam etmesinden rahatsızlık duymak sağlıklı bir yaklaşım değildir. Hukuki sureçlere saygı gosterilmeden bu gibi cumlelerin kurulması tamamen sozden, retorikten ibaret olduğunu gosterir, bir siyasi makyaj olarak değerlendirilir.""Hiç kimsenin oyu yenmemelidir, hiç kimse de oyunu yedirtmemelidir." diyen Çelik, "Oylar, sadece AK Parti temsilcilerinin onunde yeniden sayılmıyor. Bu butun siyasi parti temsilcilerinin onunde yapılıyor. Yani butun vatandaşlarımızı temsil eden temsilciler orada bulunuyor. Son derece şeffaf bir sureçtir." ifadesini kullandı.
" SÜRECİN YÖNETİCİSİ YÜKSEK SEÇİM KURULUDUR"
"Surekli sempatik cumleler kurup onun arkasından hukuki surece donuk bir tutum almaktan bahsetmek hatta katkı versinler diye Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Bahçeli'yi hukuki surece mudahale etmeye davet etmenin" son derece yanlış bir yaklaşım olduğuna işaret eden Çelik, "Zaten bu yaklaşımın yanlış olduğunun farkında olarak 'biz girişimde bulunun demiyoruz, katkı veriyoruz' gibi soz oyunlarına başvuruluyor." dedi.Ömer Çelik, sozlerini şoyle surdurdu:"Unutmayınız hiçbir parti genel başkanı, hiçbir siyasetçi, hiçbir aday surecin şu anda hakimi ya da yoneticisi, karar vericisi değildir. Surecin patronu, hakimi, yoneticisi Yuksek Seçim Kurulu'dur. Dolayısıyla YSK, Turkiye'nin demokrasi deneyimine ve hukuki prensiplere uygun olarak sonucu açıklayacaktır. Biraz sabretmek yetecek. Vatandaşımız kime talimat vermişse vatandaşımız kime yetki vermişse mazbata ona verilecektir. Bu kararı da YSK verecektir. Vatandaşımızın iradesi net olarak gozuktukten sonra da hepimiz diyeceğiz ki 'başımızın ustunde yeri var, saygı duyuyoruz, bu vatandaşımızın bize emanetidir, bize saygı duymak duşer' ve kazananı tebrik edeceğiz. Bu kadar basit bir mesele. Olağanustu, stresli bir durum yok. Memlekette her şey yolunda ama surekli olarak bir olağanustu durum var gibi açıklama yapmak doğrusunu soylemek gerekirse sağlıklı bir yaklaşım değil."Devlet geleneği olarak Anıtkabir'in siyasiler, adaylar tarafından ziyaret edilmesinden memnuniyet duyduklarını dile getiren Çelik, "Fakat Anıtkabir ziyaretinin ve Anıtkabir Defterinin mazbatasını almamış bir kişi tarafından resmi unvana, resmi yetkiye sahip olmayan bir kişi tarafından istismar edilmesine itiraz ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.Twitter profiline istenilen unvanın yazılabileceğini, bu durumda mazbata sorulmadığını aktaran Çelik, CHP adayının, "Anıtkabir herhangi bir yer değildir. Buraya yaptığımız ziyaret gelişiguzel bir ziyaret değildir." sozlerini anımsatarak, konuşmasına şoyle devam etti:"Biz de Ataturk'un aziz hatırasına Anıtkabir'deki protokole, prosedure, geleneklere ziyaret teamullerine uygun davranılmasını beklerdik. Oradaki komutaya yalan bilgi vererek, sahip olmadığınız bir unvanı kullanarak bu şekilde Anıtkabir Defteri'ni ve Anıtkabir ziyaretini Ataturk'un hatırasını suistimal etmek, siyaseten istismar etmek doğrusunu soylemek gerekirse hiç kimsenin aklına gelmeyen yakışıksız bir tavır olarak ortaya çıkmıştır. İstediği kartviziti bastırabilir, Twitter profiline yazabilir, resmi bir şey değil ama Anıtkabir Defteri'ne bunu yaptığınız zaman bunun eleştirileceğini bileceksiniz. Bu telaş herkesin gozu onunde gerçekleşiyor. Kişisel hırslara Anıtkabir Defteri'nin, Anıtkabir ziyaretinin alet edilmesi, siyasi tarihimize maalesef bir ilk olarak geçmiştir. Umarız bunlardan ders alırlar, daha dengeli, daha sağduyulu bir tavır gosterirler."
