Özet (TL;DR) @ 2019-03-24T10:59:00.000Z: AK Parti'nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Zeybekci, CNN Türk'te yaptığı açıklamada, "İzmir'i almaya değil kendimizi vermeye geldik. Ben şunu taahhüt ediyorum, ayrımcılık yaptığınızda…



AK Parti'nin İzmir Buyukşehir Belediye Başkan adayı Zeybekci, CNN Turk'te yaptığı açıklamada, "İzmir'i almaya değil kendimizi vermeye geldik. Ben şunu taahhut ediyorum, ayrımcılık yaptığınızda insanların karşısına çıkamazsınız. Belediyelerde kesinlikle ayrımcılık olmayacak. Az oy verdi, çok oy verdi... Asla ayrıma gitmeyeceğiz" dedi.

CNN Turk'te yayınlanan Hakan Çelik ile Hafta Sonu programına AK Parti İzmir Buyukşehir Belediye Başkanı adayı Nihat Zeybekci konuk oldu. Zeybekci'nin açıklamaları şu şekilde:

(C) Fotoğraf : İHA

  • İzmir'de siyasetin tabi tarzı diğer şehirlere nazaran biraz farklı. Çok nezaketli hoş gorulu, çok sempatik bir tarzla. 'Sessizce, çisil çisil bereketli yağmurlar gibi yuruyeceğiz' dedik. Butun İzmir'i yurudum. Çok enteresandır; her yerde bir olumsuzlukla karşılaşırsınız. İzmir'de bir kere bile boyle bir şey yaşamadım.

  • İlk başlarda "Merhaba" diyerek yuruyorduk. Arkadaşlarımızın hesapladıkları 700 km civarında yol yurumuşum. Daha sonra "Otur ne olur bir çayımızı iç" oldu. İzmir'i dinledik, onlar bizi dinledi. 3-4 gun once Karşıyaka'da çarşı caddemiz var. Bir kilometre yoktur belki, 4.5 -- 5 saatte geçemedim orayı. İzmirli için mahallenin çocuğuyum. Ege kulturunun insanıyım.

  • Bizim ilk yola çıkarkenki sloganımız oydu. "Gonuller yapmaya geldik" Bizim o sloganımızdan sonra partimizin de genel sloganı 'gonul belediyeciliği' oldu. İzmir'i almaya değil kendimizi vermeye geldik. Ben şunu taahhut ediyorum, ayrımcılık yaptığınızda insanların karşısına çıkamazsınız. Belediyelerde kesinlikle ayrımcılık olmayacak. Az oy verdi, çok oy verdi… Allah da şahit olsun, milletimiz de şahit olsun, asla ayrıma gitmeyeceğiz.

  • Biz Kurt kardeşlerimizle, Boşnağıyla, Arnavutuyla, Yoruğuyle hep beraber bir şey yakaladık. Falancanın kalesi gibi bir noktada olmadıklarını goruyoruz. Blok oy olmayacak. Biz orada HDP'ye giden oy kadar, doğu ve guneydoğudan gelen vatandaşlarımızdan oy alacağız.

  • Hayvanların bile mutasyona uğradığı bir yer… Her yağmurda sel baskınları, kanalizasyon baskınları. Çunku teknik bir problem var. Yağmur suları kanalizasyona verildiği için… Karaburun, Çeşme, Alaçatı… Orada kanalizasyon yok. Direkt denize veriliyor. Çeşme'de Karaburun'da Mordoğan'da. Bunları dile getiriyorum. Bırakın orayı İzmir'in merkezinde gobeğinde doğrudan denize verilen kanalizasyonlar var. İzmir'de bir koku meselesi var ya. Toprağı ve denizi bir kere kirletirsiniz. Geri kazanması zordur. Bir kere kirletmeyi bırakmak lazım. Bunları ortaya çıkardığınızda dile getirdiğimizde şu andaki mevcut yerel yonetimlerin omuz silktiğini goruyorsunuz. "Bu sorunu ortadan kaldırmasak da İzmir bizi seçiyor." Bunların gozunde normal hale gelmiş.

  • Katı atığı, İzmir'de sıfır atık projesiyle ve yuzde 100 sızdırmaz ortamlarda, içinde oluşturulan gazın elektriğe donuştuğu projeyi iki yıl içinde bitireceğiz. Dikili'de Çiğli'de Foça'da Karaburun'da Urla'da hatta Balçova'da ve Çeşme, Alaçatı, Seferihisar'dan başlayacağız. En fazla iki yıl içinde. Sonra metropole geleceğiz. Bu devasa buyuk bir ihmal. Bazen boğazıma gelip de bir yumru tıkanıyor İzmir'in problemleriyle ilgili… Nasıl boyle bir şey ihmal edilebilir? Nasıl şehrin butun yağmur suyu kanalizasyona verilir? Yağmur suyunu kanalizasyona verdiğinizde diyorsunuz ki, zaten taşacak, korfeze gidecek. Diyorsunuz ki "Umurumda bile değil" Bu beş yıl içinde, şehrin içme suyu, kanalizasyon ile ilgili çozum suresini 5 yıl veriyoruz.

