Özet (TL;DR) @ 2019-03-20T16:16:00.000Z: 'Haçlı Seferi başlatıldı' söylemini eleştiren Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, "Amerika Haçlı seferi ilan ettik diyor, iktidar buna destek veriyordu niçin Müslüman bir ülkeyi bombalaması…
Turkiye
16:16 20.03.2019(Guncellendi 16:24 20.03.2019) URL'yi kısaltın
'Haçlı Seferi başlatıldı' soylemini eleştiren Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, "Amerika Haçlı seferi ilan ettik diyor, iktidar buna destek veriyordu niçin Musluman bir ulkeyi bombalaması için. İncirlik'ten yapılan 4 bin 900 sorti uçuşu overek anlatan bu iktidar değil miydi? Bu sortiler kimin için yapıldı? Irak'ı bombalamak için" dedi.
Partisinin genel merkezinde duzenlediği basın toplantısında konuşan Temel Karamollaoğlu, Yeni Zelanda'da saldırıyı lanetleyerek, "Katliam goruntulerini miting meydanlarına izletip siyasete alet edilmesini de kınıyorum. Bu tavır dunyadaki Musluman imajına da zarar veriyor. Dunya Muslumanlarını haklı oldukları bir davada haksız durama duşuyor" ifadelerini kullandı.
(C) AA /
Karamollaoğlu'nun açıklamalarından satır başları şoyle:
-- Pazartesi gunu 18 Mart Çanakkale Zaferi'nin yıl donumuydu. Bu vesile ile aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Çanakkale Zaferi uzerinde çokça tefekkur etmemiz gereken şanlı tarihimizin sayfalarına altın harflerle yazılmış destansı bir başarıdır. Çanakkale Zaferi, emperyalizmin coğrafyamızı kıskaca almaya çalıştığı bir donemde beklemediği bir anda yediği tokattır. Çanakkale Zaferi'nin en onemli sebeplerinden birisi ise birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhudur. Bu zafer topyekun milletimizin beraberliği ile elde edilmiştir. Bugun milletimizi kamplaştıranların, kutuplaştıranların bu zaferden ders çıkarmalarını umuyorum.
' MİTİNG MEYDANLARINDAKİ GÖRÜNTÜLERİ KINIYORUM'
-- Geçtiğimiz hafta Yeni Zelanda'da camide ibadet eden Muslumanları hedef alan teror saldırısını bir kere daha lanetliyorum. Saldırıda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Bu saldırı ile alakalı Cuma gunu İstanbul'da İslam İşbirliği Teşkilatı'nın yapacağı toplantıyı da onemli goruyorum. Umut verici bir adım olduğunu duşunuyorum. İnşallah bu toplantıda somut kararlar alınır. Bugun dunyada yukselen İslamafobi ve terorun her turlusune karşı gerekli tedbirlere başvurulur. Bunun yanı sıra, katliam goruntulerini miting meydanlarına izletip siyasete alet edilmesini de kınıyorum. Bu tavır dunyadaki Musluman imajına da zarar veriyor. Dunya Muslumanlarını haklı oldukları bir davada haksız durama duşuyor. Bu tavrı anlamakta guçluk çekiyoruz!
' NEYMİŞ HAÇLI SEFERLERİYMİŞ'
-- İktidar şimdi de ağzına Haçlı seferlerini doladı, neymiş kendilerine karşı bir Haçlı Seferi başlatılmış. 11 Eylul'den sonra Haçlı Seferi başlatan ABD Başkanı Bush'la bir olup Irak'ı bombalamaya destek verenler kimdi? Amerikan askerlerine dua edenler siz değil misiniz? Amerika Haçlı seferi ilan ettik diyor, iktidar buna destek veriyordu niçin Musluman bir ulkeyi bombalaması için. İncirlik'ten yapılan 4 bin 900 sorti uçuşu overek anlatan bu iktidar değil miydi? Bu sortiler kimin için yapıldı? Irak'ı bombalamak için.
