Özet (TL;DR) @ 2019-03-20T19:20:07.000Z: Birkaç yıl önce ABD'nin temsil ettiği kapitalizmin kalesinde sosyalist düşüncelerin yayıldığını hayal etmek bile zordu. ABD'deki sosyalizm yanlıları 2016'da topu topuna 6 bin 500 kişiyken, Trump…
Birkaç yıl once ABD'nin temsil ettiği kapitalizmin kalesinde sosyalist duşuncelerin yayıldığını hayal etmek bile zordu. ABD'deki sosyalizm yanlıları 2016'da topu topuna 6 bin 500 kişiyken, Trump başkanlık koltuğuna oturduktan sonra, yıl sonunda 52 bin kişiye ulaştı ve birçoğu hem federal duzeyde, hem de eyalet duzeyinde iktidara girmeyi başardı.
The Economist dergisi, genç Amerikalıların arasında hızla populerlik kazanan, Donald Trump'ın iktidara gelmesiyle sayısı 8 kat artan yeni sosyalistleri şoyle tanımlıyor: "Bu insanlar Enternasyonal soylemiyor ve uretim gereçlerinin kamulaştırılmasını istemiyor. Bunun yerine ABD'nin Bozeman kasabasında (Montana eyaleti) işçiler için asgari ucretin saatte 13 dolar olmasını sağladı ve bunu onumuzdeki yıllarda saatte 15 dolara çıkarma sozu verdi."
Habere gore sosyologlar, bu kişilerin 30 yaşını geçmediklerini ve Soğuk Savaş yıllarını hatırlamadıklarını belirterek, tek istediklerini ulke genelinde ucretsiz sağlık sistemi, butçe kaynaklarından devlet kolejlerinde okumak ve iklim değişimleriyle mucadele etmek şeklinde sıralıyor: "Eğer buna sosyalizm deniyorsa, demek ki onlar da sosyalist olmaktan memnun."
Bu arada birçok kişi sosyalistleri 'daha ilerici demokratlar' olarak goruyor, Demokratik Parti temsilcileriyse onları Cumhuriyetçilerle mucadelede muttefik olarak değerlendiriyor. Gallup'un bu yakınlarda yaptığı araştırmaya gore ulkedeki demokratların yuzde 57'si sosyalizme sıcak bakıyor.
Bununla birlikte sosyalist akım takipçileri, kendi sozleriyle 'ABD'nin ideolojik bakımdan oldukça heterojen olduğu ve bireyselliğin ulkenin siyasi kulturune oldukça derinlere yerleştiği için' bu ulkede bir devrimin mumkun olmadığı için boyle bir çağrıda bulunmuyor.
Demokratik Parti'nin sosyalist uyesi Sara Innamorato ise kapitalizm ve sosyalizmin birbirine rakip iki akım olmadığını ve her ikisinden de bazı iyi şeylerin alınabileceğini ifade ediyor.
B İR SOSYALİSTİN PORTRESİ
Daha once ABD'de sosyalizm lanetli bir şeymiş gibi algılanırken, 2016 başkanlık seçimleri sırasında Hillary Clinton'un başkanlık yarışında rakibi olan politikacı Bernie Sanders bu algıyı bozmayı başardı. Parti içi yarışta Sanders, basit sloganlarıyla seçmenleri buyuledi.
Varlıklı kişiler için vergileri yukseltme ve bu sayede asgari ucrete zam yapma, devlet kolejlerinde ucretsiz eğitim getirme ve butçe kaynaklarıyla genel sağlık sigortası sağlama, ayrıca ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) finansmanını kapsamlı bir şekilde kısma sozu veren Sanders, tum ABD'li çalışanların hastalık, doğum izni alma gibi sosyal imkanlarını da genişletme niyetindeydi.
Sıradan Amerikalılar, birçok kez çıkarlarını savunan Sanders'i sevdiler. Politikacının onerdiği yonetim tarzı ise yoksul halk için hukuki koruma, sosyal aktiviteleri organize etme ve bu sureçlere yerli halkı da katma şeklindeydi.
2016 seçim kampanyası sırasında kendisine seçmenleri soğutmamak için 'sosyalist' sozcuğunu kullanmamaya çağırsalar da, Sanders'in onerileri seçmenlerden buyuk ovgu topladı, başkanlık yarışından sonra adının unutulması yerine kendisi ve sloganları daha da populer oldu.
KONUNUN GE ÇMİŞİ
Sosyalist fikirler genel olarak ABD için yeni bir şey değildi. Daha 19. yuzyılın başlarında ABD'de gorulen bu hareketin onculeri bazı kolonilerde filozofların fikirlerini uygulamaya, emek paylaşımlı sosyalist topluluklar kurmaya çalıştı. 70'li-80'li yıllarda ulkeye gelen birçok Alman multeci, sendikalar ve işçi hareketiyle birlikte hareket eden sol goruşlu partiler kurmaya çalıştı, fakat bu çalışma kayda değer bir başarı getirmedi.
