Özet (TL;DR) @ 2019-04-01 08:22:14.712251: Duyduk duymadık demeyin, eski ekibi topluyoruz! İstanbul gece hayatının en önemli kulüplerinden 2019, doğum gününde bir geceliğine yeniden kapılarını açıyor. Bu vesileyle kulübün kurucularından Mehmet…
Kentin 'tekinsiz' olarak adlandırılabilecek bir semtinde, yıkık dokuk yollarında, karanlıkta ilerliyoruz.� Ö numuzu sadece arabanın farı aydınlatıyor. Birden ortam aydınlanıyor: 'Mad Max' filmlerindeki gibi varillerin içinde yakılan ateşler aydınlatıyor ortalığı. Sağda solda kamyon lastikleri, hurda arabalar... Bir araba mezarlığı...
Demir çubuklara tutunarak ilerliyor onumde dizilen kalabalık... 6 donumluk açık bir alana giriyoruz. Yer sallan ıyor, ayağımın altından hissettiğim bir 'bumm' sesi. Bas... Muhteşem bir muzik. İçerisi insan seli ama kimse kimseye değmiyor. Herkes kendini ritme kaptırmış.... Karşımda siyahi bir revu kızı tuylerini savura savura dans ediyor... Yanımdaki deri şortlu adam da...
Birden bir gok gurultusu... Yağmur başlıyor. Bu kalabalığı durduruyor mu, hayır... Daha da beter co şuyor kalabalık aynı yağmurun altında, taa ki sabahın ilk ışıklarına kadar...
Bunlar bilimkurgu filminden ya da senede bir kez yaşanan, selfie'lerle belgelenmiş 'Burning Man' festivalinden arta kalan anılar değil. Tum bunlar çolun ortasında değil, İstanbul'un kalbinde yaşandı. Yer: Maslak. Sene: 1993. Mek an: 2019.
Bu an ılar da, ilk kez arkadaşlarıyla çıkan bir genç kızın, yani benim aklımda kalanlar. O geceden oyle etkilendik ki, en kısa zamanda yeniden gelmenin planını yaptık. Hatta hızımızı alamadık; 2019 yılına kadar hep gelmeyi hayal ettik. Arkadaşım once itiraz etti: " Koskoca kadınlar olacağız..." Bakıştık. Omuz silkti: " Ama yine de eğlenebiliriz."
Karşımda oturan kulubun kurucusu Mehmet Cavcı,� " Bu geceyi duzenlememizin sebeplerinden biri de bu. O donemin insanlarına o ruhu yeniden yaşatmak... Açıkçası 'İşallah yaşarız da 2019'u goruruz' diye duşunuyordum. Ben gordum ama ne yazık ki ortağım Ceylan Çaplı goremedi: Onu 2008'de kaybettik. Şimdi kalan sağlarla, o donem çaldığımız tum DJ'lerimizle, aynı dekorla, bir gece de olsa o ruhu yakalamak istiyoruz."
Zeki M uren yuzunden açtık
Mehmet Cavcı'nın bahsettiği etkinlik 19 Nisan'da Volkswagen Arena'da gerçekleşecek, Red Bull Music '2019' gecesi. 1993'te Ceylan Çaplı ve Mehmet Cavcı'nın yarattığı 'Geleceğin Kulubu' bir gece de olsa, yeniden hayata doğuyor.
Belki de yeniden açılmayı en çok hak edenlerden: Sadece bir sene hizmet verdi ama basından meclise konuşulmadığı yer kalmadı. Ama tum bunlar şuphesiz bir senede olmadı; zira mekan, yine kent yaşamına iz bırakan iki onemli kulubun, Taksim Talimhane'deki 19 ve 20'nin yazlık bir mekanda buluşmasıyla oluştu. Mehmet Cavc ı hikayeyi başa sarıyor: "1984'te 19 yaşındayken tanıştım Ceylan'la (Çaplı) ile. Ben Taksim'deki Tekila Bar'ın DJ'iydim, o da işletmecisi... Dostluğumuz oyle başladı. Ceylan, 1986'da ilk kulubu 14'u açtı 'Gel beraber çalışalım' dedi. 'Tamam' dedim. Ondan sonra Talimhane'de, yine oto tamircilerin sırasında, 14'den beş kapı ileride 20'yi açtık. Ve onun yanındaki 19'i. Hızla buyumek istediğimizden değil, çaresizlikten..."
Aklımda bir soru: Nasıl bir çaresizliktir bu? Şoyle anlatıyor: " 14'in mudavimleri çabuk oluştu. Zeki Muren sıklıkla gelirdi mesela. Ama o gelince muzik kesiliyordu, oyle istiyordu. E içerideki insanlar dans etmeye devam etmek istiyordu. Boyle bir ihtiyaçtan uç sene sonra yani 1989'da 20'yi açtık. Sonra işin boyutu değişmeye başlayınca, 19'i'de açtık. Üç tane kuçucuk kulup, sabah sekizde zar zor kapatabiliyorduk. İnsanlar gitmek istemiyordu. "
**
** Araba mezarl ığından gece hayatı efsanesine: 14, 19, 20 Zeki Muren gibi mudavimleriyle anılıyordu. Mehmet Cavcı ve Ceylan Çaplı, 2019'la işi bir adım ileri goturup radyosu ve takipçileriyle hayat tarzına donuşturdu.
İ sim babası Özkan Uğur
Cavcı oluşturdukları muşteri kitlesini şoyle anlatıyor: " Sanatçılar, entelektueller, beyaz yakalılar, hatta esnaf... Çok birleştirici bir yapısı vardı kulubun. VIP anlayışımız yoktu; masa, loca yoktu yani... Takım elbiseyle, kravatla kimse alınmaz. Beyaz yakalılar arabasında kıyafetini değiştiriyor, oyle giriyordu içeri."
