Özet (TL;DR) @ 2019-04-04T09:35:00.000Z: ANAR Genel Müdürü İbrahim Uslu, 31 Mart yerel seçimlerinde AK Parti'nin bazı büyükşehirleri kaybetmesini 'hesap hatası'na bağladı. İttifaklı seçimin bu sonucu getirdiğini söyleyen Uslu'ya göre CHP…



ANAR Genel Muduru İbrahim Uslu, 31 Mart yerel seçimlerinde AK Parti'nin bazı buyukşehirleri kaybetmesini 'hesap hatası'na bağladı. İttifaklı seçimin bu sonucu getirdiğini soyleyen Uslu'ya gore CHP ittifak diplomasisi ve kurduğu esnek modellerde başarılı oldu. Uslu'ya gore, Ekrem İmamoğlu siyasette kalıcı iz bırakabilecek bir isim oldu.

ANAR Genel Muduru Uslu, AK Parti'nin aralarında İstanbul ve Ankara'nın da yer aldığı bazı buyukşehirleri kaybettiği yerel seçim sonuçlarını değerlendirdi.

Seçim sonuçlarına bakıldığında AK Parti'nin oy kaybetmediğine dikkat çeken Uslu'ya gore Ankara, Antalya gibi şehirlerin el değiştirmesi 'hesap hatası'ndan kaynaklandı. Yuzde 50 oy almayı gerektiren ikili yarışın buna neden olduğunu soyleyen Uslu'ya gore bu sonucu doğuran temel faktor ittifakla seçime gitmek oldu.

Uslu, "Ekonomik kriz koşullarında değerlendirildiğinde Cumhur İttifakı'nın performansı çok iyi ve takdir edilmeli" dedi.

Seçimde yarışan ittifakları ve partilerin aldığı oyları da değerlendiren Uslu'ya gore seçimde CHP çok iyi performans gosterdi ama başarısı oy oranı ve seçmen tabanını genişletmesinde değil ittifak diplomasisindeki başarısıydı.

Uslu'ya gore seçmen HDP'yi 7 Haziran'daki pozisyonuna çekmek için uyardı. Kazanamasa da kazandıran İYİ Parti'ye ise seçmen 'Sistem içinde kal' mesajı verdi.

Uslu'nun seçim sonuçlarıyla ilgili Gazete Duvar'dan Nergis Demirkaya'ya yaptığı değerlendirmeler şoyle:

' 'AK PARTİ BÜYÜKŞEHİRLERİ KAYBETTİ' DİYE YORUMLAMAK MÜMKÜN DEĞİL'

31 Mart yerel seçim sonuçlarına gore AK Parti çok sayıda buyukşehiri kaybetti. Siz bu sonuçları nasıl değerlendirdiniz?

(C) AA /

Enterasan bir sonuç var ama bunu 'AK Parti buyukşehirleri kaybetti' diye yorumlamak çok mumkun değil. Adana, Mersin zaten AK Parti'de değildi. Antalya ve Ankara'yı kaybetti. İstanbul'u da kaybetme olasılığı var. Sureç devam ediyor. Kaybedilen illeri tek tek değerlendirmek lazım. Antalya'da Anayasa referandumu ve genel seçimlerde Cumhur İttifakı muhalefetin gerisine duşmuştu, kaybedeceği buyuk olçude belliydi. Ankara'da 2014 yerel seçimleri zorlukla kazanıldı. Kaybedileceğinin sinyali 5 yıl once verildi. Ama ilçelerde kayıp yok. Belediye Meclislerinde çoğunluk devam ediyor. İstanbul'da da referandumda hayır çıktı, genel seçimlerde Cumhur İttifakı yuzde 50 oldu. İki adayın yarışacağı ve yuzde 50 oy gerektiren bir seçimde kaybetme riski bu sonuçlara bakıldığında goruluyordu. Ben yerel seçim sureci başladığında Ankara kadar İstanbul da riskli demiştim. Sonuçlara bakılınca AK Parti yuzde 48.5 oy aldı. Genel seçime gore 1.5 puan aşağıda.

