Özet (TL;DR) @ 2019-03-28T11:32:00.000Z: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisine açtığı tazminat davalarıylala ilgili konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Onlar delil toplamadan tazminata mahkum ettiler, sırf beni zor…



Turkiye genelinde 32 radyodan ortak yayımlanan 'Bizim Studyo' programına katılan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, seçim surecine ilişkin soruları yanıtladı.

(C) AA / Evrim Aydın

Vatandaşların muhtar, belediye meclis uyesi, il genel meclis uyesi, belediye başkanı, buyukşehir belediye başkanı adaylarına ve projelerine bakarak seçim yapacağını dile getiren Kılıçdaroğlu, "Biz hep boyle baktık, ama Cumhur İttifakı 'bir beka sorunu olduğunu, bir genel seçim atmosferi içinde Turkiye'nin geleceği açısından çok onemli olduğunu' ifade etti. Bir gerilimli havada başladı ama vatandaş buna pek fazla prim vermedi. Benim gorduğum bu. Vatandaş kendisiyle muhatap olan kişiyi goruyor" diye konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu, "Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul'da, Mansur Yavaş'ın Ankara'da buyukşehir belediye başkanı olması, Çorum'da, Erzincan'da CHP'li bir belediye başkanı olması Turkiye'de nasıl bir beka sorununa yol açabilir? Neden boyle bir propagandaya başvuruyor Cumhur İttifakı?" sorusunu, şoyle yanıtladı:

' VATANDAŞIN KAFASINDA ENDİŞE YARATIP, ENDİŞEYLE OY DEVŞİRMEK İSTİYORLAR'

İHA

"Korku uzerinden vatandaşın kafasında endişe yaratıp, endişeyle oy devşirmek istiyorlar. Soyleyecekleri fazla bir şey yok. 'İşsizlik sorununu çozduk.' deseler, 17 yıldır çozemediler, tam tersine işsiz sayısı arttı. 'Pahalılık sorunu çozduk.' deseler, butun mutfaklarda yangın var, hangi pahalılığı çozduler? Çozemediler. 'Turk Lirası itibar kazandı.' deseler, dunyada en buyuk değer kaybına uğrayan para Turk Lirası. Esnaf halinden memnun değil, çiftçi perişan vaziyette. Ekonominin genel gidişi parlak değil. Son 1 yılda 1 milyon 11 bin kişi işinden oldu. 1 milyon uzerinde insan prim odeme gun sayılarını doldurdu, emekli olmak istiyor ama emekli olamıyorlar. Toplumun her tarafında ciddi sorun var. Bu sorunlara nasıl çozum ureteceklerini anlatamıyorlar çunku ufukları doldu, ne diyecekler? O zaman oyle bir şey yapalım ki 'Turkiye'nin beka sorunu var, Turkiye ciddi sorunlarla karşı karşıya. Turkiye var olabilir veya yok olabilir. Yok olmasın diye bize oy verin.' Turkiye niye yok olsun? Turkiye, bolgesinin en guçlu, en dinamik ulkelerinden birisi. Muhtar seçiminin beka sorunuyla ne ilgisi var? Ekrem Bey, İstanbul Buyukşehir Belediye başkanı oldu, beka sorunu mu olacak? İstanbul'un sorunlarına bakacak, çozum uretecek. Herkes bir ucundan tutuyor kendi kentiyle ilgili sorunlara nasıl çozum uretir bunu anlatıyor. Ortada bir beka sorunu yok. Bir beka sorunu olarak adlandırılıyorsa, koltuktan kaynaklanan beka sorunu var. 'Biz koltuğumuzdan olur muyuz? Duşuk oy alırsak gider miyiz?' boyle bir telaş içindeler."

' TÜRKİYE'DE BEKA DEĞİL, YÖNETEMEME SORUNU VAR'

Turkiye'nin beka değil, yonetememe sorunu olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, şoyle devam etti:

"Turkiye şu anda iki ayrı penceresi olan bir ulke. Bir pencerede saray sosyetesi ve çevresi var. Bunların her şeyi çok iyi, hiç kimsenin işsizlik, açlık, yoksulluk, gelecek sorunu yok, mal varlıkları, imkanlar her şey var. Diyelim ki birisi milletvekiliydi, işsiz kaldı hemen bir yere buyukelçi veya bakan yardımcısı veya bir kuruluşa ust duzey yonetici olarak tayin ediliyor. Sorun burada yok. Sorun, ikinci pencerede yani halkın penceresinde var. Burada işsizlik var, yuz binlerce çocuk yatağa aç giriyor, evladına harçlık veremeyecek bir baba var, işsizlik yuzunden gelip TBMM duvarının dibinde kendisini yakan baba var. Bu sorunları goren var mı? Saraydan bakıldığında bu sorunlar gorunmuyor zaten. Saray mutfağına bakıyor, saray mutfağında her şey var. O zaman 'Turkiye'nin herkesin evinde barkında bunlar var.' Bir sure sonra saraydan şu ses çıkarsa kimse şaşırmasın, 'Ekmek bulamıyorlarsa, pasta yesinler.' bunu soyleyebilirler. Onlar pastayla, ejder meyveleriyle huzur içinde yaşayıp gidiyorlar, halkın dramını, çektiği derdi bilmiyorlar."

