Özet (TL;DR) @ 2019-03-27T09:47:00.000Z: AK Parti tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday gösterilen Binali Yıldırım, "Su şimdi metreküp olarak kademeli veriliyor. Burada sistem değişikliğine gideceğiz. Gelirlerde bir…
AK Parti tarafından İstanbul Buyukşehir Belediye Başkanlığı'na aday gosterilen Binali Yıldırım, dun Haberturk TV'de Fatih Altaylı'nın sorularını yanıtladı.
Yıldırım'ın açıklamalarından one çıkanlar şoyle:
' PARTİMİN GÖSTERDİĞİ HER MAKAM BENİM İÇİN ŞEREFTİR'
Sayın Cumhurbaşkanımız cezaevine girince ben de bıraktım. Daha sonra partiyi kurduk. iktidara geldik. Tekrar şimdi icraata donuyoruz. Bu sefer de İstanbul Buyukşehir Belediye Başkan adayıyız. Ben bilindik bir siyasetçi değilim. Benim siyasetteki muradım, amacım, insanlara faydam olması. İnsanlara hizmet edecek makam varsa buyuk, kuçuk demem orada olurum. Partimin gosterdiği her makam benim için onurlu, şerefli makamdır. Yemek beğenmemezlik yapmam, iş beğenmezlik de yapmam. Benim açımdan samimiyetle soyluyorum en buyuk makam, insanların gonlunde ve zihnindeki makamdır. Bu makamların hepsi bittiğinde insanlar içerisinde anlım ak, başım dik gezebiliyorsam, bana kucak açıyorlarsa yapılabilecek en guzel şey budur.
' BEN İLK BASIN TOPLANTIMDA İSTANBUL'U ANLATACAĞIM DEDİM'
Biz yerel seçime gidiyoruz. 7 Ocak'ta ilk basın toplantımı yaptım. İstanbullulara nasıl bir kampanya yapacağımı anlattım. İttifaklarla seçime gidiyoruz, umit ederim ki genel siyaset, yerel siyaseti golgelemez dedim. Şartlar ne olursa olsun İstanbul'u konuşacağım dedim. Buna da sadık kaldım. Bunun partimizin politikalarıyla uyuşmaması diye bir şey yok. Diğer konuları bilmediğim anlamına gelmez. Ben Başbakanlık yaptım. Bunu kendi guzergahından çıkarmak bu şehirde yaşayanlara haksızlıktır.
' İSTANBUL KENDİSİNİ BÜYÜTÜRSE TÜRKİYE EKONOMİSİ DE BÜYÜR'
Burada bir iletişim kazası var. Sayın Ertuğrul Özkok'le soyleşi yaptık. Orada İstanbul ekonomisi Turkiye için ne anlama geliyor diye konuştuğumuzda, İstanbul Turkiye'de 100 TL vergi toplanıyor 49 TL'sini veriyor. Yani İstanbul olmasa Turkiye yok olur. O halde İstanbul'un ekonomisini canlı tutmamız lazım ki, Turkiye ekonomisi ayakta dursun ve buyusun. Ekonomi buyuyunce dolayısıyla vergi gelirleri artacak. İstanbul verginin yarısını karşılıyorsa miktar olarak o da artmış olacak. Yuzde 50 destek veriyor Turkiye'ye, ama yuzde 10'un altında geri alıyor. Belediyelerin butçesi vergi gelirlerinden veriliyor. Başka bir kaynağı yok. Anlatmak istediğim o. Yuzde 50'nin fazlasını veren İstanbul daha fazla mı vergi verecek. Boyle şey olur mu? Belediyelerin vergi koymak gibi bir hakları yok. Bunlar merkezi hukumetin işidir. İstanbul'un aleyhindeki konuyu nasıl savunurum, bu akla ziyan bir şey.
