Özet (TL;DR) @ 2019-03-25T18:23:00.000Z: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Zonguldak'ta konuştu. Kılıçdaroğlu, "Ülkücü kardeşlerime soruyorum; Dünyada hangi devlet kendi silah fabrikasının yüzde 49.9'unu yabancı ordusuna satmıştır?" diye…



CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Zonguldak'ta konuştu. Kılıçdaroğlu, "Ülkucu kardeşlerime soruyorum; Dunyada hangi devlet kendi silah fabrikasının yuzde 49.9'unu yabancı ordusuna satmıştır?" diye sordu, "Kaybetmeye başlayınca bel altı vurmaya başlarlar. Bizim belediye başkanlarımızın tamamı duzgun insanlar" ifadelerini kullandı.

Bu memleketin kavgaya değil, huzura ihtiyacı var. Bu memleketin insana hizmet eden siyasetçiye ihtiyacı var. İşsizliğe son veren siyaset anlayışına ihtiyacı var.

Biz Zonguldak deyince Ecevit'i, Ecevit deyince Zonguldak'ı hatırlarız. Alın terinin başkenti. Çalışan, ureten, orgutlenen bir kenti biliriz. Zonguldak'ta olmanın bir ayrıcalığı vardır. Zonguldaklı demek çalışan ve uretenler demektir. Ben Zonguldak'ı boyle bilirim.

Zonguldak'ın altında bir maden var, hazine var. Bu hazineyi kazanmak için binlerce insanımız çalıştı. Binlerce insanımız buradan kazandıklarıyla çocuklarını universiteye gonderdi. Zonguldak bir tarih yazdı. 17 yılın sonunda 20.000 kişinin çalıştığı kara elmasın yatağında bugun binlerce kişi çalışmıyor. Seçimlerden once size soz verdiler, oylarınızı alıp arkalarını donup gittiler.

' 1 YILDA İŞSİZ KALANLARIN SAYISI 1 MİLYON 11 BİN'

1 yılda işsiz kalanların sayısı 1 milyon 11 bin kişi. Yarın ne olacak kaygısı var, huzur yok, doğru durust tencere kaynamıyor evlerde. Çocuğuna pantolon alamadığı için bir baba intihar etti. Şu soruyu kendinize sorun; 17 yıldır omuzlarınızda taşıdınız, ne isterse yaptınız, istediği kişiyi tayin ettiler… 17 yıl bunları yaptın, 17 yılın sonunda beni neden soğan kuyruğuna mahkum ettin arkadaş?

O kuyruklar varlık kuyruğu diyor. Ben şimdi ne diyeyim? Almanya'ya, Japonya'ya uzuluyorum varlık kuyrukları yok diye. Varlık kuyruklarını gormek istiyorsanız gelin Turkiye'ye, gorun bakalım varlıklı insanlar nasıl olur. O kuyruk gerçek bir varlık kuyruğu olsaydı en başında sen olurdun.

' ZONGULDAK'TA KÖMÜR BİTTİ'

Zonguldak'ta komur bitti, dışarıdan komur geliyor. Pamuk geliyor, tutun geliyor, nasıl oluyor da bu cennet gibi ulkede deniz varken bereketli topraklar varken, nasıl oluyor da her şey dışarıdan geliyor?

Osmanlı uretmediği için battı, parasını basacak Merkez Bankası bile yoktu. 1930 yılında kuruldu bankamız. Gazi Mustafa Kemal Ataturk uretime onem verdi, her yerde fabrikalar kurdu. Pamuk satarak, incir, uzum satarak fabrikalar kuruldu. İlk şeker fabrikamız yumurta satarak kuruldu. Şimdi incir, uzum, yumurta satarak kurulan fabrikaları satıyoruz, canlı hayvan alıyoruz, pamuk alıyoruz, patates alıyoruz. İşler tersine dondu. Tersine gidişi duzeltmek sizin elinizde. "Yeter kardeşim" diyeceğiz.

' SİLAH FABRİKASI ÜLKENİN BEKASIDIR'

Tank Palet fabrikasının bugunku değeri 20 milyar dolar. Bir silah fabrikası bir devletin haysiyetidir, ulkenin bekasıdır. Katar ordusuna neden bir silah fabrikasına satılır? Ülkucu kardeşlerime soruyorum; Dunyada hangi devlet kendi silah fabrikasının yuzde 49.9'unu yabancı ordusuna satmıştır?

Tank Palet fabrikasında çalışan işçi kardeşlerim için çağrı yapıyorum; 50 milyon doları bulamıyorsan, sozleşmeyi iptal et, bir hafta içinde 50 milyon doları bulmazsam siyaseti bırakacağım! 50 milyon doları bulabiliriz, kendi silah fabrikamızı başkalarına peşkeş çekmek istemiyoruz. Benden kurtulmak istiyorsun, 50 milyon doları bulamıyorum diyorsun, Suriyelilere 35 milyon doları buluyorsun, yeter ki sozleşmeyi iptal et, Ey Kılıçdaroğlu bul 50 milyon doları de, 1 haftada bulmazsam soz siyaseti bırakacağım.

(C) AA / Evrim Aydın

' İMAMOĞLU İSTANBUL'UN KADERİNİ DEĞİŞTİRECEK'

Dunyanın iftirasını atıyorlar, ben her turlu iftiraya alışığım. Kaybetmeye başlayınca bel altı vurmaya başlarlar. Bizim belediye başkanlarımızın tamamı duzgun insanlar. İstanbul'daki dostlarınıza telefon edin, Ekrem İmamoğlu İstanbul'un kaderini değiştirecek. Hiç kimseyi otekileştirmiyor, alınterinden yana, dostluktan yana, birlikte yaşamaktan yana. Onlar ayrıştırıyorlar, biz birleştiriyoruz. Onlar kin tohumları ekiyorlar, bizler barış-huzur tohumları ekiyoruz.