Özet (TL;DR) @ 2019-03-23T19:10:00.000Z: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Peki 17 yılda ne yaptın? Hiçbir hükümetin Cumhuriyet tarihinde toplayamadığı vergiden daha fazla vergi topladılar. 2 trilyon dolar vergi, 70 milyar dolar…
Kılıçdaroğlu, Artvin'de partisince duzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Artvin'in dunyanın ve Turkiye'nin en guzel doğasına sahip olduğunu, Artvinli olmanın ayrıcalık olduğunu soyledi.
Kente onceki gelişinde Şavşat'tan Ardanuç'a giderken PKK saldırısına uğradığını ve bir erin yaşamını yitirdiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, "Şehitler bizim onurumuz ve gururumuzdur, onları anmak ve yad etmek hepimizin ortak onurudur. Çunku onlar, biz evlerimizde rahat uyuyalım, biz bu ulkenin caddelerinde gezelim diye hayatlarını feda ediyor. Şehitler o açıdan 82 milyonun kucakladığı değerlerdir. O değerler bizim tarihimizin, insanlığımızın bize verdiği değerlerdir" ifadesini kullandı.
' EK GÖSTERGE VERİLMESİ İÇİN SONUNA KADAR TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ'
Kılıçdaroğlu, polislerin ve guvenlik guçlerinin 3 bin 600 ek gosterge sorunu olduğunu belirterek, "Bunu yapacağız. Öğretmenlerimize, hemşirelere, din gorevlilerimize de 3 bin 600 ek gosterge verilmesi için sonuna kadar takipçisi olacağız." diye konuştu.
(C) Fotoğraf : DHA
Turkiye'de herkesin mutlu ve huzurlu olması gerektiğini, bir evde işsiz bulunması durumunda huzurun olamayacağını dile getiren Kılıçdaroğlu, Uşak'ta mitingde yaşlı bir kadının kendisini yanına çağırdığını ve çocuğunun işsiz olduğunu anlattığını, kendisinin de o kişiye oyunun rengini değiştirmesi gerektiğini soylediğini aktardı.
' 8 MİLYON İNSAN NEDEN İŞSİZ?'
Kılıçdaroğlu, Turkiye'de 8 milyona yaklaşan işsiz olduğunu ifade ederek, "Gencecik fidan gibi çocuklarımız işsiz. 8 milyon insan neden işsiz? Artvin'de iş bulamayıp da İstanbul'un varoşlarına gidip 'acaba iş bulabilir miyim?' diye gezinen gençlerimiz var. Neden gidiyorlar. Burada iş olsa çalışmayacak mı?" dedi.
' HİÇBİR HÜKÜMETİN CUMHURİYET TARİHİNDE TOPLAYAMADIĞI KADAR VERGİ TOPLADILAR'
(C) Fotoğraf : DHA
AK Parti'nin 17 yıldır tek başına Turkiye'yi yonettiğini belirten Kılıçdaroğlu, şoyle devam etti:
-- Özellikle geçmiş seçimlerde AK Parti'ye oy veren kardeşlerime sesleniyorum, 17 yıl bunları omuzlarında taşıdın. Şoyle bir duşunun, 17 yıl oncesine gidelim, donemin AK Parti Başkanı geldi, 'ben milletin arasında oturacağım.' dedi. Ankara Keçioren'de bir daireye geldi oturdu. Sonra, 'milletvekili lojmanlarına gerek yok.' dedi, 'milletin vekili milletin arasında olacak.' dedi. Eyvallah, alkışladık. Hep birlikte el kaldırdık. Peki 17 yılda ne yaptın? Her bir vatandaştan vergi aldın. Alır mı? Alır, yasa onu ongoruyor. Ne kadar aldı? 17 yılda 2 trilyon dolar vergi toplandı.
' NE VARSA SATTILAR'
-- Hiçbir hukumetin Cumhuriyet tarihinde toplayamadığı vergiden daha fazla vergi topladılar. Sonra, 70 milyar dolarlık ozelleştirme yaptılar. Şeker fabrikası, SEKA kağıt fabrikaları, ETİ, Sumer Banklar. Ne varsa sattılar, 70 milyar dolar. Başka, 500 milyar dolar da devleti borçlandırdılar. 2 trilyon dolar vergi, 70 milyar dolar ozelleştirme, 500 milyar dolar borç. Soru şu, butun bu paralar nereye gitti? Ben bu soruyu ozellikle AK Parti'ye oy veren kardeşlerime soruyorum?
' ALDIĞIMIZ NEFES DIŞINDA HER ŞEY VERGİYE TABİ'
"Bir tek aldığımız nefes karşılığında şimdilik vergi vermiyoruz." diyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: "Onun için de vergi gelir mi? Bilmem… Samimi duşuncem aldığımız nefes dışında her şey vergiye tabi. Peki, niye vergi oderiz? Vergi oderiz ki devlet planlama yapsın, fabrikalar kurulsun, sosyal destek yapılsın, fındık, çay ureticisi mağdur edilmesin. Vergi oderiz ki Turkiye'nin uretimde şanı dunyaya yayılsın. Butun bunlar olunca işsizlik olmaz. Yeni fabrika kurarsanız işsizlik olmaz. Çiftçi uretirse işsizlik olmaz. Oteller, sosyal tesisler kurulursa işsizlik olmaz. Cumhuriyet tarihinde ilk kez 8 milyona yaklaşan işsizimiz var. Dolayısıyla onumuzdeki sureçte sandığa giderken, '17 yıldır omzumda taşıdım artık yeter.' demek lazım."