' ŞİMDİ İSTANBULLULARIN KARŞISINA 4.0 OLARAK ÇIKIYORUZ'
94'ten bu yana geçen 25 yılın sorumluluğu bize aittir İstanbul'da. İyisiyle kotusuyle. Siz 94'u hatırlarsınız. Çocuklarım ve torunlarım hatırlamıyor. 94'de İstanbul'da çop, çukur, hava kirliliğini konuşuyordu İstanbul. Bu dahi yapılamıyordu. O tarihte birisi geldi 'Ben bunları yaparım' dedi. Recep Tayyip Erdoğan. İstanbul bunlardan kurtuldu. Biz bu doneme İstanbul 1.0 belediyeciliği diyoruz. İlk versiyonu. Sonra İstanbul'da sosyal belediyecilik başladı. Destekler, kurslar başladı. İnsanların sorunlarıyla ilgilenilmeye başladı. Buna da biz İstanbul 2.0 belediyeciliği diyoruz. Daha sonra İstanbul'un temel projeleri, ulaşımla ilgili buyuk projeler yapıldı.Buna da 3.0 diyeceğiz. Bunlar Marmaray, Avrasya Tuneli. Buyuk projeler 7 tepeli İstanbul'a 7 proje yaptık. Hızlı Tren, Üçuncu Kopru, Osmangazi Koprusu, Yeni İstanbul Havalimanı, Kuzey Marmara yolu. Şimdi İstanbulluların karşısına İstanbul 4.0 diye çıkıyoruz.
' BU MİMARİNİN SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR ŞEY OLMADIĞINI DÜŞÜNÜYORUM'
(C) AA / Arşiv
Şimdi yazılım, yapay zekayı kullanacağız. Buyuk veri her şeyi değiştiren bir şey. Şunu demek istiyorum, bugunun ihtiyaçları ile dunun ihtiyaçları aynı değil. Zaman değişiyor başka ihtiyaçlar çıkıyor. Bunları karşılamak da bu şehri yonetenlerin gorevi. Orada sadece bir nokta var imar konusu. İmar konusunda kendimizi muhasebeye çekmemiz lazım. İmar dikey yapılaşmada gorsel kirliliğin oluşmasında birtakım aymazlıklar oldu. Bunu Cumhurbaşkanımız da itiraf etti, oz eleştiri anlamında. Butun belediyelerin, 39 ilçe bir buyuk şehir var. Burada da bir işbirliği var. Yoksa bir belediyenin istemesiyle, buyuk şehrin istemesiyle olmaz bu iş. 12 tane kurum imar yetkisine sahip İstanbul'da. Bunun surdurulebilir bir şey olmadığını goruyorum. Yetki alanlarını sınırlandırma konusunda bir mucadele içinde olacağım. Bunun sozunu verebilirim.
' BUNA KARŞI BÜTÜN GÜCÜMLE DİRENECEĞİMİ SÖYLEYEBİLİRİM'
(C) Fotoğraf : İHA
İstanbulluya şu sozu veriyorum, sizin huzurunuzda. İstanbullular boyle bir karar verirse, plan tadilatı dosyaları belediye meclisinin ilk gundem maddesi olmayacak. Bu işi bilenler ne demek istediğimi anlıyor. Bir rantını doyma noktasına kadar almış olan bir yerde gozumuze bir şey kestiriyoruz. 'Şuraya 24 katlı bir bina yapayım, voleyi vurayım'. Bir çirkinlik abidesi olarak yukseliyor. Çevredeki binaların hakkını, hukukunu da ortadan kaldırıyor. Bu olmayacak. Buna karşı butun gucumle direneceğim. İmar çirkinliği dediğimiz şey de bundan oluyor. Bunun onune geçtiğimizde hiçbir sıkıntı olmayacağını duşunuyorum.
' SİPARİŞ ÜZERİNE RANTA KARŞI SIFIR TOLERANS GÖSTERECEĞİM'
Bizim New York'ta Turk Evi'ni yıktık, 2 sene bekledik. Hava hakkı var. Hepsine para verdik. Onlar hayali olarak bina yaptığını farz ediyorlar. Rantı onlara dağıtıyor ondan sonra başlayabiliyorsunuz. Şehir bir rant uretecekse herkesin ve kamunun menfaatine olmalı. Sipariş uzeri birisine rant uretecek işler konusunda sıfır tolerans olacağını soyleyebilirim.
