Özet (TL;DR) @ 2019-03-25T01:03:10.000Z: SON DAKİKA HABERİ: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fırat'ın doğusuna yönelik olası bir harekat için "Hazırlıklar son aşamada" dedi. Cumhurbaşkanı, ABD Başkanı Donalp Trump'un Golan tepeleri ile…



Son dakika haberi!  Cumhurba şkanı ve AK Parti Genel Ba şkanı Recep Tayyip Erdo ğan, CHP'nin Ankara Buyukşehir Belediye Başkan Adayı Mansur Yava ş'a ilişkin, "Üstelik bir de bu adam, Yavaş, vergi noktasında da vergi kaçakçısı. Bir de bu var. Şu anda Maliye Bakanlığı kayıtlarında bu durumda da geçiyor. Neresinden tutarsanız elinizde kalıyor. Boyle bir insanın Ankara gibi bir yere belediye başkan adayı olması hazmedilemez." dedi. Erdoğan, TGRT Haber-Beyaz TV'nin ortak yayınında "Cumhurbaşkanı ile Seçim Özel" programında gundeme soruları yanıtladı. Cumhur İttifakı'nın Yenikapı Etkinlik Alanı'ndaki mitinginde yerel yonetime dair açıklamaları olduğunu dile getiren Erdoğan, "Bu açıklamalar aynı zamanda belediye başkan adayımız Binali Yıldırım'ın da dokunacağı, bugune kadar da dokunduğu ve açıklamış olduğu tabii yerel yonetimle ilgili yol haritasını da içeren bir konuşmaydı. Bugune kadar yapılanlar, yapılmakta olanlar ve bundan sonra da yapılacak olanlar. Başkan adayımızın da yol haritasının içinde olan bilgiler de var. Bunları biz de bugun burada açıklamış olduk. Fakat 1 milyon 600 bin insanın hiç dağılmadan sonuna kadar alanda durması, biraz da gerçekten hava guneşliydi ama soğuktu. Deniz kenarı olması hasebiyle." diye konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugunku tablonun umutları çok daha farklı bir şekilde yeşerttiğini anlatarak, alana gelenlerin heyecanının gayet iyi olduğunu soyledi.

B ÜYÜKŞEHİR MİTİNGLERİ

Alana gelenlerin son bir haftayı nasıl değerlendireceklerine dair kesin hesapları olduğunu aktaran Erdoğan, şoyle devam etti:"Koşacağım, çalışacağım, gayret edeceğim, diyor. Bir diğer taraftan da onumuzdeki hafta pazar gunu Cumhur İttifakı'nın zaferiyle de bunu taçlandıracağız. Bu İstanbul havası ki bu çok onemli. Aynı şekilde Ankara ve İzmir'i bu şekilde gordum. Bu buyukşehirlerde Eskişehir aynı durumda, Gaziantep ve Diyarbakır da aynı durumda... Boyle farklı yerden bu ornekleri vermemin sebebi, anlaşılması lazım. Konya, Kayseri... Butun buralar aynı şekildeydi. Buyukşehirlerde dolaştığım yerlerde bu havayı hep kokladım. Muğla, Antalya aynı durumdaydı. Adana aynı şekildeydi. Mersin de bu havayı gordum. Çok farklı bir seçimin olacağını... Denizli, Manisa tum buralarda bunları gordum. Temennim odur ki, Tekirdağ Trakya'da miting yaptım. Keza oyle. Şu anda onumuzdeki hafta pazar gununun ortaya koyacağı tablo, yaptığımız çalışmalarla Karadeniz'de Trabzon'dan alın, Ordu, Samsun butun bu buyukşehirlerde de o heyecanı, o coşkuyu gordum. Hepsiyle birlikte temenni ediyorum ki, yerelde milletimin menfaatine olacak gerçekten bu işi bilen arkadaşları seçtik. Belirledik. Butun bu aday arkadaşlarımıza baktığımızda hepsinin yerel yonetimde bir hassasiyeti var. Örneğin Kocaeli'de bir vali arkadaşımız. Daha once Kocaeli Belediyesinde genel sekreterlik yapmış bir arkadaşımız. İşi biliyorlar. Kenardan koşeden getirilmiş birileri değil."

" BU DEMOKRASİ ZAFERİNİ YERELDE TAÇLANDIRALIM"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ozellikle buyukşehirlerde belirlenen adayların neyin, nerede, nasıl yapılacağını bildiğini aktararak, konuşmasını şoyle surdurdu: "Bu adaylarla beraber ulkeyi inşallah yerel yoneticilikte uçuracağız. Bu hafta içinde orneğin Van var. İllerden yine gideceğimiz yerler var. Van'a mesela çok buyuk yatırımlar yaptık. Hizmet verdik. 25 katrilyon bizim Van'a yaptığımız yatırım var. Yarın Ağrı ve Muş, buralara gideceğim. Buyukşehirlere giderken bunun yanı da diğer illeri ihmal etmiyoruz. Benim gidemediğim yerlere arkadaşlarım gidiyor. Boylece işi çok daha etraflıca kucaklayalım istedik. Demokrasi yerelde başlıyor. Bu demokrasi zaferini yerelde taçlandıralım. Çunku bu seçimin bir ozelliği var. Diyelim ki Tayyip Erdoğan 4,5 yılda daha Cumhurbaşkanı olarak bu ulkenin başında. Ama bizim partimizin Cumhur İttifakı'nın adaylarının seçimiyle burada bir şey olacak. Bir Cumhurbaşkanı ile kabinesinin yonetimindeki Turkiye'de, duşunun yerelle butunleşmesi ve yerelle o dayanışmanın olması, hizmetlerin bu noktada dayanışma içinde butunluk sağlamasının illerimize getireceği katkı, o illerdeki değişim çok farklı olacak."

ANKETLER İN GÜVENİRLİĞİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "En son yaptırdınız bir anket var mı? Bir de kampanya surecinde en çok 'Anketlere guvenmiyorum.' cumleniz konuşuldu." şeklindeki soruya şu yanıtı verdi:"Anket çalışmalarını yaptırmıyoruz, dersek bu doğru olmaz. Anket çalışmalarını yaptırıyoruz. Takip de ediyoruz. Vatandaşımızın nabzını anketlerden çok daha meydanlarda tutuyorum. Halkımın sofralarına oturuyorum. Bunun yanında onlarla beraber ayakta karşılıklı elektrik alıp verme çok daha farklı... Onlarla çay içiyorum, sohbet ediyorum. 'Nasıl gidiyor?' diye sorduğumda aldığım cevaplar var. Bu cevaplarla beraber o ilin nabzını koklayabiliyorsunuz. Artık bazı kamuoyu araştırmaları maalesef sipariş uzerine yapılıyor. Şimdi değişik değişik anket çalışmaları çıktı. Sosyal medya uzerinden yapılanlar var. Telefonla yapılanlar var. Yuz yuze yapılan anketler var. Bunlara baktığınızda çok buyuk çelişkiler goruyorsunuz. Oranların çok çok farklı olduğunu goruyorsunuz. Onlara takılıp kalırsanız seçim kampanyası yurutemezsiniz. Bu noktada eski seçim kampanyaların havası yok. Onun için en ideali meydanların dilidir. Meydanlara gittiğiniz de bu insanlar mecbur mu? Neden gelsin meydana? On binler geliyorsa meydanlara burada bir şey var. Ya size guveniyor, inanıyorlar, bunun için oraya geliyorlar. Ama şikayetleri de vardır, sıkıldığı yerler de vardır. Bu meydana 1 milyon 600 bin insan geliyorsa Cumhur İttifakı'nın liderlerini takdir ediyor. Seviyor. Buraya da geliyor. Biz de diyelim arkadaşlarımızla ekibimizle adaylarımızı belirlerken yuzde 100 isabet etmemiş de olabiliriz. Ben şimdi partimin genel başkanı olarak Sayın Bahçeli de partisinin genel başkanı olarak adaylarımızı belirlemede bugune kadar yapılan yanlışlar zaten ortada, onları zaten bir kenara koymuşuz. Ama bundan sonraki sureçte de oralardan esinlenerek bu yanlışları minimize ederek çok daha vasıflı, kaliteli, bu işi goturebilecek arkadaşlarımızı artık adayımız olarak gosterdik ve bu seçime giriyoruz."

