Özet (TL;DR) @ 2019-03-28T14:41:00.000Z: CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "Mersin'de İYİ Parti'ye kumpas kuruldu. Ahlaki olmayan bir kumpastı. Bir kişinin satın alınması. Nasıl satın alındı bilmiyorum. O kişinin gidip de saat 17.00'ye kadar…



Medyascope canlı yayınına katılarak gazeteci Ruşen Çakır'ın sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, Turkiye'nin seçimlere farklı bir atmosferle girdiğini belirterek, toplumun 17 yıldır ulkeyi yoneten siyasal iktidarın getirdiği ağır maliyetle yuz yuze geldiğini ifade etti.

Ekonomide gunu kurtarmaya çalışan kararların alındığını dile getiren Kılıçdaroğlu, "En buyuk hata, hazinenin başına devlet yonetiminde hiçbir bilgisi, birikimi olmayan bir insanı getirip hazinenin teslim edilmesidir" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, "Ali Babacan olsa, farklı olur muydu?" sorusu uzerine, "Nasıl karar alacaklar bilemiyorum. Ali Babacan devlette, liyakate onem verirdi. Ali Babacan ile çalışan bizim arkadaşlarımız da vardı, daha sonra CHP'den siyasete giren. Babacan'ın, ozellikle Batı sermaye gruplarına verdiği bir guven de vardı. O çerçevede bir politika izliyordu. O politikanın da bize gore eleştirilecek yonu çoktu ama en azından kendi açısından tutarlılığı vardı" değerlendirmesinde bulundu.

' AHLAKİ OLMAYAN BİR KUMPASTI'

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'le ortak çalışmaları hakkında goruşu sorulan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Millet İttifakı bir yasal zemine dayanıyordu. Seçim kanunu çıkmıştı. O seçim kanununa gore siyasal partiler bir araya gelip ittifak oluşturabiliyorlardı. Özel bir duzenlemeydi. Yerel yonetimlerde ittifakı ongoren bir yasal duzenleme yok. Yasal duzenleme olmadığı için, yasal zeminde siyaset yapmayı arzu ettiğimiz için biz buna bir iş birliği dedik. Bazı yerlerde CHP-İYİ Parti. Bazı yerlerde Saadet-İYİ Parti ve CHP iş birliği yaptık. O nedenle ittifak demedik. Teknik olarak da, yasal olarak da ittifak yok, iş birliği var."

(C) AA /

İYİ Parti'yle guzel bir iş birliklerinin olduğunu, ancak bazı yerlerde herkesin kendi adayını gosterdiğini anlatan Kılıçdaroğlu, "Örneğin Mersin'de, her parti kendi adayını gosterdi. Mersin'de, İYİ Parti'ye kumpas kuruldu. Ahlaki olmayan bir kumpastı. Bir kişinin satın alınması. Nasıl satın alındı bilmiyorum. O kişinin gidip de saat 17.00'ye kadar belediye başkanının ismini vermemesi, başlı başına siyasette skandaldır. Benim merak ettiğim, o listeyi seçim kuruluna vermeyen kişinin, Mersin sokaklarına hangi yuzle çıktığıdır. Normalde Mersin'i terk etmesi lazım" diye konuştu.

' TÜRKİYE, BÜTÜN BU OLUMSUZLUKLARA RAĞMEN, BÖLGESİNİN EN GÜÇLÜ ÜLKESİ'

Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile kampanyayı 'beka' meselesi uzerine kurduğuna işaret ederek, konuşmasını şoyle surdurdu:

"Ne seçimi yapıyoruz? Muhtarlık seçimi yapıyoruz. Bunun beka ile ne ilgisi var? Belediye meclisi uyesi seçeceğiz, il genel meclisi uyeleri seçeceğiz. İlçe belediye başkanları, buyukşehir belediye başkanları, birisi seçilecek, belediye başkanlığı koltuğuna oturacak. Buyukşehir belediye başkanları aynı şekilde beldeye hizmet goturecek. Kaynakları, butçesi var. Borç alacak veya borçları odeyecek. Bir şekilde kenti yonetecek. Bunun beka ile ne ilgisi var. Neden bu noktaya getirmek istiyorlar. Ufukları bitti.

