Özet (TL;DR) @ 2019-03-29T22:40:21.000Z: Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu seçimlerde bence anket firmalarının hepsi iflas edecek. Anket firmalarıyla gerek belediyelerimizin gerek bizim bazı çalışmalar var. Bakıyoruz ki birbirinden o kadar uzak…
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı'nın İstanbul Buyukşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım ve 39 ilçenin belediye başkan adaylarıyla TRT ortak yayınına katılarak, soruları yanıtladı. Erdoğan, 59 il ile 29 ilçede mitinge katıldığını, mitingleri 35 ilçe ile tamamlayacağını soyledi.Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul Buyukşehir Başkan Adayı Binali Yıldırım, Ankara Buyukşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Özhaseki, İzmir Buyukşehir Belediye Başkan Adayı Nihat Zeybekci başta olmak uzere tum belediye başkan adaylarının yoğun bir performans ortaya koyduklarını belirtti. Cumhur İttifakı olarak çok farklı bir performans izlediklerini dile getiren Erdoğan, "Çunku çalışmazsak netice almak da mumkun değil. Hele hele bir beka meselesi gundemde olunca bu beka meselesinde de bunu millete iyi anlatmak ve neticesini de buna gore koparmamız lazım." değerlendirmesinde bulundu.Cumhur İttifakı'nın karşısında zillet-illet ittifakının bulunduğunu ifade eden Erdoğan, Cumhur İttifakı adına seçimlerin hayırlı bir neticeyle sonuçlanacağına inandığını kaydetti. Erdoğan, şoyle konuştu:"Bunun karşısında da Cumhur İttifakı olarak bizim guçlu bir çıkış yapmamız lazım. Bu yerel seçimleri de kesinlikle Cumhur İttifakı'nın lehine çevirerek, ozellikle de 1 Nisan'dan itibaren Turkiye'ye yeni bir gune çıkmamız lazım. Çunku bir tanesi diyor ki, 'Bu bir intikamdır' diyor. Bunun herhalde bir yerlerden zoru var. Butun bunlar karşısında biz tabii vakur bir şekilde yolumuza devam ederken bunların 'intikam' gibi ifadeler kullanması, obur taraftan yalanlarla dolu bir kampanya surdurmeleri, bunlar bize yakışmazdı. Biz bu yollara da tevessul etmeden, işi kararlı, ciddi ama yoğun çalışmayla surdurduk ve projelerimizi anlattık.Proje bazlı bir çalışmayı butun belediye başkanı arkadaşlarım, buyukşehirler olsun, tum ilçe belediye başkanlarımız olsun, yapacaklarını anlattılar. Yapacaklarını anlatmak suretiyle de milletimizin onayına bunu sundular. Ben de bu bakımdan pazar akşamının inşallah Cumhur İttifakı olarak, partimiz olarak çok hayırlı bir neticeyle sonuçlanacağına inanıyorum."
" ÇANAKKALE GEÇİLMEZ İFADESİ İSTANBUL İÇİNDİR"
İstanbul'un tarihi itibarıyla payitaht, uluslararası camiada gıpta ile bakılan bir kent olduğuna vurgu yapan Erdoğan, şoyle devam etti:"Biliyorsunuz kimler İstanbul'u kendi strateji kayıtlarına almadı ki, kimler bu stratejik kayıtlar içerisinde İstanbul'u hedef gostermedi ki. Ama tabii bizim İstanbul'la ilişkimiz ise Sevgili Peygamberimizin mujdesine dayalı olandı. Onun için 1453 çok anlamlıdır. Bizim için 1453 ne kadar anlamlıysa bunun karşısında olanlar, işte Gezi olaylarında yaşadık ya, 'Zulum 1453'te başladı' diye duvarlara yazanlar vardı ya, işte bunlar da aynen haçlı zihniyetinin Turkiye'de, yani içimizdeki uzantılarıdır. Bu denli İstanbul onemlidir.En son Çanakkale, bu mucadele niye verildi? Çanakkale'deki hedef neresiydi, Çanakkale miydi? Hayır. Çanakkale'yi aşıp İstanbul'a gelmekti, İstanbul'a girmekti. Ama Gazi Mustafa Kemal'in liderliğinde, o zaman 'Hey 15'li 15'li' meselesinde, o 15 yaşındaki yavrular, kınalı kuzular, hepsi tıp oğrencileri vesaire, asker yok, beklenen sayıda boyle bir şey yok, teknoloji ise hepsi duşman kamplarının içerisinde ve Seyit Onbaşı gibi birçok kendini o yola vakfeden Mehmetimiz, Mehmetçiklerimiz işte Çanakkale'de onlara geçit vermediler ve Çanakkale'nin sularına onları gomduler ve İstanbul orada adeta virgul değil, noktayı koydu. Ve Çanakkale geçilmez... İşte o 'Çanakkale geçilmez' ifadesi İstanbul içindir, Karadeniz için değil."Erdoğan, "Orada da bu işi başaramadılar fakat iş bitti mi, bitmedi. İşte 16 bin 500 kilometreden Yeni Zelanda buraya geldi. Avustralya buraya geldi. Niye geldiler? Neydi dertleri? İstanbul. Onun için İstanbul bizim için çok onemli. Bakın onlar hala İstanbul demiyor, Konstantinopol diyor. Ve şimdi bu şuur içerisinde evlatlarımıza bir defa İstanbul'un bu gerçek durumunu, o manevi konumunu çok iyi anlatmamız lazım. Yani oturduğun bu şehir rastgele bir şehir değil. Bu şehrin farklılığı var. Biz de bu sevda ile bu doğduğumuz şehre aşık olduk. Benim doğduğum, buyuduğum İstanbul'un mustesna yerleri değildi. Ben Kasımpaşa'nın bir kenar koşesinde doğdum. Onun da tarihi itibarıyla onemli bir yerdi ama çunku butun Osmanlı ordularının okçularının yetiştirdiği yerin hemen kenarında olan bir mahallede doğdum, o mahallede buyudum. İki odalı kirada oturduğumuz bir evde buyuduk. Oradan geldik." diye konuştu.
" KİMİSİ GÖKTEN ZEMBİLLE İNMİŞ, KİMİSİ FARKLI ŞEKİLDE..."