MANSUR YAVA Ş'IN ADAYLIĞI

CHP'nin Ankara Buyukşehir Belediyesi Başkan Adayı Mansur Yavaş'ın "10 puan fark attım." soylemini de değerlendiren Erdoğan, şunları kaydetti: "Aç tavuk kendini darı ambarında sanırmış. Bu arkadaş boyle birisi. Bu arkadaş, bir defa belediye başkanlığını Ankara gibi buyukşehirde yapacak kapasitede birisi değil. Belediye başkanlığı yapmış. Nerede? Beypazarı'nda. Beypazarı nere Ankara Buyukşehir nere. Burada bir ufuk gerekiyor. Burada boyle bir ufuk yok. İki seçimi kaybetmiş. Şimdi bunu tekrar CHP one surmuş. Neden one suruyor? Sebebi şu; Bay Kemal yerini kimseye kaptırmak istemiyor. Bunu da kaybedeceğini biliyor. 'Öyle bir aday koyayım ki yarın beni zora sokmasın.' diyerek bunu one çıkarmış vaziyette. Burada bir de dortlu mekanizmayı çalıştırıyorlar. Bu dortlu mekanizmanın içerisinde başta CHP, çatı bu. Onun yanında HDP var. Malum İYİ Parti var. Bir de ne yazık ki Saadet Partisi var. Bu dortlu mekanizmayla bu işi guçlendirme gayreti içerisindeler."Cumhurbaşkanı Erdoğan kendilerinin durumunun oyle olmadığını belirterek, sozlerini şoyle surdurdu:"MHP ile AK Parti birlikte giriyoruz. Bizim adayımızın bir defa kimliği, kişiliği ve gucu onunla mukayese edilmez. Bizim adayımızın 5 donem Kayseri gibi bir vilayette buyukşehir belediye başkanlığı var. Ondan sonra kendisini Ankara'ya çektim. Ankara'da milletvekilliği sureci başladı. Bu sureçte de biliyorsunuz devlette yonetimin tavan yaptığı yer neresidir? Çevre ve Şehircilik Bakanlığı. Yerel yonetimle Çevre Şehircilik Bakanlığı iç içedir. Bakan yaptık. Daha sonra bu yeni yonetim sistemine geçince bu defa ben Mehmet Bey'i parlamentoda bir milletvekilinin eksik olmasını istemem. Genel başkan yardımcısı olarak yanıma aldım. Genel başkan yardımcısı olarak da kendisini yerel yonetimlerden sorumlu olma gorevini verdim. Mehmet Bey'in bir ozelliği var. Mehmet Bey, elif gibi durusttur dimdiktir. Öyle bunun gibi sahte senet yaz. Ondan sonra kalk çeşitli şeylerle yargıda her şeyle artık kesinleşmiş. Boyle bir durum var. Bu zatın zaten seçim oncesi ya da seçim sonrası ne olacağı belli değil. Ankara şu anda bir belirsizlik içinde olan bir durumda."Yavaş'ın seçilmesi durumunda ne olacağı hususunda gelen soruyu da yanıtlayan Erdoğan, şunları aktardı: "Şu anda yasal olarak duruma bakıldığı zaman seçimden sonra zaten yargı kararı da belli olduğuna gore gereken kararı... Bu kovalanacaktır. Bu şekilde devam etmez. Nitekim şu anda bu senetle ilgili adı geçen şahıs, 'Benim boyle bir şeyle yakından uzaktan alakam yok.' diyor. Gunlerdir televizyonlarda her yerde... Üstelik bir de bu adam, Yavaş, vergi noktasında da vergi kaçakçısı. Bir de bu var. Şu anda Maliye Bakanlığı kayıtlarında bu durum da geçiyor. Neresinden tutarsanız elinizde kalıyor. Boyle bir insanın Ankara gibi bir yere belediye başkan adayı olması hazmedilemez. Duşunun 'Bizim sozumuz senet.' Boyle demekle bu işi savuşturamazsınız. Boyle siyaset de yapılmaz. Bir defa sozunun eri olacaksın. 'Sozumuz senet.' diyeceksin ama senedi sahte çıkan adamı da aday yapacaksın. Bu nasıl iş? Boyle bir şey olabilir mi? Şu anda bunun hesabını Bay Kemal veremez. Bay Kemal zaten akşam yalan sabah yalan. Hayatı bu. Şahsım ve ailemle alakalı Mann Adası hikayesi var. Şimdi yargı bununla ilgili kararını verdi. 2,5 milyona mahkum etti. Bu 2,5 milyona mahkum olan bu zattan ust mahkemeden de onayı aldıktan sonra, 2,5 milyonu tahsil edeceğiz. Bay Kemal bakıyor ki 'Nasılsa benim cebimden çıkmıyor.' Milletvekilleri bir yardım sandığı kurmuşlar. Oraya beşer bin lira oduyor hepsi. Ondan sonra bu parayı orası odeyecek. Biz de o parayı tahsil ettiğimizde adres belli. İnşallah biz de o parayı Mehmetçik Vakfı'na bağışlayacağız. CHP kendine yaraşır bir Ankara adayı bulmuş. Kendilerine hayırlı olsun."Erdoğan, İstanbul ve Ankara'da sıkıntı olduğu yonundeki iddiaların yalan olduğunu belirterek, Ankara'daki mitinge 450 bin kişinin gelmesinin en buyuk sinyal olduğunu soyledi.Yavaş'ı 10 puan once gosteren bir anket olmadığı hatırlatılan Erdoğan, "Murebbiyesi Bay Kemal. Onun verdiği dersle çalışıyor. Her şey yalan uzerine. Bununla kimseyi aldatmak mumkun değil." dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhur İttifakı için "Pazara kadar değil, mezara kadar biz bu dayanışmamızı, bu birlikteliğimizi taşıyacağız." dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Cumhur İttifakı konusunda "kanka" ifadesini kullanmasını değerlendiren Erdoğan, "kanka" ifadesinin "kan kardeşliği" kelimelerinin kısaltılması olduğunu anlatarak, "Bu guzel bir yakıştırma." diye konuştu. "Sizinkisi kan kardeşliği o zaman" şeklinde araya girilmesi uzerine Erdoğan, "Gibi..." şeklinde karşılık verirken, bugunku Cumhur İttifakı Mitingi'nde de AK Parti İstanbul Buyukşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım da bu sozcuğu kullandığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şoyle devam etti:"Ben de farklı bir versiyonunu kullanıyorum. Diyorum ki 'Pazara kadar değil, mezara kadar biz bu dayanışmamızı, bu birlikteliğimizi inşallah taşıyacağız.' Bunun için buradaki ifade edilmek istenen boyle bir dayanışma ruhudur, bir anlaşma ruhudur. Bunu inşallah bu şekilde goturmek... Benim her zaman soylediğim bir şey var, 'Bizim Milliyetçi Hareket Partisi ile azami muştereklerimiz var, asgari değil ama diğer dortlunun asgari muşterekleri bile yok. Bizim azami muştereklerimizde ne var? 'Tek millet var, tek bayrak var, tek vatan var, tek devlet var.' Diğerlerinde boyle bir şey var mı? Yok. Bugun yanılmıyorsam bir yerde HDP'nin adayı İstiklal Marşı'nı okumuyor. CHP'liler orada İstiklal Marşı okuyor ama hiç ağızda bir hareket bile yok. Şimdi bu adamlarla yani İstiklal Marşımıza bile karşı olan, -Adalar'da oluyor bu iş, onların adayı- CHP, İstiklal Marşı'na karşı olanla beraber oluyor, Erdem Gul... Bunlar bizim bayrağımıza da karşı değil mi? Bunlar bayrağımızı kongrelerinde dahi asmayacak kadar bayrak duşmanıdır. Yeri geldiği zaman milliyetçiliği kimseye bırakmazmış, CHP boyle ifadeler kullanıyor. Buyur işte ispatı ortada. Bunlarla iş birliği yapıyorsun." Aynı şekilde İYİ Parti'de de benzer soylemler olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Sozde milliyetçi. Buyur, neyle izah edeceksin? Saadet Partisi neyle izah edeceksin? Bunlarla siz şu anda tam manasıyla iş tuttunuz. Boyle bir yola gidiyorsunuz. Elhamdulillah bizim boyle bir sorunumuz yok." dedi.