' MİLLETİN AKLIYLA ALAY EDİYORLAR'
Kılıçdaroğlu, "17 yıldır istediklerini vali, bakan yaptılar, ulkeyi yonettiler. Şunu soracak vatandaş, 'vergi' dedin verdim, 'ozelleştirme' dedin, 'babamın, dedemin yaptığı fabrikaları sattın. 500 milyar dolar da borç aldın. 17 yıl sonunda beni neden getirdin soğan kuyruğuna muhtaç ettin kardeşim.' Bu soruyu soracağız." diye konuştu.
' ALMANYA'YA, JAPONYA'YA ACIYORUM, VARLIK KUYRUĞU YOK'
"Tanzim satışların onundeki kuyruklara varlık kuyruğu adı konuldu." ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, "Şu Almanya'ya acıyorum, varlık kuyruğu bile yok. Japonya'ya temelden acıyorum, bir varlık kuyruğu bile yok. Bir de diyorlar ki 'biz çok gelişmiş ulkeyiz, dunyanın her tarafına binlerce, milyonlarca araba gonderiyoruz.' Sen asıl gel Turkiye'de gor varlık kuyruğunu. Gariban adamlar girmişler oraya… Milletin aklıyla aday ediyorlar. Ben bilmez miyim onun varlık kuyruğunu, onun adı varlık kuyruğu olsaydı en başta sen yer alırdın, millete nefes bile aldırmazdın, ben bunu bilmez miyim?" dedi.
' SİLAH FABRİKASININ YABANCI BİR ORDUYA TESLİM EDİLMESİ, ÜLKENİN NAMUSUNU TESLİM ETMEKTİR'
Kılıçdaroğlu, Tank Palet Fabrikası'nın dunyada aynı alanda uretim yapan 5 buyuk fabrikadan biri olduğunu dile getirdi. Kemal Kılıçdaroğlu, şoyle devam etti: "Fabrikanın değeri 20 milyar dolar ve bunun işletme hakkının yarısı 25 yıllığına Katar ordusuna verildi. Şimdi ulkucu, kendisine 'ben milliyetçiyim' diyen kardeşlerime sesleniyorum, dunyada bana bir ornek gosterin, ister Rusya, ister Amerika, ister Japonya, ister Guney Amerika, ister Venezuela… Nereyi, hangi devleti duşunuyorsanız. Dunyada kendi silah fabrikasını yabancı bir orduya satan devlet gosterin. Kendi silah fabrikasını yabancı bir orduya peşkeş çeken devlet gosterin. Yok boyle bir ornek. Tank Palet Fabrikası'nı 25 yıllığına Katar ordusuna peşkeş çeken bir zihniyete sahip olanlara milliyetçi denir mi? Katar ordusuna Tank Palet Fabrikası'nı satanların arkasında duranlara, onların sozculuğunu yapanlara milliyetçi ya da ulkucu denir mi? Milliyetçilik onemlidir, milliyetçilik bayrağını, vatanını, insanını sevmektir. Bir silah fabrikasının yabancı bir orduya teslim edilmesi, ulkenin namusunu teslim etmek demektir."
' SİLAH FABRİKASI BİZİM, TANK YAPACAĞIZ, BİZE SATACAKLAR'
"O fabrikada çalışan işçilerin tamamı dilekçe verdiler, 'bizim başka bir fabrikaya tayinimizi çıkarın.' dediler. 'Bu fabrikada çalışmak istemiyoruz.' Niçin?" diyen Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı: "Dediler ki 'Bu silahların uretimiyle ilgili butun sırlar devlet sırrıdır, o devlet sırrını Katar ordusuna verecekler, biz devlet sırlarının yabancı bir orduya verildiği bir fabrikada çalışmak istemiyoruz ve bu suça ortak olmak istemiyoruz.' O işçileri alkışlamayacak mıyız? O işçilere 'helal olsun' demeyecek miyiz? O işçilerin alnından opmeyecek miyiz? Geldiğimiz noktaya bakın, fabrika bizim, çalışan işçiler bizim, Katar ordusu tank yapacak, tankı bize satacak yahu zaten fabrika bizim, zaten çalışıyor. Silah fabrikası bizim, tank yapacağız biz, bize satacaklar ya akıl var, mantık var. Ben bunu soyledim, Erdoğan dedi ki 'Kılıçdaroğlu doğuları soylemiyor.' ama bu kardeşiniz her yerde, her ortamda doğruları soyledi, soylemeye de devam edecek."