Binali Yıldırım'ın aslında Kasımpaşalı olduğuna işaret eden Erdoğan, "O tabii Erzincan'dan çıktı oraya geldi. Ben doğdum, buyudum oradayım. Daha sonra yollarımız bu davada birleşti, butunleşti. Beraber bu yolda yine yolculuğumuz devam etti. Tabii 40 yıllık bir siyasi geçmişim var. Siyasette şu andaki bu siyasi partilerin başında olanların hiçbirinin boyle gençlik kollarından yetişip oyle buralara kadar geleni yok. Hiçbirisinin alakası yok. Kimisi gokten zembille inmiş, kimisi farklı şekilde dolaylı yollardan gelmiş. Biz ise gençlik kollarından itibaren siyasetin içinde yetişmiş, buyumuş... Ve bunun da ilk başladığım yer Kasımpaşa. Beyoğlu Gençlik Kolları'nda başladık, ondan sonra İstanbul derken, Merkez Karar Yurutme filan vesaire yuruduk. Ve tabii Beyoğlu Belediye Başkanlığı seçimleri ilk adımdı, 89. Ondan sonra 94, buyukşehir belediye başkanlığı. Zaten buyukşehir belediye başkanlığı adımını attığımız andan itibaren İstanbul'a olan aşkımız orada tescillendi." şeklinde konuştu.Erdoğan, İstanbul'a yapılması gerekenin en idealini, en guzelini yapmak için bir yarışın, bir mucadelenin içine girdiklerini ifade etti. O zamanki tum ilçe belediye başkanlarıyla el ele verdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şoyle devam etti:"Çok farklı bir şekilde, dunyadaki yapılanları da yerlerinde incelemek suretiyle bu adımı attık ve İstanbul'a çok kısa bir zamanda, çunku benim işte 4,5 yıl gibi İstanbul'daki belediye başkanlığım var. Ama o 4,5 yıla gerçekten çok çok ciddi yatırımlar sığdırdık. Ben o zaman 2,5 milyar dolar borçla İstanbul Buyukşehir Belediyesini devraldım. Bıraktığımda yaptığım yatırımlar bir kenara 1 milyar 250 milyon dolarla borç olarak bıraktım. Fakat yatırımlarımızın rakamsal olarak boyutu tarif edilemeyecek kadar buyuktu. Çunku bir şeye inanıyorduk. Başarıda insan yonetimi, bilgi yonetimi, finans yonetimi çok onemli. Bu uç şeyi başardığınız zaman zaten gerisi geliyordu. Ve biz de bu yatırımlarla beraber hakikaten İstanbul'u o 4,5 yılda bir defa ulaşım altyapısından tutun da, ust yapıda yaptığımız yatırımlara ki dedik ki biz deniz taşımacılığına da İstanbul'da onem vermemiz lazım. O zaman Binali Bey'i İstanbul Deniz Otobuslerinin başına getirdik. Ve dışarıdan ithal ettiğimiz deniz otobusleriyle beraber deniz taşımacılığında da İstanbul Buyukşehir Belediyesi olarak çok ciddi adımlar attık."Erdoğan, İstanbul Belediye Başkanı olduğu donemde oncelikle kenti CHP'nin tanımı olan çop, çukur ve çamurdan kurtarmaları gerektiğini soyledi.Yaptıkları çalışmalarla İstanbul'u bir yılda çop yığınlarından kurtardıklarını belirten Erdoğan, şunları anlattı:"O ara 'Habitat II' toplantısı vardı İstanbul'da. Ve Habitat II toplantısı şu andaki Cemal Reşit Rey'in olduğu konseptin içerisinde yapıldı ve sonuç bildirgesinin içerisine dunyanın en temiz şehri olarak İstanbul girdi. Bu çok manidardır. Bu kadar kısa surede alıyorsunuz, bu temizlik olayını, çop olayını hallediyorsunuz ve hatırlarsanız o zamanlar da maske dağıtıyordu o zaman ki Sabah gazetesi. Bu maske dağıtımıyla hava kirliliğinden vatandaşı korumak istiyorlardı. Biz suratle buna da el attık. Tabii 50 bin haneye CHP yonetimi, Sayın Sozen, o zaman doğal gaz verebilmişti. Ama ben belediye başkanlığını bıraktığımda 1 milyon 250 bin haneye bir doğal gazı verdik. Şu anda buyukşehir belediye başkanımıza sordum, ne kadar dedim, şu anda da 5 milyon 350 bin haneye İstanbul Buyukşehir Belediyesi doğal gazı vermiş durumda. Demek ki İstanbul'da şu anda hava kirliliği yoksa bunun sebebi de bu."Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'un o donemdeki bir diğer onemli meselesinin su olduğunu, çozum için Istranca Dağlarından İstanbul'a su getirilmesi gerektiğini dile getirdi.İşin Ömerli ve Terkos kanadı olduğunu, dağları yaklaşık 140 kilometre delerek İstanbul'a suyu getirdiklerini vurgulayan Erdoğan, şunları anlattı:"Anadolu Yakası'nda da Melen'den 180 kilometre, oradan ayrıca İstanbul'a suyu getirdik. Fakat bir de sağ olsun Veysel Eroğlu, o zaman İSKİ Genel Mudurumuz oydu. Bir de bunun deprese edilmesi lazım, yani olur ya Anadolu Yakası'nda sıkıntı olursa bunu Avrupa'dan takviye edelim, Avrupa'da olursa Anadolu Yakası'ndan... Ve bununla ilgili olarak da Boğaz'ın altından, içinden o zaman ki Renault aracının geçeceği çapta buyuk borular oraya yerleştirildi. Şu anda mesela herhangi bir sıkıntı olsa buradan deprese edilecek şekilde sistem o noktada hazır. Ve biz hatta o zaman Renault araca bindik, oradan da geçerek, 'hakikaten boyle mi ya, bunu bir gorelim' dedik. Bunu da yaşadık. Boylece su konusu da çozulmuş oldu. Bunların aşılmasıyla birlikte İstanbul'da onumuze yeni bir ufuk, o da tabii ki ozellikle bu Kiptaş konusunda konut meseleleri bunları girdik."İstanbul için onemli adımlar attıklarına değinen Erdoğan, "Mesela herkes basite alır, çok hafif bir şey gibi gorur. Hatırlarsanız İkarus otobusleri vardı. Bu otobuslerin içerisinde seyahat etmek zaten insanı adeta çıldırtırdı. Çunku o zamanlar garajlarda filan, o koltuklar, oturma yerleri filan mazotlu bezlerle falan silinirdi. Kokudan durulmaz, havalandırma sistemleri yok, klima sistemleri filan yok. Dedik 'İstanbul'a bu yakışmıyor'. Ve biz İstanbul'umuza ilk defa Mercedes otobuslerini biz soktuk. Şu anda yanılmıyorsam herhalde 6 binin kusur İstanbul'da Mercedes otobus var. Bir de tabii sağ olsun bizden sonraki arkadaşlar işte şimdi bu metrobus olayını getirdiler. Onunla beraber olay çok daha ileri bir safhaya geldi. Ve şimdi o da tabii işi çok daha kolaylaştırdı. Çunku raylı sistemde yatırım biraz daha uzun suruyor. Ama