" SÜRECİ SİYASET ZEMİNİNE ÇEKMEK İSTİYORLAR"
Ömer Çelik, "Yakışıksız bulduğumuz bir tavır da hukuki sureç devam ederken 'hukuki sureci mahsus uzatıyorlar, AK Parti içerisinde bir iç hesaplaşma var' denilerek AK Parti yonetimine, AK Parti camiasına CHP'nin İstanbul adayı tarafından dil uzatılmasıdır, bunun ima edilmesidir. Çok net soyluyorum, hiç kimse AK Parti'nin her seçimde gosterdiği birlik ve butunluğun gucu konusunda bir kuşkuya sahip değildir." şeklinde konuştu. AK Parti'nin siyasi teamuller oluşturma, siyasi kurumlar oluşturma, son derece ozgun bir siyaset tarzını ve stilini yerleştirmiş olmasından hiç kimsenin kuşku duymadığının altını çizen Çelik, sozlerine şoyle surdurdu:"Ama normal hukuki bir sureci AK Parti'nin iç meselesi diye siyasetin kirli bir tarafına yanaşacak şekilde bir dedikodu malzemesi yaparsanız bu kursuden buna cevap vermek zorunda kalıyoruz. Asıl bugun tartışılan mesele AK Parti meselesi değil, henuz mazbatasını almamış bir CHP adayının, Ankara'da, İstanbul'da normalde CHP Genel Başkanının yapması gereken toplantıları yapma konusundaki iştahı tartışılıyor her tarafta." Çelik, "Herkesi, talip olduğu makamın saygınlığına uygun davranmaya, herkesin meseleyi siyasi polemikler, partiler arası bir kavga meselesine çekmekten uzak durmaya ve bu şekilde davranma konusunda hassas olmaya davet ediyoruz." ifadelerine yer verdi. Ömer Çelik, AK Parti'de olmayan şeyleri dedikodu malzemesi yaparak ağza dolanmasının son derece yakışıksız olduğunu vurguladı. Surecin hukuk zemininde kalmasını istediklerini belirten Çelik, "İlla siyaset zeminine çekmek istiyorlar." dedi. Zamanın suhuletle ve hukuki surecin sonuçlanmasını beklemek zamanı olduğuna dikkati çeken Çelik, şunları ifade etti:"Sandığa gidip de ilerlemiş yaşına rağmen, engeline rağmen, yer yer ulaşım konusunda ekonomik imkanı olmayıp sandığa ulaşmak için buyuk gayret gostermesine rağmen, Yusuf kardeşimiz gibi uğradığı hakaretlere rağmen Turkiye'nin demokrasisine katkı sağlamak için genç yaşta gayret gosteren kardeşlerimizin emeğine duyduğumuz saygı gereği biz sandık sonucunun hukuk içerisinde tecelli etmesini bekliyoruz. Onun için sakin, memlekette gayet olağan bir surecin yuruduğunun bilincinde olarak davranılmasını istiyoruz. Herhangi bir manuplasyon, ortbas etme faaliyeti soz konusu değil. Her şey vatandaşın gozu onunde gerçekleşiyor. Her şey siyasi parti temsilcilerinin gozunun onunde gerçekleşiyor. Bundan korkmayın, bundan çekinmeyin.Sonuçta kazanan demokrasi olacak. Demokrasi, vatandaşın her hal ve şart altında kazandığı hiçbir zaman kaybetmediği rejimin adıdır. Sonuçta vatandaşımız kazanacak. Biz siyasiler olarak, vatandaşımızın kime ne talimat verdiğini net olarak anlayacağız. Dolayısıyla buyuk bir stres yaratmaya çalışarak sokak imalarında bulunarak bu yakışıksız tavırlara girmemek lazım. Sakin bir şekilde sonuç beklenecek. Surece saygı gostereceğiz. Sonuç ortaya çıktığında da hepimiz sonucu selamlayacağız. Vatandaşımızın talimatı budur, 'vatandaşımız gorevi şuna vermiştir' diyeceğiz. Zaten YSK da hukuki prensipler içerisinde bu yetkiyi ve mazbatayı o kişiye verecektir. O kişi de gorevine başlayacaktır, İstanbul'da ve diğer yerdeki itirazlar sonuçlanınca da gorevlerini yerine getireceklerdir."
PROVOKAT İF HABERLER
Sosyal medyada her gun bir suru yalan haber çıktığını, bir suru provokatif şeyler, manipulasyon ya da bilgi eksikliği olabildiğine işaret eden Çelik, surekli olarak bunların etiketlenip partiye sorulduğunu aktardı. Partinin yetkili kurumları ve genel başkan tarafından gorevlendirilmiş yetkili kişilerin belli olduğuna işaret eden Çelik, açıklamaların da bu çerçevede yapıldığına değindi.