'Ekonomi, işsizlik, çiftçi, sanayi, esnaf' deseler, başarısızlar. Sosyal devlet çokmuş. 'Adalet' deseler, adalet kalmadı. 'Hukuk' deseler, hukuk diye bir şey yok. O zaman ne yapalım 'Memleketin beka sorunu var.' Nerede beka sorunu var? Bu laf neyi duşunduruyor topluma, Turkiye geleceği olmayan bir ulke konumuna geldi. Kim getirdi? 17 yıldır yonetenler. Bunun farkında değiller. Turkiye, butun bu olumsuzluklara rağmen, bolgesinin en genç, en dinamik ve en guçlu ulkesidir."

' PARA VAR İŞTE, YAPIYOR'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "CHP'nin AK Parti'den devralacağı belediyeleri nasıl yoneteceğine" ilişkin bir soru uzerine, sağlıklı planlama, butçeleme ve yatırım yapacaklarını, kaynağı yerinde ve zamanında harcayacaklarını ve savurganlık yapmayacaklarını anlattı.

Devralacakları belediyelerde asgari ucretin, 2 bin 200 lira yapılacağını belirten Kılıçdaroğlu, Ankara, İstanbul, Antalya, Mersin, Adana, Bursa'nın buyuk imkanlarının bulunduğunu, İstanbul ve Ankara'dan daha kuçuk butçeye sahip olmasına rağmen İzmir Buyukşehir Belediyesinin kredi notunun Turkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kredi notundan daha yuksek olduğunu soyledi.

"Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, seçilecek olan muhalefet partilerinin belediye başkanlarının, personeline maaş bile veremeyeceğini soylediğini" ileri suren Kılıçdaroğlu, "Hayır. Çok daha guzel maaş odeyecekler. Asgari ucreti de 2 bin 200 lira yapacaklar. Vatandaşı korkutuyor. Bizim belediyeler oduyor, yatırım da yapıyor, hizmet de uretiyor. Hukumet ozel olarak torpil mi yapıyor? İzmir, kendi metrosunu yaptı. Ankara, İstanbul butçeleri çok daha fazla olmasına rağmen beceremedi bunu. Harcamalara mudahale olamaz, yasal çerçeve lazım. Belediye Gelirleri Kanunu var, merkezi hukumetin topladığı vergilerden belediyelere giden paylar var. Bunların olçuleri de yasalarla belirlenmiş vaziyette. Erdoğan'ın soylediği, 'Ben seçimleri kaybediyorum ve son bir çıkış noktası arıyorum.' anlamına geliyor" değerlendirmesinde bulundu.

Tekirdağ Buyukşehir Belediyesi'nin her ilçeye okul yaptırdığını ve Milli Eğitim Bakanlığına teslim ettiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, "Erdoğan'ın haberi var mı bundan? 'Para gelmezse yapamazlar.' Para var işte, yapıyor, ustelik senin yapmadığın okulu yapıyor. Meraların ıslahını buyukşehir belediyesi yapıyor, normalde merkezi hukumetin butçe ayırması lazım. Ayıramıyor ama bizim buyukşehir belediyesi yapıyor" dedi.

B İREYSEL OLARAK SAYIN BAHÇELİ'YLE BİR SORUNUM YOK

(C) AA / Orhan Akkanat

Kemal Kılıçdaroğlu, "MHP ile birlikte cumhurbaşkanı adayı çıkarttınız, yakındınız, şimdi Devlet Bahçeli her konuşmasında muhakkak size eleştiri getiriyor. Goruşler mi farklılaştı?" şeklindeki soruya, şu karşılığı verdi:

"Biz nasıl bakıyorsak, yine aynı pencereden bakıyoruz. CHP insan odaklı, Turkiye'nin çıkarlarına endeksli bir siyaset yapıyor. Bahçeli, değerli bir siyaset insanıdır, bireysel olarak Sayın Bahçeli'yle bir sorunum yok, bireysel olarak onu rahatsız edecek, incitecek bir soz kullanmamaya da dikkat ederim. Aynı şeyi Erdoğan için de yaparım, bireysel olarak rahatsız edecek, incitecek bir şey soylememeye ozen gosteririm. Kişilerin yaşamlarına saygı gosteririz.

