Özet (TL;DR) @ 2019-03-25T06:19:00.000Z: CHP tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na (İBB) aday gösterilen Ekrem İmamoğlu, partisinin HDP ile iş birliği yaptığı iddiası için dün "Şu göğse başını yaslayıp insanlar 'Ya ben…
CHP tarafından İstanbul Buyukşehir Belediye Başkanlığı'na (İBB) aday gosterilen Ekrem İmamoğlu, partisinin HDP ile iş birliği yaptığı iddiası için dun "Şu goğse başını yaslayıp insanlar 'Ya ben terorist miyim?' diye ağlıyor. 60-70 yaşında adamlar. Kadın geliyor 'benim neyim terorist' diyor, ya bu şehirde yaşıyor bu insanlar" ifadesini kullandı.
CHP tarafından İstanbul Buyukşehir Belediye Başkanlığı'na (İBB) aday gosterilen Ekrem İmamoğlu, dun Haberturk TV'de yayınlanan Teke Tek Seçim Özel programına konuk oldu.
Burada Fatih Altaylı'nın sorularını yanıtlayan Ekrem İmamoğlu, "Rahatlığım şuradan geliyor; seçim kampanyası donemindeyiz. Suçlamalarla sizi yormaya çalışıyorlar. Siz eğer suçlu değilseniz; biri buradan geçiyor, biri buradan geçiyor. Üstunuze alınmadığınız zaman, size yakışmadığı zaman bir anlamı yok. Bazen bam teliniz geriliyor, gerilmemesi mumkun değil çunku butun kutsallarınız uzerinden konuşulmaya başlanıyor ya da butun değerleriniz uzerinden konuşulmaya başlanıyor bu sizi uzuyor. Ama sonra diyorsunuz ki; 16 milyon insana karşı sorumlusunuz. Bir insanın kotu sozu sizi niye uzsun ki?" ifadesini kullandı.
(C) Fotoğraf : İHA
"Binali Yıldırım'ın kendi kişisel tavrını temsil edip etmediğinden emin değilim. Tavrı hoş; guzel. Nezaketen de bir iki defa temasımız oldu. Ama ben 'buluşalım' dedim mesela. Bu hoşgoru ve açık olan bir insanın bunu kabul etmesi gerekiyor. Acaba orada bir irade bağımlılığı mı var?" diyen İmamoğlu, "Yıldırım'ın birinden izin alması mı gerekiyor? Benim oyle bir izin makamım yok mesela" diye konuştu.
HDP İLE İŞ BİRLİĞİ İDDİASI
İmamoğlu, HDP ile iş birliği yaptıkları ve CHP'nin İstanbul listelerinde birtakım PKK uyelerinin de yer aldığı iddiasına dair şunları soyledi:
"Ben değil YSK'nın bilgisi ve dahli var. Şu psikolojiyi anlatmam lazım. Çok kalp kırıyorlar, uzuluyorum. Şu goğse başını yaslayıp insanlar 'ya ben terorist miyim?' diye ağlıyor. 60-70 yaşında adamlar. Kadın geliyor 'benim neyim terorist' diyor ya bu şehirde yaşıyor bu insanlar. Bu nedir? Nereye varılmak isteniyor? Komşuyuz biz. Siz buradan gittiğiniz evde, belki iki kapı yandaki komşunuz HDP'ye oy vermiş bir insan. Olamaz mı?
Bu şehirde kaç milyon insan HDP'ye oy vermiş, kaç milyonu da AK Parti'ye oy vermiş. Ben AK Partililerin oyunu alacağım, goreceksiniz. Kendisine oy vermiş seçmene, taraf değiştirdi diye terorist olma ihtimali var mı? Ayıptır, yazıktır, gunahtır ve toplumun geleceğine atılan bir darbedir. Yapmayın.
Ben kullandığı dil itibarıyla onemli bir hizmet yaptığımı duşunuyorum. Bilinçli bir hizmet değil. Ruhum. Kaç yıldır şikayet ettiğim şeyler. Bir insanı karalamak, bir insanı yerden yere vurmak."
