Özet (TL;DR) @ 2019-03-22T13:58:00.000Z: Türk Eczacılar Birliği, son günlerde sıkça tartışılan ve toplumda artış görüldüğü belirlenen 'aşı reddi' ile ilgili yazılı açıklama yaptı.



Turkiye

13:58 22.03.2019(Guncellendi 14:00 22.03.2019) URL'yi kısaltın

Turk Eczacılar Birliği, son gunlerde sıkça tartışılan ve toplumda artış gorulduğu belirlenen 'aşı reddi' ile ilgili yazılı açıklama yaptı.

Aşı reddinin hiçbir bilimsel dayanağı olmadığını ve 2017 yılında 23 bin 600'e yukseldiğinin belirtildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Kamuoyunda aşı kabulu noktasında yaşanan direncin arttığına, hiçbir bilimsel dayanağı olmayan bilgi kirliliğinin hızla yayıldığına endişeyle tanıklık ediyoruz. Yapılan araştırmalar, ulkemizde 2011 yılında 183 olarak kaydedilen aşı reddi sayısının 2017 yılında 23 bin 600'e yukseldiğini ortaya koyuyor. Bu akıl almaz artış halk sağlığı sorunlarını, salgın risklerini, olumle sonuçlanabilecek vakaları beraberinde getirdiği gibi ulkemizin geleceği olan çocuklarımızı da tehdit etmektedir."

(C) Fotoğraf : DHA

D ÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ AŞI REDDİNİN SAĞLIĞI TEHDİT ETTİĞİNİ AÇIKLADI

Aşının sağlık alanındaki en onemli buluşlardan biri olduğunun belirtildiği açıklamada bu veriler 'korkutucu' olarak nitelendirildi. Açıklama şoyle devam etti:

"Sağlık alanındaki en onemli buluşlardan olan aşılar sayesinde geçmişte pek çok kişinin olumune yol açmış olan menenjit, çocuk felci, kızamık, kabakulak gibi hastalıklar olumcul olmaktan çıkmıştır. Öte yandan Dunya Sağlık Örgutu'nun verileri, aşı sonucunda her yıl yaklaşık 3 milyon kişinin enfeksiyona bağlı olumunun engellendiğini, pek çok hastalığın ve salgının onune geçildiğini gostermektedir. Ancak son zamanlarda buyuk oranda artış gosteren aşı reddi, uzun yıllar suren çalışmalar sayesinde olumluya giden tablonun hızla olumsuza donmesine sebebiyet vermektedir. Surdurulebilir halk sağlığının onundeki en buyuk engellerden birisi olan aşı reddi, yalnızca ulkemizde değil dunyada da artış gostermiş durumda. Öyle ki Dunya Sağlık Örgutu'nun açıklamaları, 2019 yılında sağlığı tehdit eden 10 sebepten birisinin de aşı kararsızlığı olduğunu gosteriyor. Kızamık vakalarının dunya genelinde yuzde 30 oranında artmış olması, Avrupa'da yaşanan geniş çaplı kızamık salgını da aşı reddinin sonuçlarından. Ülkemizdeki verilere baktığımızda 2016 yılında 9, 2017 yılında 69, 2018 yılında ise 557 kızamık vakasının bildirilmiş olduğunu goruyoruz. 2001 yılında gorulen kızamık vakası sayısının 30.509 olduğunu goz onune aldığımızda ise bağışıklama çalışmalarının ne denli başarılı olduğu ortaya çıkmaktadır. UNICEF'in istatistikleri ise boğmaca, difteri, tetanos, kızamık, çocuk felci ve verem sebebiyle tum dunyada gerçekleşen çocuk olumlerinin 1989 yılında 5 milyon civarında iken, gelişen aşılama uygulamaları sayesinde bu sayının gunumuzde 100 bin dolaylarına gerilemiş olduğunu gostermektedir."

(C) Flickr /

' TÜRKİYE'DEKİ AŞILAR, KURUMLAR TARAFINDAN KABUL GÖREN AŞILARDIR'

Sağlık Bakanlı tarafından aşıların guvenilir urunler olduğunun belirtildiği soylenirken, "Sağlık Bakanlığımız, aşıların guvenilir urunler olduğunu, ozellikle bebek ve çocuklarda aşı ile onlenebilir hastalıkların ortaya çıkışının engellemesinin, bu hastalıklardan kaynaklanan olumlerin ve sakatlıkların onune geçilmesinin hedeflendiğini kamuoyu ile sıklıkla paylaşmaktadır. Aşılama programları, halk sağlığına yaptığı katkının yanı sıra ekonomik ve sosyal alanlarda da başarıyı beraberinde getirmektedir. Aşı reddinde sıklıkla karşılaşılan argumanlardan birisi de aşıların guvenilir olmadığı yonundeki bilimsel temelden yoksun iddialardır. Oysa aşılar, uretim ve dağıtım aşamalarında çok sıkı kontrollerden geçirilmekte. ulkemizde uygulanan tum aşılar Dunya Sağlık Örgutu (DSÖ), EMA, FDA gibi dunyaca kabul gormuş otoritelerce ya da Turkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından ruhsatlandırılmakta, Dunya Sağlık Örgutu tarafından onerilen ve onaylanan GMP (İyi Üretim Prosedurleri) kurallarına uygun uretilmektedir" denildi.

' MEDYADA BİLİMSEL TEMELLİ KONUŞMAYANLARA YAPTIRIM UYGULANMALI'

Son olarak kamuoyuna çağrıda bulunulan açıklamanın son bolumu ise şoyle:

"Başta Sağlık Bakanlığı olmak uzere konunun tum muhataplarına çağrımızdır: Öncelikle aşı ile ilgili medyada yaratılmaya çalışan olumsuz algının ortadan kaldırılması gerekmektedir. Medyada bilimsel temelden yoksun açıklamalar yapan kişilere yasal yaptırımlar uygulanmalıdır. İtalya'nın aşı politikası gundeme alınmalı, bir çocuğun aşılanmamasının tum çocukların sağlığının tehlikeye attığı goz onunde bulundurularak çocuklarını aşılatmayan ailelere tıpkı zorunlu eğitime karşı çıkanlara uygulanan yasal işlemlere benzer işlemler uygulanmalıdır. Son olarak ulkemizin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sozleşmesi'nin 3. Maddesi kapsamında çocuğun ustun yararı gozetilerek aşı politikaları bir an once gozden geçirilmeli, aşı karşıtlığına karşı yaptırımlar uygulanmalıdır. Aşı reddine ilişkin karşımızda duran tablonun vahim bir hal aldığını ve mevzunun geleceğimiz olduğunu bir kez daha hatırlatıyor, sağlık otoritesini ve sağlık alanındaki tum paydaşları konuya ilişkin duyarlılık gostermeye, sorumluluk almaya, hep birlikte hareket ederek halk sağlığını tehdit eden bu duruma karşı ortak tavır sergilemeye davet ediyoruz."