' 17 YILIN SONUNDA BENİ NİYE SOĞAN, PATATES KUYRUĞUNA SOKTUN?'

Kılıçdaroğlu, "Krizin seçim sonuçları uzerinde etkisi olacak mı?" sorusu uzerine, "Vatandaş '17 yıldır oy veriyorum. 17 yıldır vergi istedin verdim, ozelleştirme yaptın 70 milyar dolarlık, devleti 500 milyar dolar borçlandırdın, 17 yılın sonunda beni niye soğan, patates kuyruğuna soktun? diye soruyor" dedi.

Yunanistan'dan 2018'de 115 milyon dolarlık pamuk, 28 milyon dolarlık buğday, 13 milyon dolarlık tutun ithal edildiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, "Bunu vatandaş sorgulayacak. Bu seçimlerin en temel ozelliği vatandaşın vicdanına sorarak, sandığa gidip oy kullanmasıdır. Ne oldu da bu memleket bu hale geldi? Dune kadar pamuk, buğday, tutun ihraç ederdik, ne oldu da bu konuma geldik? Bugun fabrika satıyoruz, pamuk, buğday, tutun ithal ediyoruz. Nasıl oldu da işler tersine dondu? Nedeni şu: Turkiye'yi yonetmiyorlar, varlıkları erittiler, artık elde avuçta bir şey kalmadı. Şimdi 'Turkiye'nin beka sorunu var.' diye ortaya çıkmışlar, konuşuyorlar. Beka sorunu varsa, senin koltuk derdin var, vatandaşın beka sorunu falan yok" değerlendirmesinde bulundu.

' DAVALAR 3 MAHKEMEYE DÜŞTÜ, BUNLARIN HAKİMİNİ DEĞİŞTİRDİLER'

(C) AA / Binnur Ege Gurun

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bugune kadar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisine açtığı tazminat davalarından sadece 1'inin Anayasa Mahkemesi'ne suresinde başvurmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, soz konusu davayı da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne goturduğunu belirterek, "Davalar 3 mahkemeye duştu, bunların hakimini değiştirdiler, yerine birer tane yandaş hakimlerini getirdiler. Onlar delil toplamadan tazminata mahkum ettiler, sırf beni zor durumda bırakmak için. Niye zor durumda olayım? Ben bu davaların tamamını kazanacağım, hepsini de geri alacağım zaten. Ben soylediğim her şeyde haklıyım. Elimde bilgi, belge olmadan ben niye konuşayım? Elime aldığım belgeyi doğrularım, kaynağına ulaşırım, sonra açıkladım. Yaptığımız her şey doğru, hiçbir tereddudum yok, o davaları kazanacağız" dedi.

' BİR SİLAH FABRİKASI SATILIR MI?'

Sakarya'daki tank palet fabrikasının kendi alanında uretim yapan dunyadaki 5 fabrikadan birisi olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, şunları soyledi:

"Bu fabrikayı bugun kurmaya kalksanız 20 milyar dolara kurarsınız. 'Biz ozelleştirme yapmıyoruz.' dedi. Resmi Gazete'de ozelleştirme kararı ve altında da kapı gibi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan diye imzası var. Kendi imzasını reddeder mi bir kişi? Bu fabrikanın işletme hakkını 25 yıllığına yuzde 49.9'unu Katar ordusuna peşkeş çektiler. Biz buna karşı çıktık. Bir silah fabrikası satılır mı? Hangi gerekçeyle satılıyor? Fabrika kaç liraya Katar ordusuna verildi? Hiç kimse bilmiyor, ne TBMM ne siyasi partiler ne sivil toplum kuruluşları biliyor. Erdoğan, 'Tank palet fabrikasını modernize etmek için 50 milyon dolara ihtiyaç vardı.' dedi. Kullandığı 11 uçak var. En kuçuk uçağı satsa 150 milyon dolar. Sat, 10 uçağa binersin. Bir uçağı satarsın 150 milyon dolar, 50 milyon doları tank palet fabrikasına ver, 100 milyon dolarını mutfağında harca. Zaten yiyorsun. 50 milyon dolar yuzunden 20 milyar dolarlık fabrikayı peşkeş çekeceksin ve Kemal Kılıçdaroğlu bunun karşısında ses çıkarmayacak. Benim doğruyu soyleyip soylemediğimi anlamak istiyorlarsa vatandaşlarım, internet uzerinden 20 Aralık 2018 tarihli Resmi Gazete'de ozelleştirme kararını bulabilirler. 1 imzayla 20 milyar dolarlık tank palet fabrikası Katar ordusuna peşkeş çekildi.

