Özet (TL;DR) @ 2019-03-28T16:45:00.000Z: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile birlikte Bursa Gökdere Meyda'nında ortak miting düzenledi. Kılıçdaroğlu, " Vatandaşın buzdolabı bomboş. Bunu…



CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile birlikte Bursa Gokdere Meyda'nında ortak miting duzenledi. Kılıçdaroğlu, " Vatandaşın buzdolabı bomboş. Bunu anlamıyorlar. Hepsinin çocuklarının işi var, buyuk ihaleler alıyorlar, bir kibir abidesi oturuyor sarayda. Yeter artık demeniz lazım" dedi.

Sozlerine "Hepinize merhabalar. Az once baktım buyuk bir dikkatle sayın Genel Başkanı dinlediniz. Meral Hanım çozumleri çok iyi ortaya koyan saygıdeğer bir genel başkan. Bursa, mukemmel bir kent. Tarihi ile, universitesi ile, doğası ile mukemmel bir kent. Osmanlı'nın başkentliğini yapmış bir kent. Bursa sıradan bir şehir değildir. Bursa koklu tarihi derinliği olan gorkemli bir kenttir. Bursa'da yaşamak bir ayrıcalıktır" diye başlayan Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları şu şekilde:

Bozbey Nilufer'de yaptığını butun Bursa'da hayata geçirecek. 5 yıl içinde beton bursa değil, yeşil Bursa olacak.

İnegol neden Turkiye'nin en guzel mobilya merkezi olmasın? Ne eksiği var? Ustalar var, çalışanlar var… Neden Avrupa'nın haberi yok? Orada uluslararası bir fuar duzenleyecek, dunyanın her yanından tasarımcılar gelecek.

(C) AA / Serhat Çağdaş

' BEKA SORUNU VAR DEMEK TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ YOK DEMEKTİR'

Mustafa Bozbey seçildikten sonra siz de denetleyeceksiniz ben de denetleyeceğim. Beraber, birlikte guzel bir Bursa'yı inşa edeceğiz. Diyorlar ki 'beka sorunu' var. Beka sorunu var demek, Turkiye'nin geleceği yok anlamına gelir demektir. Sizin Turkiye'den haberiniz bile yok. Turkiye bolgesinin en guçlu devletlerinden birisidir. Çalışkanlığıyla, nufusuyla, her şeye rağmen ekonomisiyle en guçlu devletidir. Başka bir beka sorunu var.

Muhtar seçilecek, muhtarın ne beka sorunu var? Belediye meclis uyesi seçilecek, belediye başkanına goruşler getirecek. Ne beka sorunu olabilir? İl genel meclis uyesi, başkanı kim? Vali. Ne beka sorunu var? Valiyi zaten sen tayin ediyorsun.

Sorun şu; Turkiye'nin beka sorunu yoktur. Turkiye uretimden koparılmadığı surece hiçbir beka sorunu yoktur. Bunu soyleyenler vatandaşları korkutarak oy almak istiyorlar.

Gideceğiz Mustafa Bozbey'i başkan seçeceğiz. Gorecekler Bursa'yı, guzel işler nasıl yapılır oğrenecekler. Beka falan hepsi hikaye.

' AKP'YE OY VEREN KARDEŞLERİME SESLENİYORUM'

Dolayısıyla sandığa giderken benim sizden isteğim elinizi vicdanınıza koymanız. AKP'ye oy veren kardeşlerime sesleniyorum; 17 yıl tek başına iktidar yaptınız. Devleti 500 milyar dolar borca soktu. AKP'ye oy veren kardeşlerim vicdanlarına şu soruyu sormak zorunda; 70 milyar dolar fabrikaları sattın, 500 milyar dolar borçlandın. Bizi neden soğan kuyruğuna mahkum ettin?

17 yılın sonunda her turlu oyu aldın, Keçioren'deki evden çıktın, Saray'da oturuyorsun, 17 yılın sonunda vatandaş soğan kuyruğunda. Dondu dedi ki "Bunlar varlık kuyruğu" Vatandaşın aklı ile alay ediyor. Vatandaşla dalga geçilir mi? Oraya giden insanlar fakir fukara insanlar. 1 kilo daha ucuz soğan almak için yola duşen insanlarla dalga geçip varlık kuyruğu diyorsun. Ben seni bilmez miyim, o kuyruk varlık kuyruğu olsa en başında sen olurdun.

Saray'da oturanlar ve onların çevresinde elektrik, su, doğalgaz, işsizlik sorunu yok. Bir elleri yağda bir elleri balda. Vatandaşta da bunlar yok sanıyorlar. Vatandaşın buzdolabı bomboş. İşsizliği anlayamazlar. Buyuk ihaleler alıyorlar, hepsi koşeyi dondu.