" GBT SİSTEMİNİN DOĞRU ÇALIŞTIĞINA İNANMIYORUM"

"Karşı tarafa baktığınızda onların ortak paydası Erdoğan duşmanlığı olabilir mi?" şeklindeki soru uzerine Erdoğan, "Yani ona ben de doğrusu olumlu bakabilirim. Erdoğan duşmanlığı olabilir ama şu anda bize gelen rakamlara da baktığımız zaman HDP'nin yanılmıyorsam 229 kadar ismi, diğer siyasi partilerin listelerinden meclis uyesi..." ifadelerini kullandı. Son verilere gore CHP'nin listesinde 299, Saadet Partisi'nde 82, İYİ Parti'de 29 HDP'linin listelere girdiği ve bazılarının PKK/KCK uyeliği gibi bağlantılı olduklarının belirtilmesi uzerine Erdoğan, şunları soyledi:"Bunların içinde bu soruşturmayı geçirdi, geçirmedi hepsi bir tarafa hemen hemen haklarında soruşturma vesaire açılmayanı yok gibi. Tabii burada gelecekte Yuksek Seçim Kurulunun bu işi çok daha farklı ele alması lazım. GBT sisteminin ben doğru çalıştığına inanmıyorum. GBT sisteminin çok daha doğru çalışması lazım. Bu tur adamların bir defa adaylıklarının daha baştan silinip atılması lazım. Şimdi ne olacak? Seçim sonrası 340 değil mi, bu isimlerle ilgili başta benim partim olmak uzere hepimiz de yukleneceğiz. Bunların hepsinin bir defa başkansa başkanlığını, meclis uyesi ise meclis uyeliğinin duşurulmesi için muracaatlarımızı yapacağız. Çunku biz bu ulkenin terore bulaşmış, teroristlerle kalkıp da herhalde yonetilmesine musaade edemeyiz. Bunların onunde duracağız. Mesela başkanlıklarda, geçen donemde olduğu gibi. Bunların içinde CHP'nin Kandil adayları var. Mesela bir tanesi şu anda CHP'den Abdulbaki Karağaç diye bir isim. Şimdi butun bunlar yarın seçim neticeleri belli olduktan sonra hepsinin uzerine uzerine gideceğiz. Bu kayyumluk olayı bizim donemimizde çıkmış bir şey değil ki. Bu kurum var, bu muessese var. Bu muessese olduğuna gore devletin, milletin parasını bu belediyelere gonderiyor, bunlar da bu paraları nereye gonderiyorlardı? Kandil'e. Artık bunlara bu fırsatı veremeyiz."

" ESERLERİMİZLE BİZ ORTADAYIZ"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu paraların nasıl harcandığına bakıldığında karşılarına çukurlar, hendekler çıktığını aktararak, konuşmasını şoyle surdurdu: "Ne yazık ki sozde İYİ Parti'nin bir tane temsilcisi utanmadan, sıkılmadan çıkıyor, şu ifadeyi kullanıyor. Diyor ki 'Bu çukurların açılmasının bilgisi Erdoğan'da vardır.' Bu terbiyesizliğin daniskasıdır. Erdoğan'da bunların bilgisinin var olduğunu soyleyenin once bunu tespit etmesi lazım. Bu sende olabilir. Sen cezaevine niye girdin yattın? Bakanlığın doneminde birçok maalesef yolsuz işlere karıştığın için girdin yattın. Tayyip Erdoğan'ın hayatında boyle bir şeyi goremezsin, gosteremezsin. Tayyip Erdoğan'ın bir defa ne gonul dunyasında ne de gorev yaptığı belediye başkanlığı doneminde ne de Başbakanlığı doneminde boyle bir dosyayı ortaya koyamazsın. Benim geçmişimde de bugunumde de sadece vatanıma olan sevgim, milletime olan sevgim, onlara olan hizmetkarlığım bu vardır. Butun eserlerimizle biz ortadayız."

BEKA MESELES İ

Turkiye'ye karşı yurutulen tum yıpratma savaşları ve bunların doğuracağı istikrarsızlığın bir beka mesele olduğunu aktaran Erdoğan, "17-25 Aralık olayı aslında bunun yargıdaki en onemli gostergesidir. Yargıda olduğu gibi yerel yonetimlerde de bunun gostergeleri var. Devletten gelen butun imkanları aldığı gibi Kandil'e, yani dağa gonderenler olduğu gibi bir diğer taraftan da işte Guneydoğu'nun, Doğu'nun birçok yerlerinde bu çukurların kazılması vesaire buralara genç dimağların, o çocukların oldurulerek oralara gomulmesi bunlar beka meselesi değil de nedir?" diye konuştu. Turkiye'nin sınırındaki çatışmaları hatırlatan Erdoğan, "Bakıyorsunuz oralarda PKK'nın diğer kanadı olan YPG, PYD, bunların bizim topraklara attıkları havan topları, vesaire, butun bunlarla verilen mucadele bir beka sorunu da değil de nedir? Bizim Cudi'de, Gabar'da, Tendurek'te verdiğimiz mucadele bu teroristlerle beka sorunu değil de nedir?" dedi. Erdoğan, 15 Temmuz'un bir beka meselesi olduğunu vurgulayarak, şoyle devam etti:"Kimler vardı orada karşımızda? FETÖ'culer vardı. FETÖ'culer ne yapmışlardı? Bunlar devletin çok çok ciddi kurumlarını adeta ele geçirme durumundaydılar. Silahlı Kuvvetlerimize sızmışlar mıydı? Sızmışlardı. Polis teşkilatımıza sızmışlar mıydı? Sızmışlardı. Devletin butun kurumlarına yerleşmişler miydi? Yerleşmişlerdi. Butun buralarda bir beka sorunu çok açık net ortadaydı. Neyle bu çıktı meydana? Bu 15 Temmuz'la çıktı. Yani 15 Temmuz'un, tabii bizim orada 253 şehidimiz var, obur tarafta 2 bin 191 gazimiz var, butun bunlar bizim tabii ciğerimizi dağladı, o ayrı ama obur taraftan da boyle bir durumun ortaya çıkması bakımından çok hayırlı oldu. Şu anda tabii içeride hukuk mucadelesi devam ediyor. Bunlardan binlerce, on binlercesi şu anda cezaevlerinde. Yargılananlar var. Ağırlaştırılmış muebbet, muebbet hapse mahkum olanlar var, yıllara aynı şekilde sari. Bunların başı durumunda olan başterorist, alçak o şu anda Pensilvanya'da. Onunla beraber yine yanında olanlar var. Beraberce kaçanlar, Almanya'ya, Avrupa'nın değişik yerlerine kaçanlar var. Bunların içerisinde tabii yargıda, polis teşkilatında olup kaçanlar var. Bunların şimdi bir kısmını biz yakalıyoruz. Dışarıdan da getirtiyoruz. Turkiye'de olanlar aynı şekilde var. Bunları biz bırakamayız. Gezi olayları, 17-25 Aralık kumpasları, teror çukurları, 15 Temmuz işgal girişimi, teror koridoru girişimleri kuzey Suriye'de, ekonomik ve finansal operasyonlar, İslam karşıtı çevrelerin, ezanımızı, ozellikle terorle içli dışlı olan ittifakların bayrağımızı hedef alması, bu akşam mesela İstiklal Marşı'na karşı takınılan tavırlar, bunların hepsi beka meselesinin somut ornekleridir. Bunların da baş aktorleri PKK, PYD, DEAŞ, FETÖ ve DHKP/C gibi orgutler de bunların baş aktorleri konumunda."