' ANKARA VE ANTALYA'DA KAYBETTİREN TEMEL FAKTÖR İKİ ADAYLI YARIŞTI'

Antalya, Ankara gibi kentlerde belediye başkanlığı seçimlerini neden kaybetti?

Ankara ve Antalya'da kaybettiren temel faktor bence iki adaylı yarıştı. İki adaylı yarışta her yerde yuzde 50 oy almanız gerek. AK Parti onceki seçimlerde yuzde 50'lere çıkmadan kazanıyordu. İstanbul 47, Ankara 44 ile alınmıştı. Antalya bunların da altında bir oyla kazanıldı. Bence AK Parti hesap hatası yaptı ve yuzde 50 oy alma zorunluluğu getiren bir tasarımla seçime gitti. Bu sonucu doğuran temel faktor ittifakla seçime gitmesi oldu. Turkiye geneline bakıldığında Ordu, Samsun gibi uçlu veya daha çok adaylı yarışlarda AK Parti'nin performansına bakılırsa, "oy kaybetti, AK Parti geriliyor" gibi yorumlar yapamayız.

Mersin, Adana ittifak çerçevesinde MHP'ye bırakılmıştı. İttifak tutmadı mı?

Mersin, Adana gibi butun partilerin neredeyse denk guçlerle yarıştığı yerlerde yuzde 50 hedefi konulunca aşamayabiliyorsunuz. Yoksa AK Parti bu illerin çoğunda birinci partidir. Ama ittifak stratejisi bu sonucu doğurdu.

' İTTİFAKTA ESNEKLİK MUHALEFETE AVANTAJ KAZANDIRDI'

Siz iki ittifakı nasıl değerlendirdiniz?

AK Parti ve MHP sadece birbirleri ile ittifak yaptı, dışarıdan destek almadılar. Aslında Millet İttifakı değil CHP-İYİ Parti seçim iş birliği vardı. Ama buradaki işbirliği iki partiyle sınırlı kalmadı. İstanbul'da, Adana, Mersin gibi illerde buna 3. parti, HDP eklendi. Urfa, Adıyaman'da Saadet adayı desteklendi. Toplamda bakınca bir taraf çok elastik ve bolgeye gore farklı guç birlikleri yapabilirken diğer taraf sadece birbirleri ile ittifak yaptı. Elastikiyet muhalefet blokuna avantaj kazandırdı. Tum bunlara bakınca "AK Parti buyukşehirlerde kaybetti" değerlendirmesi eksik ve klişe. Çunku oy oranlarında bunu gormuyorsunuz. Üstelik ekonomik kriz koşullarında değerlendirirseniz Cumhur İttifakı'nın performansı çok iyi, onu takdir etmek lazım.

' CHP'NİN BAŞARISI SANDIKTA DEĞİL, İTTİFAK DİPLOMASİSİNDE'

Bu seçimin kazananı CHP mi oldu?

CHP iyi performans gosterdi. CHP bence Anayasa referandumundan bu yana partiler arası diplomasi yurutme, bir blok oluşturma konusunda başarılıydı. Daha once MHP ile Cumhurbaşkanlığı seçimi için ittifak kurmuş ama bunu genişletememişti. 24 Haziran'da HDP dışarıda kalmasına rağmen rakip blokla başa baş rekabet edecek ittifak kurdu. Bu yerel seçimde bir adım daha attı, bazı seçim bolgelerinde HDP desteği alan diplomasiyi kurmayı başararak yoluna devam etti. Bence CHP'nin başarısı sandıkta gosterdiği performans değil. Çunku sandıkta o blokun oylarında buyuk artış gormuyoruz. Referandumdan bu yana muhalefet oyları da iktidar blokunun oyları da çok değişmedi. Oy kaymaları yaşanmadı ama seçim çevresi bazında kurduğu ittifaklarla avantajlar sağladı ve kuçuk farklarla da olsa bazı buyukşehirleri kazanmayı başardı. Bu nedenle CHP'nin esas başarısı oy oranı ve seçmen tabanını genişletmesinde değil bu partiler arasında yuruttuğu diplomasi ile blok oluşturmasındadır. O da bugun değil referandumdan başlayan bir sureç.

