Özet (TL;DR) @ 2019-04-03T17:50:00.000Z: Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu, Malatya Pütürge’de Saadet Partisi sandık kurulu üyesi ve müşahidi 2 kişinin hayatını kaybettiği olayla ilgili tepkisini dile getirerek, "Burada seçimler ya…



Turkiye

17:50 03.04.2019(Guncellendi 17:53 03.04.2019) URL'yi kısaltın

Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu, Malatya Puturge'de Saadet Partisi sandık kurulu uyesi ve muşahidi 2 kişinin hayatını kaybettiği olayla ilgili tepkisini dile getirerek, "Burada seçimler ya yenilenmeli ya da seçilen belediye başkanı gorevden alınmalı" dedi.

Karamollaoğlu, partisinin Genel Merkez binasında duzenlediği basın toplantısında 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçim sonuçlarını değerlendirdi. Malatya'nın Puturge ilçesinde sandık başında meydana gelen seçim kavgasında 2 kişinin oldurulmesinin kendilerini derinden yaraladığını soyledi. Koye başsağlığı ziyareti için gittiğini belirten Karamollaoğlu, "Topu topu yuz civarında seçmen var. Ama hava oyle bir noktaya getirilmiş ki burada o partinin haricinde oy çıkmayacak. 'Bir oy bile farklı çıksa siz de uzulursunuz biz de uzuluruz' gibi tehditler yapılmış. Kaymakamlığa, valiliğe kadar bu tehlikeli gidişat duyurulmuş, en ufacık bir tedbir alınmamış " dedi.

' MÜMKÜNSE SEÇİMİN YENİLENMESİ KANAATİNDEYİM'

Olayın muhtarlık kavgası gibi yansıtılmasını da eleştiren Karamollaoğlu Poturge'de seçimin yenilenmesinin gerektiğini soyledi:

"Ben şahsen Sayın Adalet Bakanı'ndan, Sayın Cumhurbaşkanı'ndan bu konuda adaletin yerine gelmesi için ne gerekiyorsa yapılması konusunda talimat ve mumkunse bu seçimlerin ya yenilenmesi veya bugun seçilen belediye başkanının gorevden alınması gerekir kanaatindeyim. Ölenlere Cenab-ı Hak'tan rahmet, yakınlarına ve camiamıza başsağlığı diliyorum"

' SEÇİMİN KAZANANI SAADET'

Saadet Partisi'nin resmi olmayan sonuçlara gore 17 seçim bolgesinde 9 ilçe, 8 belde belediye başkanlığı kazandığını ifade eden Karamollaoğlu şunları soyledi:

"Bu seçimde kucaklaşmanın, sevginin, insanımızın derdiyle dertlenmenin, tebessumun temsili olan Saadet Partimiz, kanaatime gore seçimin kazananıdır. İnanıyorum ki bu seçimin kaybedeni yok, kazananı 80 milyon vatandaşımızdır. Butun olumsuz şartlara rağmen bu seçimlerde Saadet Partisi'nin ozgul ağırlığının çok yuksek olduğunun Turkiye kamuoyuna yansımasıdır. Rakamların yuzde uçlerde gorunmesi kimseyi, ihmal edilebilir gibi bir kanaate suruklememelidir. Çok kısa zaman once yapılan genel seçimler dikkate alındığında yuzde 100 ile yuzde 130 arasında bir artışın sağlanması ciddi bir gelişmedir. Her girdiğimiz seçim bolgesinde de oy almayı başardık. Turkiye'nin tamamına ait olduğumuzu gosterdik. Bu seçimde Saadet Partimize 1 milyon 290 bin 588 seçmen teveccuh gostermiştir. Alınan bu oy ile Saadet Partisi siyasetteki kilit rolunu tescillemiştir."

' DEMEK Kİ İMAMOĞLU KENDİNE GÜVENİYOR'

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Karamollaoğlu, Ekrem İmamoğlu'nun Anıtkabir'i ziyaretiyle ilgili tartışmaların hatırlatılması uzerine, "Ben bunu şahsen onemsemem, kendine demek ki guveniyor Sayın İmamoğlu. 'Ben seçildim' diyor şu andaki neticelere gore. Ben oyle bir durumda olsam imzayı oyle atmazdım, kesinleşmeden" dedi.

' BÖYLE BİR MANTIK KİME FAYDA GETİRİR?'

Karamollaoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Buyukşehir Belediye Başkanı, ilçe belediye başkanlarını seçsin" onerisi ile ilgili olarak da, "'Seçim yapmazsak daha iyi olur, nasıl olsa bir seçim yapıldı'. Bundan sonra iktidar partisi milletvekillerini de belirler, yeri geldiği zaman muhalefetten de birilerini dahil eder. Öyle de olabilir. Ya Allah rızası için boyle bir mantık kime fayda getirir. Vatandaştan kopmak istiyor yani. Diktatorluk dediğiniz zaten boyle bir usul. Kendisi diktatorlukten yana olabilir, onu bilmiyorum" diye konuştu.

İHA

' BU DOĞRU BİR İŞTİR'

Seçim sonuçlarına yapılan itirazlar ile ilgili soru uzerine de Karamollaoğlu şoyle konuştu:

"Seçimin belli bir proseduru var. Hata olma ihtimalinden dolayı mevzuat partilere, adaylara bir takım haklar tanımıştır. Bu gayet mantıklı ve doğru bir iş. Çunku bazen bilerek veya bilmeyerek sayımda yanlışlıklar olabiliyor. Bu mevzuat varsa biz bunu makul gorme durumundayız. Sonuna kadar takip edeceğiz, bekleyeceğiz. Kanuni sureler tamamlandıktan sonra Yuksek Seçim Kurulu kararını açıklayacak. Biz burada YSK'nın tarafgir olmadan neticeleri açıklamalarını bekleriz. Birtakım hatalar ve noksanlar varsa onları da bulup, duzeltmek YSK'nın vazifesidir diye duşunuyorum."