lastikli sistemde çok daha çabuk guzergahlar yapılabiliyor, hem de bunun yanında maliyetleri çok daha ucuz." diye konuştu. Erdoğan, konuşmasını şoyle surdurdu:"Benim gorebildiğim kadarıyla şu anda bu dortlu mekanizma aslında yani bir belediyecilik anlayışıyla veya ortaya biz projelerimizi koyalım, projeye dayalı bir belediyecilik anlayışıyla çalışmıyor. Onlar ideolojik bir mekanizmaya oy toplamanın gayreti içerisinde. Ve nitekim ulkemizde maalesef bakıyorsunuz bir etnik yapı uzerinden oy toplama zihniyeti var. Bir diğer tarafından bolgesel milliyetçilik açısından oy toplama gayretleri var. Bunlar kendine gore bir prim de yapıyor. Bir de babadan evlada geçme particilik zihniyeti var. O da kendine gore bir rantı var. Ama AK Parti belediyeciliğinde ise biz diyoruz ki, biz eserlerimizle konuşuruz ve eserlerimiz için halkımızdan oy istiyoruz."İstanbul'un sıradan bir şehir olmadığını belirten Erdoğan, bu nedenle Binali Yıldırım'ı aday gosterdiklerini soyledi. Binali Yıldırım'ın Buyukşehir Belediyesinin işlerinin yanı sıra 39 ilçeyi de koordine edeceğini kaydeden Erdoğan, "Birinci derecede bizim AK Partili belediye olarak Cumhur İttifakı olarak ne kadar belediye alırsak bu belediyelerimizin koordinasyonunu ozellikle Buyukşehir Belediye Başkanımız yapmak suretiyle farklılığını ortaya koyup hizmette de kendini gosterecek." ifadesini kullandı. Binali Yıldırım'ın, İDO Genel Mudurluğu ile Buyukşehir Belediyesine yabancı olmadığını, Ulaştırma Bakanlığı ile altyapı ve ustyapıda çok ciddi manada tum Turkiye'ye hizmetler yaptığını, Başbakanlık goreviyle geneli kapsayan icraatları olduğunu, son olarak da TBMM Başkanlığı ile uluslararası anlamda bir birikime ve tecrubeye sahip olduğunu aktaran Erdoğan, "Bir de tabii bir başka durum var. Nedir o? Dunyayı tanımak, dunyada tanınmak. Şimdi karşı tarafta yani CHP'nin çıkardığı aday, bu ozelliklerinden hiçbirine sahip değil ki. İstanbul Beylikduzu'nde belediye başkanlığı yapmış. Tamam da kardeşim İstanbul burası. Bu bir ilçe belediyesi değil, sıradan bir yer değil. İstanbul'u emanet edeceğimiz yerin bir farklılığı var. Aynı zamanda bir buyukşehir statusu var. Deneyim, burada çok çok onemli, tecrube çok çok onemli." diye konuştu.
" CHP'NİN ÇIKARDIĞI ADAY, SENET MAFYASI GİBİ ÇALIŞIYOR"
Aynı durumun Ankara için de geçerli olduğunu soyleyen Erdoğan, şoyle devam etti: "Ankara'da Mehmet Özhaseki... Sıradan bir belediye başkanı değil. Beş donem Kayseri'nin belediye başkanlığını yapmış, 25 sene. Ardından milletvekili ve Çevre Şehircilik Bakanlığı ki Çevre Şehircilik Bakanlığı belediyeciliğin bir ust limitidir. Çunku belediyelerin yaptığı veya yapması gereken şeyleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yapıyor. Bir belediye zaten Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın ruhunda olanı onların da yapması gerekiyor. Daha sonra yeni yonetim sistemi olunca, bu defa Mehmet Bey'i Mahalli İdarelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak yanıma aldım. Şimdi tabii Ankara için de ne olur dediğimizde, Ankara'ya dedik ki ancak boyle bir belediye başkanı yakışır dedik. Mehmet Bey'i de orayı gosterdik. Karşısına CHP'nin çıkardığı aday, o da senet mafyası gibi çalışıyor. O da ortada. İzmir'e yine aynı şekilde, oraya da yine hem buyukşehir belediye başkanlığında deneyimi, tecrubesi olan iki donem Denizli'de daha sonra milletvekili ve Ekonomi Bakanlığı yapmış bir arkadaşımızı, o da orada gerçekten çok farklı bir şu anda fonksiyon icra ediyor. Şimdi boyle bir ozellikle Ankara, İstanbul, İzmir, bunu bu şekilde çerçeveledik ve bu şekilde bu adımlarımızı atalım istedik."
" HALKIMIZIN BU SEÇİME KATILIMINI TEŞVİK EDİYORUM"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimlere katılım konusundaki soru uzerine, "Bu seçimlerde bence anket firmalarının hepsi iflas edecek. Şu anda bizim çok sayıda anket firmalarıyla gerek belediyelerimizin gerek bizim bazı çalışmalar var, bakıyoruz ki birbirinden o kadar uzak neticeler onumuze geliyor ki belli ki bunların hiçbirisi bir şeyi tutturamayacak. Ya bunlar tamamıyla bu işi sipariş uzere yapıyorlar ya birbirleriyle denekler uzerinde ayrıca çalışmaları var. Tabii bunlar olduğu zaman sağlıklı netice ortaya çıkması da mumkun değil. Bu bakımdan şu andaki goruntu, bilmiyorum biz tabii yuzde 85, hatta 86 gibi katılımları Turkiye gordu. Bunu dunyada pek goren ulke yok. Bu konuda Turkiye ornek, boyle bir durumu var. Bu seçimde bu olur mu olmaz mı? Ben şimdi konuşmalarımda katılıma ozellikle vurgu yapıyorum. Halkımızın bu seçime katılımını teşvik ediyorum. Çunku bu katılımı sağlayacağız ki inşallah seçim neticeleri uzerinde çok daha farklı bir etki doğuralım." değerlendirmesinde bulundu. Demokrasinin yerelde başladığına işaret eden Erdoğan, "Özellikle buyukşehirlerde, 30 buyukşehirde yapılacak olan seçim ve katılım, çok çok onemli. Halkımızın da bu seçimlere katılımı bizler için buyuk onem arz ediyor. Şu anda meydanlardaki dile bakarak değerlendirirsek, meydanların dilini onemseyen bir liderim, ben katılımın yuksek olacağına inanıyorum. Çunku meydanlar çok iyi." ifadelerini kullandı. İlçe ve şehir mitinglerinin muhteşem geçtiğini aktaran Erdoğan, "Bunlar gosteriyor ki şu anda halk artık bu işi tam manasıyla hazmetmiş, inanmış ve kendini pazara hazırlıyor." dedi. Erdoğan, vatandaşlardan sandığa katılmayı ihmal etmemelerini, sandığa gitmeyenleri de ikna etmelerini istedi. "Sandığa gittiğinde seçmen, ozellikle AK Parti'nin hitap ettiği seçmen eli başka bir partiye oy vermez mi diye duşunuyorsunuz?" şeklindeki soruya ise Erdoğan, "İnşallah." karşılığını verdi.