' RAYLI SİSTEM HEDEFİ GERÇEKLEŞTİĞİNDE LONDRA'YI GEÇİYORUZ'
(C) AA /
Bu benim çok iddialı olduğum konu. Turkiye'de ulaşım, altyapı problemini buyuk oranda çozdum. 2002'de Turkiye altyapı gelişmişliği bakımından dunya sıralamasında 39.'ydu. Şimdi 9. sırada. İstanbul hariç 80 il olçeğinde altyapı, yollar, havaalanları, internet altyapısı çok gelişti. İstanbul'da bunu haydi haydi yaparız. Bunun yolu toplu taşımanın hem konfor olarak hem de erişilebilirlik adına geliştirilmesi lazım. Kırmızı hatlar 5 yıl içerisinde yapılacak hatlar. İstanbul'un metro ağı 518 kilometre olacak. Şu anda 170 kilometreydi. Geçtiğimiz hafta Gebze-Halkalı banliyo hattını açtık. Şimdi 285 kilometre yapılacak hatlar var. Bu da ortalama her yıl 50 kilometre minimum metre yapmak gereklidir. Biz raylı sisteme Londra'yla beraber başladık. Sultan Hamid doneminde. 600 metre yaptık bıraktık. Bizim hedefimiz gerçekleştiğinde Londra'yı geçiyoruz.
' BEN İSTANBULLULAR'A AKAN VE KATLANILABİLİR TRAFİK VADEDİYORUM'
Bizden once Boğaz'dan geçiş 2 taneydi, bizimle 5 tane oldu. Şunu vadediyorum İstanbullulara, kim 'Ben İstanbul trafiğini yuzde 100 çozerim' diyorsa buna inanmayın. Ben akan ve katlanılabilir bir trafik vadediyorum. Bunun yolu metro. Şu anda metronun payı yuzde 18. Biz bunu yuzde 48'e çıkaracağız. Yuzde 30 artmış olacağız. Yollardan yuzde 30 trafiği çekmiş olacağız. Her gun 36 dakika erken eve gideceksiniz anlamına geliyor. Yıllık 22 milyar lira bir kaybı var bunun bize. Bu parayı başka işlerde kullanacağız. TEM'in altıyla sahil arasında nufusun yuzde 80'i yaşıyor. Bu bantta yapacağımız projelerle vatandaş evinden çıkıp 750 metre her yone gittiğinde bir metro istasyonuna erişebilecek, olçu bu. Bu yeter mi, yetmez. Bu işin omurgası. Buna ilave şu anda yollar otopark olarak kullanılıyor.
' İKİ METRO AĞININ BULUŞTUĞU YERE OTOPARKLAR YAPILACAK'
(C) AA /
Buradaki oranı azaltacağız. Yeni donemde 343 bin otopark yapma planımız var 39 ilçede. Ağırlıklı olarak aktarma merkezlerinde. İki tane metro ağının yan yana geldiği, otobus veya minibuslerin bulunduğu yerlerde aktarma merkezi yapacağız. Orada park olacak. Siz aracınızı oraya bırakıp binip İstanbul'un her yerini dolaşacaksınız. Her mahallede, her yerde kamu binalarının altında, ustunde otoparkı yaptığınızda ozel araca çıkış azalacak. Orada bir tasarrufumuz olacak. Bu bir donemle bitecek iş değil. Uzun sureden beri otopark yapılacak diye ruhsat verilen binalar otopark yapmadı. Belediyelere bir maktu odeme yaptı. Bu sorunlar onumuze geldi. Şu anda 1 milyon 750 bin park yeri ihtiyacımız var. Toplu taşıma kullanırsak bu azalacak.
' AKILLI ŞEHİR UYGULAMALARINI GENÇLERLE YAPACAĞIZ'
Elimizde her gun milyonlarca bilgi toplanıyor, insanlara ve şehre ait. Bu bilgileri biz işleyemiyoruz. Akıllı şehir yonetiminde, akıllı trafik sistemi de var. orada gelecek nesnelerin internetini kullanarak trafik idare edilecek. Işığa bakacak, araca bakacak, birbiriyle tutturuyorsa hadi geç diyecek. Orada beklemenin anlamı yok. Yeşil dalga hareketi diye ifade edilebilir. Bunların hepsi yazılım, kodlama, veri analizi, veri sentezini gençlerle yapacağız. Gençlere benimle kanka olmaya var mısınız dedim. Gençler bilişimin içinde doğdu. Onlar dijital yerli, sen ben dijital goçmeniz. Onlar zaten akıl terini dokecek kapasiteleri var. Onlara fırsat sunacağız. Bayrampaşa'da kuracağımız teknoloji ussuyle beraber gençler buraya gelecekler, bir kısmını belediye olarak akıllı şehir uygulamalarıyla istihdam edeceğiz. Buna yılda 500 milyona kadar girişim sermayesi aktaracağız. Bir kısım da kendi projelerini ortaya koyacaklar, sermayesi olanlarla onları buluşturacağız.
