Özet (TL;DR) @ 2019-03-21T08:56:48.000Z: AK Parti tarafından Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday gösterilen Mehmet Özhaseki, projelerini ve hayata dair bazı görüşlerini anlattı. Özhaseki, "Burada ne yaparsanız hemen Türkiye'ye…
AK Parti tarafından Ankara Buyukşehir Belediye Başkanlığı'na aday gosterilen Mehmet Özhaseki, Hurriyet yazarı Ertuğrul Özkok'e konuştu.
Bugun Turkiye'de en buyuk olgunun 'değişim' olduğunu belirten Özhaseki, "Toplumun her alanında siyasetten başlayın, mesleklere kadar buyuk bir değişim arzusu var. Bunu anlamayanlar kaybolup gider" dedi.
Özkok'un devamında yonelttiği sorular ve Özhaseki'nin bunlara verdiği yanıtlar şoyle:
- Bu de ğişim arzusu Ankara'da da var mı?
Yıllardır Ankara'da yaşıyorum. Benim de bu şehirle ilgili eleştirilerim var. Bu şehir ustu tulle ortulmuş gibi. Ankara başkentler arasındaki rekabette geri kalmış bir şehir. Kuçuk dokunuşlarla buyuk işler yapmak mumkun.
' ANKARA'YA SABAH GELEN AKŞAM ADETA KAÇIYOR'
Ankara'ya gelen sabah geliyor, bir donuş bileti almış akşam donuyor. Vakit geçirecek bir şeyi yok. Burası bir burokrasi şehri gibi kalmış. İşimi gorup hemen kaçayım diyor gelen. Soruyorum Ankaralıya: Dostun, akraban geldi, bir gunu boş, nereye goturursun? Bana hepsi hepsi uç yer ismi soyluyorlar. Bir grup diyor ki, Hacıbayram Camisi. Guzel. Bir grup diyor ki Anıtkabir, o da guzel. Bir de Ankara Kalesi, etti sana uç. Bir şehir bundan ibaret midir?
' ANKARA 25 YILDIR MİLLİ MAÇ GÖRMEMİŞ'
(C) AA / Arşiv
Mesela kultur sanat deyince bir şey çıkmıyor ortaya. Şehirde 72 muze var, kimsenin bundan da haberi yok. Tarihi sitler var, hamamlar var, Roma donemine ait eserler var. Spor desen, bu şehir 25 yıldır milli maç yuzu gormemiş. Şehri bundan kurtarmak lazım. Bunun için planda bunun ana başlıklarını belirledim.
' EĞLENCESİZ ŞEHİR KOCAMAN BİR HUZUREVİNE DÖNÜŞÜR'
- O zaman ben de size bir Babala sorusu soray ım. Ankara eğlenceliydi. Ama şimdi bana zoraki muhafazakarlık elbisesi giydirilmiş bir şehir hissi veriyor. Eğlence bu şehre geri donebilecek mi?
Benim şahsi goruşum şu: Eğer bir şehirde kultur, sanat, spor, meşru eğlence, muzik olmazsa o şehir kocaman bir huzurevi haline geliyor."
- Bir dakika bir dakika … Başkan, meşru eğlence dediniz nedir o?
(C) AA /
Şoyle anlatayım: İnsan evinden çıkıyor. Elektriği yanıyor, suyu da akıyor. Otobuse, metroya binip işine, pazarına da gitti. Ama bir insanın butun ihtiyacı bundan mı ibarettir? Biz genç insana biraz once soylediğim alanlarda bu hayatı sağlamazsak şahsi kanaatim kotu yola duşer. Esrara da gidebilir, eroine de gidebilir, başka bir şeye de. Yani meşru olmayan, suç sayılan şeylere. Ama siz bunları doğru yerlerde kullanırsanız, meşru yollara kanalize ederseniz, başka hiçbir yere gitmez. Ut veya flut çalan bir insan yanlış işe gitmez.
' BU ŞEHİR SADECE OSMANLI VE SELÇUKLU'DAN MI İBARET?'
Ulus'tan Atakule'ye 11 kilometrelik kultur yolu belirledim. Bunun içinde tam 411 tane tescilli eser var. Bu yol uzerinde Cumhuriyet tarihinin 29 tane en onemli mimari eserleri var. Kimse bunun farkında değil. Tarih deyince sadece Selçuklu ve Osmanlı mı var? Cumhuriyet'in eserleri de tarih. Cumhuriyet tarihin en guzel eserleri bunlar. Kamu binaları.
