Özet (TL;DR) @ 2019-03-26T23:38:00.000Z: Kılıçdaroğlu, "Bizim istihbarat örgütümüz yok, devletin var. 19 kişi doğrudan dağ ile bağlantılıysa ona seçimlere girme hakkını veren savcıyı derhal savcılıktan atsınlar, YSK'yı derhal lağvetsinler.…



Kılıçdaroğlu, "Bizim istihbarat orgutumuz yok, devletin var. 19 kişi doğrudan dağ ile bağlantılıysa ona seçimlere girme hakkını veren savcıyı derhal savcılıktan atsınlar, YSK'yı derhal lağvetsinler. Çunku hem ilgili savcı hem Yuksek Seçim Kurulu, teror orgutune yardım ve yataklık yapmaktan tutuklanmalı. Onların ikisi de onların emrinde" dedi.

Haber Global'de katıldığı canlı yayında "Taraflar, seçim meydanlarında karşılıklı olarak çok ağır ifadeler kullanmıyor mu?" sorusu uzerine CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP olarak ağır ifadeler kullanmadıklarını, kendilerine yonelik her turlu iftiranın, karalama kampanyalarının yapıldığını, bugune kadar siyasette gormediği kadar ağır suçlamaların yoneltildiğini soyledi.

Suçlamaların ve ağır ifadelerin tek taraflı olarak geldiğini ama ciddiye almadıklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, "Hiçbirisini hak etmiyoruz. Önce hal esnafını terorist ilan ettiler, sonra pazarcıları terorist ilan ettiler, sonra esnafı terorist ilan ettiler, sonra kendilerine oy vermeyenleri terorist ilan ettiler. En sonunda da CHP, İYİ Parti'yi terorist ilan etmeye başladılar. Akıl var, mantık var. Başka işiniz gucunuz mu yok sizin? Birisi eğer teroristse bu ulkenin polisi var, gelir yakalar, goturur savcıya teslim eder. Partileri bu kadar ağır bir suçlamaya muhatap yapmak ne kadar doğrudur?" yanıtını verdi.

' HÜKÜMET SENSİN TUTUKLA KARDEŞİM'

"Partinizde HDP'li isimlerin, hatta PKK/KCK ile ilişkili isimlerin olduğu ve çeşitli yerlerden aday gosterildiği soyleniyor belediye meclis uyeliklerinde. Bu iddiaya yanıtınız var mı?" sorusuna karşılık Kılıçdaroğlu, şu yanıtı verdi:

"Tamamı CHP'li. CHP listelerinden belediye meclis uyesi, il genel meclis uyesi, belediye başkanı, buyukşehir belediye başkanlarının tamamı CHP'li. CHP'ye kayıtlı. Savcılıkta, Yargıtay Cumhuriyet Savcılığında bunların zaten kayıtları da dosyaları da var. Bunlar seçime girmeden once savcılıktan iyi hal kağıdı alıyorlar. Mezun oldukları okulla ilgili diplomalarını veriyorlar. Biz bunları Yuksek Seçim Kuruluna gonderiyoruz. Yuksek Seçim Kurulu bunlara bakıyor, 'bunların seçime girmelerinde hiç bir engel yoktur' diye karar veriyor. Suçluyorsunuz insanları. Nereden buluyorsunuz bu suçlayacak malzemeleri? 1960 yılında bilmem ne olmuş, 1970 yılında bilmem ne olmuş, 1980 yılında bilmem ne olmuş. 2019 yılındayız. Bir insan A partisine uye olabilir, B partisine uye olabilir, C partisine uye olabilir. İnsanları bu kadar omurgasızca suçlamak ahlaki değil. Biz bunlarla ilgili Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduk, tazminat davaları açtık, açmaya da devam edeceğiz. Eğer bir tane PKK'lı varsa, hukumet sensin tutukla kardeşim. Don savcıya sor; 'Sen nasıl bir teroristi getirirsin belediye meclis uyesi yaparsın?' Ahlaktan ve erdemden yoksun insanlar, iftira ile iktidar olmak isterler. Biz buna girmeyiz. İspat etsinler şu PKK'lıdır, şu DHKP/C'lidir, şu IŞID'lidir neyse artık, neye gore iftira atıyorlarsa…"