İHA

  • İzmir'de en buyuk problemlerinden bir tanesi su fiyatlarıyla ilgili. İçme suyu ile ki içme suyuyla ilgili sıkıntımız var. Su fiyatları açısından en pahalı şehriyiz. Buyukşehirin kararı bu. Bizim Goldes Barajı yapılmış, hatlar şehre kadar getirilmiş. Bu zamanında şehrin su problemlerini çozmek için DSİ tarafından yapılan bir su hattıdır. Fakat buyukşehir hala şebekeye bağlayamamış durumda. Biz dunyanın en pahalı suyunu içiyoruz. Mars'tan su getirseniz bu kadara mal olur.  40 liralık bir fatura su tuketimi. Ama faturanın toplamı 400 lira. Orada ne var? Katı atık toplama bertaraf bedeli… 12 lira olan şey, ton bedeli 40-50 liraya çıkıyor. Tokyo'da 14.90 kuruş; dunyanın en pahalı şehri. Bu sorunu bitireceğiz. Yuzde 50 suya indirim getireceğiz. Öğrenci biletleri genelde yetişkinin yuzde 50'sidir. İzmir'de yuzde 70'e yakınıdır. Bunu da yuzde 50'ye indireceğiz.

  • Turizmden Antalya'dan daha fazla kazanabiliriz. Antalya'da sadece deniz turizmi var. Ama İzmir'de deniz, kultur turizmi, spor turizmi, sağlık turizmi. Bizim 5 sene sonundaki hedefimiz İzmir'deki 4-5 yıldızlı otel kapasitesini uç katına çıkartmak. Antalya'nın 22'de 1'iyiz. Bunları yaptığınızda gerek sanayide, gerek turizm planlarını belirleyip bunu turizm yatırımcılarının onune koyup 'gel' demek…

  • Siz Karaburun'da, Çeşme'de, Seferihisar'daki altyapı sorunları ortada dururken orada bir turizm yatırımcısının gelmesini bekleyemezsiniz. Dunyanın en pahalı markalarından birisine urun yapıyorsanız, o marka sizi oyle bir denetler ki, rakipleri onun işçi hakları, tabiat, çevre, koruma hassasiyetleri dışında uretildiğini bulursa dunya haritasından siler o markayı.

  • İşi bilmek lazım. Biz o şehrin katı atık problemini belediye butçesinden para harcamadan yapacağız. Otoparklarla ilgili, kent merkezindeki değerli yerlerde, camilerin, okulların, kamu kurumlarının altları… Yer altına gireceğiz. Ulaşımla ilgili koprulu kavşakları biz yapacağız, yeşil alanları biz yapacağız. Çevre yolu ve tum raylı sistemleri de alıp hukumete gotureceğiz. Yeter ki goturup İzmir'in problemlerini taşımak lazım. Bugune kadar belki bana bazı şeyleri birileri soyleyebilir ama bu adam çalışmıyor, verdiği sozun arkasında durmadı diyemez. Verdiğimiz sozler tutmayacağımız olmayacaktır.

  • Biz coğrafya olarak Ege, zaten Anadolu'nun en riskli deprem bolgesi. Maalesef şoyle bir şeyimiz var: kimseyi şikayet etmiyorum, siyaset yaparken de şu beceriksizdir, yapmadı yapamadı o beni ilgilendirmiyor. Seçileni hoş gorduk seçenden oturu. Diyelim ki benim halkım seçti, beş yıllık ruhsat verdi. O ruhsat suresinde benim ona saygı gostermek vazifemdir. İzmir'de bizim deprem faylarımız hatlarımızla ilgili imar planlarına bunlar işlenmiş durumda değil. Çok ciddi risk altında olan yerlerimiz var. Muhendislik bunu çozuyor zaten. İlla fay hattı olmak zorunda değil, aluvyon hattı var. Orada toprak tabaka oluşmuş ama altı balçık. Altında çok sıkıntılı bir şey var.

  • Maalesef şoyle soyleyeyim, bunu bilenler bilir. Belediyecilik, şehir plancıları ve mimarlar bunu bilirler. İzmir'in imar yonetmeliği yok. Belki Turkiye'de boyle bir şehir kalmadı.