" KARŞIMIZDA EL PENÇE DİVAN DURAN BİRİSİYDİ"

Programda, FETÖ, PKK yoneticileriyle HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli'nin ifadeleri ekranda peş peşe gosterildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ yoneticilerinden Ekrem Dumanlı'nın sozlerini şoyle değerlendirdi:"Bu tabii çok muptezel birisi. Bu karşımızda el pençe divan duran birisiydi. Tabii savcılık soruşturmayı açtığı anda kaçıp gidenlerden birisi. 'Duş yakamızdan' ifadesini kullanıyor. Sen kime kullanıyorsun? Sen kimsin? Senin her yerin yaka olsa ne olur? Kilon ne? Uşaksın. Kulsun ama Allah'a değil, Feto'ya kulsun. Aradaki fark bu. Şu anda zannediyor ki bunlar işte 15 Temmuz ile bu işi bitireceğiz. Ne oldu? Bitirebildiniz mi? Eski Turkiye yok, artık farklı bir Turkiye var. Biz, kula kul değiliz. Ey Ekrem sen kula kulsun. Bunu bir defa bil. Muhatabım da değilsin. Yanındaki PKK'nın dağdaki temsilcisi. O zaten malum. Her yonuyle bitmiş, tukenmiş. Bunlar affedersin 12-13-15 yaşındaki kızları dağa kaçırıp onları taciz eden alçaklar. Bunlar o tur teroristler ve hala HDP'ye gonul veren benim kardeşlerim. Özellikle de soyluyorum: Guneydoğulu kardeşlerim, Diyarbakır Belediyesinin onunde gunlerce, haftalarca, aylarca orada çadırlar kurup ağlayan Kurt anneler. Bunlar bana da geldiler. Başbakan'dım o zaman. Bunların kızları dağlara kaçırıldı. O gunleri hatırlayın. Bunların peşinden artık gitmeyin. Bizim şu anda PKK teror orgutu tarafından kaçırılmış olan astsubaylarımız var, subaylarımız var, doktorlarımız var, muhendislerimiz var, kaçırıldı ve değişik yontemlerle onlar tabii konuşturulmaya, bunlara çalışılıyor. Bu adamın benim ulkemde, benim vatanımda bağlantısı olabilir mi? Olamaz. Şu anda Kandil'de yaşıyor. Devamlı kaçışıyorlar. Geçen gun de bunların çok onde olan liderlerinden bir tanesi vuruldu. Yani şu anda belki olumle pençeleşiyor, bilemiyorum. Çok ağır bir şeyi var."HDP Eş Genel Başkanı Temelli için ise Erdoğan, "Bu adam Kurt de değil biliyor musunuz? Bu adam benim Kurt vatandaşlarımın uzerinden kendine siyasi sermaye edinmeye çalışıyor. Şimdi Mansur Yavaş gelsin şunun hesabını versin. 'Ankara'da eğer Yavaş seçimi kazanacaksa bizimle kazanacak.' Bunun bir bedeli olacak. Aynı şeyi İstanbul için de soyluyor. İstanbul'daki sen de bileceksin, İstanbul'da 3 milyon Kurt oyu var. Sanki Kurtlerin oyları onlar tarafından ipotek altında. Benim Kurt vatandaşlarıma da saygısızlık yapıyor, hakaret ediyor. Ben inanıyorum ki bize gonul vermiş Kurt kardeşlerimiz var. Bunların ifadeleri bunlar için zaten bir saygısızlıktır, hakarettir. Biz onlarla beraber bugune kadar yol yuruduk, Guneydoğu'da, Doğu'da bizim birinci parti olduğumuz gunler var. Onlara da onumuzdeki pazar sandıklara en guzel cevabı, benim samimi Kurt kardeşlerim vereceklerdir. " ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir'in 14 ilçesindeki CHP listelerinde teror orgutu PKK ile ilişkili 27 kişinin tespit edildiğini belirterek, "Bunların 19'u direkt dağ kadrolarıyla bağlantılı. Bundan daha guzeli olur mu ispat için? Sadece bu ornek bile CHP ile PKK arasındaki ittifakı gostermesi açısından çok çarpıcıdır." dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan,TGRT Haber-Beyaz TV'nin ortak yayınında "Cumhurbaşkanı ile Seçim Özel" programında, gundeme ilişkin soruları yanıtladı.CHP'nin neden Cumhur İttifakı gibi İstanbul'da bir miting yapmadığına ilişkin soru uzerine Erdoğan, "Bugunku mitingden sonra olay onlar için çok daha duşundurucu olacaktır. Meydana çekebilmek, gelmek bir aşk işi. Dertli olmayı gerektirir." diye konuştu. CHP'nin seçimlerde en çok HDP'den medet umduğunu ifade eden Erdoğan, İstanbul'da, Ankara'da ve İzmir'de HDP'nin adayı olmadığını, aday çıkarmamasının da manidar oldu��unu soyledi."Demek ki CHP butun umudunu oraya bağlamış. Listelerinde bolca da HDP'lilere yer vermişler. Aynı şekilde İYİ Parti'de oyle." diyen Erdoğan, HDP'nin birçok yerde seçime girmediğini kaydetti.Erdoğan, sadece AK Parti'nin kazandırılmaması için AK Parti kazanırsa nelerin olabileceğini ve yerel yonetimlerde başarı grafiğinin artacağını çok iyi gordukleri için boyle davrandıklarını vurgulayarak, şoyle devam etti:"İzmir'in sadece 14 ilçesindeki CHP listelerinde teror orgutu PKK ile ilişkili 27 kişinin tespit edildiğini biliyorum. Bunların 19'u direkt dağ kadrolarıyla bağlantılı. Bundan daha guzeli olur mu ispat için? Sadece bu ornek bile CHP ile PKK arasındaki ittifakı gostermesi açısından çok çarpıcıdır. Bugun medyada CHP, HDP, İYİ Parti ve Saadet Partisi'nden belediye meclis uyesi olan yuzlerce ismin PKK ile ilişkisini resmeden kayıtlar ortaya kondu. Manzara korkunç. Sıradan bir olay yaşamıyoruz. FETÖ ile PKK'yı almışlar, oturmuşlar listelerini birlikte yapmışlar. Yetmemiş belediye meclisi uye listelerinde bunlara yer vermişler, seçim stratejilerini de birlikte belirliyorlar. Olay ortada."

" İSTİKLAL MARŞI OKUMAYAN BİR ADAMLA YAN YANA DURUYORSUN"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun ulkucu olduğuna ilişkin sozlerinin hatırlatılması uzerine Erdoğan, "Bay Kemal her şeyi soyler. Çok taklacıdır, çok takla atar. Akşam yatarken, sabah kalkarken soylediği yalanları takipte biz zorlanıyoruz. Onun hiçbir yerinin milli olması mumkun değil. Kesinlikle boyle bir yanı asla yok. Vatansever olması da mumkun değil. Niye? Alman Parlamentosunda teror orgutunun paçavralarıyla resim çektirenlerle birlikte yan yana poz veren bir adamın bu ulkeyi seven birisi olması mumkun değil." diye konuştu.Kılıçdaroğlu'nun "omurgasız siyaset" yaptığını belirten Erdoğan, şoyle konuştu:"Bunlar istedikleri yere eğilirler. Biz siyasete oyle bakmadık. Bay Kemal'in siyasette her yeri acemi. Onun hayatı siyasetle geçmedi. Bizim hayatımız siyasetle geçti. 40 yıldır gençlik kollarından itibaren siyasetin içinden geldiysek, birçok şeyi halkımızla yoğurarak geldik. Ülkuculeri dar ağacına yurutenlerle beraber şu anda Bay Kemal yol yuruyor. İşareti yapmakla kimseyi aldatması mumkun değil. Utanmadan ulkuculukten soz ediyor. Ülkuculuğun bir İslam davası yolu var. Onun boyle bir şeyi olması mumkun mu? Ülkuculuk bir defa Turkiye sevdasıdır. Onun Turkiye sevdası diye bir şeyi de soz konusu değil. Bugun Adalar'da gorduk. İstiklal Marşı okumayan bir adamla yan yana duruyorsun. Ezana ve bayrağa karşı olanları savunanlarla. Bir defa ulkucu olması mumkun mu? Taksim'deki olayda senin İstanbul il başkanın, kadın onlarla beraber. Onları savunmadı mı Bay Kemal, savundu. Sozcusu de ne dedi? 'O dudukler polise karşıydı.' Siz kimi aldatıyorsunuz. Siz milleti ne zannediyorsunuz. Ezan başlıyor, dudukler başlıyor. Bay Kemal ulkucu olmak, Aybuke oğretmen ile Necmettin oğretmeni şehit edenlerle yol yurumek değildir."Kılıçdaroğlu'nun PYD ve PKK'yı teror orgutu olarak gormediğini, 15 Temmuz darbe girişiminde ortadan sıvışarak, Ataturk Havalimanı'ndan FETÖ'culerin kendisini almasıyla Bakırkoy Belediyesine gittiğini ifade eden Erdoğan, "Kahveni yudumlayıp Bakırkoy Belediyesinden bunu takip edeceksin, daha sonra da 'Bir darbe hareketi olursa tankların onunde once ben dururum' diyeceksin. Niye durmadın? Daha sonra çeviriyor, 'Bana da haber versinler, ben de gelirdim.' diyor. Bunda her şey var. Bunun durust olması, vatansever olması, boyle bir şey yok." şeklinde konuştu.

