Özet (TL;DR) @ 2019-04-01T15:36:34.000Z: Yerel seçimleri izlemek için gelen Avrupa Konseyi heyeti; seçim kampanyaları, medyada siyasi partilerin eşit yer alması ve yargıdaki gelişmeler açısından ‘demokratik bir seçim ortamı' yaşanmadığını…



Turkiye

15:36 01.04.2019URL'yi kısaltın

Yerel seçimleri izlemek için gelen Avrupa Konseyi heyeti; seçim kampanyaları, medyada siyasi partilerin eşit yer alması ve yargıdaki gelişmeler açısından 'demokratik bir seçim ortamı' yaşanmadığını savundu. Ancak birçok siyasi partinin farklı yerlerde kazanmış olması 'demokrasinin direnci' olarak nitelendirildi.

Avrupa Konseyi'nden gelen 22 kişilik heyet, Ankara'dan Diyarbakır'a, İstanbul'dan Erzurum'a kadar pek çok farklı şehirde toplam 140 sandıkta yaptığı gozlemlere dair tespitlerini duzenledikleri basın toplantısında kamuoyuyla paylaştı.

Deutsche Welle'den Hilal Koylu'nun haberine gore Avrupa Konseyi Yerel ve Bolgesel Yonetimler Kongresi Heyeti Başkanı Andrew Dawson, demokratik bir seçim ortamı konusunda eleştirilerde bulundu.

Dawson'ın, seçim kampanyaları ve medyada siyasi partilerin eşit yer alması, basın ve ifade ozgurluğu ve yargıda yaşanan gelişmelere ilişkin hukumete yaptığı eleştiriler dikkat çekti.

' DEVLET KAYNAKLARI BİR SİYASİ PARTİ İÇİN KULLANILMAMALI'

Demokratik bir seçim ortamının ilk koşulu olarak ifade ozgurluğunun sağlanması gerektiğini belirten Dawson, bu ozgurluğun; vatandaşları, gazetecileri, siyasi parti temsilcilerini eşit şekilde kapsamına ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Seçim oncesinde ve hemen sonrasında gazetecilerin haber ve yorum yaparken işten atılma ya da cezaevine girme korkusu yaşadıklarını gozlemlediklerini aktaran Andrew Dawson, partilerin seçim kampanyalarını medyanın eşit olarak yansıtamadığını da vurguladı.

Dawson, "Seçim kampanyalarının eşit koşullarda yurutulmesi için de adil ve makul bir hukuki çerçeve de yaratılmadı. Hukukun ustunluğu one çıkarılmadı. Devlet kaynakları bir siyasi parti için kullanılmamalı. Turkiye'de yerel yoneticiler uzerlerinde baskı hissetmeden gorevlerini yapabilmeli" dedi.

Andrew Dawson, ayrıca oy kullanılan okulların içinde ve dışında silahlı jandarmaların otomatik silahlarını gostere gostere gorev yapmasını ise 'garipsediğini' vurguladı.

AD İL VE ÖZGÜR SEÇİM KONUSUNDA 'İKNA OLMADIK'

Heyet, ozellikle Doğu ve Guneydoğu'daki HDP'li belediyelere yine kayyum atanabileceğine dair açıklamaları da endişe verici buldu. Dawson, "Turkiye'nin kendi butunluğunu koruma onceliğini gozardı etmiş değiliz. Ancak, HDP'li belediye başkanlarının terorist olduğu iddialarını kabul etmiyoruz. Lutfen, Turkiye'de normalleşme politikalarına donulsun" diye konuştu.

Dawson, "Demokrasi tehlikede olduğunda çozum daha az değil, daha çok demokrasidir. Korkarım ki, Turkiye'de demokratik bir seçim yapılması için Avrupa değerlerine uygun adil ve ozgur bir seçim olduğuna ilişkin ikna olmadık" dedi.

' DEMOKRASİNİN DİRENCİ'

Ancak bunlara rağmen seçim sonuçlarına bakıldığında birçok siyasi partinin farklı yerlerde kazanmış olması 'Turk demokrasisi açısından umut verici' olarak nitelendi.

(C) Sputnik /

Dawson, bu durumu 'demokrasinin direnci' olarak nitelendirdi.

Öte yandan Dawson, yuzde 84 olarak açıklanan seçime katılım oranının Turk halkının demokrasi ve seçimlere konusundaki farkındalığını artırdığını gostermesi bakımında onemli olduğunu soyledi. Dawson, Yuksek Seçim Kurulu ve sandık kurullarının teknik yetkinlik konusunda da başarı sergilediğini soyledi.

Etiketler:

seçim kampanyası, hukuk, demokratik, adil seçim, ifade ozgurluğu, basın ozgurluğu, yerel seçim, Yuksek Seçim Kurulu, Avrupa Konseyi Yerel ve Bolgesel Yonetimler Kongresi, Andrew Dawson, Guneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu, İstanbul, Ankara, Turkiye