' ARKADAŞ SİZ DÖNÜP BİR KENDİNİZİ SORGULAYIN'

Kılıçdaroğlu, devasa Turkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir kalkınma planının olmadığını ifade ederek, "Bunlar da 17 yıldır bu memleketi yonetiyorlar. Çunku devlette liyakati bitirdiler. Bu sureç içinde butun bu gerçekler dururken onların hedefinde ben ve CHP var, İYİ Parti var, Saadet Partisi var, HDP var, diğer partiler var. Arkadaş siz donup bir kendinizi sorgulayın. 'Ben 17 yılın sonunda nasıl oldu da bu milleti soğan kuyruğuna soktum?'. Gel onu anlat, gerekçesini anlat." diye konuştu.

"Cumhurbaşkanı Erdoğan PKK ile ilişkili 27 kişinin tespit edildiğini soyluyor. 'Bunların 19'u direk dağ kadrolarıyla bağlantılı. Bundan daha guzel ispat mı olur?' diyor. Anlaşılan o ki bir yasal sureç devam edecek seçimden sonra." ifadeleri uzerine Kılıçdaroğlu, şunları soyledi:

"O zaman derhal o arkadaşın, belediye meclis uyesi neresiyse bilmiyorum… Bizim istihbarat orgutumuz yok. Devletin istihbarat orgutu var. 19 kişi doğrudan dağ ile bağlantılıysa ona seçimlere girme hakkını veren, iyi hal kağıdını veren savcıyı derhal savcılıktan atsınlar, Yuksek Seçim Kurulunu derhal lağvetsinler. Çunku hem ilgili savcı hem Yuksek Seçim Kurulu, teror orgutune yardım ve yataklık yapmaktan tutuklanmalı. Onların ikisi de onların emrinde."

' SEÇİME GİRMEK SERBEST, SEÇİMİ KAZANMAK YASAK'

CHP'nin Ankara Buyukşehir Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş ile ilgili iddialara ilişkin soru uzerine Kılıçdaroğlu, "Ankara'dan korkuyorlar. Mansur Yavaş'tan korkuyorlar, tıpkı Ekrem İmamoğlu'ndan korktukları gibi." dedi.

İddiaların hepsinin hikaye olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Zorluyorlar 'acaba bir şey bulabilir miyiz?' diye. 'Mansur Yavaş kazanacak acaba engelleyebilir miyiz?' diye. Neyi engelleyeceksiniz? Vatandaş gelecek, Mansur Yavaş'a oy verecek. Duzgun, çalışkan, başarılır bir adam. Tertemiz bir aday. Siz bu adayı karalıyorsunuz, kampanyalar açıyorsunuz. Kazanamaz diyorlar, kazanacak. Halkın iradesine saygı duymak gibi bir kural vardır demokrasilerde. 'Halkın iradesine saygı duymayacağız' diye bugunden yayın yapıyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar Mansur Yavaş Ankara'da galip gelecek." diye konuştu.

"Sayın Cumhurbaşkanı seçimden sonra gorevden alınma ihtimalini de çok ciddi şekilde ifade ediyor." sozleri uzerine Kılıçdaroğlu, "Neye gore alacak? Hangi hukuki dayanağa gore? Öyle bir şey yok. Korkuyorlar. Mansur Yavaş bugun guzel bir açıklama yapmış bu iddialar karşısında; 'Seçime girmek serbest, seçimi kazanmak yasak'. O mantıkla şimdi yaklaşıyorlar. Seçime giriyorum yargı izin vermiş, savcılık izin vermiş. Seçme ve seçilme hakkım var. Seçmen listesinde adım var. Hangi ulkede seçmen listesinde teroristin adını gorursunuz Allah aşkına bana soyler misiniz?" yanıtı verdi.