' BU ŞEHİRDE KIZILDERİLİ MÜZİĞİ BİLE ÇALINACAK'
(C) Fotoğraf : İHA
Parklarda muzik koşeleri oluşturacağım. Çunku parklar yaşasın istiyorum. Ben klasik Turk muziği severim. Son zamanlarda Kızılderili muziğini keşfettim, bol bol dinliyorum. Parklarda, sokaklarda Kızılderili muziği de çalınsın isterim. Ama şunu da biliyorum. Toplumdaki anlayışı çabuk değiştirmek oyle kolay değil. Kayseri'de parkları muzik gruplarına açtık, belediye zabıtası muzisyenleri toplamış. Gidip 'Ne yapıyorsun kardeşim ben izin verdim' dedim. Sonra esnaf geldi, 'Bunlar butun gun sokakta çalgı çalıyor' diye şikayet etti. Ama bir muddet sonra alıştılar, o çocukları kendileri aramaya başladılar."
' EŞİM PAZAR GÜNÜ SOKAĞA ÇIKMAK İSTEDİ'
1982 yılında eşimle İstanbul'da tanışıp evlendik, Kayseri'ye geldik. Bir pazar gunu eşim 'Ben sıkıldım, çıkıp biraz dolaşalım' dedi. Oysa Kayseri'de bizim gibi aileler pazar gunu sokağa çıkmazdı. Eşim şaşırdı. Ama bakın nereden nereye geldik. Bir akşam eve dondum. Gece yarısı saat 12.00'ye gelmek uzere, baktım kızım spor ayakkabılarını giyiyor. 'Hayrola' dedim. 'Dışarı çıkıp yuruyuş yapacağım' dedi. 'Kızım bu saatte mi' dedim. Bana 'Ne olacak' dedi. Sonra duşundum. Ben başkan olarak bu parkları yaptım. Şehir guvenli, niye gidip yurumesin. Gitti yarım saat yurudu geldi. Şehir insanı da değişime zorluyor."
' İKİ KIZIMIN BAŞINI KİMSE ÖRTTÜREMEZ'
Evlendiğimizde eşimin başı açıktı. Sonra kendi isteği ile ortundu. Çok iyi kitap okur. Çok aydın bir insandır. Üç kızım var. İkisinin başı açık, birinin başı ortulu. Kendileri karar verdiler. Ama size şunu soyleyeyim, bu dunyada kimse ne iki kızımı kendi isteği dışında başını ortmeye zorlayabilir, ne de oteki kızımı başını açmaya zorlayabilir.
' EN SERT KOMUTAN BABAMIN EN İYİ ARKADAŞI OLDU'
Kayseri Belediye Başkanı iken garnizona çok sert bir komutan geldi. Yemekte yan yana duştuk. Bayağı sert bir tartışmamız oldu. Bana 'Başındaki ortuyu şoyle bağlayan bu tarikatın, boyle bağlayan şu tarikatın uyesi' dedi. Ben de 'Allah ordumuza akıl fikir versin' dedim. 'Benim eşimin başı ortulu. Bazen evde açıyor, bazen alttan bağlıyor, bazen ustten. Bu durumda bugun şu tarikatın yarın oteki tarikatın mı uyesi oluyor, başını açınca da gavur mu oluyor' dedim. Sonra bir gun eşi bizim manifatura dukkanına gitmiş ve babamla tanışmış. Kumaş alacakmış. Babam 'Ne için alıyorsunuz' diye sormuş. O da 'Fakir çocuklara yardım için elbise yapacağız' demiş. Bunun uzerine babam, 'Bu hayır işi ise biz para almayız' demiş. Eşi anlatınca o komutan sonradan babamla tanışmış. Boyle konuşa konuşa babamla arkadaş oldu. Hem de en iyi arkadaş oldular. Ben o yuzden hep diyaloğa inanırım.
' KUDRETLİ DEDİĞİN İNSANIN DAĞDAKİ KUŞTAN FARKI NE Kİ'
Mevlana'nın şoyle kuçuk bir şiiri var, beni çok etkiledi.