17 YILDA YAPILANLAR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 17 yılda neler yapıldığına ilişkin soru uzerine de, bugunku mitingde ekranlardan yapılanları gosterdiğini soyledi.İstanbul Boğazı'nın ustune uçuncu gerdanlık olarak Yavuz Sultan Selim Koprusu'nun yapıldığını anlatan Erdoğan, "Altta Marmaray var. Onu goremeyebilir (Kılıçdaroğlu) haklıdır alttan geçtiği için. Bu raylı sistem. Anlamaz zaten o raylıyla lastikliyi." dedi.Erdoğan, Avrasya Tuneli'nin de yapıldığını, İstanbul-İzmir Otoyolunu yapımının sonuna doğru yaklaşıldığını dile getirerek, "Osmangazi Koprusu'nden geçmeni (Kılıçdaroğlu) tavsiye ederim. Şoyle bir geç, Bursa'ya doğru gitmende fayda var. Hiç olmazsa bazı yeşillikleri gorursun." diye konuştu.Bu yolun yıl sonuna kadar bitirileceğini, İstanbul ile İzmir arasındaki mesafenin 3,5 saate indirileceğini dile getiren Erdoğan, 6 bin 100 kilometre olan bolunmuş yol uzunluğunun 22-23 bin kilometre çıktığını, uçuncu havalimanının da ortada olduğunu kaydetti.Erdoğan, 25 havalimanı sayısının 57'ye çıktığını, 76 universitenin 206'ya ulaştığını belirterek, "81 ilin tamamında Bay Kemal universite var. Eline, diline dursun '17 senede ne yaptınız derken.' Bunlar kendiliğinden olmadı, biz yaptık." dedi.Butun illerde, hatta ilçelere varıncaya kadar devlet hastaneleri bulunduğunu, yine şehir hastanelerinin yapımının devam ettiğini vurgulayan Erdoğan, CHP'ye gonul verenlerin de bu hizmetlerden yararlandığını anlattı.Erdoğan, İzmir'deki korfezin de Haliç'in eski hali gibi pislik içinde olduğunu, İzmir'e Gordes Barajı'ndan su getirdiklerini, kentte yollar, universiteler ve hastanelerin AK Parti iktidarı doneminde yapıldığını kaydetti.Yassıada'daki çalışmalara ilişkin Erdoğan, "yaslı ada" olarak ifade ettiği ada için guzel bir proje yapıldığını, çalışmaların devam ettiğini, adada Demokrasi ve Özgurlukler Adası olarak uluslararası barışa yonelik toplantıların duzenleneceğini anlattı. Bir iki ay içerisinde son rotuşların yapılmasının ardından açılışın gerçekleştirileceğini belirten Erdoğan, "Bu ada ulkemizin demokrasi anıtıdır, ozgurluk anıtıdır. Kim bu ulkede demokrasiden yana, bu onun ispatıdır. 2002 sonrasında burokratik vesayeti tasfiye etmenin, halk iradesini siyasetin merkezine oturtmamızın inşallah burası bir timsali olarak kalıcılığını ortaya koyacaktır." ifadesini kullandı.

YEN İ ZELANDA'DAKİ SALDIRI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yeni Zelanda'daki saldırının bireysel bir teror eylemi değil orgutlu teror eylem olduğunu soyledi. Yeni Zelanda yonetiminin kendilerine verdiği soz uzerine bu saldırısının arkasında kimler olduğunu ortaya çıkaracaklarına inandığını vurgulayan Erdoğan, şoyle konuştu:"Sayın Başbakanın yaptığı açıklamalar her yonuyle takdire şayandır. Bu işin acısını hissetmiştir. İslam İşbirliği Teşkilatını olağanustu duzenledik. Bu toplantıya başbakan yardımcısı ve goçten sorumlu Musluman bakan katıldı. Kendileriyle baş başa goruşmeyi yaptık. Onlar da bu işin takipçisi olduklarını, hatta ben anında başkan yardımcımla Fuat Beyi ve Dışişleri Bakanımı geniş bir heyetle Yeni Zelanda'ya gonderdim. Onlar orada genel valiyle, başbakanla, belediye başkanıyla, oradaki Musluman cemaatlerin temsilcileriyle goruşmeler yaptı. Hatta bana bağlantı kurdular, telefonla onlara hitap ettim. Halk bu konuda asla boyle bir teror içerisindeki halk diye değerlendirilemez. Yeni Zelanda halkı, aslında insanlıktan nasibini almamış olanlara bir insanlık dersini vermiştir. Merasimler veya olayların olduğu yere gelip çiçekler koymaları falan bu bir insani duruştur. İnsani duruşu bir kenara koymamız mumkun değil. "Erdoğan, Yeni Zelanda halkına şukranlarını dile getirdiğini, gelen misafir heyete ozellikle soylediğini vurgulayarak, şunları kaydetti:"Ama ortada bir gerçek var. Avustralya'da bir senator çıkıyor, ahlaksızca, edepsizce bir açıklama yapıyor. Ama benzer açıklamayı da ne yazık ki bu ulkede Bay Kemal yapıyor. Ne diyor? 'İslam ulkelerinden kaynaklı teror' diyor. Senin batılılar gibi, terorun kaynağını İslam'a dayıyorlar ya. Bay Kemal de aynı şeyi yapıyor, aynı şeyi soyluyor. Avustralya'daki senator de aynı şeyi soyluyor. 'İslam dunyasından kaynaklanan teror' diyemezsin arkadaş, haddini bil. O zaman sen, kendinden şuphe etmen lazım. Barış dini olan İslam'a sen teroru fatura edemezsin. Haddini bil. İslam dunyasının içinden teroristler çıktı diye de İslamı terorize edemezsin. Bu adam Hristiyan. 51 Muslumanı oldurdu. Şimdi biz Hristiyanlığa teror dini mi diyeceğiz veya Hristiyan dunyasından kaynaklanan teror mu diyeceğiz. Boyle bir haddimiz veya hakkımız var mı? Yok. Hepsinin içinden, Musevilerin içinden de bunlar çıkabilir, Hristiyanların içinden de bunlar çıkabilir, Muslumanların içinden de bunlar çıkabilir. Biz DEAŞ'ı savunabilir miyiz? Savunamayız. O başka bir şey bu başka bir şey."Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ayasofya'nın ucretsiz olması onerisine ilişkin, "Olmayacak bir şey değil hatta uzerinde oyle dururuz ki, (adını) muze değil artık Ayasofya Cami olarak koyarız." dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, TGRT Haber-Beyaz TV'nin ortak yayınında "Cumhurbaşkanı ile Seçim Özel" programında, gundeme ilişkin soruları yanıtladı.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Biz çozduk başortusu sorununu" açıklamasının sorulması uzerine Erdoğan, "Nasıl çozmuş? İşi Anayasa Mahkemesine goturenler onlar. Utanmadan diyor ki 'Biz çozduk.' Siz bir defa iptali için Anayasa Mahkemesine goturdunuz. Nur Serter, ikna odalarının baş mimarı değil miydi? Orada o kızlarımıza zulum eden bu kadın değil miydi? Bu kadın daha sonra CHP'nin milletvekili olmadı mı? Siz kimi aldatıyorsunuz? CHP milletvekili Nur Serter, Kemal Alemdaroğlu'nun rektor yardımcısıydı. İkna odalarının da baş mimarıydı. Biz sizin cemaziyelevvelinizi biliriz ve baş ortusuyle hukukunuzun ne olduğunu çok iyi biliriz." diye konuştu.

