Özet (TL;DR) @ 2019-03-28T22:13:00.000Z: MAK Araştırma Başkanı Mehmet Ali Kulat, 31 Mart seçimlerinde “Pek çok ilden sürpriz sonuçlar geleceğini” öne sürdü. Kararsızların oranının seçime günler kalmasına rağmen yüzde 7-8 civarında…



HDP'nin kayyum atanan pek çok belediyeyi tekrar kazanacağını savunan Kulat, Saadet Partisi'nin de oy oranını yukselteceğini, ikisi buyukşehir olmak uzere birden fazla belediye kazanmasının ihtimal dahilinde olduğunu ifade etti.

TV5 yayınına konuk olan Mehmet Ali Kulat'ın açıklamalarından one çıkanlar şoyle:

' PEK ÇOK İLDEN SÜRPRİZ SONUÇLAR ALACAĞIZ'

-- Elimdeki verilerin bana soylediği, buyuk ihtimalle pek çok ilden surpriz sonuçlar alacağız. Yani elimizdeki şu andaki veriler… 3-4 gunluk zaman dilimi var, şuphesiz. Elbette kararını soylemeyen bir seçmen kitlesi var; ama sonuçta elimizdeki veriler, Turkiye genelinde pek çok ilde ilginç sonuçları konuşacağız. Çunku bu seçim, rutin bir seçimin otesinde gelişti. Bir genel seçim havasına daha çok iktidar kanadı işi taşıdı. Yani muhalefeti çok suçlamasınlar bu anlamda. Muhalefet, doğal olarak savunmasını yaptı. Bu ayrı bir boyut; ama "beka" soylemiyle daha çok meseleyi genel seçim havasına taşıyan bir soylem geliştirdi. Bunu niye yaptığını ben şoyle soyleyeyim; niye yaptığını az çok biliyorum. Sebebi şu bana gore:

-Yeni bir genel seçimden çıkmıştık. Yani 8-9 ay oncesinde bir genel seçim olmuştu. Genel seçimde yuzde 52,5 oy alan bir Cumhur İttifakı vardı. Dolayısıyla aynı hava içerisinde, aynı heyecan, aynı kitleyi elde tutmak suretiyle 'ben bu genel seçimin ruzgarından istifade ederek bu yuzde 52,5'luk rakamı eğer elde tutabilirsem, zaten maçı kazanmış oluyorum, doğal sonuç olarak'.

-- Bunun uzerine yoğunlaşıldı; ancak hesaplanamayan bir şey oldu: Burada o ittifaklarda farklı çıkışlar oldu. Mesela Saadet Partisi, ittifakın dışına çıktı. Dolayısıyla yuzdelik olarak hani oyu şu kadardır, bu kadardır, ayrı bir şey; ama başka bir şey oldu, asıl. Bu seçimin en belirleyici unsurlarından bir tanesi, 'Eski AK Partililer' ifadesini duyacağız, bu seçimde. 'Eski AK Partili' ifadesini duyacağız. Yani AK Parti'nin dışında başka partilerden aday olan ama dune kadar AK Parti'de siyaset yapmış isimler duyacağız ve bunlar, seçimleri zorlayacaklar ki şu anda bunlar yaşanıyor, pek çok ilde. Değişik partilerden aday oluyorlar. Ağırlıklı olarak Milliyetçi Hareket Partisi'nden, Saadet Partisi'nden… O isimler de bu seçimde çok belirleyici oluyor. Dolayısıyla AK Parti'nin ve Cumhur İttifakı'nın ana arterde ortaya koymuş olduğu hedefi olan "Ben, nasıl olsa 24 Haziran'da yuzde 52,5'u yakaladım; yine yuzde 52,5'u, en azından yuzde 50'nin uzerinde bir rakamı yakalarsam zaten sonucu alırım" şeklindeki soylemi bozan, bu soylemi yeterli tutarlılıkta tutmayan en onemli neden, AK Partili olup, bu donemde AK Partili olmayan, başka partilerde siyaset yapan insanlar, onemli bir yer tutuyor.

' HDP, KAYYUM BELEDİYELERİN PEK ÇOĞUNU YİNE ALIYOR'

-Biz sahayı dolaşırken, ilginç bir şekilde, yani 1-2 boyle kilit nokta soyleyeyim, beni çok şaşırtan şeylerden bir tanesi şu: Doğu ve Guneydoğu'da, (seçim yasaklarından dolayı) rakam veremediğim için soyluyorum, HDP'nin, kayyum atanan belediyelerin olduğu yerler dahil, HDP'nin elinde olan belediyelerin olduğu Guneydoğu'da, daha çok Kurt seçmenin yoğun olduğu ifade edilen bolgelerde, HDP'nin yine o belediyelerin pek çoğunu aldığını, alacağını, ama oy oranında bir duşme olacağını gorduğumu oncelikle belirtmiş olayım".

' AK PARTİLİLER, MHP VE İYİ PARTİ'YE GİTTİ'

-- Oranları soyleyemediğimiz için genel bir değerlendirme yapıyorum. İç Anadolu Bolgesi'nde, kısmen boyle Karadeniz'e doğru da dahil olmak uzere, MHP'li seçmenin, Cumhur İttifakı'nın beraber olmadığı yerler için soyluyorum; MHP'nin epey belediye aldığını soyleyebilirim. 'Buyukşehir' statusunde çok değil; ama ilçe belediyesi niteliğinde, ki bunların bir kısmında adaylar, yine aynı şekilde 'eski AK Partililer'. İlginç yani. Şimdi AK Partililer, sadece başka ittifaklara gitmediler, Cumhur İttifakı'nın içinde de MHP'ye gittiler. Öyle ornekleri var.