" TRENDEN İNEN BİR DAHA BİNEMEZ"
"(Bu seçim cezalandırma seçimi değil, Milletimi uzeni ben de uzerim) sozlerinizi açar mısınız?" şeklindeki soruyu ise Erdoğan, şoyle yanıtladı: "Bakıyorsunuz bazıları, diyelim ki aday yapmadınız, aday yapmadığınız kişi gidiyor olmayacak bir siyasi partiden aday oluyor. Yeter ki ben aday olayım... Şimdi bunları il vermeyeceğim, gorduğumuz zaman, bunlara bir sinyal vermemiz lazım. Hep soylediğim bir ifade var, bu trenden inen bir daha bu trene binemez. Bunu da geçmişte çok yaşadık. Bakıyorsunuz bizim partimizin elemanı, ayrılıyor. Belli bir sure geçiyor, yonetemiyor orayı, kazanıyor seçimi de gidemiyor, tekrar donmek istiyor. Tekrar donmek istediği zaman da ister istemez teşkilatımız diyor ki bu bize ihanet etti dolayısıyla bunu ne olur almayalım. O da haklı. Niye? Çunku bizim partimiz sıradan parti değil. Biz partimize bir dava olarak bakıyoruz. Dava olarak baktığımız için de davaya ihanet edenin tekrar orada yer alması olacak bir iş değil. Çunku bu defa ter doken, her şeyini oraya veren, çunku bu bir yerde de siyasi ahlak meselesi, siyasi ahlaktan odun vermeye başladığımız zaman, bu işin kaderi uzerinde teri olanlar, işte o kuskunler dediğimiz olay, bunu doğurur. Biz şimdi bunları artık doğurmayalım diyoruz, artık kuskunler ordusu meydana gelmesin. Boyle şeyler olmuşsa sizler de affedici olacaksınız, bağışlayıcı olacaksınız." Erdoğan, karşılarında sıradan bir blok olmadığını anlatarak, "Bir tarafta bu ulkenin tarihinde kara lekeleri olan bir CHP var, onun yanında Kandil'in desteklemiş olduğu malum siyasi parti var, obur tarafta içi karmakarışık bir İYİ Parti var. Bir de yanında bir Saadet Partisi var. Dortlu bir mekanizma. Bu dortlu mekanizmaya karşı da bizim dikkatli olmamız lazım. Buraya sen gonlunu vermişsen bir dava adamıysan davada da kusluk olmaz. Şunu da bileceğiz ki iman varsa zafer kaçınılmazdır." değerlendirmesini yaptı.
" MEYDANLAR DA GÜZEL AMA..."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atakule'de gençlerle buluştuğu, Twitter, Facebook ve Instagram gibi sosyal medya platformlarından canlı yayımlanan programa ilişkin soru uzerine ise gençliğe olan guveninin daha da arttığını soyledi. Ankara dışından da katılımların olduğunu belirten Erdoğan, gençlerin ulke sorunlarına ilişkin goruşlerini ortaya koyduğunu, sordukları sorularda kararlılığı ve ciddiyeti gorduğunu ifade etti. Etkinlikte birlikte doner yediklerini de hatırlatan Erdoğan, "Oradaki muhabbetimiz daha da koyulaştı. Tabii rakamlar geldi. Hakikaten rakamlar da çok çok ciddi rakamlardı. Mesela Twitter'da 2 milyon 100 bindi. Facebook'ta 770 bindi. Instagram'da 530 bin. Toplamda 3 milyon 400 bin ama televizyonlarda RTÜK'ten aldığımız rakam 10 milyon 700 bin. Çunku frekansı once vermemişti arkadaşlar, daha sonra frekans istendi. Frekans verildikten sonra bir anda zirve yaptı. 10 milyon 700 bin televizyonlarda oldu. Bu tabii hakikaten bizim için gençlerin bir bereketi oldu ve şunu gosteriyor ki bundan sonraki sureçte aslında burayı ihmal etmemek lazım. Bunun uzerinden gitmekte çok daha buyuk fayda var. Meydanlar da guzel ama bu tabii çok daha muessir." diye konuştu. Erdoğan, Üskudar'da da Nevmekan'daki gençlerle buluşma programının da çok iyi geçtiğini dile getirdi.
" YUSUF, SİYASİ AHLAK DERSİ VERDİ"
Pendik'te AK Parti broşuru dağıtırken kendisine tepki gosteren Mine K'ye karşı kibar tavrıyla dikkati çeken Yusuf Özoğul'a ilişkin goruntulerin izletilmesi uzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, konu hakkındaki goruşlerini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şoyle devam etti: "Maşallahı var... Meral Hanım'ın yandaşları bu ama obur tarafta Yusufumuzun duruşu bu. Kaldı ki Yusuf'un da bugun bir defin olayı vardı. Yanılmıyorsam amcası rahmetli oldu Bayburt'ta onun cenazesine gitti. Arkadaşlar da onu bu akşam buraya davet ettiler, bu akşam da çıktı buraya geldi. Şimdi bir şey var, o partisinin, mensubu olduğu partinin bir defa broşurunu dağıtıyor. Bu bizim gençlik yıllarında yaptığımız şey. Ben tabii Yusuf'u bu sebepten gerçekten şahsım, partim, milletim adına kutluyorum. Demek ki lise mezunu da olarak bizim boyle gençlerimiz var ve Yusuf'un yaptığı, o provokator kadına ve onun temsil ettiği zihniyete verilen bir ahlak dersidir. Tam bir ahlak dersi verdi. Bundan tabii Bayan Meral'in de ders alması lazım. Senin yandaşların bunlar ama obur tarafta işte Yusuf, o da bu. Alırsın almazsın, olayı makarnaya niye getiriyorsun? Makarna işi AK Parti'nin işi değil ki makarna işi CHP'nin işi. Milleti onlar 'gobek kaşıyan', 'makarnacılar' diye yaftalayanlar onlar. Bizim parti olarak belediyelerimiz olarak biz her yerde fakir fukaraya, garip gurebaya her turlu yiyecek, içecek, giyecek bugune kadar dağıtmışızdır bundan sonra da dağıtırız. Bu bizim sosyal belediyecilik anlayışımızın gereğidir." Bu anlayışın manifestolarında da yer aldığını kaydeden Erdoğan, "Onlar bu işlerden anlamazlar. Bunu kalkar Meral Hanım okşar, 'Sen iyi cevap verdin'. Yusuf da ona bir siyasi ahlak dersi verdi. Elhamdulillah bizim demek ki Yusuflarımız var. O da Yusuf olarak hangi Yusuf'un izinden gittiğini biliyor. Onun için gozlerinden opuyorum." şeklinde konuştu. Edirne Belediye Başkanı Recep Gurkan'ın 15 Temmuz gecesi konuşmasına ilişkin soru uzerine Erdoğan, darbe girişimi gecesi yaşananlara değindi.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun saat 23.15'te Ataturk Havalimanı'na indiğini hatırlatan Erdoğan, "Oradan, FETÖ'culer tankların arasından bunu alıyorlar ve Bakırkoy Belediye Başkanının evine gonderiyorlar. Biz 01.15'te oraya indiğimizde on binler orada. 16 saat yaklaşık ben orada kaldım. Valimiz, 1. Ordu Komutanımızla beraber sureci yonettik. Bunların genel başkanı tankların arasından kaçıp Bakırkoy'e giderse, onun arkasından gelenlerin de kadeh tokuşturması ve bu şekilde eğlenerek geçirmesi çok da anormal değil. Bunlar şimdi ortaya çıkıyor, biz de bunları takip edeceğiz. Şimdi bu adam Edirne'de yine belediye başkan adayı. Bunlardan bu vatana fayda gelmez. Bu Kılıçdaroğlu'nun ilk hatası değil ki, kim bu Adalar'da belediye başkan adayı? Adayı, İstiklal Marşı'nı okumuyor. Bundan insan kendine bir çekiduzen vermez mi? Şu anda HDP'liler kongrelerinde İstiklal Marşı'nı okumazlar, hatta bayrağımızı bile asmazlar. Bay Kemal, bunlarla ortaklık yapıyor. Bunlarla ortaklık yapan kişiler, Turk siyasi hayatına yon verebilir mi? Bunu bizim vatandaşımıza anlatmamız lazım. Bizim onumuzde kimler var, bunları gormemiz lazım." diye konuştu. Soz konusu belediye başkanının AK Parti'ye girmeye tevessul ettiğini dile getiren Erdoğan, "Belediye başkanlığı doneminde bize geçme teşebbusu oldu. Arkadaşlarımız, 'Bu adamın boyle boyle olumsuz yonleri var, bu bize yakışmaz' dediler. Bunun uzerine biz de, 'Bunu yaklaştırmayalım' dedik. FETÖ'culerin şerefine kadeh kaldırıyor adam duşunun. İstikametini kaybetmiş, Genel Başkanı da zaten Bakırkoy Belediye Başkanının evinden çay, kahve içerek izliyor. Birbirlerinden farkı yok, al birini vur oburune." değerlendirmesinde bulundu.
