Özet (TL;DR) @ 2019-04-03T19:26:38.000Z: CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu, "Geçersiz oyların, yüzde 1 ile 2 arasında bir kriterde artı-eksi değerler oluşuyor. Günün sonunda neticeye tesir edecek bir değere sahip…



İmamoğlu, 2. Bolge Koordinasyon Merkezi'nde duzenlediği basın toplantısında, rakibine oy veren AK Partili veya diğer partilerden her seçmenin başının ustunde yeri olduğunu, hiçbir seçmenin diğerinden farkının olmadığını soyledi.Bu kente hizmet noktasında kimin oy verip vermediğine bakmayacaklarını dile getiren İmamoğlu, "Özellikle bir hususu paylaşmak istiyorum. Bir kelime canımı sıkıyor ama şoyle bir açılım yapınca herkesin hoşuna gidecek. 'Oy hırsızı' diye bir şey yazılıyor. Benim bir tek hırsızlık bildiğim şey var, o da gonul hırsızlığı yaparım, gonulleri çalarım, gonulleri kazanırım. Başka hiçbir işten anlamam hırsızlık namına. Gonullerinizi kazanmaya geliyorum. Bu hiç zor değil çunku hiç kimseye on yargım yok. Bana da oy vermiş AK Partililer olduğunu biliyorum bu gayet doğal, şuna inansınlar ki asla ve asla kendilerini kenara itilmiş, hizmette ikinci, uçuncu sınıf muamele gorecekleri bir sistemi gormeyecekler." diye konuştu.İstanbul Buyukşehir Belediyesi'nin (İBB) çalışanlarına seslenen İmamoğlu, çalışan memnuniyetinin bir kurum için en onemli unsurlardan biri olduğunu belirterek, "Hiçbir çalışanımın kendini bana adamasını hiç istemedim, istemeyeceğim de. Zira siyasiler oyla gelir, oyla gider. Bugun vardır, yarın yoktur. İBB'nin çalışanları o kurumun kalıcı unsurlarıdır. Alın terine, emeğe çok değer veren, kutsallığa değer veren birisiyim. İBB Başkanlığı'nda çalışan herkes, yaşamına, verdiği oya, koşullarına, hiçbir şeye bakmaksızın mujdeliyorum ki alın teri akıtan, çalışan herkesin yeri başımın ustudur. Ben onlara hukmetmeye gelmiyorum. Ben onlarla ortak çalışmaya, ortak akılla bu şehre ortak çabayla hizmet etmeye geliyorum. Gonullerini rahat ve ferah tutsunlar." ifadelerini kullandı.İmamoğlu, rakibi Binali Yıldırım'ın bugunku konuşmasında "Turk halkının sinirlerini sakın bozmayın" cumlesinin dikkatini çektiğini ve kendisini uzduğunu ifade ederek, "Benim sayemde millet guluyor şu anda, herhalde farkında değiller. Ben İstanbulluya huzur getirdim, gulumsemem insanların yuzunu gulduruyor. İnanın bundan mutlu oluyorum, çocuklar bana koşarak sarılıyor. Bu bir boburlenme değil, mutluluğumun tarifi yok. Onun için biz kimsenin sinirini bozmayız, sinirini bozan unsurlarla mucadele ederiz. " dedi.

" KAZANDIĞINIZI O GECE İLK AÇIKLAYAN SİZSİNİZ"

"Kabine uyeleriyle, sayın bakanlarla siz niye toplantı yaparsınız?" diye soran İmamoğlu, sozlerine şoyle devam etti:"Artık biz eşit koşullardayız. Geçmişte bu ulkeye hizmetler yapmış olabilirsiniz ama bitti hatırlatırım size. Benim istirhamım, lutfen yetkilerinizi kullanırken dikkatli olunuz. Bu ulkenin sinirlerini bozmak benim işim değil. Başka sinir bozucu bir şey daha soyleyeyim mi? Genel başkan yardımcısı 'Bu ulkenin en şaibeli seçimi' diye bu seçimi tanımlayabiliyor. Ne acı. Bunu biz desek, 'muhalefet dedi' derler. Bir iktidarın uyesinin bunu soylemesi kadar trajikomik bir şey herhalde olamaz. Onun için niçin tek bir cumle bununla ilgili kurmadınız Sayın Yıldırım? Ben Sayın Yıldırım'ın bu konulara dikkatini çevirmesini ve ozellikle bu hususlarla ilgili açıklama yapmasını bekliyorum."İmamoğlu, "Takmışlar 'kendini belediye başkanı diye tanımladı' ve bu surece dair yorumlar yapıyorlar. Sayın Yıldırım çok ozur diliyorum ama 3 bin oyla kazandığınızı topluma o gece ilk açıklayan sizsiniz. Biz sabırla ters giden bilgi alma surecimizin duzelmesi için bekledik. Burada tek tek evraklar uzerinden açıklamalarımızı yaptık." değerlendirmesinde bulundu.Sureci ahlaklı, nitelikli ve insanların bilgi alma ozgurluğunun iyi işlemesi noktasında hep duyarlı yonettiklerini dile getiren İmamoğlu, "Ama siz Buyukşehir Belediyesinin tum mecralarını, ust geçitler, binaların tamamına afiş astınız ve bugun diyorsunuz ki '25 belediye kazandık, 25 belediyeyi kutlayamaz mıyız?' Sizi uyarıyorum; kutlamayı yaptıysanız o 25 belediye başkanı ki onlarla ben çalışacağım artık, o kardeşlerim, o arkadaşlarım, o sevgili başkanlarımıza haksızlık yaptınız çunku her ilçeye keşke sizin değil de onun fotoğrafını assaydınız." diye konuştu.