' İSTANBUL'DA FİBER AĞINI 100 BİNE ÇIKARACAĞIZ'
Butun bunları yaptığımızda bugunku trafik sıkışıklığı yuzde 18'e duşecek. Bir de ulaşım asistanı var. Bunun ustune 241 tane nokta tespit ettik. Bunlar trafiğin duğumlendiği yerde. Burada geometrik duzenleme yapacağız. Beşiktaş, Şişli, Beyoğlu'nda internet niye yok? Bu maalesef belediye başkanlarının vizyonuyla ilgili. Fiber ağların yapılması için kazmak lazım. Buna musade etmiyorlar veya buyuk paralar istiyorlar. Biz telefonu çeviriyorduk, karın gurultusu gibi bir ses geliyor, sonra duşuyordu. Şimdi İstanbul'da bu acil ihtiyaçtır. Başından beri bunu bir ticaret olarak gormemek gerekiyor. Bunu bir araç olarak gormek gerekiyor. Yollar para kazanmak için yapılmaz, trafik para kazanır. İstanbul'un fiber ağını 100 bine çıkaracağız. Daha fazlası yapılsa zararı yok, fazlası var.
' BUNU BU DÖNEM YAPMAZSAK TEKRAR İKİNCİ LİGE RAZI OLURUZ'
Şehir daha sonra bunu yapmak için buyuk maliyet oder. Hollanda'da, Fransa'da yapıyorlar. Buradaki iş donup dolaşıyor nesnelerin iletişimine bağlı. İnsanlar araçları yonetiyordu, şimdi başka araç aracı yonetecek. Burada insan aklı yine yonetici olacak. Bunun için fiziki altyapının tamamen gozden geçirilmesi lazım. Yeni nesil akıllı araçlar var. Birden kut diye durdu. Bunu algılıyor ve yapıyor. Bu artık normal akışa donecek. O kadar sistematik bir şey ki, biz bunu metrobus araçlarına uygulasak kapasite yuzde 50 artıyor. Hiçbir şey yapmadan. Onların mesafeleri otomatik oluyor, durağa gelişleri otomatik ayarlanıyor. İnsanı ortadan kaldırdığınızda. Aslında siz aksine bir şey demedikçe kurgulanmış bir aptal. Devamlı aynı şeyi yapıyor. Bunu İstanbul hak ediyor. Mutlaka başarmamız lazım. Bunu yapmazsak bu donem ikinci lige razı olmamız lazım.
' ÇÖP AYRIŞTIRMADAN YAPILAN TASARRUFU ULAŞIMDA KULLANACAĞIZ'
Seyahat harcaması duşuk gelir grupları için bayağı buyuk. Başlangıçta oğrenciler için bunu yapmak kolay. Çop ayrıştırma var. Pilot olarak metrolarda yapılıyor. Bunu butun hanelere yayacağız. Geri donuşumden elde edilen parayı oğrencilerin seyahat ucretlerine kredi olarak yukleyeceğiz. Yuzde 40'a varan bir indirim soz konusu. Bunun hesabını yaptık. Bu metrolarda yaygınlaştırılması, toplu ulaşımın daha fazla kullanılması esasında doğal olarak bize tasarruf sağlıyor. Bunu destek olarak toplu ulaşımı kullananlara vermeyi planlıyoruz.
' ARTIK ÇÖP AYRIŞTIRMA İŞİNİ EVLERİN KENDİSİ YAPIYOR'
Bu bilinç çok kolay elde edilmiyor. Biz once berbat ediyoruz sonra aklımız başımıza geliyor. Bir altyapıyı kurmamız lazım. Onu yapacağız, ondan sonra da 'ayrıştırın' diyeceğiz. Sonra bunun sosyal faydaya donuşturmemiz lazım. Bugunden yarına olmaz ama en azından bakış açısı. Artık çop ayrıştırma işini evlerin kendisi yapıyor. Donuşumu de yapıyor size. Buna geçilecek yavaş yavaş. Bu trafiği de azaltacak.