' İMAMOĞLU SİYASETTE KALICI İZ BIRAKACAK'

İstanbul seçimi nasıl sonuçlanacak bilmiyoruz ama bu seçim sonuçlarına bakarak, Ekrem İmamoğlu için "siyaset sahnesi yeni bir isim kazandı" diyebilir miyiz?

Kesinlikle. Gerçekten sıra dışı bir siyasetçi. Kaliteli bir siyasetçi kumaşına sahip. Gorunen bu. Her seçmenle iletişim kurabiliyor. Kendisini ozgurce ifade edebiliyor. Bunu kimseyi incitmeden, rencide etmeden yapabiliyor. Önemli avantajlara sahip. Bu seçimde de aklıselimi, itidali teslim etti. Gerilimi yuksek bir seçimde seçimin tansiyonunu duşurmeyi başardı. Bu ozellikleriyle takdir topladı. Seçmen aslında huzuru, sukuneti tercih eder. Hepimiz bunu isteriz. İnsanların doğal taleplerine uygun bir profile sahip. Ben İmamoğlu'nun onumuzdeki sureçte siyasette mutlaka onemli pozisyonlarda olacağını ve kalıcı bir iz bırakacağını duşunuyorum.

' SEÇMENDEN HDP'YE 7 HAZİRAN MESAJI'

HDP 4 il kaybetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan da balkon konuşmasında, "Guneydoğu Anadolu Bolgemizin seçim sonuçları, Kurt kardeşlerimizin kendi iradelerini pazarlık masasına surenlere verdiği çok onemli bir derstir" dedi. HDP'nin aldığı sonuçları nasıl değerlendirdiniz?

Seçmen HDP'yi çok net uyardı. Senin parti olarak varlığını devam ettirmeni istiyorum, kesin hezimet almana izin vermeyeceğim, onemli şehirlerde destekleyeceğim dedi. Biraz oy kaybettirdi, bazı illerde seçimi kaybettirdi. Bence seçmen HDP'nin kendisine çekiduzen vermesini, değişip donuşerek devam etmesini istiyor. HDP'yi 7 Haziran seçimi oncesindeki pozisyonuna çekmek istiyor. HDP yonetimi bu mesajı algıladı mı, sureç içinde goreceğiz. Seçmeni, uslubu sert, Turkiye'deki genel siyasetten kopuk, Öcalan'a, Kandil'e odaklı siyaset yapan bir parti olmasını istemiyor. Turkiye partisi olma çabası sarf ettiği donem HDP'nin en çok oy aldığı donemdir. HDP'nin seçmen nezdinde hala bir kredisi var ama diğer taraftan da kendi seçmeni tarafından sorgulanıyor ve eleştiriliyor.

' İYİ PARTİ VARLIĞINI KORUDU, KAZANDIRDI'

İYİ Parti tek bir il ya da buyukşehir kazanamadı. "Bu seçimin kaybedeni İYİ Parti mi" yorumlarına katılıyor musunuz?

(C) AP Photo /

Ben katılmıyorum. İYİ Parti kazanamasa da kazandıran bir parti oldu. Muhalefetin iktidar blokuna karşı bir seçim hezimetine uğramamasını sağlayan bir misyon ustlendi. Seçmenlerinin de İYİ Parti'ye tepki içinde olduğunu duşunmuyorum. Siyasetin doğasından kaynaklanan zorluklar yaşıyor. Henuz kurumsallaşma aşamasında. Mersin'de adaylık surecinde yaşananlar bunun orneğiydi. İYİ Parti kendi aday gosterdiği yerlerde CHP kadar şanslı olamadı. CHP'den destek aldı ama CHP adayına rahatlıkla oy veren HDP seçmeni İYİ Parti adaylarına oy vermede istekli değildi. Bu tabii İYİ Parti'nin yonetebileceği bir şey değil. İYİ Parti milliyetçi bir parti, doku uyuşmazlığı var. Bu sac ayağı bozulduğunda kazanma olasılığı duştu. Tek başına girdiği yerlerde de bir sağ parti ile yarıştı. İki sağcı adayın olduğu yerde seçmenin bir kısmı yerleşik, koklu partinin adayına oy verdi. Sonuç olarak siyasi konumlanması ve kurumsallaşma sorunlarından kaynaklanan zorluklar. Ama seçmen İYİ Parti'ye "sana gerek yok, sistem dışına çıkabilirsin" mesajı vermedi. Bir taraftan guçlu rekabet yapmasını sağlayacak şekilde destek verdi. Manisa, Balıkesir'de yuksek oylar almayı başardı. 22 ilçe kazandı. "Siyasal denklemde işlev sahibisin, sistemin dışına çıkma" derken henuz buyukşehirleri, illeri teslim edebileceğim kadar kurumsallaşmadın. Seni biraz daha gozlemlemek istiyorum" mesajı verdi. Şimdi bundan sonraki performansına bakacak. İYİ Parti varlığını korudu, kazandırdı. Muhalefetin de gucunu artırdı. İlk seçimde buyukşehir kazanması da bence aşırı beklentiydi.