ANITKAB İR ZİYARETİ

Anıtkabir ziyaretine de değinen İmamoğlu, sozlerini şoyle surdurdu:"Atamın manevi huzurunda deftere yazmış olduğum İstanbul Buyukşehir Belediye Başkanı yazım, herhalde bu biraz sıkıntı yarattı. Yaratmasın, çunku dayanağım Yuksek Seçim Kurulu'nun (YSK) sayfasında gosterdiği sayılar ve kendi tutanaklarımız uzerinden elde ettiğimi duşunduğum hakkımın orada beyanıdır. Ama esas bunun kalemle kağıda dokulmesi, az once sizin yaptırdığınız uygulamaların karşılığıdır.Bu surecin uzamasını istemiyoruz, hukuka ve Anayasa'ya inanıyoruz. Bir oyla bile seçimi kazanmanın onemini biliyoruz. Bizim 20 bini aşan oy farkını kuçumserken, 3 bin oyla kendinizi açıklıyorsunuz. Ama ben de size onemli bir tecrubenin sozunu hatırlatayım, Sayın Devlet Bahçeli'nin 'Bir oyla bile kazanırsanız, kazanmışsınız demektir' sozunu size hatırlatayım Sayın Yıldırım."

" SÜREÇ BELLİDİR, ORTADADIR"

YSK'nın uygulama maddelerinden yana olduklarını, kurulun surecin uzamaması noktasında yoğun çalıştıklarını da bildiklerini ifade eden İmamoğlu, "Ama lutfen sureci toparlayınız artık. Sureç bellidir, ortadadır. Biz demiyoruz ki bizi de 2014'te itirazlar surerken 30 bin oy farkla Ankara'daki adayın başkanlığının kesinleştiği gibi pat diye açıklayın demiyoruz. Sayımlar, hiçbir şeyde karşılığı olmayacak sayımlar. Somut olan her itiraz hakkına saygı duyarız. Bizim de var. Biz asla itirazlara karşı gelmedik ama soyut itirazlar doğru değildir.""Dunya bizi izliyor, demokrasi adına hızlı hareket edelim, bu karar netleşsin" derken başka şeylerin algılandığını, orada, burada tebrikler aldığının konuşulduğunu aktaran İmamoğlu, "Benim tek duyduğum tebrik ki doğaldır, Turkiye'de birinci parti çıkmıştır, Sayın Cumhurbaşkanına gelen tebrikler dunyanın farklı ulkelerinden. Bana gelen bir tebrik yok ama seçildikten sonra dunyanın her kentinden tebrik alacağımı da şimdiden duyuyor gibiyim." dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu surece katkı sunması gerektiğini dile getiren İmamoğlu, "Bu surecin normalleşmesi, Turkiye'nin ekonomisinden iç huzuruna kadar onemli bir katkıdır. Bu katkıyı sunarlarsa Sayın Cumhurbaşkanı, aldığı yetki ile 2023'un haziranına kadar şu anda yoğun bir ekonomik sorunla ve birçok konuyla daha yakından ilgilenme fırsatı bulacaktır." ifadelerini kullandı.

" NETİCEYE TESİR EDECEK BİR DEĞERE SAHİP DEĞİL"

Bir gazetecinin oyların sayımının devam ettiği ilçelerdeki sonuca ilişkin sorusu uzerine İmamoğlu, her ilçedeki sayımla ilgili anlık raporları aldıklarını belirtti.Şu anda orada daha once pek de uygulamalarda olmayan geçersiz oyların tekrar sayılmasıyla ilgili bir surecin soz konusu olduğunu ifade eden İmamoğlu, "Birbirine çok yakın değerler çıkıyor. Bize 10 çıkıyor, karşı tarafa 7 çıkıyor ya da karşı tarafa 25 çıkıyor bize 10 çıkıyor. Geçersiz oyların, yuzde 1 ile 2 arasında bir kriterde artı-eksi değerler oluşuyor. Gunun sonunda neticeye tesir edecek bir değere sahip değil. Bu çok net onumuzde. Bilgileri takip ediyoruz, simulasyonunu da yapıyoruz. Zaten birçoğu YSK'nın sayfasına da giriliyor." diye konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye surece katkı sunmaları yonundeki çağrısını hatırlatan İmamoğlu, "Peki siz onları aramayı duşunuyor musunuz?" sorusunu yonelten gazeteciye, "Gerekirse ararım. Bu ulkenin her kademesindeki, her kurumundaki herkesle goruşme konusunda hiçbir sınırım yok. Ben İBB'yi yoneteceğim. Sayın Cumhurbaşkanı benim hemşehrim zaten. Ben tek bir vatandaşımı bile ayırt etmeyeceğim derken, bu ulkeyi yoneten, şu anda yetki almış Sayın Cumhurbaşkanı ile konuşmamak ne demek? Zevkle konuşurum. Şu an tabii ki ben çağrımı yapıyorum ama şimdi ama yarın gorevimi yaparken İstanbul ile ilgili her konuyu konuşmaya hazır olduğumu belirtmek istiyorum. Buna Sayın Bahçeli de dahil." yanıtını verdi.

"Seçimin iptal edilip yeni bir tarih verilmesi konusunda tutumunuz ne olur?" sorusu uzerine İmamoğlu, "Öyle bir gundemi duşunmuyorum bile. Zihnimde oyle bir şey yok. Burası İstanbul, 16 milyon. 82 milyonluk Turkiye'nin 145 yıllık demokrasi tarihi var. Dolayısıyla boyle bir gundemi zihnimin zerre kadar koşesinde bile tutmuyorum." dedi.