' İSTANBUL'UN PROJELERİ KENDİ KENDİNİ FİNANSE EDECEK DURUMDA'
Bu kravatın bende ozel anısı var. Anlatmayayım. Karar verdim her televizyon programında bunu kullanıyorum. Bu kadar fark edilmediğini bilmiyordum. Hayatım boyunca para birinci sorunum olmadı. Turkiye'nin sorunu iyi proje yok. Her proje kaynağını mutlaka bulur. Ama biz çok konuşuyoruz. Projeleri onceden hazırlamıyoruz. Şartlar bizi zorluyor, alelacele başlıyoruz. Proje finansmanı konusunda hiçbir problem yok. Toplam 5 milyar dolar İstanbul Belediyesi için buyuk bir rakam değil. Kaldı ki bunların alternatif finansman modellerini de bulmak mumkun. İstanbul'un bu konudaki kredisi iyi. Genel butçeden de daha iyi diyebilirim.
' SUDA METREKÜP BAZINDAN KİŞİ BAZINA GEÇECEĞİZ'
Su şimdi metrekup olarak kademeli veriliyor. Burada sistem değişikliğine gideceğiz. Gelirlerde bir değişiklik olmadan. Metrekup bazından kişi bazına geçeceğiz. Bunu yaptığımızda daha fazla nufusu olan ailelerin faturası duşmuş olacak. Ortalama 4 kişinin yaşadığı bir hanenin faturası yuzde 6 duşecek. Bu da 690 bin kişiye tekabul ediyor. Çok daha fazla ucuzluk vadedebilirsiniz. Ama arkasını getiremezsek o zaman daha buyuk bir bedel odemek zorunda kalırız. Neticede insanlara su vermeniz lazım. Suyun da bir maliyeti var. Biz uzerinden para kazanmak diye bir şey yok. Maliyet geliri karşılasın, bir de hizmet bedeli, çalışan insanların maaşlarını karşılasın yeter. Sudan para kazanılmaz.
' İSTANBUL'DA DOĞALGAZDA YÜZDE 10 İNDİRİM YAPABİLİRİZ'
Yuzde 40 indirim. Tamam yapalım da nereden finanse edeceğiz. İETT destekleniyor. Suyu destekle, gazı destekle, ulaşımı destekle, İstanbul'un temel yatırımlarını neyle yapacağız? En pahalı hizmet olmayan hizmettir. Onun için surdurulebilir olması çok onemli. Burada verimlilik, rasyonaliteyi gozardı etmemek lazım. Bunlara dikkat edeceğiz. İlk yaptığımız hesaplara gore doğalgazda yuzde 10 indirim yapılabilir. Elektrikle ilgili sorunumuz var. İstanbullu ciddi anlamda elektrik tuketimi var. En fazla abone İstanbul'da var.
' ELEKTRİK BİZİM İŞİMİZ DEĞİL AMA BU KONUYLA İLGİLENECEĞİM'
Toplam elektrik faturası 2 lira ise 1 lira luzumsuz maliyet var. İstanbul Belediyesi'nin yetkisinde değil ama bunun için uğraşacağım. Bu rahatsızlık beni ilgilendirmez hukumetin işi diyemem. 7 milyon uzerinde abone var. Hukumetimiz, Cumhurbaşkanımız bir karar aldı. Şu anda 4 kişilik bir aile için 150 kilovata kadar 80 TL devlet karşılıyor. Gelir testinden geçemeyen sosyal destek alan aileler.
(C) Flickr /
' İSTANBUL'UN 13 MİLYAR DAHA BORÇLANMA KAPASİTESİ VAR'
Yaklaşık 2,5 milyar dolar veya 14,5 milyar lira borç soz konusu. 14.6 milyar borcu var. Borçlanma kapasitesi herhangi bir ekonomik dengesizlik olmayacak kadar 13 milyar daha borçlanma kapasitesi var. Dolayısıyla sıkıntılı bir durum yok. Şehir içi trafik gunden gune artıyor. Mahmutbey gişelerindeki yığılma herkesin dikkatini çekiyor. Başbakan iken Bakana talimat vermiştim. Şimdi artık geçerken yukarıda taklar var, oradan okunarak geçiliyor. Şunu da gozden geçirme zamanı geldi. İstanbul'un girişleri buradan başlıyor.
' SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZLA 25 YILDIR BİRLİKTE ÇALIŞIYORUZ'
(C) AA /
Sayın Cumhurbaşkanımızın İstanbul'a sevdası var. Siyasetteki parlaması İstanbul Belediyesi ile başladı. Oradan da Turkiye genelinde bir lider oldu. Bugun bolgemizde de sayın Cumhurbaşkanımız bir denge unsuru. Gonul coğrafyamızın 1,5 milyar insanı Turkiye'ye bakıyor, Cumhurbaşkanımıza bakıyor. Cumhurbaşkanımızla 25 yıldır çalışıyorum. Önce de birlikteliğimiz var. 40 yılı bulan yol arkadaşlığımız var. Benden daha iyi tanıyan olacağını zannetmiyor mu, tabii evlatları ve ailesi hariç.
' BENİM TARZIM BU. KONUŞURKEN İSTEKSİZ GİBİ ANLAŞILIYORUM'
Çok samimi soyleyeyim, istemediğim bir işi bana kimse yaptıramaz. Seve seve İstanbul'a hizmet etmek için varım. Benim tarzım bu. Konuşurken isteksiz gibi goruyor insanlar ama ben soyadım gibi iş yaparım. Kararı hızlı veririm, hızlı yaparım. Kars'ta bir çağrı merkezi açmıştık. Bana dediler ki, hadi ilk çağrıyı sen karşıla diye. İstanbul'dan biri arıyor, bir şey soruyor. Ben de cevap veriyorum. Yahu kardeşim dedi başka adam bulamamışlar mı? Yokuşa sarmış gibi konuşuyor. Sonra ben Başbakan deyince çok mahçup oldu, kusura bakmayın dedi, bilemedim dedi. Bunu isteksizlik gibi algılamak fevkalade yanlış.
' İSTANBULLULAR GİT DERSE GİDERİZ, YOKSA HİZMETE DEVAM EDERİZ'
Bunu soylemekten çok hoşlanmıyorum ama. Bu İstanbullular bana guvenecekler, arkamdan gelecekler, destek verecekler. Ondan sonra onları yuzustu bırakacağım. Bu benim ahlak ve siyaset anlayışıma yakışmaz. Hak vaki olmadıktan sonra İstanbullular git derse gideriz aksi takdirde hizmete devam ederiz.
' KAYIKÇI KAVGASI ETMENİN BİR ANLAMI YOK'
(C) AA / Utku Uçrak
15. seçime giriyoruz. Bugune kadar kampanyada rakibimle oturup bir programda konuşmadım. Butun adayların hakkı var. İtibar sayılarla olmaz, insanların kişiliğinde mundemiçtir. Herkes dinliyor, bizi dinliyor, diğer adayları dinliyor, kararlarını verecekler. Gelip de kayıkçı kavgası etmek, sen daha iyi yaparsın, ben daha iyi yaparım demenin bir anlamı yok.
' 20 DÖNÜMDEN FAZLA TOPLANMA ALANI YAPMAMIZ GEREKİYOR'
Şu anda İstanbul'un 30 bin ila 50 bin arasında yapı stoku birinci dereceden depreme karşı riskli. Tam sayıyı bilen yok. Bunların ivedilikle donuşume tabi tutulması lazım. Diğer yandan acil olarak yapılması gereken toplanma alanlarının yetersizliği. Toplanma alanları da aşağı yukarı 20 kilometre karelik bir alana ihtiyaç var. Yani iki tane Beyoğlu. 20 bin donumden fazla. 2 bin hektar. Dolayısıyla bu alanların oluşturulması birinci konumuz. İkinci konumuz da donuşum. Donuşumun onunde en buyuk sorun. Donuşum yaparken insanların ellerinde mevcut haklarından geriye duşmemesi.