Amerikalı sosyalistlerin ilk buyuk zaferi, temsilciler odasında bir koltuk kazandıkları 1910'da gerçekleşti. Sosyalist temsilci hemen işe koyularak, Senato'nun dağıtılması ve sanayiinin buyuk dallarının kamulaştırılması için mucadele verdi. Bir sure sonra sosyalistler bazı eyalet meclislerine girdi, 33 kişi belediye başkanlığı yaptı. Solcuların geleceğine yonelik buyuk ongoruler vardı, ancak sureç, Birinci Dunya Savaşı'nın patlak vermesiyle durakladı.
Sosyalizmin yeniden doğuşuna yonelik umutlar, ABD'de 1929-1933 doneminde yaşanan kapsamlı ekonomik kriz (Buyuk Buhran) sırasında yeniden filizlendi. Kapitalizmin kendini tukettiği ve yeni bir model aranması gerektiği duşunulurken donemin ABD Başkanı Franklin Roosevelt'in açıkladığı 'Yeni Duzenle' ulke zor durumdan çıkmayı başardı.
Bu arada sosyalizm yanlıları kadın, işsiz, yaşlı hakları için mucadele vermeye devam etti, adil çalışma koşullarını savundu ve siyahilere yonelik ayrımcılığa karşı çıktı. Sosyalistlerin sayılı hızlı bir şekilde artıyordu.
SSCB'nin İkinci Dunya Savaşı'ndaki zaferi, Amerikalıların sosyalistlere daha da çok sempati duymasını sağladı. Ülke yonetimi, Sovyet ajanların ABD'ye sızdıklarından ve propaganda başlattıklarından endişe duymaya başladı. Donemin ABD Başkanı Harry S. Truman, 'vatan hainlerinin' ortaya çıkarılması için tum guçleri seferber etti. Ülkedeki devlet gorevlilerinin totaliter ve komunist orgutlere aidiyetleri sıkı bir şekilde kontrol edilmeye başlandı. O donemde binlerce kişi işinden oldu, yuzlercesi de cezaevlerine gonderildi.
1950'lerde sol akım, geleneksel gundemini değiştirerek, proleter devrim fikrinin yerine otoriterliğe ve yoksulluğa karşı mucadeleyi, çevre koruma ve işçi haklarını savunmaya başladı.
Sosyalistler 1970'lerde taktik bir hamle yaptı. Amerika Sosyalist Partisi, Sovyetlerle paraleller kurulabileceği endişesiyle adına 'Demokratik' eklemesi yaptı ve 'parti' sozcuğunden de vazgeçti, boylelikle Cumhuriyetçiler ve Demokratlar, partilerinden vazgeçmeden bu akıma katılabiliyordu. 1982'deyse demokratik sosyalizm fikrinin taraftarlarını, işçi hareketinin aktivistlerini ve sosyal demokratların sol kanadını birleştiren Amerikan Demokratik Sosyalistleri (DSA) akımı kuruldu. Bu akım sayesinde sol goruşler, modern Amerikan toplumunda giderek daha da populer hale geldi.
SOSYAL İSTLERİN 'KUCAĞINDA'
Donald Trump başkanlık koltuğuna oturduktan sonra sosyalistler zafer peşine zafer kazanmaya başladı. Geçen yılın yaz doneminde Demokratik Parti'nin iç seçimlerinde Latin kokenli 'demokrat sosyalist' Alexandria Ocasio-Cortez, 10 donemdir kongre uyesi olan ve seçim kampanyası için rakibine gore 15 kat fazla para toplayan Demokrat Partilli Joe Crowley'i yenmeyi başardı.
Ocasio-Cortez, sadece yaşlılara tanınan Medicare sağlık sigortasının tum halkı kapsayacak şekilde genişletilmesini, tum Amerikalılara uygun şartlarda konut sağlanmasını, yarı otomatik silahların satışının yasaklanmasını, çalışabilen vatandaşlara federal iş yerlerinin garanti edilmesini onerdi. Bu fikirler Amerikalıların beğenmeyeceği turden değildi, boylelikle Ocasio-Cortez geçen kasımda zorlanmadan Temsilciler Meclisi'ne girmiş oldu.
Harris Poll adlı araştırma şirketinin yaptığı anketin sonuçlarına gore genç Amerikalıların yuzde 49.6'sı sosyalist bir devlette yaşamak istiyor, yuzde 67'lik bir kısım devletin lisans eğitimi ile ilgili masrafları karşılamasını destekliyor, yuzde 73.2'si ise ulke genelinde bir sağlık sisteminin kurulmasından yana goruş bildiriyor. Ankete katılanların birçoğu da Donald Trump'ın onceki ABD Başkanı Barack Obama tarafından başlatılan, uygun koşullarda sağlık guvencesi sunan Obamacare adlı sistemi askıya alma girişimine katiyetle karşı çıkıyor. Bu genç kesimin 2020'de yapılması beklenen başkanlık seçimlerinde seçmenlerin yuzde 37'sini oluşturacak olması ise oldukça dikkat çekici.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.