Bu sonuçlar iktidar partisinde bir değişime yol açar mı?

Geniş bir analiz yapılacaktır ama bu politikalara, tavırlara ne kadar yansıyacak goreceğiz. Referandum sonrasında metal yorgunluğu gerekçesiyle parti içinde değişiklikler yapılmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim gecesi de onceliklerin değişeceğini, hukumetin ekonomi alanında reformlara yoneleceğini soyledi. Bu politikalara ve kurumsal sureçlere nasıl yansıyacak birlikte goreceğiz.

Kabine değişikliği de bekliyoruz.

(C) AA / Kayhan Özer

Bunu AK Parti zaman zaman yapar. 4-5 yıl aynı Bakanlar Kurulu ile devam etmiş bir parti değil. O nedenle buna yuksek anlamlar yuklememek lazım. AK Parti yoneticilerinde belli bir devir hızıyla değişim gerçekleştiriyor. Bunda şaşılacak bir şey yok. Seçim gecesinde Sayın Erdoğan'ın soylediği kurumsal reformlar, yapısal reformlar, daha uretken bir ekonomi mesajları onemli. Bence oralara yonelip yonelmemesi seçmen davranışları uzerinde daha fazla etkili olacaktır. Yoksa Bakanlar Kurulu'nun değişmesinin seçmen uzerinde bir etkisi yok bence.

SE ÇİM SONUÇLARI YENİ PARTİ DOĞURUR MU?

Seçim oncesi yeni parti iddiaları gundem oldu. Bu girişiminde 31 Mart'ı beklediği konuşuldu. Bu sonuçlar yeni bir parti doğurur mu?

Yeni parti bu seçim sonuçlarıyla ilgili değil. Ben baştan beri şunu soyluyorum: AK Parti içinde bir şu an aktif gorevde olmayan, kamuoyunun yakından tanıdığı bir grup politikacı arasında zaten bir enerji birikmesi soz konusu. Bu gunun birinde ortaya çıkacaktır. Bu enerjinin nasıl, ne biçimde ortaya çıkacağını belirleyecek faktorlerden biri de Sayın Erdoğan ve AK Parti'nin tavrı olacaktır. Erdoğan daha once dışarıda biriken başka enerjileri partinin içine kattı. Numan Bey, Suleyman Bey gibi. Şimdi benzer bir şey yapar mı, yoksa bu enerjinin parti dışında ortaya çıkmasını mı bekler bunu sureç içinde gozlemleyeceğiz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim surecinde sıklıkla "Trenden inenler bir daha binemez" mesajları verdi ama…

Siyasetin karar değiştirme hızı çok yuksektir. Sayın Kurtulmuş ve Soylu'nun, yine Bahçeli'nin polemiklerini hatırlayalım. Siyasetçilerin temel ozelliği kan davası gutmeyen insanlar olması. Parti çıkarları veya ulke konjonkturu gerektirdiğinde daha onceki tartışmaları unutup yeni bir sayfa açabiliyorlar. Bence bu bir meziyet, eleştirilecek bir şey değil. Bu aşılabilir ama başka bir tablo da olabilir, yaşayıp goreceğiz.