-- Üçuncusu, MHP'den ayrılan bir parti olarak kurulan, ilk kuruluşu itibariyle, İYİ Parti'nin, bir ispat-ı vucut etmek için, kendini gostermek adına bu meseleye çok asıldığını ama asılırken, asıl, yani eğer belediye alacaksa, ki bazı yerlerde alacağını goruyoruz, o alacağı yerlerde de ağırlıklı 'eski AK Partili' siyasetçilerle sahaya çıktığını goruyoruz. Yine onemli bir şey…"

' SAADET, İKİSİ BÜYÜKŞEHİR BİRDEN FAZLA İL BELEDİYESİNİ ALABİLİR'

-Tabii yine onlar kadar onemli bir ayrı nokta da, yani 24 Haziran'daki yuzdelik oy oranı itibariyle kimsenin, bu seçim için çok fazla şans vermediği Saadet Partisi'nin, Turkiye genelinde butun seçim bolgelerinde seçime giren tek parti durumunda şu anda, dolayısıyla Saadet Partisi'nin hem yuzdeliğinde bir artış bekliyoruz, yani 'bekliyoruz' derken, anketlere yansıdığı için soyluyorum; ama daha da onemlisi, benim elimdeki veriler, ikisi buyukşehir olmak uzere birden fazla il belediyesini de alma ihtimalini, elimizdeki verilerle soyleyebiliriz. 'Alma ihtimali' diyorum; tekrar soyleyeyim biz, kamuoyu araştırmacısıyız. Elimizdeki verile bize neyi soyluyor, onun uzerinde duruyoruz.

' KARARSIZLAR İSTANBUL SONUCUNU DEĞİŞTİREBİLİR'

-- Bu verilerde yanılma payları elbette var; ama yanılma paylarından ote, kararını soylemeyen, farklı çekincelerle kararını soylemeyen seçmen kitlesi, şu anda Turkiye genelinde çok fazla var. Bu, ilk defa oluyor. Normalde biz, seçime bir hafta kala artık o kararsızların ancak 1 puan…

-- Yuzde 7-8 oranında bir kararsız seçmen kitlesi var ve bu kararsız seçmen kitlesi, mesela benim elimdeki kararsız seçmen kitlesi, Ankara'yı çok değiştirecek bir seçmen kitlesi değil; ama İstanbul'u değiştirebilecek bir seçmen kitlesi.

' KARARSIZLAR EN ÇOK AK PARTİLİ'

-Çok ilginç bir şekilde ilk defa AK Partili olarak kendini tarif eden seçmen… Çunku bizim butun kamuoyu araştırmalarımızda ilk soru şudur: 'Yarın genel seçim olsa oyunuzu kime verirsiniz?' diye bir soru sorarız. Hatta biz, bu seferki araştırmalarımızda, '24 Haziran'da kime verdiniz?' diye sorduk. Bir de 2014'de kime verdiğini sorduk. Bunları trend oluşturma ve kotalı çalışabilmek için sorarız biz genel itibariyle.

-- Sorduğumuzda bu insanlar, yani kendini bugun "kararsız" olarak ifade eden insanların, buyuk çoğunluğun dun kendisini "AK Partili, AK Parti'ye oy veren seçmen" olarak tanımladığını goruyoruz. Bu, son derece şaşırtıcı bir şey. Genelde hep, iktidarın yanındaki seçmen, goğsunu gere gere 'AK Parti' diye soyler kendisini, AK Parti ise iktidardaki parti, geçmişte bir başka partiyse onu da soyleyebilir; ama ilk defa, iktidarın yanında olması gereken, yani kendini boyle tarif ettiği için 'olması gereken' seçmenin, onemli olçude kararını ifade etmediğini soyleyebiliriz. Bu, çok şaşırtıcı bir durum.

ARA ŞTIRMA SONUCU: DİN ADAMLARINA GÜVEN AZALDI

-- Son bir anket soyleyeceğim. Biz, bir soru sorduk insanlara. Bu sorunun aynısını, yıllar once Özal zamanında bir araştırma firması sormuş. Aynı soru: 'Aniden bir yere gitmek durumunda kalırsanız, aile olarak; karı-koca aniden bir yere gitmeniz gerekiyor. Çocuğunuzu, aşağıdaki komşulardan hangisine teslim (emanet) edersiniz?' Meslek grupları yazılmış. İşte doktor var, polis var, hakim var, bilmem ne var, falan… 'Hangisine teslim edersiniz?' O donemde, çok ilginçtir, bu araştırmayı yapan firma, dindar bir firma değil. Yani sahipleri dindar değil; yoksa firma olarak dindar olmaz; ama ilk sırada din gorevlisine teslim ediyor. İmam, muezzin ya da Kur'an kursu hocası olan komşuya teslim ediliyor. Biz yaptık araştırmayı; ilk 10'da dinle anılan kimse yok. Niye biliyor musunuz? Toplumda dine, dindara guveni minimize ettik biz yahu! Geldiğimiz nokta… Başarı nerede burada?"