" EKONOMİYİ BELEDİYELER DEĞİL, MERKEZİ YÖNETİM YÖNETİR"
Erdoğan, seçim oncesinde ekonomi alanında gorulen gelişmelere dikkati çekerek, "Genel seçimin oncesinde bu tur adımların atıldığını artık benim milletimin tefrik etmesi lazım. Bir yerel seçimin oncesinde bu tur ekonomik turbulanslar meydana getirilmeye çalışılması eğer guçlu bir iktidar varsa, bunları zaten rahatlıkla savuşturur. Yerel seçim oncesinde bu yola tevessul etmeleri, kendilerinin ne kadar bu işten uzak olduklarını, bu işi anlamadıklarını ortaya koydu. Bir anda ters koşe oldular. Son hazırladıkları bir raporla şunu soylediler; 'Seçimlere son bir ay kalaya kadar raporlar çıkabilir ama bir ay içerisinde bir daha rapor yayınlamayacağız.' Bunu açıklamak durumunda kaldılar. Bu da şunu gosteriyor, Turkiye Cumhuriyeti bu konuda guçlenmiş ve guçlenmenin yanında da artık bu şeyleri yutmuyor. Ziraat Bankası'nın bu noktada bugun aldığı netice bunun bir sendikasyon olarak bir gostergesi. Demek ki bankalarımızın gucu da bu noktada çok çok ileri bir konumda. Amerika'nın dunyayı adeta soğuşleyen mekanizmaları da bu işlerin tutmadığını, bunun artık yutulmadığını gosterdi." ifadelerini kullandı."Bu sureci, Hazine ve Maliye Bakanlığımız ve diğer arkadaşlarımız gayet guzel bir şekilde atlattılar." diyen Erdoğan, şunları soyledi:"Enflasyon da her ne kadar yavaş yavaş da olsa geriliyor. Politika faizinde Merkez Bankası'nın belli bir duruşu var. Kurlarda da lehte gelişme başlamış vaziyette. İdeal bir konumda olmasa da ılımlı bir sinyal ortada. Bunun da aşılacağına inanılıyor. Bir gerçeği buradan milletime duyurmak isterim, bu bir yerel seçim. Yerel seçimde kim kazanırsa kazansın Turkiye'de ekonomiyi yonlendirebilecek mi, ellerinde boyle bir inisiyatif var mı? Yonlendirecek olan kim, şahsım ve kabinem. Biz yonlendireceğiz. Bunlar oyle bir anlatım içine giriyor ki sanki yerel yonetimde aldıkları netice ile Turkiye'nin ekonomide geleceğini tayin edeceklermiş gibi bir havaya giriyorlar. Boyle bir şey soz konusu değil. Onlar bir defa aldıkları belediyeleri yonetebilme kabiliyetini ortaya koysunlar yeter. Onu başaramayacaklar, personel maaşını odesinler yeter. Muhalefet belediyelerinde borçlar almış başını gidiyor. Devlet bankalarının dışındaki bankalardan bunlara birçok el koymalar gelirse şaşmayın. Durumları iyi değil. Ekonomiyi belediyeler değil, merkezi yonetim yonetir. Biz HDP'li belediyelere bile hizmet goturduk."İzmir'in su sorununu da bu şekilde çozduklerini aktaran Erdoğan, bu konuda en iyi açıklamayı Binali Yıldırım'ın yapacağını belirterek, sozu kendisine verdi.Yıldırım ise iktidara geldiklerinde İZBAN'ın felaket bir halde olduğunu vurgulayarak, "Sayın Cumhurbaşkanımız, 'Hizmette siyaset olmaz. Biz bunu yapalım, İzmir'in buna çok ihtiyacı var' dedi. 4'te 3'unu Demiryolları karşıladı, 4'te 1'ini de belediye karşıladı.Yuzde 50-50 ortaklıkla yapıldı, İZBAN diye bir şirket kuruldu. Şu anda İzmir'in toplu taşımasının bel kemiğini oluşturan yegane hat bu. Şimdi Torbalı ve Selçuk'a kadar uzatıldı. Bergama kısmı da bittiği zaman Avrupa'nın en uzun surekli hattı haline geliyor. İZBAN olmasa İzmir'de toplu ulaşım felç." dedi.Erdoğan, Ulaştırma Bakanlığı devreye girmese İzmir Belediyesi'nin bunu yapabilecek guçte olmadığını soyledi.