İki daire varsa iki daire istiyor. Nasıl yapacaksınız? Bu mumkun değil. Acıbadem'de deprem donuşumu yapıldı. Dairem vardı 150 metrekare, 80 metrekareye duştu. Biz belediye olarak hakem rolunu oynayacağız ve tarafları muteahhitlerle vatandaş arasında hakemlik yapacağız. Bir tip sozleşme ortaya koyacağız. Bunu yapacak firmaların mali, mesleki ve teknik yeterliliği var mı yok mu, onları akreditasyondan geçirip belirleyeceğiz. Finansmanı için bir model duşunuyoruz.
' DASK SİSTEMİNİ DEPREM DÖNÜŞÜMÜNDE KULLANABİLİRİZ'
DASK diye bir deprem sigortası var. Bu yıkıldıktan sonra devreye giriyor. Ne faydası var.Şimdi bunu yıkılmadan, donuşum için ciddi para var. Bu parayı donuşumde kullanalım. Hem sigorta şirketi yıkılmasın, hem de binalar yıkılmasın hem de insanların hayatını garantiye alalım. Belediye işin içinde olmadığı için Fikirtepe, Esenyurt'ta binlerce mağdur var. Bu insanlar feryat ediyor. Tabiatıyla 'niye dikkat etmediniz' diyecek halimiz yok. Biz inşallah İstanbullular yetki verirse bu meselelerle de ilgileneceğiz. 10 bin tane insanı yuzustu bırakamayız ki. Bu insanların derdini kendi derdimiz gibi gorup bir çozum mutlaka uretmemiz lazım.
' BU PROJE BİTTİĞİNDE BİZİM METROBÜSE İHTİYACIMIZ KALMAYACAK'
Gebze Halkalı banliyosunde 41 durak var. Eski banliyo hattı. Bu hat metrobusle paralel bir hattı. Soğutluçeşme-Beylikduzu arasında paralel hat. Bu banliyo hattını, Marmaray'ı insanlar kullanırsa metrobusun sıkışıklığından kurtulmuş olur. Sertifika vermeden açamazsınız. Sinyalizasyon firması çalışabilir diye size belge veriyor. Bunlar uluslararası firmalar. Diyelim ki hata arıza olur ama sistem kendi kendini kilitliyor. Bu konuda bakanla konuştum. Hangi safhalardan geçtiğini anlattılar. Tabii ki insanların içi rahat olması lazım. Bizim bu proje bitiğinde metrobus diye bir ihtiyacımız kalmayacak. Ama 3-4 sene beklemek lazım.
' KUZEY ORMANLARI YEŞİLLE, MARMARA'NIN MAVİLİĞİNİ BİRLEŞTİRECEĞİZ'
İstanbul'un evvelinden beri coğrafyasının dereleri vardır. Tuzla ile Silivri arasında 20 tane dere var. Biz bunları tekrar hayata donduruyoruz. Kuzey ormanları yeşille, Marmara'yı maviyi birleştiriyoruz. Bunlar yaptığımızda bir dere ortaya çıkıyor. Afet riskine karşı İstanbul'u guvenlik altına alıyoruz. Sağında solunda yurume yolları olacak. Bisiklet yolu olacak. Bazıları park alanları ile birleşecek. Şehrin yerleşim alanı ile kuzeyi eve sahili birleştiriyoruz.
' YEŞİL KORİDORLAR BİRLEŞTİRİLİNCE EKO SİSTEM OLUŞACAK'
Ekrem Bey bir miktar Beylikduzu'nde yapmış. Öyle çaldı, aldı anlamında yorumlamayı nahoş bir şey olarak değerlendiriyorum. Kim yapacaksa o yapacaktır. Önce mahallelere her 200 metrede ulaşabilecek kuçuk de olsa park yapacağız. O mahalle parklarından semt parklarına geçiş olacak. Hepsinin nufus nufus nerede yapacağımız yazılı. Sonra millet bahçeleri var. Birlikte yeşil koridorlar birleştiriliyor ve boylece bir eko sistem oluşturuluyor. Yeşille yaşam birarada oluyor. En kolayı bu. Keyifle yapacağımız bir iş.
