Özet (TL;DR) @ 2019-03-25T17:13:00.000Z: AK Parti Van Milletvekili Abdulahat Arvas, Kürtlerin İslam’la yeniden var olduklarını belirterek, "İslam’a sancaktarlık etmiş, İslam dünyasının liderliğini yapmış şerefli bir milleti,…
AK Parti Van Milletvekili Abdulahat Arvas, Kurtlerin İslam'la yeniden var olduklarını belirterek, "İslam'a sancaktarlık etmiş, İslam dunyasının liderliğini yapmış şerefli bir milleti, Marksist/Komunist yetiştirilmiş bir avuç ateistin soylemleri ile kutsal değerlerine yabancılaştırmak beyhude bir çabadır" dedi.
Abdulahat Arvas, kamuoyunun da takdiri olduğu uzere 31 Mart 2019 seçimlerinin ulkemiz, bolgemiz ve ilimiz için oldukça onemli olduğunu soyledi.
Bu sureçte kendilerinin halkla buluşmaya ve onlarla hakikatler uzerinde muhabbet etme gayreti içerisinde olduklarını dile getiren Arvas, "Fakat, farklı zamanlarda yaptığım konuşmalardan bazı bolumleri cımbızlayarak, manasından uzak anlamlar yukleyerek servis eden zihniyet ve tarafgirler, kendi menfaati uğruna toplumsal barışı zedeleme gayreti içerisine girmektedir. Yıllardır İslam'ı layıkıyla yaşayan Kurtleri; farklı ideolojilere, taraflara çekmeye çalışan yapılar kasti olarak toplumu deforme etmeye devam etmektedir. Bilinmesi gerekiyor ki, Kurtler daha fazla bu oyuna gelmeyecektir. Nedeni ise oldukça açıktır" dedi.
' KÜRTLER, İSLAM DÜNYASININ LİDERLİĞİNİ YAPMIŞ ŞEREFLİ BİR MİLLETTİR'
Kurtlerin tarihte var olduğu en guçlu donemin Buyuk Sultan Selahaddin Eyyubi donemi olduğunu soyleyen Arvas, konuşmasını şoyle surdurdu:
"1350 yıl once Musluman olmuş ve İslam'ın bayraktarlığını ustlenerek Kudus'u ikinci defa fethetmiştir. Kurtler, İslam ile birlikte tarih sahnesinde şerefli yerlerini almış ve en izzetli donemlerini yaşamışlardır. İslamiyet ile birlikte medreselerde verilen eğitimle birlikte Arap alfabesinden esinlenerek ilk Kurt alfabesi oluşturulmuş ve yazılı edebiyat donemi başlamıştır. Bu donemde yazılan eserler, Musluman Kurtlerin hafızası ve muhrudur. Melaye Ciziri, Eli Heriri, Baba Tahir, Feqiye Teyran, Ehmede Xani gibi ulema isimlerin her biri Musluman Kurt kimliği, kalıcı eserler yazmışlardır. İslam'a sancaktarlık etmiş, İslam dunyasının liderliğini yapmış şerefli bir milleti, Marksist/Komunist yetiştirilmiş bir avuç ateistin soylemleri ile kutsal değerlerine yabancılaştırmak beyhude bir çabadır."
' KÜRDİSTAN İMAMLAR BİRLİĞİ' KURARAK VATANDAŞLARI DİNE VE DEVLETE KARŞI KIŞKIRTILAR'
"Musluman toplumların dini taleplerini anlayamayan ve onlara karşılık veremeyen hiçbir siyasi hareketin başarılı olma şansı yoktur" diyen Arvas, "HDP Eş Başkanı Sezai Temelli ve sosyalist milletvekilleri Musluman Kurt toplumunu anlamaya çalışmaz, çunku onların derdi başkadır. HDP, daha once seçim bildirgesinde 'Diyanet İşleri Başkanlığı'nı kapatacağız, Din Kulturu ve Ahlak Bilgisi Dersini kaldıracağız' demişti. İslam dinini kendi lehine yorumlasınlar diye fahri imamlardan 'Kurdistan İmamlar Birliği' kurarak vatandaşları dine ve devlete karşı kışkırtılar. Yetmedi camii cemaati arasına nifak sokarak, alternatif Cuma namazları tertiplediler. Daha ileriye giderek Van'da, Hakkari'de çeşitli bahanelerle tahammulsuzluklerini ortaya koyarak, birçok camii ve Kur'an kurslarını yaktılar" diye ekledi.