' BÖYLE GİDERSE AÇIK OY GİZLİ SAYIM'
-- 31 Mart Mahalli İdareler Seçimi'ne iki hafta kadar bir sure kaldı. 31 Mart'ta ulkece seçime gideceğiz. Fakat geçen hafta belirttiğimiz uzere, Turkiye tarihinin gorduğu en ahlaksız seçim sureçlerinden birisini yaşıyoruz. İktidar adeta devletin butun imkanlarını, medya gucunun neredeyse tamamını kullanarak her turlu iftira ve yalana başvuruyor. İftiralar, yalanlar yetmiyormuş gibi bir de ustune ustluk adaylar tehdit ediliyor, milletimiz tehdit ediliyor. Boyle giderse açık oy gizli sayım yontemini dahi kullanmaktan çekinmeyecekler adeta. Çok net bir şekilde hatırlatmak istiyorum bugun yalanı, iftirayı, zulmu kendine şiar edinmiş olanlar tarihe donup baksınlar. Nice yıkılmaz sanılan iktidarlar yıkılıp gittiler. Bugun dunun muktedirlerinden bir iz bile yok. Onları hayırla yad eden kimse yok. Dunun muktedirlerinden bugun bir iz yok, bugunun muktedirlerinden de yarın bir iz kalmayacak. AK Parti bilmeli ki yolun sonuna geldi ve iktidardan gitmeye mahkum.
' DEVLET İMKANLARINA KARŞI MÜCADELE EDİYORUZ'
-- Her seçim devletin imkanlarının futursuzca kullanan iktidar bu sefer bir adım daha ileri gitmeyi başardı. Devlet kurumlarına AK Parti bayrakları asılıyor, camilere, hastanelere pankartlar asılıyor. Geldiğimiz nokta gerçekten korkunç. İçlerinden çıkan birisi diyor ki din babamın malı değil işime geliyorsa istismar ederim sizde edin. Bir diğeri diyor ki hırsız bizim hırsızımızsa onu tercih ederiz. Bu akıl karı bir tutum değil. Bu tavrı esefle kınıyorum. Bunun yanı sıra birde devletin bakanları yalan yanlış ağızlarına ne geliyorsa soyluyor. Suleyman Soylu bizim PKK ile sozleşme yaptığımızı iddia ediyor. Hukukta bir kural vardır 'Muddei iddiasını ispatla mukelleftir.' Eğer bu iddiasını ispatlayamazsa sadece hukuk onunde değil milletimizin vicdanında da mahkum olacaktır. Bu ulkede adalet herkese lazım olacak, Adil olun, adaletli davranın. Adaleti sarsarsanız, devleti sarsarsınız. Ziya Paşa'nın şu beytini burada hatırlatmak istiyorum. 'İnsana sadakat yaraşır gorse de ikrah, yardımcısıdır doğruların Hazret-i Allah'
' TÜRKİYE BU SİSTEMLE YÖNETİLEMEZ'
-- Turkiye'de geçmişte seçimlerde uyguladığı bir kural vardı. Seçime 3 ay kala Adalet, İçişleri ve Ulaştırma Bakanları değişir ve tarafsız kişilerden seçilirdi. Suleyman Soylu'nun bu son tavrı gostermiştir ki; Turkiye'de seçimlere golge duşmemesi açısından bu sistemin tekrar uygulamaya konulması lazım. İçişleri bakanı bırakın huzuru sağlamayı insanları tehdit ediyor diyor ki bu seçimde iktidara destek vermezseniz yarın nasıl anarşi çıkacağını goreceksiniz diyor. Be beceriksiz bu senin beceriksizliğinin işareti, benim gucum yetmez veya ben planladım eminim boyle olacak demektir bu. Biz buradan ilan ediyoruz iktidara geldiğimizde yapacağımız ilk işlerden birisi bu sistemin canlandırılması olacaktır. Seçimlere golge duşurulmesini engellemek boynumuzun borcudur. Bu yaşanan sureç bir kere daha gostermiştir ki Turkiye'nin bu zihniyet ve sistemle yonetilmesi mumkun değildir.
' GERÇEK GÜNDEMİMİZ EKONOMİ'
-- İşsizliği ekonomiyi pahalığı konuşamayanlar kutuplaştırarak oy devşirmeye çalışıyorlar. Bu doğru bir tavır değil. Bugun ulkenin en buyuk beka sorunu toplumu kutuplaştırmak, kamplaştırmak olur. Bu ulkenin insanını bir birine duşman etmek olur. 80 milyon hepimiz kardeşiz, bu milletin bir ferdiyiz, kimsenin bu aziz milletin arasına fitne ekmeye hakkı yok. Geldiğimiz noktada deniz bitti iktidar duvara tosladı. İşsizlik rakamları ortada 4.3 milyon kişi bu ulkede işsiz. 1 milyon genç işsiz var, universite mezunu gençlerimiz iş bulamıyor. İğneden, ipliğe her şeye zam geliyor bakın Pazartesi gunu akaryakıta yine zam geldi. Bugun ekonomiyi konuşamayanların, tek konuşabildikleri mesele 'beka'. Tekrar ediyorum ulkemizin bir beka sorunu yok iktidarın koltuğunu bırakmak istememesi sorunu var.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.