50 milyon dolar değil, sırf o fabrika Turk Silahlı Kuvvetlerinde kalsın diye millet rahatlıkla 100 milyon dolar para toplar. Erdoğan surekli benden kurtulmak istiyor. Benden kurtulmak mı istiyorsun? Katar ordusuyla anlaşmayı iptal et, 1 hafta içinde 50 milyon doları toplayıp o fabrikaya vermezsem, ben siyaseti bırakacağım. Sen de kurtulacaksın benden, eğer toplayamazsam. Ama buna da cesaret edemiyor, çunku 50 milyon doları rahat toplarız ve boylece Turkiye Cumhuriyeti Devleti'nin itibarını, saygınlığını korumuş oluruz."

' CHP, SEÇİMDE GÜZEL BAŞARILARA İMZA ATACAK'

Yeni Zelanda'da yapılan saldırıya değinen Kılıçdaroğlu, TBMM'de 5 siyasi partinin ortak bir bildiriyle bu olayı kınadığını soyledi.

Kılıçdaroğlu, orada iki temel hatanın yapıldığını anlatarak, "Yeni Zelanda'ya gidildi. Madem ki TBMM ortak bir tepki gosterdi, ortak bir bildiri yayımladı. Turkiye Cumhuriyeti Devleti'ni temsil eden bir uçakla da gidilecekse butun siyasal partilerden temsilcilerin de o uçakta olması gerekirdi. Biz kendi milletvekili arkadaşlarımızı gorevlendirdik. 3 arkadaşlarımız gitti ve yaralılarla parlamentodaki yetkililerle goruşup tekrar geldiler" diye konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu, ikinci hatanın da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Yeni Zelanda'daki goruntuleri miting meydanlarında izletilmesi olduğunu ifade etti.

CHP'li belediyelerin olduğu yerde krizin en hafif şekilde atlatıldığını anlatan Kılıçdaroğlu, İzmir'de 35 bin yoksul haneye onar bin soğan ve patates alınarak araçlarla daha onceden belirlenen ailelere ulaştırıldığını anlattı.

Kılıçdaroğlu, insanın yoksulluğunu teşhir etmeden, onları kuyruğa sokmadan insani bir yardım çalışması yaptıklarını ifade ederek, yardımı, ihtiyaç sahibi ailelerin evine giderek kapılarına teslim ettiklerini soyledi.

' BEDAVA VERİLEN ÜRÜNLER PARAYLA SATILDI'

Antalya'da bir grup ureticinin tarım urununu yoksulara dağıtılması için bedava verdiklerini aktaran Kılıçdaroğlu, "Bedava verilen bu urunler, İstanbul'da fakir fukaraya parayla satıldı. İnsanda biraz vicdan olur" dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, belediyelerinin olduğu yerlerde yapacakları projelerle istihdama da katkı sağlayacaklarını belirterek, "Vatandaş elini vicdanına koyacak ve gidecek CHP'li belediyelere oylarını verecek. Ayrıca AK Parti'nin reklam filmlerinin tamamı CHP'li belediyelerin olduğu yerlerde çekiliyor. Niçin? Demek ki oralarda guzellik var" diye konuştu.

Ekonomik gidişatın iyi olmadığını ve freni patlamış bir kamyon gibi yokuş aşağı indiklerini anlatan Kılıçdaroğlu, "Çozum var mı? Evet var. Geçen yıl 13 maddelik bir çozum sundum. Ağır suçlamalarla karşı karşıya kaldım. Kriz var ve bu politikalarla bu krizden çıkılamaz" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, Turkiye'nin şu anda kalkınma planının olmadığını savunarak, son kalkınma planının suresinin 2018'de bittiğini soyledi.

Seçimde CHP'nin guzel başarılara imza atacağına inandığını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Vatandaşların kentlerde huzur içinde birlikte yaşamasını istiyoruz. Vatandaşlardan şunu istiyorum; sevgili vatandaşlar, sadığa giderken elinizi vicdanınıza koyun ve ona gore oyunuzu verin. Huzurlu bir kent, doğası, yeşili olan bir kent arzu ediyoruz. En buyuk arzumuz bu ulkeye huzuru ve barışı getirmek" dedi.