İ STANBUL'UN ÖNCELİKLİ SORUNLARI
İmamoğlu, İstanbul'un oncelikli sorunlarına ilişkin kendisine yoneltilen soruyu şoyle yanıtladı:
"Birinci sırada istihdam ve ekonomi. İstihdam, işsizlik, yoksulluk. Üç temel sorun birinci sırada. Tabi ki belediye. Mesela yoksulluk, niye belediye ilgilenecek? Yardımlarını daha da artıracak. Niye? Bu sıkıntılı donemden vatandaşını çıkartmak için yardımcı olacak. Biz aile destek paketi oluşturduk, sofra destek paketi oluşturduk, evlilik destek paketi oluşturduk. Çocuk destek paketi oluşturduk. Dedik ki, 500 bin çocuğun eğitimle ilgili masraflarını karşılayacağız. Bu rakamlar oylesine havaya fırlatılmış rakamlar değil. Toplumun analiziyle onumuze verilen 'Bu kentte 500 bin çocuğun buna ihtiyacı vardır.' denildiği için bunları koyduk. Keşke ben teknolojiyi konuşsaydım, kent enstitulerini anlatsaydım ama Turkiye'nin bugun geldiği noktada, sadece Ocak ve Şubat ayında 180 bin kişi daha işsizlik ordusuna eklendi. İstanbul'da bu daha da acı. Karadeniz de veya Doğu Anadolu'da bir işsizin koşulları yine kolay. Komşusu var koylusu var koyu var. İstanbul'da çalacak kapısı yok. Kim o kapı Buyukşehir Belediyesi.
İstihdamda nasıl varız? İş imkanı yaratacağız. Elbette biz herkesi belediyeye almayacağız. Şoyle soyleyeyim, '200 bin insana iş imkanı yaratacağız' dedik 5 yılda. Önceki rakibimiz dedi ki, 'Ya kardeşim, belediyenin işi mi iş bulmak?' dedi, 3 gun sonra '500 bin kişi' diye açıklama yaptı. '200 bin kişiyi İBB'ye alacağım' demedim ki?
ULA ŞIM VE TRAFİK PROJELERİ
(C) AA / Arşiv
Deniz ulaşımı ile ilgili açıklama yapıyorlar, ne diyorlar? 'Deniz ulaşımını geliştireceğiz.' 90'ların ve 2000'lerin başında bu şehirde deniz ulaşımının toplu ulaşım içerisindeki payı neydi biliyor musunuz? Yuzde 10, şuanda kaç yuzde 3'un altında. Kimin doneminde oldu bu? Guvendiğiniz, inandığını hatta mesleği denizcilik olan ve Ulaştırma Bakanlığı'nın başında, Başbakanlık yapmış bir kişi Buyukşehir'e aday. Peki neden denizcilik bu şehirde oldu? 'İDO'yu yarattık' dediniz peki neden İDO'yu iflas ettirdiğiniz? Deniz ulaşımı azaldı. Ben kendisini ziyaret ettim iki yıl once. 3 tane maddem vardı. Genel Başkanımızı aradım, dedim ki 'Efendim benim bolgemde çok yoğunlaşan problemler var. Sayın Yıldırım'dan randevu alıp gitmek istiyorum', 'gidebilirsin' dedi. Dedik ki 'ne sunmalıyız.' Bir; Beylikduzu ve çevresinin deniz ulaşımına ihtiyacı var. 2; metro ulaşımı tam 16 senedir Beylikduzu civarına vaat edilir yapılmaz. Metroyu isteyeceğiz.
3; yoğun nufus akışından dolayı enerji yetersizliği var. Gittiğim enerjiyi anlattım, sadece dinlediler. Raporumu sundum. Sonra metroyu anlattım, dedim ki 'bu insanları yıldırıyor, İstanbul'un en buyuk yatırımı metro olmalı.' Bana verdikleri cevap, 'Kanal İstanbul belli olmadan başlayamayız.' Şimdi bu seçimde yine Beylikduzu metrosunu vaat ettiler. Aynı cevabı Buyukşehir Belediye Başkanları da verdi. En kritiğini soyleyelim mi? Bana, 'Marmara Denizi'nde deniz ulaşımı mantıklı değildir, bana ısrar etmeyin Sayın Başkan, ben denizciyim.' Aldığım cevap buydu. Şimdi aynı Marmara Denizi'nde bizim açıkladığımız deniz ulaşımı formulunu kendileri açıkladı."