Ömer Çelik, "Bize gun içerisinde gelen çok fazla sorudan herhangi bir şekilde biz başka dışımızda partinin, resmi yetkililerin dışında yapılan açıklamalarından sorumlu değiliz. Bunların bize mal edilerek bize sorulması ya da boyle bir spekulasyonun parçasıymışız gibi sunulması da soz konusu değil. Sosyal medyada herkes her şeyi yazıyor. Orası ozgurluğun tam olduğu ama adalet ve hakkaniyetin zor bulunduğu bir mecra. Dolayısıyla biz orayı kontrol edebilecek durumda değiliz. O kendi ritmini kendi içerisinde sağlıyor. Oradaki tartışmaların parti olarak parçası değiliz. Bunu ozellikle belirtmek istiyorum bu gelen sorular karşısında." açıklamasında bulundu.
PENCE 'İN AÇIKLAMALARIÇelik, bugunlerde NATO'nun kuruluş yıl donumunun yeniden kutlandığını, bu çerçevede Turkiye ile ilgili bazı konuların gundeme geldiğini ifade etti.Pence'nin, "Turkiye, tarihin en başarılı askeri ittifakında onemli bir ortak olarak kalmak mı yoksa ittifakımızı baltalayan pervasız kararlar vererek bu ortaklığın guvenliğini tehlikeye mi atmak istiyor?" sozlerini aktaran Çelik, "Doğrusunu soylemek gerekirse bu derece Turkiye'yi suçlayan, basiretsiz bir yaklaşım karşısında şaşkınlığımızı gizleyemedik." diye konuştu.Bu ifadenin içerisinde yeni bir durumun bulunduğuna dikkati çeken Çelik, şoyle devam etti:"O da şu; birincisi uzun zamandır Amerikan yonetimi NATO'yu eleştiriyordu. Başkan yardımcısının NATO'nun onemini keşfetmesi bakımından farklı bir ifade olmuş bu. Uzun zamandır NATO'yu hırpalayan beyanatlar gelirken burada NATO'nun onemini keşfetmesi bakımından bir ilk olarak bunu değerlendirebiliriz yonetim iş başına geldiğinden beri. Tabii Turkiye'nin surekli NATO uyeliğinin sorgulanması demek aslında sadece Turkiye'nin uyeliğinin sorgulanması demek değildir, NATO ittifakının temel değerlerinin sorgulanması demektir."Turkiye'nin NATO'nun kurucusu olduğu gibi en kritik, kilit muttefiklerinden biri olduğunun altını çizen Çelik, Turkiye'nin muttefiklik ilişkisi konusunda her zaman sorumluluklarını fazlasıyla yerine getirdiğini vurguladı. Ömer Çelik, "Dolayısıyla henuz NATO'nun onemini yeni keşfeden bu ifadeye rağmen Turkiye'nin NATO içerisindeki onemini keşfetme konusunda maalesef zaaf içerisindedir. Butun muttefiklerine danışılsın, bolgesel guvenlikte ve kuresel guvenlikte Turkiye'nin NATO ittifakı çerçevesindeki rolunu çektiğiniz zaman Turkiye egemen bir ulke olarak kendi guvenliğini sağlama konusunda bir zaafa duşmez, ama başkaları Turkiye'nin bolgesel guvenliğe ve kuresel guvenliğe verdiği bu buyuk katkıyı zaafa duşurmek gibi bir çabanın içerisine girmiş olurlar. Bu doğru bir yaklaşım değil." değerlendirmesini yaptı. NATO Genel Sekreterinin Amerikan kongresinde bir konuşma yaptığını ve "Farklılıklarımızın ustesinden gelmeliyiz. Çunku ittifakımıza gelecekte daha fazla ihtiyaç duyacağız. Daha once hiç gorulmemiş zorluklarla karşılaşıyoruz. Bunlar ulkelerin tek başlarına baş edemeyeceği zorluklardır." ifadesini kullandığını anımsatan Çelik, şoyle konuştu:"Yani NATO'nun oneminin daha da arttığını ve tek başına tek tek ulkelerin baş edemeyeceği zorlukların geldiği bir donemde farklılıkların aşılması gerektiğini soyluyor. Nitekim NATO Genel Sekreteri daha once bugun Pence'in ve diğerlerinin açıklamasına zemin teşkil eden Turkiye'nin S-400 alımıyla ilgili olarak da bu tedarikin isteyen ulkenin istediği şekilde yapabileceği bir tedarik olduğunu, bunun NATO ittifakına, muttefikliğe bir halel getirmeyeceğini açık bir şekilde ifade etmişti ki bu eleştiriyi yapanlar, Turkiye'nin patriot sistemi almak isterken bu konuda ortaya çıkartılan engelleri de en iyi bilecek şeyler. Gerek teknoloji paylaşımı, gerek teslimat, gerek kredi konusunda bu ihtiyaçlar karşılansaydı Turkiye'nin ilk tercihi oydu ama şimdi bitmiş bir anlaşmadan Turkiye'nin vazgeçmesini istemek, doğrusunu soylemek gerekirse Turkiye'nin egemenlik haklarına saygısızlıktır. Turkiye tabii ki bu saygısızlığa herhangi bir şekilde prim vermeyecek, gereken cevabı verecektir.Herkese bir kere daha şunu ifade etmek isteriz. NATO'nun kilit bir ulkesi olan, kilit bir muttefik olan Turkiye'nin ittifak içerisindeki rolunun kıymetini bilsinler. Önumuzdeki donemde NATO Genel Sekreterinin soylediği gibi dunyanın gidişatı, bu ittifakın daha onemli roller ustlenmesini gerektirecektir ve bu da Turkiye'nin onumuzdeki donemde bolgesel guvenlik ve kuresel guvenlik için ortaya çıkacak tehlikelerle baş edebilmek konusunda daha onemli ve kilit bir ulke olarak ortaya çıkacağını gostermektedir."