" AK PARTİ SİZİN GİBİ ÇÜRÜK, ÇARIK TİPLERİ İÇİNE ALACAK BİR PARTİ DEĞİLDİR"

Seçimden sonra yeni bir parti kurulacağı soylemlerine ilişkin goruşu sorulan Erdoğan, şunları kaydetti:"Bu ulkede, siyasetin acemileri var. Yolda giderken siyasete bulaşmış olanlar var ama çekirdekten bu işin içinden gelmek başka bir şey. Bir defa biz bu yola makam ve koltuk aşkı ile çıkmadık. Bizim sevdamız millet. Sevdası millet olmayanların çabası beyhude bir çabadır. Bazı denemeler oldu biliyorsunuz. Sonuçlar ortada, bizim partimizden çok kişiler ayrıldı. Ne oldu? Parti kurdular. Sonra ne oldu? Sıfırlandılar. Davamıza baş koyan arkadaşlarımız koltuk değil, halkımıza hizmet derdinde. Bu derdi olmayanlar, bu anlayışa sahip çıkmayanlarla biz yol yuruyemeyiz. Yoldan çıkanları da zorla yola sokmak gibi bir zaman israfına girmeyiz. Şu anda bizimle yola çıkıp da CHP'nin içinde olanlar var, onlarla beraber yol yuruyenler var. 'Akademik çalışma yapacağız.' deyip de ne yazık ki istikametini kaybedenler var. Bu tur tartışmalar yeni değil. Turk siyasi tarihinin son 20 yılına baktığımız zaman Turkiye'nin buyuk badireler atlattığını goruyoruz. Bu badirelerin hepsinin altında AK Parti'nin emeği, milletimizin desteği yatmaktadır. Turkiye'nin beka mucadelesi verdiği bu donemde yeni bir siyasi oluşumdan ziyade guçlu bir birlikteliğe ihtiyacımız var."Erdoğan, AK Parti'nin milletin karşılaştığı sorunlara yonelik çozumler uretmeyi, millete hizmet etmeyi kendisine şiar edinmiş bir parti olduğunu vurgulayarak, şunları soyledi: "Gitmiş bir başka partiden aday olmuş şoyle veya boyle... Şunu bilecek bir defa; 'Seçimden sonra ben tekrar AK Parti saflarında yerimi alırım.' kusura bakma. AK Parti sizin gibi çuruk, çarık tipleri içine alacak bir parti değildir. Musluman bir sokulduğu delikten bir daha sokulmaz çunku dava adamı davasına ihanet etmez. Davasına ihanet edenlerle de yol yurumez. Biz şu anda bu yolumuzu samimi olanlarla yuruyoruz. Yurumekte de kararlıyız. Boyle bir şey yapacak olursak, milletimiz de bizi affetmez."

" AYASOFYA MÜZE STATÜSÜNDEN ÇIKAR"

Ayasofya'nın Turkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına ucretsiz olup olmayacağına ilişkin soruyu Erdoğan, şoyle yanıtladı: "O, anormal bir teklif değil. Olabilir. Olmayacak bir şey değil, rahatlıkla olabilir. Hatta hatta bunun uzerinde oyle dururuz ki bunun (adını) muze değil, artık Ayasofya Cami olarak koyarız. Nasıl Sultanahmet Camisi'ne turistler geliyorlar, herhangi bir odeme yapıyorlar mı? Ziyaretini Sultanahmet Camisi'nde, Suleymaniye Camisi'nde, Fatih Camisi'nde yapıyor. Aynı şeyi Ayasofya'da da yapar. Muze statusunden çıkar. Zaten daha sonradan buraya boyle bir statu verildi. Bu da yine CHP zihniyetinin bir adımıdır. CHP zihniyetinin attığı bu adımı değiştiririz."Bedelli askerlik ucretinin duşurulmesine ilişkin beklentilerin olduğunun hatırlatılması uzerine Erdoğan, "El insaf. Burada bu kadar harcamalar yapılacak ki bu bedel ta nerelerdeydi biliyorsunuz. Duşurduk, duşurduk, duşurduk şu anda geldiği yer 5 bin avro. Bu şimdi o gunun kuru uzerinden değerlendirilecek. Ücretler orada TL olarak neye tekabul ediyor, o parayı odeyecek. Bir şoyle olsun, bir boyle olsun boyle bir durum soz konusu olmayacak." dedi.

" NETANYAHU'NUN PROPAGANDASINI NE YAZIK Kİ ABD YÖNETİYOR"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ın Golan Tepeleri açıklamasına ilişkin bir soru uzerine ş şu değerlendirmelerde bulundu: "BM'nin bu konuyla ilgili kesin kararı var. BM'nin kesin kararında da Golan Tepesi'nin, İsrail ile yakından uzaktan alakası yok. AB'nin bu konuda yaptığı açıklamalar var. En son Tusk bir açıklama yaptı. Kesinlikle biz kararımızda herhangi bir değişikliğe gitmiyoruz. Dun akşam benim Sayın Macron ile bir goruşmem vardı. Yine Fransa'nın da buradaki duruşu aynı. 'Duruşumuzda herhangi bir değişiklik soz konusu değil. Trump ile goruşmem olacak. Trump ile yapacağım goruşmede bunu kendisine de soyleyeceğim.' dedi.Burada maalesef çok ciddi bir yanlış var. Yanlış şu; Trump adeta malum, İsrail'de seçim var. Netanyahu'ya seçim hediyesi olarak altın tepside Golan Tepeleri'ni kendine gore hediye ediyor. Netanyahu da anında bunu seçim propagandasında kullanıyor. Her şey açık. Netanyahu'nun yolsuzlukları deşifre oldu. Adli mekanizma işletilmeye başlandı. Pompeo İsrail'i ziyaret etti, desteğini deklare etti. Bu hamle Netanyahu'nun yolsuzluklarını perdeleyemedi. İşgal siyaseti, kan uzerinden siyaset buna ne derseniz deyin haftaya da Netanyahu ABD'ye gidiyor. Şimdi Netanyahu'nun propagandasını ne yazık ki ABD yonetiyor. Biz buna emperyalizm ve siyonizm dostluğu diyoruz. Bu dostluk sadece bolge barışını değil, dunya barışını da tehdit ediyor. Kan ve işgal uzerinden politika geliştirmek acziyettir, insanlığa ihanettir. Bu dostluk sadece bolge barışını değil, dunya barışını da tehdit ediyor."Bu konuyu BM'ye daimi temsilci vasıtasıyla taşıdıklarını, BM'de de bu konuyu tekrar gundeme getirip adımı atacaklarını belirten Erdoğan, bu konunun BM Guvenlik Konseyi'nden geçmesinin soz konusu olmadığını, çunku Rusya'nın bu konudaki duruşunun belli olduğunu, AB uyesi ulkelerin duruşunda da herhangi bir sıkıntı olmayacağına gore BM Guvenlik Konseyi'nden bu işin olur almasının mumkun olmadığını kaydetti.Trump'ın kendi kendine konuştuğunu dile getiren Erdoğan, "Adeta Amerika'daki Yahudiler uzerinde bir hesap peşinde. Kendisine şimdiden bir seçim yatırımı yapıyor. Çok çok yanlış bir oyun. Bu bolgenin geleceğine yonelik Allah gostermesin kan revan içinde kalmasının sorumluluğu onun uzerinde olur." dedi.

" EĞER BİR GECE ANSIZIN GİRMEMİZ GEREKİYORSA GİRERİZ"

Kuzey Suriye'deki son duruma ilişkin soru uzerine Erdoğan, şunları aktardı: "Dun, Savunma Bakanım ve Kuvvet Komutanlarım bolgedeydiler. Çalışmalar devam ediyor. Seçim için bir haftamız kaldı, bunu bir defa halletmemiz lazım. Fırat'ın doğusuna yonelik planladığımız terorden bolgeyi arındırma hareketi için hazırlıklar da son aşamaya geldi. Terorist unsurların başka kisvelerle sınırımızın diğer tarafında mevcudiyetini kabul etmemiz mumkun değildir kim olursa olsun. Planladığımız hareketin stratejik tek gerçeği terorle mucadele, insanlığı hedef alan teroru bitirmektir. Terorle mucadelemizi her halukarda surdureceğiz. Bu zulme sadece biz karşı çıkmıyoruz. Turk, Kurt, Arap ve Turkmen aşiretler, PKK, YPG, PYD zulmunun bitmesini istiyor. Gereken ne ise bunu yapacağız. Fırat'ın doğusuna yonelik olarak askeri anlamda ordumuz tum yığınağını yapmıştır. Eğer bir gece ansızın girmemiz gerekiyorsa gireriz."