BA ŞAKŞEHİR KULÜBÜ'NE DESTEK VERECEK Mİ?
(C) Fotoğraf : İHA
Fatih Altaylı'nın; "Belediyenin Başakşehir'e desteği devam edecek mi?" sorusu uzerine İmamoğlu şunları kaydetti:
"Fatih Bey, siz bu ulkenin pırlanta gibi bir kulubunde yoneticilik yapmış bir insansınız. Duşunelim, bu şehrin Belediye Başkanıyım. Galatasaray'ı var, Fenerbahçe'si var, Beşiktaş'ı var. Onlar belli bir felsefeyle yollarına yuruyorlar. Ama dunya markası olmuş uç tane kulubu var.
Mesela Londra'ya gittim, İstanbul'u tanıtacağım. İstanbul ile ilgili en bilinen; Boğaziçi Koprusu derler, Ayasofya derler bunun gibi. Bir de Galatasaray, Beşiktaş, Fenerbahçe derler. Bu benim kentimin değeri. Benim bu şehrin o uç takımını alıp başımın ustune koyup, onları vitrine koyup, onlarla iş birliği yapıp, donem donem ekonomilerine katkı sunmak… Bu aynı zamanda, zaten toplumun buyuk bir kısmı bu uç buyuk takımın taraftarı İstanbul'da. Bu takımların sporla beraber toplumu buluşturmada da simgesel eylemleri olur. Siz ne diyorsunuz? 'Ben gurur duyuyorum, Başakşehir'i ben kurdum, yarattım. Şimdi de şampiyon olacak.' olmaz.
' DEVLET ADAMLIĞI KİMLİĞİNİ ÖZLEDİM'
Ben iyi Cumhuriyet Halk Partiliyim, toplumu ayrıştıran boluşturen de değilim. Devlet adamlığı kimliğini ozledik değil mi? Ben ozledim şahsen. Şimdi onumuzde seçim var. Biliyorsunuz, bazı bakanlıklar seçime 6 ay kala değişirdi. Niye? Tarafsız ilkesi korunsun diye. Şimdi bakanlar sağda solda oy istiyor. Benim aleyhime konuşuyor veya Sayın Cumhurbaşkanı mesaj veriyor ve diğerleri. Artık gorevinize donun, pazar gunu kimsenin burnu kanamasın, Gelin birilerini karalamak uzerinden oy kazanmayalım.
' İBB'DE HİÇ KİMSE İŞİNDEN ŞÜPHE ETMESİN'
En buyuk vaadimi açıklayayım mı? Zoraki; senin benim paramdan o mazotlarının koyulduğu İETT otobusleriyle milleti mitinge çağırmayacağım. Artı kimseyi mitinge yollamayacağım. İBB çalışanları arkadaşlara taahhut ediyorum. Hiç kimse işinden şuphe etmesin. Çalışan alın teriyle çalışıyorsa, işine gidip geliyorsa başımın ustunde yeri var. Ben kimsenin ekmeğiyle oynamam. Taahhudumdur, hiçbirini zorla mitinge goturmeyeceğim. Yok boyle bir şey. Bitsin bu sureç artık.
PROJELERE KAYNA ĞI NASIL BULACAK?
(C) Flickr /
İş insanıyım, dolayısıyla; 92 krizini bilirim, 94 krizini bilirim, 97'deki o yuksek faizli donemi bilirim, 2001 krizini bilirim. Malum şu son donem krizi herkes yaşıyor. Turkiye son donem ciddi bir kriz yaşıyor. Yoneticilik bunlarla mucadele etmektir. Tasarruftur, butçeyi dengelemektir, yeni butçe kabiliyetleri yaratmaktır ki İstanbul'dasınız. Ek İştirakler ile birlikte 10 milyar dolara yakın total bir butçesi var. Şu anda 20 milyarın uzerine İBB'nin 2019 butçesi planlanmış durumda. O kadar da borcu var. Butçesi kadar borcu var. Ama bu şehrin kabiliyetleri var, yetenekleri var. Butçe uretme şansı var. Arkadaşlarımla şuna çalıştık. Bu şehrin o kadar geride kaldığı konular var ki. Sadece tasarruflarla en az 5-6 milyar lira butçe artığı uretebiliriz. Yani bu butçeden 5-6 milyar daha ek fon uretebiliriz."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.