' KANALİSTANBUL BİR SU YOLU VE MİLLİ GÜVENLİK PROJESİDİR'
Kanalistanbul bir su yolu projesi sıradan bir proje değil. Bizim milli guvenlik projemiz. Kendini finanse edecek bir proje. 10-12 milyar dolara malolacak. Ona ihtiyacımız var. Boğazdan 140 milyon ton geçiyor. 78'i hatırlarsınız, Indepentenda gemisi kazası. 1 hafta millet evine giremedi. Camlar patladı. Dunya kadar mesafede işitildi. Hepimiz perişan olduk. Burası bir su yolu projesidir. Boğazdan başka boğaz yok. Bu proje mutlaka olacak. Karadeniz'den Marmara'ya akış, oradaki ekolojik yapının etkilenmesi, yıllardır bunların hesabı yapılıyor. Üniversitenin raporları bir bolu 100 binlik, bir bolu beş binlik planlar.
' İSTANBUL SURLARI BAŞTAN SONA YÜRÜNEBİLİR HALE GELECEK'
Cemil Topuzlu Açıkhava tiyatrosunun seyyar bir ustu olacak. Yaz kış kullanacağız. Biz bunu kultur ve sanatı Yaşayan İstanbul başlığı altında değerlendiriyoruz. Geleceğimiz İstanbul'da 9 alt başlık var. Üreten İstanbul, Kolay İstanbul, Yeşil İstanbul, Çevreci İstanbul'u konuştuk. Yaşayan İstanbul'da kultur var, sanat var. İnsanların işten arta kalan zamanlarını nasıl değerlendireceklerine dair zamanlar var. Fatih ilçemizi kadim İstanbul diye ifade ediyoruz. Üç medeniyetin izlerini taşıyan sur içinde bunu yapıyoruz. Burada şoyle bir duşuncemiz var.
Sur içini boydan boya kesintisiz insanlar yuruyerek gitsin istiyorum. İçeride niteliksiz 10 bin yapı var. Uyuşturucuların yuvası haline gelen yerleri temizleyeceğiz. O kadim İstanbul'u ortaya çıkaracağız. Sarayburnu yolunu yer altına alacağız. Topkapı'yı denizle birleştireceğiz. Babıali'de geçmişle geleceği buluşturacağız. Taksim'de AKM yapılıyor. Kulliye gibi oluyor. Gumuşsuyu'ndan kultur sokağı onun altından geçiyor. Lokantalar, cep sinemalar, tiyatro ve kutuphaneler var. Bir de buyuk opera sahnesi var.
' ANA CADDELERDE ÜCRETSİZ İNTERNET ERİŞİMİ SAĞLANACAK'
Bir tane AKM de Anadolu yakasında olacak. Anadolu Kultur Merkezi. Orada da insanlar hayat yaşanan İstanbul dediğimiz daha ziyade Avrupa yakasında ağırlıklı. Bu da trafik sorununu oluşturuyor. İnsanlar niye oradan oraya gelsinler. Oraya da bir tane kuracağız. Ayrıca 18 tane yeni kultur merkezi yapacağız. Gençlik merkezlerinde universite oğrencileri ucretsiz yararlanacak. Kıraathaneler zaten açılıyor. Yarı kitaplık ders alanları olacak. İstanbul'un en buyuk problemi, aydınlatılmış bir şehir değil. Şehirlerin gelişmişliği gece nasıl gozuktuğune bağlı.
(C) Flickr /
İstanbul'u gecesi de gunduz gibi bir şehir haline getireceğiz. İstanbul kendi enerjisini kendi uretecek. Çop işlemeden bunu yapıyoruz. Yuzde 60'a kadar İstanbul kendi elektriğini kendi karşılayacak. Bu daha fazla aydınlatma demek. Gece pırıl pırıl bir şehir olacak. İnsanlar geç saatlere kadar da sokakta kalabilecekler. 927 tane çeşmesi var şu anda. Hepsini akar hale getireceğiz. Sebilnet koyacağız. Yani Wi-Fi internet erişimi olacak. 2 yıl içerisinde İstanbul'un tamamında Wi-Fi erişimi ucretsiz olacak. Ana guzergahları kastediyorum. Bu çok buyuk bir proje. İstanbul'da Avrupa'nın en buyuk muzesini yapacağız.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.