Özet (TL;DR) @ 2019-03-30 08:16:43.785673: ‘Şaşıfelek Çıkmazı’ndan ‘Babam ve Oğlum’a hafızalara kazınan birçok dizi ve filmde onu başrolde izledik. Oyunculuğu ve karizmasıyla hep adından söz ettirdi. Magazinden uzak durdu, hep işiyle gündemde…
'Zalim İstanbul' bu hafta başlıyor. İstanbul sizin için de zalim miydi?
- İstanbul kozmopolit bir şehir. Her turlu çeşitliliği ve farklılığı içinde barındırıyor. Tum acımasızlığı ve guzelliği buradan geliyor. Kendi ayakları uzerinde durmaya çalışan her birey için olduğu gibi, benim için de zalimdi.
- Sizin bu 'zalim İstanbul'da filmleri aratmayacak bir hikayeniz var. Yedi yaşındayken babanız felç olmuş. 13 yaşına geldiğinizde onu kaybetmişsiniz. Babasızlık hayata nasıl yansıdı?
- Önemli olan kaybettiğimiz insanların nasıl hatırlandıklarıdır. Giderken bana nasihatlerini miras bıraktı. Onsuzluğu yine onun ve annemin sayesinde atlattım. Babasızlık bir çocuğu guçsuz kılar diye duşunulebilir ancak bu sınavla erken yuzleşmek ve bunun ustesinden gelmek beni hayattaki her zorluğa karşı dayanıklı kıldı. Okul ve çalışma hayatını birlikte goturmek zorundaydım.
Beni bugun ben yapan zamanlarımmış onlar
* Nas ıl işlerde çalıştınız?
- Her turlu işte çalıştım... Pazarcılıktan tutun da elektrikçi çıraklığına... Marangozluk, dikiş makinesi, buzdolabı, çamaşır makinesi tamirciliği, hidrolik presler, sıcak-soğuk demircilik... Sanırım 15-20 iş dalında çalışmışımdır. Harçlığımı çıkarabilmek, sofraya katkıda bulunabilmek için çalışmak zorundaydım. İyi de yapmışım. Beni bugun ben yapan zamanlarımmış onlar.
* İlk kazandığınız parayı hatırlıyor musunuz?
- İstinye'de, yedi yaşında marangoz çıraklığından kazandığım paraydı.
* Ne yapt ınız o parayla?
- Sabah kahvaltısında sofraya koymuştum. Anam da içinden bana harçlık vermişti. Yuzumu okşayıp başımı koklamıştı.
Zorlu ğum kendime, kimseye de ğil...
* Asi bir gen ç olduğunuz soyleniyor. Gerçekten oyle miydiniz?
- Doğrudur; adaletsizliğe, haksızlığa, zorbalığa, ozensizliğe karşı her zaman dik durdum. Gençlik yıllarımda bunu yansıtma şeklim daha pervasızdı. Baba olmak, aile sorumluluğu bunu değiştirdi. Duygularımda, duşuncelerimde, tutkularımda bir değişiklik yok, yalnızca tepkilerimi gosteriş biçimim evrildi.
* Hakk ınızda bilinen en buyuk yanlış ne oldu?
- Zor bir insan olduğum... Zorluğum kendime, kimseye değil. İşimle ilgili titizliğim, sanırım çalıştığım insanları zaman zaman urkutebiliyor. Ayrıca unutmamak gerekir ki ovgu, yerginin başlangıcıdır.
Her zamankinden daha yarat ıcı olmalıyız
- D unyada insana, doğaya şiddetin dozu hızla yukseliyor. Sizce neden?
- Kapitalizmin her geçen gun daha da vahşileşmesi sebebiyle; erdem, ahlak, empati, hoşgoru gibi kavramlar değersizleşiyor. Ve insanı insan yapan bu değerlerden yoksun bırakılan toplumlar, gaddarlaşıyor.
* Ekranda; i çki kadehinin buzlanması, biplenen kelimeler ya da bir opuşme sahnesinin kesilmesi gibi uygulamalar size ne hissettiriyor?
- Sansur, dunyanın her yerinde ozgur duşunen herkese aynı şeyi hissettirir. Yapılması gereken, her zamankinden daha yaratıcı olmak.
* Umutlu musunuz?
- Yaşıyorsak hala umut var demektir.
Sar ıp sarmalayıp onu ben, beni o yapt ım
- Yeni diziniz 'Zalim İstanbul' ne anlatıyor?
- Antakya'da uç çocuğu ve kayınvalidesiyle yaşayan Seher'in, başarılı bir işadamı olan, memleketlileri Agah Karaçay ve ailesiyle yollarının kesişmesini konu alıyor.
* Neydi Ag ah karakterinde sizi cezbeden?
- Birçok işimde zaman zaman kenarından kıyısından geçtiğim bir karakterle, tam manasıyla karşı karşıyayım. Taşınması oldukça zor bir karakter. Kanaviçe gibi işlemek gerekiyor. Yoksa yazık olur Agah'a. Önce onu anladım. Sonra empati kurdum. Dokundum. Cevap verdi. Sarıp sarmalayıp onu ben, beni o yaptım. Henuz işim bitmiş de değil Agah'la. Avcumun içinden cıva gibi kayıyor. Üçuncu bolumde yutar, dorduncu bolumde ancak hazmederim diye duşunuyorum.
100 uzerinden 75-80'i cebe indirdim mi benden keyiflisi yok
* Y ıllar once televizyon dunyası için, "Burası piyasa denilen ticarethaneye donuşturulmuş bir alan" demişsiniz. Hala aynı mı duşunuyorsunuz?
- Televizyon sektorune reklam gelirleri yon veriyor. Reklam gelirleriniyse reyting sistemi belirliyor. Bazen çok ozenilmiş, doğru dinamikler uzerine kurulmuş işler dahi bu sisteme yenik duşuyor. Bu denli buyuk maliyetli projelerin, bu ve benzeri şans faktorlerine bağlı olması istikrarsızlık yaratıyor. Sektorun yalnızca kar-zarar dengeleri uzerinden ele alınmasıyla piyasalaşması, sanatsal uretimin onunu tıkıyor.
* Peki d unden bugune kariyerinize baktığınızda kendi adınıza ne hissediyorsunuz?
- Geride nitelikli işler bıraktım, gelecekte bunlardan daha da iyilerini yapmak için hevesliyim.
* Her yapt ığınız projede kendinizi değerlendirip puanladığınızı okumuştum. Bunu hala yapıyor musunuz?
- Yaptığımız iş bir ekip işi, karakterimin başarısı yalnızca benim performansımla oluşmuyor. Tum bu kriterleri gozeterek kendimi de nesnel bir perspektifle değerlendiriyorum. Her proje benim için bir sınav. 100 uzerinden 75-80'i cebe indirdim mi benden keyiflisi yok.
Yedi yaşımdan beri yuzlerce kuş besledim

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.