Özet (TL;DR) @ 2019-03-25T14:06:00.000Z: Christchurch kentindeki iki camide 50 kişiyi katleden Brenton Tarrant'ın 74 sayfalık manifestosunu bilgisayara indirmiş halde yakalananlar 10 yıla, bir başkasına gönderirken yakalananlar 14 yıla varan…



Christchurch kentindeki iki camide 50 kişiyi katleden Brenton Tarrant'ın 74 sayfalık manifestosunu bilgisayara indirmiş halde yakalananlar 10 yıla, bir başkasına gonderirken yakalananlar 14 yıla varan hapis cezasına çarptırılabilecek. Ancak yasak kararını, çok ileri gidildiği uyarıları takip etti.

İngiltere Uluslar Topluluğu'na bağlı Yeni Zelanda'daki Sansur Şefi makamı, Christchurch kentindeki iki camide 50 kişiyi katleden Brenton Tarrant'ın 74 sayfalık manifestosunu yasakladı.

Avustralya vatandaşı Tarrant'ın katliamdan once yayımladığı manifestoyu bilgisayara indirmiş halde yakalananlar 10 yıla, bir başkasına gonderirken yakalananlar 14 yıla varan hapis cezasına çarptırılabilecek.

' İLGİ ÇEKER, MERAK UYANDIRIR'

Bu karar, Yeni Zelanda'da ifade ozgurluğu tartışmasını da beraberinde getirdi. Boyle bir yasağın çok ileri gittiğini soyleyenler, yasak yuzunden saldırgan ile manifestosunun daha fazla ilgi çekebileceği uyarısını da yaptı.

Arkadaşları ve komşularının çok sıradan biri olduğunu soylediği Tarrant'ın karakterini ve duşunuş şeklini anlamak için en yakın merceği bu manifesto tutuyor.

' IŞİD PROPAGANDASI DA YASAK'

Sansur Şefi David Shanks ise Tarrant'ın manifestosunun çocukları oldurmek gibi çok korkunç zalimlikleri haklı çıkarmaya ve teror eylemlerini teşvik etmeye çalıştığına ve hatta nerelerin hedef alınması gerektiğine dair kılavuzluk edip saldırı duzenleme yontemlerini aktardığına dikkat çekti.

Kendisinin de ekibiyle birlikte yasağın daha fazla ilgi yaratmasından endişelendiğini, ama nihayetinde IŞİD propagandasıyla aynı muameleyi yapmak gerektiğine karar vardiklerini soyleyen Shanks, nitekim IŞİD propagandasını yasaklamış olduklarını hatırlattı.

Daha once Tarrant'ın yaptığı katliamı kaskına bağladığı kameradan canlı yayımladığı 17 dakikalık videoyu da yasaklamış olan Sansur Şefi, araştırmacılarla gazetecilern he iki yasaktan da muaf tutulmak için başvurabileceğini belirtti.

Ancak videonun yasaklanması kabul gormuşken manifestonun yayımlanması tartışma yarattı.

' YASAKLANINCA MERAK ETTİM'

İfade Özgurluğu Koalisyonu Sozcusu ve anayasa hukuku avukatı Stephen Franks, "Komplo teorilerine mahal bırakılmadığında, hiçbir şey saklanmadığında insanlar birbirlerine ve liderlerine daha çok guveniyor.  Boyle şeyleri bastırmanın tehlikeleri ve riskleri, insanların kotuluğu veya deliliği kendilerinin fark edip kendi sonuçlarını çıkarmasından çok daha buyuk" dedi.

' HİTLER'İN KAVGASI YASAK DEĞİLKEN'

Yasaklanan dek manifestoyu okumak gibi merakının olmadığını soyleyen Franks "Şimdiyse yasak meyve olduğu için meraktan çatlıyorum. Başkalarının da boyle hissedebileceğinden endişeliyim" diyerek ekledi:

"Yeni Zelanda halkı Adolf Hitler'in Kavgam kitabını okumakta ozgurken boyle bir yasak saçmalığın dik alası."

SALDIRGANIN ADINI KULLANMADAN PORTRES İNİ YAZDILAR

Aynı zamanda Başbakan Jacinda Ardern'in saldırganın bu katliamla adının anılmasını amaçladığını, bu nedenle adını hiç anmayacağını soyleyip herkesi sadece kurbanların adını anmaya çağırmasına koşut olarak medyada da Brenton Tarrant'ın adını kullanıp kullanmama tartışması başladı.

Haber sitesi Stuff, cumartesi gunu Tarrant hakkında 1800 kelimelik portre yayımlarken adını hiç yazmadı.

The New Zealand Herald hem Tarrant portresi hem de hem de Ardern'in tutumunu yalanlayan bir başyazı yayımlayıp "Makalemizde onun adını mumkun olan en az sayıda geçirdik" dedi.

Medyada ve kamuoyunda Tarrant'ın avukatını kovup kendi savunmasını yapacağını soylemesinin ardından davasını şova çevirebileceğine dair endişe de var.

2011 yılında Norveç'te 77 kişiyi katletmiş olan ırkçı Anders Breivik'ten cami katliamına onay aldığını iddia eden Tarrant, portrelerden oğrenildiği kadarıyla Bruce Tufek Kulubu'nun uyesi.

Bruce Tufek Kulubu yonetiminin 'herkes kadar normal' diye nitelediği Tarrant hakkında endişelerini duyurmuş tek kişi av kılavuzu Pete Breidahl.

Bredidahl, 2017'de polise Bruce Tufek Kulubu'nun bazı uyelerinin rahatsızlık verici davranışları hakkında şikayette bulunmuş, online paylaştığı video ve yorumlarda bazı uyelerin Konfederasyon bayrakları kullandıkları, rutbe işaretli uniforma giydikleri, Muslumanları şeytanlaştırdığı ve cinayet hayalleri kurduklarını bildirmişti. Tarrant ile karşılaştığını ve akıl sağlığının yerinde olmadığını da soylemişti.