Siyaseti eğer ulkeye hizmet olarak tanımlıyorsak, ulkeye hizmet etmek için yola çıktıysak, o zaman duşunmemiz gereken ulkenin çıkarlarıdır ve bu çıkarlar çerçevesinde hizmet ederiz. Cumhur İttifakı'nı kurdular, ittifak kurdukları için eleştiri getirmedik. Biz de İYİ Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Parti'yle ittifak yaptık. Onlar bize kızdılar, 'zillettir' falan, hiçbir şey demedik. Biz, onları ulkeyi getirdikleri nokta açısından eleştirdik. Benim açımdan Bahçeli'nin yarattığı en buyuk hayal kırıklığı, Sakarya'daki Tank Palet Fabrikasının 25 yıllığına Katar ordusuna peşkeş çekilmesine karşı çıkmamasıdır."

' BİR KABAHAT VARSA SEÇMENDE DEĞİL, BİZDEDİR'

Kılıçdaroğlu, medyanın yaklaşımını eleştirerek, tarafsızlığıyla bir donem onemli bir işlev ustlenen bir medya grubunun da 'havuz medyası' sınıfına girmesinin kendisini uzduğunu ifade etti.

Siyasetçinin eleştirilebildiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, "Bizim gorevimiz, eleştiriye buyuk bir dikkatle bakmak ama gunun 24 saati iftiralar uzerinden giden bir eleştiri, gerçek olmayan olaylar uzerinden giden bir karalama kampanyası. Üstelik bunu devletin derinlikleriyle iş birliği yaparak goturuyorlar. Olacak şey değil" ifadelerini kullandı.

Davet edildikleri yayınlara katıldığını anlatan Kılıçdaroğlu, "Geçmişte tarafsız olan bir televizyon kanalı, bana ongoruşmelerde davet ettikleri belli bir gunu iptal ettiler, çıkarmadılar. O gun belirlemişti, çıkacaktık ama olmadı" dedi.

Kılıçdaroğlu, kendisini sıkıştırabilmek ve zor duruma sokabilmek için sorular soran yayınlara katılmaya da razı olduğunu belirterek, "Aman sakın şunu sorma, demem. Şurada yanlışım varsa, 'evet, yanlış oldu' deriz. Şimdi bize yasaklar getirme, televizyonlara çıkarmama, saraydan talimat alıp bu çerçevede haber yapma, belli haberleri, gerçek dışı haberleri 72 saat internet sitesinde tutma gibi doğru olmayan şeyler var" diye konuştu.

"İktidarın beka soyleminin muhalefeti konsolide ettiği yonunde yorumların olduğu" aktarılan Kılıçdaroğlu, araştırmacıların bunu bilimsel verilerle değerlendirmesi gerektiğini belirterek, "Ama şunu soyleyebilirim, 24 Haziran akşamı iyi sınav vermedik. Sonuçta bir kabahat varsa, kabahat seçmende değil bizdedir. Butun eksikliklerimize rağmen, bir demokrasi mucadelesi veriyoruz" ifadelerini kullandı.

' SANDIKLARIN TAMAMINA SAHİP ÇIKACAĞIZ'

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, seçimde sandıkların tamamına sahip çıkacaklarını belirterek, şunları kaydetti:

"İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti ve sivil toplum orgutleri ile sandıklara sahip çıkma konusunda guzel bir iş birliği yaptık ve guçlu bir bilgisayar altyapımız var. Avukat arkadaşlarımıza da teşekkur ederim. Avukatların bu sure içinde onemli bir rol ustlendiklerini biliyorum. Onlar CHP'nin, sağlıklı sonuçlar elde etmesi için değil, sistemin sağlıklı sonuç vermesi için orada olacaklar.

Seçim guvenliği konusunda endişemiz yok. Şunu soyleyebilirim, kamunun gorevlendirdiği elemanlar doğru durust bir seçim yapacaklar ve adil davranacaklar gibi bir kolaycılığa asla girmedik ve bunu kabul etmiyoruz. Guvenliği sağlayacak olanlar bizleriz. Sandık başında olan siyasal partilerin temsilcileri, muşahitler ve gonullu kuruluşlardır."