'Hakk'ın sofrasında bu kavga nedir
Yeme içme Hakk'a zarar mı verir
Şu karşı dağa bir kuş konmuş
Yemiş içmiş goçup gitmiş
Gel gor ki o dağdan ne artmış ne eksilmiş.'
Bu dunyadan en buyuk padişahlar, Kanuni'ler, Roma'daki o kudretli imparatorlar da geldi geçti. Ee ne oldu? Vallahi o karşı dağa konup da giden kuştan başka ne bıraktılar? İnsanlara barış getirebilirsem, hizmet getirebilirsem, hayır dualarını alabilirsem ne mutlu bana. Kotu anılar bırakıp giden bir insan olmayı hiç istemem. Butun kudretli gozuken adamların da o dağdaki uçup giden kuştan farklı olmadığına inanan insanlardan biriyim. Boyle bakıyorum hayata artık.
' BÖYLE KESKİN VE KÖŞELİ TAVIRLA İŞİMİZ ÇOK ZOR'
Herkes kenara, kendi siperine çekilince karşılıklı atış başlıyor. Burada bana gore en buyuk gorev belediyelere duşuyor. Belediyeler ayrım yapmazsa, herkese eşit hizmet verirse emin olun en buyuk kotuluklerin kapısını başta o kapatıyor. Siyasetçiler ust perdeden konuşunca belki kendi grubunu konsolide etmek için bir şeyler soyleyebilir. Ama belediye başkanı soylememelidir. Boyle davranırsak emin olun barış olur. Ama işimiz zor. Keskin koşeli bir tavırla işimiz zor."
' SÜNNİ CEMAATTEN PARA TOPLAYIP CEMEVİ YAPTIM'
Hacı Bektaş Cami Derneği geldi cemevi yapmak istiyor. Kayseri'de 150 tane cami var, bir tane cemevi yok. 'Biraz fakir bir grubuz. Arsa alacak paramız da yok' dediler. Önce onlara iyi bir arsa buldum. Sonra Kayseri'nin dini cemaat olarak bilinen gruplarının ileri gelenlerini çağırdım. 'Hani birlik beraberlik diyoruz ya, işte onu gostermenin zamanı. Cemevine yardım edeceğiz' dedim. Konuşmamdan etkilendiler, hepsi ciddi ciddi paralar verdiler, Kayseri'deki cemevinin temeli o paralarla atıldı."
' DİNİ 'İZM' VE İDEOLOJİ HALİNE GETİREN BENDEN UZAK DURSUN'
Dini "izm" veya ideoloji haline getirmek isteyen insanlardan uzak durmaya çalıştım. Din neticede bir bakış tarzıdır.
' SARAÇOĞLU'NUN BİR AĞACINA BİLE DOKUNDURTMAYACAĞIM'
Saraçoğlu Mahallesi Cumhuriyet'in guzel eserlerinden biri. Kimse merak etmesin, bakanlığımda orayı tescil ettirdim. Oradaki ağaçlar dahil tescilli. Orada kimse bir şeye dokunamaz. Her binayı bir sanatın, bir kulturun merkezi haline getireceğim. Gitar çalmayı oğrenmek isteyen gelsin. Orayı herkesin fıkır fıkır kaynadığı, kaynaştığı bir yer haline getireceğiz."
' ANKARA'DA 300 KORO VAR, KONSER VERECEK YERİ YOK'
(C) AA /
Biliyor musunuz Ankara'da 300 tane koro var. Emeklilerin kurduğu, gençlerin kurduğu, çalışanların kurduğu. Bunların salonu yok. Geleneksel muzikle ilgilenen mi var? Gelsin. Rock'çı mı var? O da gelsin. Geniş ağaçlar altı. Orada çalışsın. Ankara'ya başkent diyoruz ya, onu once baş yapmak lazım. Gençler için uyanık kutuphane projemiz var. 24 saat açık. İçinde ders çalışılan, sakin, internet bağlantısı olacak, koşelerinde basit atıştırmalığı olacak."
' ÖYLE ŞEYLER YAPACAĞIM Kİ CHP'Lİ BAŞKANLARIN DA ROL MODELİ OLACAĞIM'
Ankara'nın bir ozelliği şu: Burada ne yaparsanız hemen Turkiye'ye yayılıyor. İyi bir şey yaparsanız hemen yayılır. Gorun bakın Ankara'da oyle şeyler yapacağım ki, CHP'li başkanlar için bile rol modeli olacağım.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.