' TERÖR, KÜRT TOPLUMUNUN KUTSALLARINA DOKUNDU, KADİM SOSYAL DOKUYU BOZDU'
(C) AA / Onur Çoban
Bir toplumun karakteristik ozelliğini ve toplumsal şahsiyetini oluşturan çeşitli sosyal etmenlerin bulunduğunu dile getiren Arvas, şoyle devam etti:
"Bunlar geçmişten gunumuze aktarılan gelenek-gorenek, din, dil, kultur ve duşunce gibi temel yapı taşlarıdır. Kurt toplumunun da kendine has bir ozgunluğu vardır. Sahip olduğu geleneksel, kulturel ve dini değerleri ile kadim bir yapı oluşturmuştur. Birbirilerine duşkun olan Kurtlerin guçlu aile bağları, derin akrabalıkları ve gıpta edilecek mahalli bağları vardı. Şimdilerde herkes bunları arar oldu. PKK'nın varlığı ile birlikte aileler, akrabalar ve aşiretler birbirine duşuruldu. Dolayısıyla Kurtlerde toplumsal ağlar zarar gordu. İletişim ağları zayıfladı. Teror nedeniyle yerinden yurdundan goç etmek zorunda kalanlar, kendi rituellerinden uzaklaştı. Gelenek goreneklerine yabancılaştı. Maalesef kendi toplumsal değerlerini unuttu. Teror baskısı nedeniyle konuşulamayan bu gibi konular artık tartışılmaya başlandı. Kurt toplumu yıllardır baskıdan, şiddetten, gerilimden yılmış durumda. Teror orgutu ve uzantılarının Kurt toplumunu yeniden dizayn girişimleri kısmen başarılı oldu. Özellikle gençler bu tuzağa duşerek aldatıldı. Teror nedeniyle herkes çok ağır bedeller odedi. Hemen hemen her ailede telafisi mumkun olmayan acılar bıraktı. Teror, Kurt toplumunun kutsallarına dokundu, kadim sosyal dokuyu bozdu. Toplumda ırkçılık hortladı. Kulturel değerler deforme edildi. Manevi bağlar zayıfladı."
' TERÖRDEN KAYNAKLI BÖLGE EKONOMİSİ ÇÖKTÜ'
Yaşadığımız coğrafyada Kurt toplumunun geleneksel uretim şekli olan tarım ve hayvancılığın yapılamaz hale geldiğini de soyleyen Arvas, "Üretici bir toplum iken tuketen bir topluma donuştuk. Özellikle kırsalda geçimini hayvancılık yaparak sağlayan koylu vatandaşlarımız, yerinden yurdundan edilerek buyukşehirlerin fakir kuşağına dahil edildi. Yerinde yoresinde hanedan olan birçok aile, şehirlerde çaresiz kaldı, kuru ekmeğe muhtaç oldu. Goç etmek zorunda bırakılan vatandaşların mağduriyetine sebep olanlar, gittikleri yerlerde de rahat bırakmadılar. Guç devşirmek için kimlik siyaseti ile onları konsolide etmeye çalıştılar ve kısmen başardılar. Ret, inkar ve asimilasyon politikasına son veren Adalet ve Kalkınma Partisi, hizmet odaklı bir siyaset anlayışı ile Doğu ve Guneydoğu Anadolu'ya pozitif ayrımcılık yaparak bolgeler arası gelişmişlik farkını kapatmaya çalıştı. Ancak teror orgutu her fırsatta buna engel olmaya çalıştı. Yol kesti, şantiye bastı, çalışanları kaçırdı. Esnafa kepenk kapattırdı. Hendekler kazdı, iş yeri ve tuccarları haraca bağlayarak yatırım ortamını zehirledi. Kurtlerin yaşadığı beldeler emin sıfatını kaybetti. Zaman içinde telafisi mumkun olmayan beyin goçu ve sermaye goçune sebep oldu" diye konuştu.