' MİT DE AÇIKLAMA YAPSIN'

İnsanın karnı doysun, mutlu olsun, her evde huzur ve bereket olsun diye politikalar urettiklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, şoyle devam etti: "Onlar kavga, kin, iftira uzerine politika uretiyorlar. Ne istiyorsunuz bizden? İstihbarat orgutunuz var. İstihbarat orgutunuz varsa bugune kadar niye beklediniz? Seçimlere uç gun kaldı her turlu iftira. Devletin istihbaratı ayrı, partinin istihbaratı ayrı. Burokraside 27,5 yıl çalıştım. Liyakat esasının geçerli olduğu bir devlette, devletin burokratı devlet için çalışır, siyasal iktidar için değil. Parti memuru değildir, devletin memurudur. Adı da ustunde zaten Devlet Memurları Kanunu, Siyasi Parti Memurları Kanunu değil. Çunku siyasi partiler gelir geçer, ama devlet bakidir. Devlete hizmet yapılır. Kim yapar? Burokrat yapar. Burokratın gorevi nedir? Siyasi otoritenin verdiği çerçeve içinde gorevini yerine getirir. Devletin istihbarat orgutu, partinin istihbarat orgutune donmuşse, 1950, 1960, 1970, 1980'lerde çıkan af kanunlarına gore bu belgelerin tamamının imhası gerekirken hala saklanıyor. O yıllarda askeri darbeler oldu. Darbelerin yaptığı fişlemelerden medet umarak bunları yapıyorlar, bir de diyorlar ki 'biz demokratız'. Ne demokratı? Darbelerden, darbecilerden beslenen insanlar bunlar. Devletin istihbarat orgutu, partinin istihbarat orgutune donuşup bunu havuz medyasına servis yapıyorsa o artık Milli İstihbarat Teşkilatı değildir, başka bir istihbarat teşkilatıdır."

"Milli İstihbarat Teşkilatı ile ilgili olarak çok ciddi bir ithamda bulundunuz." sozlerine Kılıçdaroğlu, şoyle konuştu: "İtham değil gerçek. En somut ornek bu işte. Bunlar nerede? Bizim arşivimizde yok boyle bir şey. Benim bildiğim kadarıyla AK Parti'nin arşivinde de yok boyle bir şey. Nerede bu arşiv. Bu arşivi tutmak başlı başına bir suç.  Havuz medyası getirsin bakalım kaynağını açıklasın. Uydurma bir suru şeyler. Milli İstihbarat Teşkilatı da açıklama yapsın. Bekliyoruz. Bu rezaletler, iftiralar, ahlaksızlıklar, yasa dışı uygulamalar nereden çıkıyor? Devlet, parlamento size ne zamandan beri boyle bir yetki verdi? İnsan utanır, ahlak sahibi olur. Her turlu suçlamayı yapıyorsunuz, yazıktır, gunahtır." yanıtını verdi.

Sakarya'daki tank palet fabrikasının ozelleştirilmesi konusuna da değinen Kılıçdaroğlu, şunları ifade etti: "Beni uzen ise Sayın Bahçeli'nin çıkıp hiç bir şey soylememesi. 'Milliyetçiyim' diyor ya, şimdi sormak lazım. Ben mi milliyetçiyim, o mu milliyetçi? Ben mi vatan severim  o mu vatan sever? Benim ulkulerim mi var onun ulkuleri mi var? Ben mi Turkiye'yi duşunuyorum o mu Turkiye'yi duşunuyor? Erdoğan'ı bırakıyorum bir tarafa. Erdoğan zaten bunu satıyor, peşkeş çekiyor. Erdoğan'ın ben vatansever olduğuna inanmıyorum. Adımın Kemal olduğu kadar eminim. O başka dunyaların insanı. Siz trilyonlarca dolar para kazanacaksınız bu ulkenin insanından, 17 yılın sonunda soğan kuyruğuna sokarsanız, oturup duşunmemiz lazım."

Kılıçdaroğlu, seçim sonucuna bağlı olarak bir erken seçim tartışması çıkarıp çıkarmayacağının sorulması uzerine "Hayır. Bu bir yerel seçim. Turkiye bundan zarar gorur. Millet seçimden bıktı." dedi.