Özet (TL;DR) @ 2019-03-28 08:15:26.387152: İstanbul Emniyet Müdürlüğü, uzun süredir metruk halde olan üç katlı tarihi binayı polis müzesi yapmak için Vakıflar Genel Müdürlüğü ile temasa geçti.



İstanbul'da ya da Turkiye'nin herhangi bir yerinde birini yoldan çevirip "Bildiğin bir karakol adı soyle" diyecek olsanız, "Cibali Karakolu" cevabını alma ihtimaliniz yuksektir. Cibali semtindeki bu karakolun şohretini borçlu olduğu aynı adlı tiyatro oyununu da bilmeyen yoktur. Oyunu Muammer Karaca ve Refik Kordağ, 'Bir Duğun Gecesi' adlı bir Fransız eserinden uyarlayarak ilk kez 1955'te sahneye koymuş. Binlerce kez sahnelenmiş. Oyun o kadar beğenilmiş ki halk karakolu ziyaret eder olmuş. Hatta o donem yayımlanan gazete haberine gore Muammer Karaca karakolu ziyaret edip, onunde kurban bile kestirmiş. Zaten oyunun sahnelendiği donemde Cibali Karakolu en hareketli gunlerini yaşıyordu. Yine donemin gazetelerine gore 15 binin uzerinde bir nufusa sahip olan semtte kavga gurultu hiç eksik olmazdı. Yetersiz personeli ve ekipmanıyla semtin asayişini temin etmeye çalışan Cibali Karakolu ise kaçınılmaz olarak her olayın merkezindeydi.

K İMLER GELDİ KİMLER GEÇTİ

Karaca'nın oyunu da boylesi bir vakanın uzerine kurulmuş. Her ne kadar uyarlama olsa da binlerce kez sahnelenen oyun, yayınlandığı her donemin gundelik hayatına ve cemiyet gundemine atıflar yapan sahnelerle canlı tutulmuş. Mesela 60'lı yıllarda Kıbrıs meselesi, 80'li yıllarda donemin siyasi atmosferi oyundaki diyaloglara yansımış. 1966'da Cuneyt Arkın'ın da rol aldığı bir filmi de yapılmış. Oyunun sahibi ve baş kahraman Komiser Cafer'i ilk oynayan Muammer Karaca olsa da sonraki kuşak Zihni Goktay, son kuşaklar ise Nejat Uygur ile hatırlar oyunu. Her oyuncunun her kadronun kendi tecrubesi ve kalitesiyle yeni şeyler kattığı oyun, halen şehir tiyatrolarında sahnelenmeye devam ediyor.

İstanbul Emniyet Mudurluğu, tarihi karakolu yeniden canlandırmak için harekete geçti. Tarihi binanın aslına uygun bir muze haline donuşturulmesi için proje hazırlandı. Binanın sahibi Vakıflar Genel Mudurluğu ile de temasa geçildi ve goruşmeler başladı. Binanın İstanbul Emniyet Mudurluğu'ne tahsis edilmesi istendi. Tahsis gerçekleştiğinde bina karakol olduğu donemdeki haline sadık kalınarak tekrar duzenlenecek. O donemin tahta masaları, eski yazı makineleri, manyetolu telefonları ve butun diğer aksesuarlarıyla İstanbul'un polisiye kulturunun tarihi bir parçası olarak yerini alacak.