" YATIRIMCI TERÖRÜN OLDUĞU BÖLGEYE GELMİYOR, GİRMİYOR"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim oncesinde millete vereceği en onemli mesajın terorle ilgili olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Turkiye'nin şu anda bir numaralı baş belası diyeceğimiz konu teror. Yatırımcı terorun olduğu bolgeye gelmiyor, girmiyor. Bu noktada Turkiye'de Doğu ve Guneydoğu bolgelerinde ozellikle teror nedeniyle yatırım yapmak isteyen, oranın evlatları dahi yatırım yapmaktan kaçınıyor. Bizim o bolgelere verdiğimiz yuksek teşvikler var. Seçim sonrası çok farklı bir çalışmaya gideceğiz. Bunlar şu anda bizim portfoyumuzde var. Adam yatırım yapacak ama 'Orada teror ile karşı karşıya kalırsam ne olacak? ' diyor. Biz de onlara diyoruz ki, 'Biz burada size her turlu desteği vereceğiz. Yeter ki sen yatırımını gel burada yap.' Bu konuyla ilgili olarak bu portfoyu hızlandıracağız. Bizim stratejik yatırımlar konusunda buyukşehirlerimizde adeta 6. bolgedeki teşviklerimiz nelerse aynı imkanları tanıyoruz. Yatırımcıları çekmek için yoğun bir faaliyetin içine seçimden sonra gireceğiz. Artık onumuzde sıkıntılı bir donem yok. 4,5 yıl onumuz rahat, huzurluyuz, genelde de yerelde de. Çok farklı bir surecin içerisine giriyoruz. İstihdamda çok ciddi imkanlar doğacak. Bunların hepsi şu anda masamın ustunde."
Erdoğan, yatırımların artmasıyla beraber neticelerin de alınacağını dile getirerek, altyapıda da bazı adımların atılacağını soyledi.Kanal İstanbul, 3 katlı tup geçit gibi projelerde taliplerin hazır olduğunu anlatan Erdoğan, "Şimdi onlar geleceği gormek istiyorlar. Seçimden sonra bunu gorecekler. Gormenin yanında... Bu belediyeden kaynaklı bir şey değil. İşi o belediyeyle yapmayacak. İşi merkezi yonetimle yapacak. Dolayısıyla biz de bu adımlarda 'Hadi bakalım başlayın.' diyeceğiz. Adımları bunlarla beraber atacağız. Üzerinde duracağımız konu yatırımlar konusu. Yatırım olursa uretim olur. Yatırım olmazsa uretim olmaz. O oldu mu istihdamı getirir. Bunları bizim yakalamamız gerekir. Bay Kemal yatırımdan bahsetmeden uretimden bahsediyor. Yatırım olmazsa uretim olur mu? Önce yatırım olacak ondan sonra uretim ve uretim de istihdamı getirmiş olacak." diye konuştu.Erdoğan, istihdamı da mevsimsellikten kurtarmaları gerektiğine dikkati çekerek, yaz mevsiminin de gelmesiyle turizmde ciddi bir beklentinin oluştuğunu kaydetti.İstanbul'a yurt dışından 40, yurt içinden 6 milyon turist geldiğini belirten Erdoğan, şoyle devam etti:"Şimdi bu donemde hedef inşallah 50'nin uzerine çıkmak. Turkiye bu konuda patlamaya hazır bir ulke konumunda. Tarımda tarım endustrisinde, ileri teknolojide ve savunma sanayisinde farklı gelişmeler var. Bu konuda uluslararası planda dayanışma halinde olduğumuz ulkeler var. Savunma sanayisinin ihracatı ciddi manada artıyor. Bunlarda ciddi gelişmeler oluyor. Bunlar yerel yonetimlerle olmaktan çok bizim genelde atmamız gereken adımlar. Burada tabii yereldeki arkadaşlarımıza topu atabilirsek, onları dinleme imkanımız olur." "Zeytinburnu'ndaki otopark sorununa karşın çozum onerileri neler olacak? sorusu uzerine AK Parti Zeytinburnu Belediye Başkan Adayı Ömer Arısoy, şu değerlendirmelere bulundu:"İstanbul Buyukşehir Belediyesiyle beraber onumuzdeki donemde 9 bin 760 araçlık otoparkı hizmete alacağız. İlçenin 24 farklı noktasında. Ayrıca Zeytinburnu'nda haftanın 6 gunu pazar var. Bunları sabit semt pazarı haline getirmeyi planlıyoruz. Geniş olçekli kentsel donuşum planlarıyla. Bakanlıkla konuştuk. Önumuzdeki 10 yılda ilçenin kentsel donuşumunu tamamlayacağız."Arısoy'dan sonra konuşmasını surduren Erdoğan, "Bakın Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızla mutabık kaldık. Burası onemli. Merkezi yonetimle de burada payda bir adım atıldığı zaman netice çok çok farklı olur. Ama bu olmadı mı... Bize çoğu zaman maalesef muhalif olan belediyeler, merkezi yonetime hep takoz olmaya çalışmışlardır. Sen merkezi yonetimsin, ona takoz olunur mu? Biz onları sonra nasıl aştık? Mesela Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onlar uzerinde yetkileri olduğu için bu yetkilerle aştık. Burada boyle bir sıkıntı inşallah olmayacak. Zeytinburnu bu sıkıntılarını suratle inşallah aşacak. Geçmişte aynı durum Esenler'de... Çunku Esenler alan olarak buyuk bir ilçemiz değil. Dolayısıyla da orada bu sıkıntıyı gidermek için kentsel donuşumde Esenler'de bizim Turk Silahlı Kuvvetlerimizin devasa bir alanı vardı. Oturduk konuştuk. Onu belediyemize tahsis etme suretiyle orada gerçekten çok çok guzel dev bir proje hayata geçti. Bunu kendisinden dinlersek çok daha guzel netice almış oluruz diye duşunuyorum." diye konuştu.