" TÜRKİYE'YE KARŞI KULLANDIKLARI DİLE ÖZEN GÖSTERSİNLER"
Amerikan Dışişleri Bakanının, "Suriye'ye askeri harekatın yıkıcı sonuçları olacağına" ilişkin açıklamalarını değerlendirmesi istenen Çelik, şoyle konuştu:"Suriye'nin kuzeyinden ulkemize yonelen tehdit, Amerika'nın herhangi bir komşusu tarafından ABD'ye yoneltilseydi tutumları ne olurdu? Bizim bir yandan boyle bir tehditle baş ederken aynı zamanda da muttefikimiz olan Amerikan yonetiminin buradaki PYD, YPG teror orgutune tırlarca silah gonderdiği herkes tarafından biliniyor. Dolayısıyla burada yıkıcı olan Turkiye'nin bir NATO ulkesi olarak kendi guvenliğini ve NATO sınırlarını korumak için bir teror orgutune mudahale etmesi değildir. Tam tersine bir NATO muttefikinin teror orgutlerine tırlar dolusu silah gondermesinin maalesef yıkıcı sonuçlarını yaşamaktayız bolgede. Yıkıcı sonuçtan bahsedenler Turkiye'ye karşı kullandıkları dile lutfen ozen gostersinler, bu konuda titiz olsunlar. Muttefiklik ilişkisine yakışan saygın bir dil kullansınlar. Esas burada sorun edilmesi gereken mesele onların teror orgutlerine gonderdiklerinin bolge guvenliği, gonderdikleri silahlar neticesinde o teror orgutlerinin yapıp ettikleri sonucunda burada bolge guvenliğine donuk olarak ve bolge halklarına donuk olarak ortaya çıkan yıkıcı faaliyetlere odaklanmalarında fayda var diye soyluyoruz."
" YSK'NİN İTİBARINI KORUMAK HEPİMİZİN ORTAK GÖREVİDİR"
Ömer Çelik, İstanbul ve Ankara'daki itirazlarla ilgili olarak butun vatandaşların musterih olmasını istedi. Her şeyin kendi tabii mecrasında aktığını dile getiren Çelik, "Her şey kendi yolunda ilerlemektedir. Demokrasimiz her zaman olduğu gibi gucunu gostermektedir." dedi.YSK'nin bu konuda nihai merci olarak yıllarca çok onemli seçimlere başarı ile imza atmış bir kurum olarak bu sureci de başarı ile yoneteceğini vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:
"YSK'nin itibarını korumak hepimizin ortak gorevidir. Bırakalım YSK işini yapsın, hukuk işlesin ve sonuca saygı duyalım. Hukukun işlemesinden kim rahatsız oluyorsa doğal bir muessese olan itiraz muessesinin işlemesinden ve sonucun YSK'nin açıklaması ile bağlanmasından kim rahatsız oluyorsa bu demokrasiye bağlılık konusunda bir zaaf demektir, hukukun prensiplerine saygı konusunda zaaf demektir. Bizim için onemli olan vatandaşlarımızın musterih olmasıdır. Gerçek en açık bir şekilde ortaya çıkacaktır. Bu sureçler de sonuçlanacaktır. Vatandaşımızın sonuç olarak talimatını almış olacağız, iradesi tecelli etmiş olacak. Turkiye onune guçlu bir şekilde yuruyecek. Turkiye bu seçimlerden demokrasisini guçlendirerek çıkmıştır. Vatandaşımızın verdiği talimatlar doğrultusunda Turkiye yonetilmeye devam edecektir. Kazanan demokrasi olacaktır her zaman olduğu gibi, yine milletimiz olacaktır. Olağanustu bir durum yoktur, her şey normaldir. Surekli stres ureten mekanizmalardan, odaklardan, kişilerin beyanatlarından uzak durulmasında fayda vardır."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.