" SANA BU SÖZÜ SÖYLEME HAKKINI KİM VERİYOR?"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Turkiye'nin eski ABD Buyukelçisi Namık Tan'ın, Turkiye'nin Rusya'dan alacağı S-400 ve ABD ile yaptığı F-35 anlaşmalarına ilişkin sozlerinin sorulması uzerine, şunları soyledi: "Bunlar ihanet içindeler. Sen bu milletin ekmeğini yiyeceksin, buyukelçilik yapacaksın ondan sonra terbiyesizce açıklama yapacaksın. Önce bir defa senin haddine mi? Sen buyukelçilik yaptın diye, emekli oldun diye sana bu sozu soyleme hakkını kim veriyor? Neymiş, 'Amerika ile iyi geçinmek lazım.' şudur, falan, filan... Biz, milletimizin menfaatine olan ne ise, bu menfaat olduğu surece her şeyi iyi geçinme uzerinde devam ettiririz. Biz kalkacağız, 1 milyar 200 milyon dolar F-35 için vereceğiz, ondan sonra yok şoyleydi, yok boyleydi. Zaten bize iki tanesi teslim edildi, şimdi diğer iki tanesi gelecek. Zorla buna talip olmadık ki biz NATO'nun bir ortağı olarak bu da gundeme geldiği için girdik." dedi.Patriotlar için Obama doneminden itibaren bu işin konuşulduğunu hatırlatan Erdoğan, "Beyefendiler, 'Kongreden izin çıkmadı.' dediler ve patriotları vermediler. Biz, savunma sistemi noktasında adımlarımızı niye atmayalım? Bunun için Rusya ile bu anlaşmayı yaptık. S-400 konusunda bu adımları attık. S-400 ile ilgili geri donuşumuz soz konusu değil. S-400 ile ilgili adımımızı atmış vaziyetteyiz." ifadelerini kullandı.Patriotlarla ilgili ABD ile goruştuklerini ama şartları uygun hale getirmelerini istediklerini belirten Erdoğan, "Bir fiyatlar, kredi imkanları, iki ortak uretim, buna benzer şartlar olması lazım ki biz sizinle de ayrıca ortak adım atalım dedik." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dovize yonelik manipulatif bazı dayatmalar var ve bunların arkasında da ne yazık ki bazı bankalar var. Bunları biliyoruz. Bunlar piyasadan doviz çekilmesini tahrik ediyorlar, teşvik ediyorlar. Çunku piyasadan doviz çekildiği zaman ne olacaktır? Ciddi manada TL'nin değeri duşecektir. Biz buna bir defa fırsat veremeyiz." dedi.Seçimden sonra ABD'ye bir ziyaretinin soz konusu olup olmayacağı ya da ABD Başkanı Donald Trump'ın Turkiye'ye bir ziyarette bulunup bulunmayacağı sorulan Erdoğan, "Aramızda bunlar hep olumlu olarak geçti. Geçti ama şu an itibarıyla seçim bitince Sayın Trump daha once verdiği sozu yerine getirir mi bilmiyorum. Biz de durumları değerlendiririz gitmemiz gerekiyorsa, çunku onumuzde çok ziyaret etmemiz gereken yerler var. Bize ziyaret planlayan ulkeler var. Hepsiyle dışişleri bunların değerlendirmesini yapıyor. Çunku biz Ankara'ya kapalı bir hukumet değiliz." dedi. Canlı yayında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a vatandaşların sorularının yer aldığı video da izlettirildi.Videodaki sorulara ilişkin konuşan Erdoğan, "Burada şimdi vatandaşa bazı yerlerde demek ki biz bazı şeyleri anlatamıyoruz. Şu anda tarımda çiftçiye verdiğimiz destekler noktasında bizim iktidarımıza kadar hiçbir iktidar bizim verdiğimiz destekleri tarımda vermemiştir. Burada mazot desteğinden tutunuz, butun diğer ayni, nakdi desteklere varıncaya kadar hep verdik ve vermeye de devam ediyoruz. Bunları ben meydanlarda konuştuğum zaman her ilde ne kadar o ile destek verdiğimizi zaten açıklıyorduk. Şu ana kadar buyukşehirler dahil." diye konuştu.

ERKEN EMEKL İLİK

Bir diğer konunun da erken emeklilik olduğuna işaret eden Erdoğan, şunları soyledi:"Burada rahmetli Demirel bir yanlışın içerisine duştu. Erken emeklilikle bu ulkede adeta bir çift ucret anlayışı geldi. Duşunun 38 yaşında bir insanın emekli edilmesi demek, hem o insana saygısızlık, hakarettir, hem de bu devletin hazinesine, kasasına. Çunku bu insan 38 yaşında emekli olduğu zaman boş mu durur? Ne yapacak? Gidip kendisi bir yerde bir iş bulacak. Oradan da bir ucret alacak. Çift maaşla çalışacak. Şu anda dunyada başta İskandinav ulkeleri olmak uzere, artık onlar erken emekliliği yapan ulkeler olmasına rağmen, şimdi onlar 60-65 uzerine çıktılar. Daha da geliştiriyorlar ve emekliliği oralarda 70'e doğru taşıyorlar. Boyle bir durumun olduğu dunyada şimdi bizde bu erken emeklilik olayını kimler tahrik ediyor? Muhalefet. Eğer biz vatanseversek, milletimizi seversek ne için erken emeklilik diyoruz? Çalışıyorsun, çalıştığın yerde çalışmana devam et. Maaşın surekli zaten orada artıyor, artmaya devam edecektir. Boşta kalmaktansa orada çalış. Ne için ayrılmayı, ne için emekli olmayı duşunuyorsun?"Emekli olmanın insanı çok farklı yollara tahrik edebileceğini vurgulayan Erdoğan, "Bunlar muhalefetin desteğini alıyorlar. Turkiye geçmişte bu tur populist politikalardan çok çekti. Yonettikleri donemde Turkiye sosyal guvenlik sistemi bir batağın içindeydi. İşte Bay Kemal'in SSK Genel Muduru olduğu zaman o hastanelerimizin durumu neydi? Şimdi ise hastanelerimizin durumun ne? Bizim donemimizde sistemde infiale yol açabilecek şeyler nispeten duzeltildi. Geçmişte yaşanılanlardan hiç bir ders alınmadı. Buna bir bakmamız lazım. Ben burada populist bir şeyle verdim gitti diyebilirim. Ama ben boyle bir şey diyemem. Bunu dersem ben milletime saygısızlık yapmış olurum." diye konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların kimin şampiyon olacağına ilişkin soru sorduğunu da kaydederek, "Tabii ben kahin değilim. Şu anda kurmuş olduğum takım ligin başında. İyi de gidiyorlar. Başakşehir. Buradan tarafsızlığımı da korumak kaydıyla iyi oynayan ligi bir numara bitirsin derim." şeklinde konuştu.Vatandaşların 3600 ek gostergeyi sorduğunu da kaydeden Erdoğan, "Bu mujdeyi ben verdim. Sozumdeyim. Seçimlerden sonra hazırlıklar yapılmıştır. Ele alınacak konulardan bir tanesidir. Burada polislerimiz, oğretmenlerimiz, hemşirelerimiz, din gorevlilerimiz var. Yani bu kapsama girebilecek kim varsa, hangi grup varsa hepsini 3600'den yararlandıracağız." dedi.

