Özet (TL;DR) @ 2019-03-29T02:37:00.000Z: Rusya Yenilikçi Kalkınma Enstitüsü İslam Araştırmaları Merkezi Başkanı Kirill Semenov, ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail’in Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini tanıma kararı ve Ayasofya’nın adının…



Goruş

02:37 29.03.2019(Guncellendi 02:39 29.03.2019) URL'yi kısaltın

Rusya Yenilikçi Kalkınma Enstitusu İslam Araştırmaları Merkezi Başkanı Kirill Semenov, ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail'in Golan Tepeleri uzerindeki egemenliğini tanıma kararı ve Ayasofya'nın adının değişmesinin birbiriyle hiçbir ilgisi olmayan iki şey olduğunu belirtti.

Semenov, Sputnik'e açıklamasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ayasofya Muzesi'nin camiye donuşturuleceği açıklamasını değerlendirdi.

Caminin, bir savaş sonucu değil Ataturk'un girişimi uzerine muzeye donuşturulduğunden Erdoğan'ın bu soyleminin anlaşılır olmadığını dile getiren Rus uzman, "1931'e kadar orası camiydi, sonra 4 yıl boyunca kapalıydı, 1935'te muze açılması kararı alınmıştı. Caminin muzeye donuşturulmesi yonunde hiçbir dış baskı soz konusu değildi. Cumhurbaşkanı'nın bu açıklamasını, sonuna kadar incelenmeyen bir pozisyon olarak değerlendirebilirim, çunku Trump'a boyle bir yanıt oldukça orantısız, hatta asimetrik gorunuyor. Ayrıca bu iki açıklama arasında nasıl bir bağlantı olduğu anlaşılır değil" dedi.

Ayasofya'nın muzeye donuşturulmesinin tamamen Mustafa Kemal Ataturk'un laiklik politikasının tezahuru olduğunu, Yunanistan'a ve genel olarak Hıristiyan Dunya'ya hiçbir dahlinin olmadığını hatırlatan Semenov, sozlerini şoyle surdurdu: "1931'e kadar rahat bir şekilde cami olarak çalışıyordu ve Birinci Dunya Savaşı ve Yunanistan ile savaş sonrası hiçbir uluslararası anlaşma bu yapının statusunun değiştirilmesini talep etmiyordu. Elbette tum bunlar laiklik mucadelesinin sıfıra indirgendiği bir durum çerçevesi içinde bulunuyor. İslam değerlerine donuş sureci çalışıyor, tıpkı Rusya'nın 'manevi bağlarına' donmesi gibi. Turkiye'nin manevi bağı İslam ve Osmanlı mirasıdır. Ayasofya tam bunun simgesidir. 1930'lu yıllarda genel olarak toplumda laikliğe talep vardı, ustelik sadece Turkiye'de değil. Sadece Turkiye'de bu sureç daha derindi. Şimdi durum farklı ve geleneksel değerlere donuş soz konusu".

Erdoğan'ın Ayasofya açıklamasını daha ziyade seçmenlere yonelik bir jest ve anlık bir karar olarak değerlendirmeye meyilli olduğunu soyleyen Rus uzman, bu sozlerin buyuk ihtimalle uygulamaya dokulmeyeceği belirterek şunu dedi: "Ayasofya'nın Diyanet'e teslim edilmesini, Golan Tepeleri'nin İsrail'e teslim edilmesine bağlamak tamamen orantısız kategoriler. Daha once Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan ayında Ayasofya'da her gun Kuran'ın okunmasına izin vermişti. Yani Ayasofya onsuz da Muslumanların ihtiyaçları için kullanılıyor. Yine de bu konuda bir karar alınması gerekiyor, çunku bu konu uzun zamandır tartışılıyor."