Mekanın mudavimleri yaz sıcağında 40 metrekarelik kulupte ter dokerek eğlenmeye devam edince, yine 'çaresizlikten' yazlık mekanı, yani 2019'u açma fikri doğmuş: " M uşterimiz yazın içeride pişiyorlar. 'Yazlık açın' dediler 'Tamam' dedik. Ama donemde olduğu gibi Boğaz kıyısında yapmak istemiyorduk; daha 'underground' bir yer arıyorduk. Her gun koşuya çıkıyordum: Belgrad Ormanı donuşunde gordum. Ceylan'a 'Yeri bulduk' dedim, o gun tuttuk. İsim babası da Özkan Uğur. Ceylan'ın yakın arkadaşıydı. Bir gun onun evinde konuşuyorduk. 'O mu olsun bu mu olsun' derken o '2019' fikrini attı ortaya, oyle de kaldı..."
2019 sadece '19' ve '20'nin birleşmesi değil. Çaplı ve Cavcı, kulubun DNA'sının futuristik olmasını hedeflemiş: " Mimar da, DJ de hepimiz de bir şekilde geleceği yakalamak istedik. Kafamızdaki konsept şuydu; Üçuncu Dunya Savaşı çıkıyor, sonrasında buyuk bir patlama, bu savaştan sağ kalanlar biziz... Geri donup bakınca 20 sene sonrasını ongormuş hatta bu donemde zor yakalanacak bir şey yapmışız. O gun kulupte çaldığımız muzikleri, dekoru, ambiyansı bugun herhangi bir kulube koyun, çok iyi iş yapar. Çok para saçtığımızdan değil, ruhu olduğu için. Zaten tum parayı muziğe harcıyorduk. Ciddi bir DJ kadromuz vardı. Sadece bu kulubu gormek için yurtdışından gelenler oluyordu. Saygı duyulan bir muzik otoritesiydi."
Mek an buyudukçe dertler buyudu
Her hafta duyurulmadan, spontan hazırlanan farklı konseptte partiler... Sabahın sekizinde eve gitmeyi reddeden, aynı anda zıplayan 2 bin dans tutkunu... Gelin gorun ki tum bu 'eğlence' bazı kesimlerin de tepkisini toplamaya başladı: " Turkiye'de kulup işletmek değişik baskılara yol açar. 19 ve 20'de değil de 2019'da bunu yaşadık. İlk defa 'Ülkeyi dans pistine çevirdiler' gerekçesiyle bir kulubun kapatılması için mecliste oylama yapıldı. Karar çıkmadı ama olsun sinirler gerildi. Sonra içeriyi Çevik Kuvvet bastı. İnsanlar şov zannetmişti olduğunda... 'Adnan Hoca gizlice çekim yapıyor' dendi... Yaklaşık 15 yıl uç kulup idare ettik ama 2019'da bir senede çektiğimizi çekmedik. Mekan buyudukçe dertler buyuyor. 1994'te baskılardan bunalıp kapattık. "
İ yi ki o yağmurun altındaydık...
Peki sadece bir sene açık kalan yazlık bir diskonun bir nesil uzerinde bu kadar nasıl etkisi oldu? Şoyle anlatıyor: " Evet kapandı ama kulubun ruhu birlikte çaldığımız DJ'lerimizle devam etti. O ruh High-End ya da Crystal gibi kuluplere donuştu. Ama o gelenek de zamanla silindi. Gerçi festivallerle benzer ruh yaşanıyor. Çunku bu şehre o ruhu, o kulturu bulaştırdık. Ama şu da bir gerçektir: Hiçbir kulup ilelebet yaşayamaz. Çunku jenerasyon değişir. Ama yaşadıkların seninle kalır. Ne dediğimi anlıyorsun biliyorum. Çunku sen de o yaz yağmurunun altında ıslandın. İyi ki de ıslanmışsın... İyi ki hepimiz o yağmurun altında ıslanmışız."
**
Kul ubun o donemdeki mudavimlerinden birkaç isim: Yasemin Kozanoğlu, Selin
Toktay, Ayşegul Tecimer ve Billur Kalkavan...
19 ve 20 aras ındaki duvar nasıl yıkıldı?
**Mehmet Cavcı donemin gece hayatından başka bir 'efsane' anıyı şoyle
anlatıyor: "Surekli yenilik arıyorduk. Bir gun Ceylan (Çaplı) ile 'Haydi 19 ve
20 arasındaki duvarı yıkalım' dedik. Tabii bir onceki gece gidip duvarı
ustalara yıktırdık. Ama muşterilerimiz de bu ana tanıklık edebilsin
istedik.Çozum olarak strafor gibi bir malzemeden bir duvar yapıp uzerini de
normal beton rengine boyattık. Ortalık zaten karanlık... Muşteriler içeride
iki ayrı kulupte eğlenirken Pink Floyd'un 'The Wall' parçasıyla o duvarı
patlattık. Çıldırdı herkes... Şu an olsa sosyal medya yıkılırdı. Ama
muşteriler rahat etsin diye içeride ya da dışarıda fotoğraf çektirmiyorduk.
Yasaktı. Mekan çıkışında dışarıda paparazzi de barındırmazdık. Bu yuzden
elimizde fazla resim değil sadece anılar var."
Mehmet Cavc ı, Red Bull Music kuratorluğundeki gece için heyecanlı: "Derrick May, Dimitri, U.F.U.K, Cure-Shot gibi DJ'lerimizi yeniden bir araya getiriyoruz. Mekanın dekorunu da taşıdık. Sadece o gunleri yaşayanlarla değil, yeni nesille de buluşacağız."

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.