Bir annenin çocuğunu aç yatırması ne demektir? Onlar bilemezler. Bir kibir abidesi oturuyor Saray'da. Herkesi aşağılıyor, herkese kızıyor, herkese bağrıyor. Sizin o kibir abidelerine bir ders vermeniz lazım.

AKP'ye oy veren kardeşlerime şunu soylemek isterim; Bizim buyukdedelerimiz savaştan sonra tarım urunu satıp fabrika yaptılar. Şimdi tam tersini yapıyoruz. Fabrika satıp patates alıyoruz. Nasıl oldu Turkiye bu hale geldi?

Butun kardeşlerime soyluyorum sandığa gideceksiniz vicdanınıza soracaksınız. "Yeter artık" demeniz lazım. İntihar eden gencecik çocuklarımız var, yıllardır iş bekliyorlar. İşsizliğin ne kadar acı olduğunu bilmiyorlar.

' MİLLİYETÇİLİK TANK PALET FABRİKASINI YABANCI ORDUYA SATMAK DEĞİLDİR'

Ülkucu kardeşlerime sesleniyorum; Milliyetçilik bayrağını sevmektir, vatanını sevmektir, vatandaşlar arasında ayrım yapmamaktır. Milliyetçilik hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Turkiye'yi duşlemektir. Milliyetçilik Tank Palet fabrikasını yabancı bir orduya satmak demek değildir. Tank Palet fabrikasının bugunku değeri 20 milyar dolar. Alanında dunyadaki 5 buyuk fabrikadan birisi. Devletin butun bilgileri orada. Bunu 25 yıllığına Katar ordusuna sattılar. Kaça sattılar? Bir Allah'ın kulu bilmiyor.

Turkiye'nin Tank Palet Fabrikası Katar ordusuna 25 yıllığına kaça satıldı? 'Katar emirinin sana verdiği uçağın karşılığı olabilir mi?' diye sordum daha cevap alamadım. Bir memleketin silah fabrikası o memleketin haysiyetidir.

Önce inkar etti, Resmi Gazete'yi çıkardım. 20 Aralık 2018 tarihli Resmi Gazete'yi açın Tank Palet fabrikasının nasıl ozelleştirildiğini goreceksiniz.

Kaça sattılar bilmiyoruz. 50 milyon dolar bulamadığımız için Katar ordusuna verdik diyorlar. Sen Suriyelilere 35 milyar dolar buldun. Silah fabrikasına 50 milyon dolar mı bulamadın?

Bu fabrikada çalışan işçiler dilekçe verdiler ayrılmak için bu fabrikadan. Bu suça ortak olmak istemiyorum dediler. www.gercekgundem.com un derlediği Kılıçdaroğlu, açıklamalarına şoyle devam etti: O işçilerin tamamını alnından opuyorum. İşte asıl milliyetçi onlar. Tank yapıp bize satacaklar. İşçiler bizim fabrikalar bizim arsa bizim. Neden biz Katar ordusundan tank alalım? Sayın Bahçeli'nin suskun kalmasını anlayamıyorum butun bunlar olurken.

Mustafa Bozbey guzel çalışmalar yapacak, butun Bursa'yı kucaklayacak. Çiftçileri de kucaklayacak. Kooperatif kuracaklar. Eskişehir komşunuz… İzmir demokrat bir şehir… Her doğan çocuğun kapısına sut konur, hiçbir ayrım yapılmaz İzmir'de.

(C) AA /

' HUZURLU BİR TÜRKİYE İSTİYORUZ'

Kriz çıktığında tanzim satış çadırları kurdular. Antalyalı bir grup iş insanı tırlarla yardım yaptı. Bedava aldıkları o sebzeleri fakir fukaraya sattılar. Defalarca soyledim inkar edemiyorlar. İnsanda biraz ahlak olur. Onlar bedava veriyorlar, sen fakir fukaraya parayla satıyorsun.

'Belediyelere para vermeyiz' diye laflar ediyorlar, bunların tamamı palavra. İzmir orada, Eskişehir, Tekirdağ var. Sanki onlara para mı veremiyorlar? Onlar yasal olarak aldıkları parayı doğru ve yerinde harcıyorlar. Onların kul hakkı yeme alışkanlığı bizde yok.

Huzurlu bir Turkiye istiyoruz, barış istiyoruz, beraber huzur içinde yaşamak istiyoruz. Kimsenin otekileştirilmediği, kimsenin kavga etmediği bir ulke istiyoruz. Kendi ulkemizde huzur içinde yaşamak istiyoruz.