Kılıçdaroğlu, 20 Aralık 2018 tarihli Resmi Gazete'de 481 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararlarının yer aldığını belirterek, "Ne diyor, 'mulkiyeti Maliye Hazinesine ait, Milli Savunma Bakanlığına tahsisli, Sakarya ili Arifiye ilçesi işte sayıyor… 1 milyon 804 bin 131 metrekarelik arazi uzerine kurulu bu fabrikanın ozelleştirme kapsam ve programına alınmasına, işletme hakkının 25 yıl sureyle belirlenmesine, ozelleştirme işlemlerinin 31.12.2019 tarihe kadar tamamlanmasına karar verilmiştir. Kimin imzası var? 19 Aralık 2018 Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı. Şimdi ben soruyorum, kim yalan soyluyor? Bir insan kendi imzasını inkar eder mi? İmzayı atmışsın. Nerede? Resmi Gazete'de. Hani gizli kapaklı olsa derim ki gorulmedi, vesaire, falan filan. Kime veriyorsun? Katar ordusuna veriyorsun. Niye veriyorsun kardeşim, hangi gerekçeyle veriyorsun?" diye konuştu.
' KATAR EMİRİNDEN BEDAVAYA ALMADIN, SİLAH FABRİKASINI BİR UÇAK UĞRUNA VERDİN'
(C) AA / Kayhan Özer
Kendisi sorularında ısrar edince, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Bu fabrikanın modernizasyonu için 50 milyon dolar paraya ihtiyaç var, 50 milyon dolar bulamadığımız için Katar ordusuna verdik." dediğini ileri suren Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: "Soyledim Ankara'da, şimdi Artvin'de soyluyorum, Sayın Erdoğan, Katar ordusuyla yaptığın sozleşmeyi iptal et, bir hafta içinde bu kardeşin 50 milyon doları bulmazsa siyaseti bırakacağım. 50 milyon dolar nedir ya? İstanbul'daki 50 tane villanın parası. Sen Suriyelilere 35 milyar dolar bulursun, Katar ordusuna verirsin bu fabrikayı, '50 milyon dolar param yok.' Ya senin 9 tane mi 10 tane uçağı var, en kuçuk uçağı satsa 150 milyon dolar. Sat uçağı, 8'ine bin, ne olacak? '50 milyon doları bulamadığım için verdim.' diyor. Niye verdiğini ben biliyorum. 'Katar Emiri'nden bedava uçak aldım.' dedi, aslında bedava değil, o silah fabrikasını bir uçak uğruna verdin sen, ben bunu bilmiyor muyum?"
' BAY KEMAL OLMAK KOLAY MI?'
Kılıçdaroğlu, kendisi bunları soyleyince, Erdoğan'ın kızdığını ve "Bay Kemal konuşuyor" dediğini belirterek, "Bay Kemal konuşur, Bay Kemal olmak kolay mı? Bay Kemal olmak için once namuslu adam olacaksın, Bay Kemal olmak için milletini, vatanını, bayrağını seveceksin. Bay Kemal olmak için Trump telefon etti diye papazı bırakmayacaksın hemen. Bay Kemal olmak için bedelli askerlik yaptırmayacaksın oğluna. Bay Kemal olmak için kul hakkı yemeyeceksin. Bay Kemal olmak için haram yemeyeceksin. Bay Kemal olmak için harcadığın her kuruşun hesabını vereceksin." dedi.
Kemal Kılıçdaroğlu, "O sanıyor ki 'ben bunu soyleyince Kılıçdaroğlu uzulecek', asla uzulmem, hiçbir şekilde çunku ben hangi partiden olursa olsun, hangi goruşten olursa olsun, hangi kimlikten ve inançtan olursa olsun 82 milyon vatandaşı başımın ustunde taşırım. Ben asla ayrımcılık yapmam, benim kitabımda ayrımcılık yoktur, bunlara izin vermem." diye konuştu.
' PKK SALDIRISINA UĞRAYAN BENİM, SEN DÜNE KADAR KUCAK KUCAĞAYDIN'
Kılıçdaroğlu, seçim surecine ilişkin şunları ifade etti: "Seçim yapıyoruz, sanki savaşa gidiyoruz. Nedir bu? Seçim? Her turlu iftirayı yapıyorlar. Ya insanda biraz insaf olur, insanda biraz ahlak olur. Nedir Allah aşkına bu iftira? PKK saldırısına uğrayan benim, suçlanan benim. Anlamak mumkun değil ya sana mı saldırdı, kucak kucağaydın sen dune kadar ben bunu bilmiyor muyum? Kalkıyor bana saldırıyor. Biz guçluyuz, çunku biz haklıyız. Biz inançlıyız, çunku biz haklıyız. Biz insanımızı severiz, çunku biz haklıyız. Biz ayrımcılık yapmayız, çunku bizim kitabımızda yok. Biz komşusu açken tok yatan insanlardan değiliz. Biz herkesin karnının doymasını isteriz ve belediye başkanımızın da bu felsefeyle hareket etmesini isteriz."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.