ESENLER VE AVCILAR
Bunun uzerine soz alan AK Parti Esenler Belediye Başkan Adayı Tevfik Goksu, "Gerçekten o arazide çalışmalarımız Millet Bahçelerimizle başladı. İlk Millet Bahçemizi açtık. Geçtiğimiz hafta da konutların temelini attık. Bakanlığımızla beraber koordine ediyoruz. Şimdi Turkiye'nin en buyuk Millet Bahçesi'nden birinin temelini atıyoruz." dedi.Goksu, ilçedeki kentsel donuşum projeleri hakkında bilgiler vererek, Esenler'in bu projelerle rahat bir nefes alacağını kaydetti.Avcılar'ın deprem riski konusu ve buna yonelik çalışmalar hakkında ise AK Parti Avcılar Belediye Başkan Adayı İbrahim Ulusoy değerlendirmelerde bulundu.Ulusoy, Avcılar'da deprem sonrası 20 yıllık belediyecilik anlayışıyla tahribatın daha da arttığını aktararak, belediyenin 20 yıl boyunca deprem konusunda hiçbir çalışma yapmadığını dile getirdi.İlçedeki butun konutların fizibilitesinin hazırlanacağını ve rontgenlerinin çekileceğini aktaran Ulusoy, "Sonrasında donuşum olacaksa bu adasal bazda ve yatay mimaride olsun istedik. Dikey mimari değil. Avcılar'a uygun mahalle kulturunu yaşatalım diye duşunuyoruz." diye konuştu.Ulusoy, Avcılar'ın diğer mahalleleri için hazırladıkları projeleri anlatarak, turizmin onemli bir proje başlığı olacağını soyledi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentsel donuşumun yanı sıra tapu sorununun ortaya çıktığını belirterek, şunları kaydetti:"Bakıyorsun CHP'li belediyeler 'Tapunuzu vereceğiz.' diyor. Halbuki belediyenin tapu verme yetkisi yok. Tapuyu, Tapu Kadastro verir. Orası kime bağlı? Çevre ve Şehircilik Bakanlığına. Burayla bir uyum olmadıktan sonra sen tapuyu nasıl veriyorsun? Her şey yalan uzerine bina edilmiş. Bizim bir defa kentsel donuşum ve değişimle alakalı elimizde gucumuz var. Nedir? Çevre ve Şehircilik Bakanlığı. Tapu Kadastro. Her şey orada. Oradan esinlenerek, seçimlerden çok once birçok çalışmalarda nerelerde boyle bir adım atacağız bakanlık da on hazırlıklarını yaptı. Belediyelerimizde de burada bir koordinasyon halinde yurutuyoruz. Bu kentsel donuşum ve değişimde bir an once vatandaş tapusunu elinde bulmalı, gormeli. Bunun adımlarını da atıyoruz. Bu akşam Sarıyer'de yaptığımız konuşmada bunu soyledim. 'Suratle buradaki kentsel donuşum değişimle birlikte inşallah tapular sizlere verilecek.' dedik. Çevre ve Şehircilik Bakanımıza da gerekli talimatları verdik."
ADALAR VE K ÜÇÜKÇEKMECE
Adalar meselesinin de gundemde olduğunu dile getiren Erdoğan, Adalar'da merkezi yonetimle koordinesi olan bir belediyeciliğin olmasının gerekliliğine işaret etti.Erdoğan, Yassıada'yı yaslı ada olmaktan çıkarıp demokrasi ve ozgurlukler adası haline getirdiklerini anlatarak, 3-5 ay içerisinde adanın açılışının yapılacağını soyledi.Faytonlar meselesinin de çokça gundeme geldiğini dile getiren Erdoğan, sozu AK Parti Adalar Belediye Başkan Adayı Özlem Öztekin Vural'a verdi.Vural ise konuşmasında Adalar'daki projelerini anlatarak, faytonlarla alakalı İstanbul Buyukşehir Belediyesinin ulaşımla alakalı birimleriyle goruştukleri bilgisini verdi. Mesken alan içerisinde elektrikli faytonlarla ulaşım hizmeti verileceğini belirten Vural, sahille alakalı da çalışmaları olduğunu kaydetti.AK Parti Kuçukçekmece Belediye Başkan Adayı Temel Karadeniz ise ilçedeki otopark sorununun çozume ilişkin gelen soru uzerine şunları soyledi:
"Bu donem içerisinde Cennet, Fevzi Çakmak, Sultan Murat, Tevfikbey ve Halkalı mahallerinde toplam 7 noktada 5 bin 600 araç kapasiteli otopark uretmiş olduk. Yeni donemimizde de 6 bin 500 araç kapasiteli otopark planlıyoruz. Ayrıca buyukşehirimizin 11 bin araç kapasiteli bir projesi olacak. Bunu inşallah ilçe ve buyukşehir uyumunu bozmadan ilçeye taşıyacağız. Ayrıca ada bazındaki donuşumleri ozendirerek ve bu noktada şu anda bazı sozleşmeleri yapılmış olan kentsel donuşum hareketliliğini hızlandırarak otopark sorununu çozmek istiyoruz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı'nın İstanbul Buyukşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım ve 39 ilçenin belediye başkan adaylarıyla TRT ortak yayınına katılarak, soruları yanıtladı. AK Parti Buyukçekmece Belediye Başkan Adayı Mevlut Uysal, ozelikle yerli turistlerin hafta sonu akın ettiği ilçenin, bir turizm merkezine donuşturulmesine yonelik bir projenin olup olmadığına ilişkin soru uzerine, Buyukçekmece'nin golu, koyu ve sahiliyle İstanbul'un guzel bir ilçesi olduğunu soyledi.Buyukçekmece'den 3. Havalimanı'na, Yavuz Sultan Selim Koprusu'ne ulaşmanın çok kolay olduğunu, ayrıca TÜYAP'ın da bu ilçede bulunduğunu hatırlatan Uysal, "Bir taraftan baktığımız zaman gol, diğer taraftan baktığımız zaman deniz... Yamaçlara kurulmuş evler, İstanbul'un en guzel ilçesi. Fakat maalesef şu anda hem Buyukçekmece Golu'nun etrafında yeşil olması gereken alanlar, gerekse sahiller çok perişan." diye konuştu.Ayrıca Buyukçekmece Golu ile deniz arasında bir golun daha bulunduğunu belirten Uysal, orasının da bir kultur merkezi olarak işlenirse, Buyukçekmece'nin İstanbul'un en onemli turizm merkezine donuşturulebileceğini vurguladı.İstanbul'da yatay mimarinin en guzel orneğinin Buyukçekmece'de olabileceğini dile getiren Uysal, "İstanbul'un belki Adalar gibi belki Sarıyer, Beykoz, Boğaz kenarı gibi en guzel turizm merkezi haline donuşebilir." dedi.
" MAĞDUR EDENLERE KARŞI SEYİRCİ KALMAYACAĞIZ"
AK Parti Esenyurt Belediye Başkan Adayı Azmi Ekinci de 891 bin nufusa sahip ilçede 3 bin civarında fabrikanın yer aldığını ve bu fabrikaların nitelikli eleman konusunda sıkıntı yaşadığını soyledi.İlçeye her yıl 50-60 bin civarında goç geldiğini, bu goç içinde vasıfsız işçi sayısının çok fazla olduğunu belirten Ekinci, "Dolayısıyla Esenyurt'ta meslek edinme kursları, çıraklık okulları, stajyerlik yerleri gibi ihtiyaçlar var. Biz de buna yonelik guzel projelerimizi kurumsal hale donuştureceğiz. Boylece iş verenin doğru insan kaynağına ulaşması, işe ihtiyacı olanın da rahatlıkla işe ulaşması sağlanacaktır." ifadelerini kullandı.Ekinci, ev hanımlarının da meslek edinmelerine yonelik kursların açılacağını, onların el işi urunlerini satabilecekleri tarihi mimari ozellikler taşıyan çarşılar inşa edeceklerini aktardı. Konut mağdurlarına ilişkin soruna da değinen Ekinci, "Bu konuyu Sayın Binali Bey ile de istişare ettik. Bundan sonraki sureçte, mağdur edenlere karşı seyirci kalmayacağız. Mağdurun yanında olmak durumundayız. Bundan sonraki sureçte, mahkemeye duşmuş olan hususların daha hızlı karara bağlanması noktasında gerekli belge ve bilginin temini için destek olacağız." diye konuştu.AK Parti Eyupsultan Belediye Başkan Adayı Deniz Koken ise inanç turizmi kapsamında gelen insanların 15-20 dakika içinde ilçeyi terk ettiğini soyledi.İlçeyi ziyarete gelen vatandaşların hem otopark sorunu hem de farklı bir etkinlik olmadığı için ilçede oyalanamadığını aktaran Koken, "Feshane'yi, Pierre Loti'yi hem de Rami Kışlası'ndaki milli kutuphaneyi hayata geçirdiğimizde, dort aksı birleştirdiğimizde, insanların belki bir gece de kalmasını sağladığımızda, Eyupsultan civarındaki esnafımızın bundan yararlanacağına inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu.Alibeykoy bolgesinin çok ciddi tapu, otopark ve trafik sorununun bulunduğunu aktaran Koken, "Eyupsultan'dan ilk defa tramvay ve metro geçecek. Önumuzdeki 6-7 ay içinde hayata geçtiğinde, ilçeye gelişlerde metro ve tramvay tercihi daha çok yapılacağından otopark sayısı azalmış olacak." dedi.
