Özet (TL;DR) @ 2019-03-25 08:15:38.170482: Ülkemiz mutfağı hızla üzerine çikolata dökülüp antepfıstığı serpilmiş kebaba doğru gidiyor. İş oraya varmadan trendi yakalayayım istedim ve gözümü karartıp bir süredir dikkatimi çeken lokma kuyruğuna…
Eğer bu zamana kadar okumuşluğunuz varsa benimle ilgili bir durumu fark etmişsinizdir. Sıralara, sıraya girme olayına ozel bir zaafım var. Bir yerde sıra gordum mu ucundakiyle ilgilensem de ilgilenmesem de hemen girmek; sıranın adabı yerinde mi, beklediğimize değecek bir yere varıyor mu, ilerlemesi ne kadar suruyor gibi konuları etut etmek istiyorum. Bir nevi karikaturlerdeki "Selamunaleykum, ne toplaştınız bakem buraya" adamıyım bu açıdan.
Bir suredir, İstanbul'da yaşayan bir insanın gozden kaçırması neredeyse imkansız olan yeni bir sıra turumuz var, malum. Ucu lokmaya çıkıyor. Şansıma bu 'yeni dalga lokma' (lokmawave de diyebiliriz, daha havalı olur) işini ilk kez Beşiktaş veya Kadıkoy'de gormuş bir kişi değilim. Bir Atina ziyaretinde Lukumades isimli konsepti ve iş modelini gormuştum. Etraftaki vatandaşlarımızın "Aa utanmazlara bak, hem bizim lokmamızı çalıyorlar hem de ustune saçma sapan soslar dokuyorlar" diye soylendiğini de hatırlıyorum. Ama Yunan yapınca batan konsept, yerli ve milli olarak uyarlanınca havada kapıldı.
'Bocala çikolatayı, doldur karameli, bas fındığı' diye ozetleyebileceğimiz lokmaları beklerken heyecanlı diyaloglara da şahit oldum.Neyse, bir suredir gozum kuyrukta, giresim var da hem çok lokma hastası değilim hem de sıra sonsuza uzandığı için gozum kesmiyor. Esasen pek çok sırayı bir diğer saçma zaafım olan TikTok videolarıyla oyalanmak suretiyle rahatlıkla geçirebiliyorum ama bu oyle videoyla geçecek turden bir sıra değil. Altı bolum mini dizi anca yeter gibi duruyor.Sonunda şehri saran lokmacılardan birinde nispeten daha makul surede bitebilir gorunen bir kuyruk yakalamayı başarıyorum. Hazır hava almaya çıkmışken fırsat bu fırsat diyerek geçiyorum en arkaya.Ya lokmacı bloklarsa...Yaş ortalaması genç. Birkaç tane benim gibi aşırı şeker yaşını geçmiş lakin merakına yenilmiş birey de var ama nazar boncuğu niyetineyiz oran olarak. Sıraya haklı olarak girmemiş ama yandan arkadaşlarına sataşmayı da ihmal etmeyen bir İzmirli "Ya siz İstanbulluların lokmaya para vermeniz zaten tuhafımıza gidiyordu, şimdi bir de uzerine çikolata dokmeye başladınız, vallahi siz adam olmazsınız" diyor. İçimden "Oralarda bir noktan var aslında senin de" diyorum. Sırada ise nasıl lokma yeneceğini onden kararlaştırmaya çalışan heyecanlı diyaloglar var. "Kaymak koyduralım" diyen, "Fındık, ille de fındık" diye sayıklayan, "Bitter çikolata var mı" diye merak eden; ne ararsan var. Acemisi olduğum ortamda biraz huylanıyorum. Acaba siparişi hızlı ve net veremezsek lokmacıları kızdırıyor ve bloklanmak suretiyle bir sure lokma alamaz duruma mı geliyoruz? Sonuçta bu uçuncu dalga esnaf daha onceki dalgalara pek benzemeyebiliyor. Laptop açmaya kalkanı kafeden kovan ekol, siparişini duzgun veremeyenin elinden lokmasını da alır mı alır.
Yazıyı okuyup fotoğraflara bakınca kafanız karışmış olabilir. Hatırlatalım: 'Eski nesil', geleneksel, orijinal, oz lokma tatlısı boyle bir şey...Sabırlı bekleyişimin sonunda bir nevi Starbucks modeli çalışan bankoya ulaşıyorum. Hızlıca monuden gozume çarpan ilk çeşidi seçiyorum. İsminizi alıyorlar, lokmanız çıkınca anons ediliyor. Çikolata dolgulu, çikolata soslu, daha çikolata alacak yeri kalmadığı için fındık vs. ile yoluna devam etmiş lokmama kavuşuyorum. Benlik değil ama bunda şaşırılacak bir şey yok, zaten baştan fikir olarak da uzak gelmişti. Ülke mutfağının ne ara her şeyin uzerine çikolata eritip dokmemize varacak noktaya savrulduğunu duşunurken, bir yandan da şeker komasını kovalıyorum. 'Furya esnafı' işbaşındaEsasen bu trende 'furya esnafı' adını verebiliriz. Bir omur hangi gıda trend olursa ona koşup inişli çıkışlı bir hayat yaşayan muteşebbisler var. Bunlar hangi yemek moda olursa mevcut dukkanlarını kapatıp ona donuyorlar. Çiğkofteci mi? Yapıştır. "Abi kahveci diyorlar", "Ne diyorsun? Topla çiğkofteyi, hemen kahveye donuyoruz." Derken hop, ruzgar burgerciye dondu, biz de donelim... Değişken ve inişli çıkışlı bir ticari kariyer.
Aslında hazır elim değmişken ve şeker yuklemesinden kafam nereye çalışacağını bilmezken, tatlı bombardımanıyla muhafazakarlaşma arasında da bir bağlantı kursam kurarım da, ben bunu yapacak doğru kişi değilim galiba...
'Yeni nesil' lokmacıların onunde uzun kuyruklar oluşuyor. Son toplamda lokma sırası bana içeriden de, dışarıdan gorunduğu kadar anlamsız gorunuyor. Daha da yemem. Zaten bunu bile zor yedim. Ama boyle deyince de işletmeci arkadaşlar kızıyor. Onlar da kızmasınlar, benim bir gıda urunuyle ilgili subjektif goruşumun çok da bir onemi yok. Uzman değilim, bir şey değilim; ben beğenmedim diye kimse ayağını da kesmez. Ha ama Vedat Bey beğenmezse işte o sıkıntı, onu diyeyim.
Ayrıca gıda trendlerimizdeki 'yeni nesil' on tamlaması da ihtiyacı karşılamıyor bence. "Ürune yandan yedirdim, şimdi de sana yediricem" dense daha samimi, daha gerçekçi olur gibi...

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.