' HDP İÇİNDE SOL-SOSYALİST HÂKİMİYETİ VAR'
Demokrasi kelimesini ağzından duşurmeyen HDP'de tavandan tabana bir zorlama olduğunu kaydeden Arvas, şoyle dedi:
"Bu yonuyle HDP/PKK'nın başındaki yoneticilerin mantalitesi, dayatmayı benimsemiş bir yapıdır. Temelde Marksist bir zihniyet olma gerekliliği HDP'nin Turkiye'deki diğer radikal Turk solu gruplarla birleşmesini zorunlu kılıyor. Bunu da muhtemelen bir ust akıl emrediyor. Aksi takdirde hiçbir ortak paydası bulunmayan muhafazakar Kurt seçmenlerin oyu ile bunlar TBMM'ye nasıl taşıttırılıyor. Sezai Temelli, Ahmet Şık veya Figen Yuksekdağ gibiler, Kurtleri anlayabilecek veya onları temsil edebilecek ferasete sahip değiller. Bunların HDP'de bulunmalarını ve şirin gozukme çabaları çokta samimi gormuyorum. Yakın zamanda kazan kazan politikası iflas eder, bunlarında foyası oraya çıkar diye duşunuyorum. On yıllardır kaos ve anarşiden beslenen radikal sol, kominizim tahayyulunden vazgeçmemiş, bugunde mecra ve mekan değiştirerek PKK şemsiyesi altında Kurt toplumunun belli bir kesiminden beslenmektedir. Muhafazakar Kurtlerin artık buna izin vermemesini umuyorum."
' MİLLET İTTİFAKI ZORLAMA BİR BİRLİKTELİKTİR'
HDP'nin de içinde bulunduğu 'millet ittifakı'nda uyumsuz kimyasallar bulunduğunu kaydeden Arvas, "Yakın zamanda bu deney tupu patlar. Laboratuvar duman altında kalır. Siyasette tabandan gelen bir talep yoksa, siz bunu ust akılla pişirip servis edemezsiniz. Hangi partiden olursa olsun seçmen bunu satın almıyor. CHP, İP, SP ve gayri resmi olarak da HDP'nin koalisyon ortağı olduğu 'millet ittifakı'nın amacı, memleketin menfaati değil, Recep Tayyip Erdoğan'ı alt etmektir. Bunu da ayrı ayrı veya koalisyon kurarak bugune kadar başaramadılar. Milletimiz 31 Mart seçimlerinde bunların hepsine yine hak ettiği cevabı verecektir" şeklinde konuştu.
"Biz Van ve ilçelerde sadece belediye başkanı onermiyoruz, herkesi kucaklayacak, butun kesimlerin yuzunu guldurecek şehr-ul eminler oneriyoruz" diyen Arvas, şoyle devam etti:
"31 Mart ile ilgili kaçırılmaması gereken bir diğer detay da, bu seçimin bir hizmet etme ve hizmet etmek için temsiliyet verme seçimi olduğudur. Bu seçimde gucunu merkezden alan yerel yonetimleri desteklemek, memlekete kazandıracak ve herkesi ortak paydada buluşturacak bir husustur. Bizlerin de gayesi Van'ı yeniden hak ettiği hizmetlerle buluşturmak, gençlere iş-aş imkanı sağlamak, toplumsal refahı artırmak, sosyal alanlar inşa ederek hayatı kolaylaştıracak yatırımlar yapmaktır. Bu anlamda başta Buyukşehir Belediye Başkan adayımız Necdet Takva olmak uzere 13 ilçe adayımız, projeleri ile bu anlamdaki duruşunu net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu isimlerin hepsinin başarılı bir siyaset ve hizmet adamı olduğundan hiç şuphe yoktur. Van yeni sureçte hem kendisine hizmet edecek hem de şehr-ul emin sıfatıyla onların beldesine sahip çıkacak isimlere yetkiyi verecektir inşallah."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.