" DÖVİZE YÖNELİK TABİİ MANİPÜLATİF BAZI DAYATMALAR VAR"

Seçimden sonraki sureçte yaşanacak ekonomik duruma ilişkin değerlendirmesi sorulan Erdoğan, şunları soyledi:"Dovize yonelik tabii manipulatif bazı dayatmalar var ve bunların arkasında da ne yazık ki bazı bankalar var. Bunları biliyoruz. Bunlar piyasadan doviz çekilmesini tahrik ediyorlar, teşvik ediyorlar. Çunku piyasadan doviz çekildiği zaman ne olacaktır? Ciddi manada TL'nin değeri duşecektir. Biz buna bir defa fırsat veremeyiz. Şu anda gelebileceği yere geldi. Seçimin arkasından bu manipulasyonları yapan bankaların uzerine çok sert bir şekilde gideceğiz. Yani bunların gozunun yaşına bakmayız. Şu anda BDDK'nın attığı adım bunun bir orneğidir. Uluslararası camiada da bunu yapanların uzerine de gideceğiz. Onlara da gerekli bu noktada darbeyi şu anda biliyorsunuz SPK da indirdi, BDDK da indirdi. Bunu yine aynı şekilde indireceğiz. 2019'un ilk 3 ayında dunya sermaye piyasalarından ulkemize 11 milyar dolar finansman geldi. Bu her ulkede olabilecek bir şey değil. Bu konjonktur de bu onemli bir gelişme. Tabii bunu çekemeyen o manipulatif guçlerin seçim arefesinde kalkıp da devreye girerek hem vatandaşlarımızın hem de uluslararası finans çevrelerinin algısını bozmaya çalıştıkları ortaya çıkıyor. Seçimleri başarılı bir şekilde atlatınca, ekonomide ilave guçlu adımlarla yatırımcı algısını iyileşmesine ve zorlu kuresel ekonomik koşullara rağmen Turkiye'nin artık pozitif ayrışmasına odaklanacağız. Yalnız şunu soyleyeyim. Biz yerel seçime gitmiyoruz. Şu anda bizim onumuzde 4,5 yılımız var. Bu ulkenin Cumhurbaşkanı olarak kabinemle beraber biz buna herhangi bir tereddude fırsat vermeden uzerine gideceğiz."İşsizlik konusuna da değinen Erdoğan, "İşsizlik bir defa şu anda mevsimseldir. Biz işsizlikte de bunu suratle aşabilecek guç ve kabiliyetteyiz. Çunku butun olay yatırımlar konusundadır. Biz yatırımları zaten teşvik ediyoruz ve yatırımlar noktasında durmak yok. onları teşvike devam edeceğiz." dedi.

" BİRİLERİ ÇIKIYOR BU SEFER SAYIN HİSARCIKLIOĞLU'NU TEHDİT EDİYOR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Turkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile işsizliğe karşı bir hamle başlattıklarını ve bu hamlenin de şu anda olumlu bir istikamette devam ettiğini belirterek, "O zaman bize orada 2,5 milyon işsizi işe alma sozu verildi. Turkiye'deki odalar, borsalar vesaire tarafından. Turkiye Odalar ve Borsalar Birliği'ni de takip ediyorum. Geçenlerde Sayın Hisarcıklıoğlu ile bir araya geldim, kendisine 'Bak bu sozu o gun bana verdiniz ama bu soz hala yerine gelmiş değil.' dedim" şeklinde konuştu. Gittiği bazı illerdeki oda ve diğer kurumların istihdama nasıl destek verdiklerini ilettiklerini aktaran Erdoğan, Turkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'na bu konudaki hamlelerini beklediklerini soylediğini kaydetti. Erdoğan, "Ama birileri de çıkıyor bu sefer Sayın Hisarcıklıoğlu'nu tehdit ediyor. 'Siz hukumetin mensubu musunuz?' vesaire gibi." diyerek, şoyle devam etti:"Onlara da hesap soracağız. Ne istedik biz ondan? İstihdama katkısını. Odalar ve Borsalar Birliğinin gorevi ne? Bu ulkede yatırıma destek, uretime destek. Burada istihdamda yardımcı olmasından daha guzel, daha kolay ne olabilir. Sen boyle bir siyasi yaklaşımı nasıl yapabilirsin? Onun da hesabını uzaktan soracağız. Kunye, munye elimizde. Çunku bu vatanı seven bir insan bunu soyleyemez. Bu hepimizin ortak derdi ya. Sen de bir yerde bulunacaksın ve oradan terbiyesizce Turkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanına tehdit sallayacaksın. 'Sen bu hukumetin bir mensubu musun?' veya 'Odalar ve Borsalar Birliği bu hukumetin bir mensubu mu?' Biz dayanışma içerisinde çalışacağız. Turkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin bir sıkıntısı olduğu zaman çaldığı kapı neresi? Hukumet, Cumhurbaşkanı. Bunlarla yılda biz kaç kere bir araya geliyoruz. Şu anda ulkede eğer herhangi bir konuda bir sıkıntı varsa, yapabilecekleri bir şeyler varsa onları ben sadece TOBB'dan değil, her kurumdan isterim, her kurumun desteğini beklerim. Bu da milletim adına benim en tabii hakkımdır."

AK PART İ'NİN SEÇİM ŞARKISI 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Önceki seçim sureçlerinde sesiniz kısılmıştı. Şimdi bir hafta kaldı ama sesiniz gayet gur. Bunun için bir ozel karışım var mı? şeklindeki soru uzerine, "Siz zaten bu konuda yorulmuyorsunuz, meydanlarda bu kadar dolaşmıyorsunuz. Siz rahatsınız, dolayısıyla ben size sadece maydanoz suyu tavsiye edeyim. Beş bardak suyu kaynatın, bir demet maydanoz, bir limon. Kaynattıktan sonra onu bir ılımaya alın, ondan sonra onu içmeniz de fayda var. Antibiyotiktir aynı zamanda." yanıtını verdi. AK Parti'nin bu seçimde one çıkan şarkısı "Bizimkisi Bir Aşk Hikayesi"ne yonelik soru uzerine de Erdoğan, şoyle konuştu:"Gerçekten bu şarkıda biliyorsunuz gençlik var ve hedefte gençliğin olması anlamlı. Bu aklıma geldi. Bizim tabii hep soylerim ya biz bu millete sevdalıyız... Nitekim bizim sloganlarımızdan bir tanesi bir aşk hikayesi. Bu aklımıza da geldi arkadaşlara dedim ki 'Bizimkisi bir aşk hikayesi, bunu değerlendirelim.' dedik. Sağ olsun arkadaşlar hem şarkının bu metni, metnin arkasında yine benim bir hitabım var. Her yerde onu kullanmıyoruz ama o hitabımda da onu devam ettiriyoruz. Ben ozellikle de burada merhumun eşi İpek hanıma çok çok teşekkur ediyorum. Sağ olsun o da bizlere bu konuda gereken desteğini de verdi. İnşallah şoyle seçimden sonra da kendisine bir davet yapacağım. Bu akşam ilk defa burada açıklıyorum. O davette de inşallah ailece bir araya gelip bu şukranımızı, teşekkurumuzu bir arada teyit ederiz."

FUTBOL

Erdoğan, Milli Futbol Takımına ilişkin soruya da Milli Takım'la ilgili şeylerin hoşuna gittiğini dile getirerek, konuşmasını şoyle surdurdu:"Siz ulkenin Cumhurbaşkanısınız ve bir Milli Takımınız var. Şenol hocayla malum daha once bir dunya 3'unculuğu var. Dunya literaturunde futbol takımı olarak boyle bir başarıyı hiçbir zaman yaklaşamamıştık. İlk defa o zaman yakaladık. Avrupa Şampiyonası'nda da Şenol hocayla başlamamız hakikaten bizim için yeniden inşallah boyle bir başarıyı yakalamak umudunu taşıyoruz. Ben o akşam maçı da izledim. Galibiyetten sonra hocayı da arayıp tebrik ettim. Kaptanı, Emre'yi aradım, onu aynı şekilde tebrik etti. Gerek tabii orada Burak'ın (Burak Yılmaz) golu, çok seri bir hareketle o golu atmış olması. Aynı şekilde Hakan'ın (Hakan Çalhanoğlu) super bir goldu, nefisti gerçekten. Tabii gerek Emre'nin, gerekse Burak'ın o yaşa rağmen, orada hakikaten hocanın saha içindeki işini kolaylaştırmaları bakımından çok çok onemli. Ben de şimdi o akşam da konuştuktan sonra Şenol hocayla, her ne kadar kampanyadaysak da eğer ayarlayabilirsem inşallah Moldova maçına gelmeye çalışacağım dedim." TGRT Haber'in kendisine ilişkin hazırlanan klibi izletmesinin ardından Erdoğan, sozlerini "Siz de gulumseyin daima. Allah gulucukleri inşallah gozlerimizden eksik etmesin. Ekranları başında bizi izleyen tum milletime en kalbi duygularla saygılarımı, sevgilerimi gonderiyorum. İnşallah haftaya bu akşam milletimizin sevinciyle hemhal olduğumuz bir neticeyi Rabb'im bizlere nasip etsin." diyerek tamamladı.