" RAMİ KIŞLASI CAZİBE MERKEZİ OLUŞTURACAK"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eyupsultan'da Rami Kışlası Projesinin devam ettiğini hatırlatarak, şunları soyledi:"Rami Kışlası'nın bitişi, ozellikle gençliğin oraya kaymasını sağlayacak, 6 milyon cilt eserin burada olması sağlanacak. İstanbul'un ve Turkiye'nin en buyuk kutuphanesi olacak. Bunun içinde mucellit, muzehhip ve hattatlara yonelik yerler de olacağı için Rami Kışlası cazibe merkezi, çekim alanı oluşturacak. Feshane de elden geçmesi suretiyle onun da oradaki işlevi farklı olacak. Özellikle Haliç Koprusu'nun altındaki park olayı benim aklıma Londra'yı getirdi. Londra merkeze malum girilemez. Belli bir yerde onların park etme olayı var ya da yuksek para verip o şekilde merkeze girebiliyorsun. Benzer bir uygulamanın burada yapılması da Eyupsultan'ın hassasiyeti noktasında çok ciddi adımların atılmasına vesile olabilir." Pierre Loti'nin yapımının, kendisinin belediye başkanlığı doneminde olduğunu hatırlatan Erdoğan, "Oranın elden geçirilmesi Pierre Loti'nin onemini arttıracaktır. Dunyada zaten Pierre Loti biliniyor, tanınıyor. Bu çok onemli ama tabii bilinmesi, tanınması onemli değil başkan adayımızın da ifade ettiği gibi oralarda otellerin belli yerlerde olması, hele de yatay mimariyle olması orada çok daha farklı bir cazibeyi meydana getirecektir." diye konuştu.
FAT İH'E 10 BİN ARAÇLIK OTOPARK
AK Parti Fatih Belediye Başkan Adayı Fatih Ergun de her ilçede olduğu gibi metropol bir ilçe olduğu için Fatih'in de buyuk bir otopark sorunu bulunduğunu, ilçeye 10 bin araçlık otopark yapacaklarını soyledi.Fatih'te otopark sorununu hayatı etkileyen bir unsur olmaktan çıkaracaklarını dile getiren Ergun, "Fatih'i aşağı çeken birkaç bolgemiz var. Tarihi surların iç tarafında, Yedikule'den Topkapı'ya kadar gelen bir alanımız var. Bu alan yapı yasaklı alan olmasına rağmen, 1950'li yıllardan itibaren tabiri caizse çokuntu alanı diyebileceğimiz unsurlar oluyor. İnşallah yeni vizyon çerçevesinde Yedikule Zindanları'ndan başlayarak, Topkapı'ya kadar 4,5 kilometrelik hattın kesintisiz olarak Millet Bahçesi olması... En duşuk yeri 20 metre, genişleyen yer 200 metreye varan alanlar var. Burayı inşallah bisiklet yolu, yuruyuş yoluna donuştureceğiz. İnanıyoruz ki turizm için de yeni bir destinasyon olacak." ifadelerini kullanıldı.Suleymaniye'nin, tarihin onemli mekanı olmasına rağmen son donemde kafeleriyle anıldığını belirten Ergun, "Suleymaniye Medreseleri şu anda İbn Haldun Üniversitesi tarafından yuksek lisans ve doktora oğrencilerine açıldı. Bu vizyon çerçevesinde FETÖ'den alınan Çemberlitaş Kultur Merkezi, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından ornek olacak bir projeye donuşturuldu." dedi.
" TARİHİ VE AHŞAP KONUTLAR YENİLENECEK"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suleymaniye'nin çevresinde Katarlılarla birlikte KİPTAŞ'ın attığı bir adım olduğunu hatırlatarak, "Tarihi ve ahşap konutların hepsi yenilenecek, aslına uygun olarak. Onlar bittiği zaman Suleymaniye'nin çevresi, Esnaf Hastanesi, universiteye kadar olan o bolge çok farklı bir konum arz edecek." şeklinde konuştu.Yeni Zelanda'da camilere yapılan teror saldırısı hatırlatılarak yoneltilen "Herkes merak ediyor, Ayasofya'da inşallah Cumhurbaşkanımız cemaatle ne zaman namaz kılacak?" sorusu uzerine, Erdoğan, şunları soyledi:
"Tabii soruyu oradan sorarsanız farklı cevap var. Şimdi once tabii Ayasofya muze midir, cami midir? Önce bunu çozmemiz lazım. Bakın muze statusunu Ayasofya yeni kazanmıştır. Çok eski değil. Önce bir defa Ayasofya'yı o asli kunyesine sokmamız lazım. Nedir? Camidir. Bunu bir defa bir halletmemiz lazım. Bir diğeri diyorlar ki işte 'Sultanahmet'e ucretsiz giriliyor ama Ayasofya'ya muze statusunde olduğu için ucretli giriliyor.' Biz dedik ki bu halledilir. Onun için Ayasofya'ya da ucretsiz girmeyi sağlamamız, içeride ciddi bazı mimari mudahalelerin yapılması lazım. Bu mimari mudahaleden kastım yani bu girişlerin daha rahat olabilmesi için zemin yoklamalarının falan yapılması ve zemin yoklamalarıyla birlikte de oradaki manevi havayı aslına rucu ettirecek bir adımın atılması lazım. Bunun için seçimden sonra dedik biz bunu oturup çalışalım ve ondan sonra da yasal anlamdaki adımları bir defa atalım ve bu adımları atmak suretiyle de burayı artık Ayasofya Muzesi değil Ayasofya Camii olarak bir defa devreye sokalım. İbadete açılma safhasıyla ilgili olarak da yol haritamızı, planlamamızı ona gore daha sonra yapalım dedik ve inşallah bu sureci de bu şekilde yuruteceğiz."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.