Özet (TL;DR) @ 2019-03-17 08:14:22.605862: İstanbul’da yaşıyorsunuz ve şehirden bunaldınız. “Şöyle bir denize gireyim, bina yerine mavi, yeşil göreyim, huzur bulayım” dediniz ve kendinizi Burgazada’ya attınız. “Nerede denize girebilirim” diye…
Halihazırda gundemde olan, İstanbullular için uzucu bir haber: "Burgazada'da halkın ucretsiz denize girebildiği ve kamp yapabildiği İstanbul'daki neredeyse tek bolge olan Madam Martha Koyu, Vakıflar Genel Mudurluğu tarafından yapılan bir ihaleyle ozel kişilere devredildi." "Gitmesek de gormesek de" derler ya... İnsan merak ediyor: Bu koya neden 'Madam Martha Koyu' adı verildi? Aslında bu doğal guzelliğin isim annesinin son derece hazin bir hikayesi var. "Sanki başka bir şey olmak, aslında olmek değilmiş gibi..." der 'Deliliğe Övgu' kitabında Desiderius Erasmus. Koya adını veren Martha (Arat) belki bu sozun yeryuzunde ete kemiğe burunmuş hali... Hiçbir zaman kendisinden başka biri olmayı duşunmemiş, hatta başka biri olmak yerine olmeyi tercih etmiş bir kadın. Eski adalılar Martha'dan "Zamanının çok ilerisinde, sıradışı bir kadındı" diye tarif eder. Lubnanlı Katolik bir Ermeni olan Martha Arat, 1920 doğumlu. Destansı bir guzelliğe sahip. Osmanlı Bankası Muduru olan babasının tayini uzerine çocuk yaşta İstanbul'a gelir. St. Benoit Lisesi'ni bitirdikten sonra 1921'de Sovyet Devrimi'nden kaçarak ilk bale okulunu açan Lydia Krassa Arzumanova'nın oğrencisi olur; Turkiye'nin ilk balerinlerinden biri olarak tanınır. Berc Kazar'la evlenip Burgazada'ya yerleşir, kendisini doğaya ve denize adar.
Tam bir deniz aşığıdır. Yaz kış denize çıplak girer, izlendiğini bile bile 'dikizcilerini' ciddiye almaz. Bu yuzden yine Erasmus'un "Kim ruh bağlarını koparıp ozgurluğe kavuşmaya, zindanından kurtulmaya uğraşırsa, o zaman ona deli derler" sozunu onaylarcasına kimi tarafından 'deli' olarak yaftalanır, kimiyse ahlak bekçiliğine soyunup turlu dedikodular uretir. O, sadece doğaya aşık bir kadın da değildir. Eşine, ailesine son derece bağlı, alımlı ve gosterişli biridir. Denizden topladığı taşlarla takılar yapıp çocuklara dağıtan Martha, sadece çıplaklığıyla değil, giydikleriyle de mesele olur. Yazar Bercuhi Berberyan kitabında "Rasgele salıverdiği saçlarına alından sıkma bandanalar, kolunun dirsekten yukarısına tahta bilezikler, kulağına kocaman halka kupeler, ayak bileğine de halhallar takardı. Bu modalar bizde değil, daha dunyada bile yoktu" diye anlatıyor Martha'yı. Ağızdan ağıza İstanbul'a kadar ulaşan Martha'nın şohreti onun izleyici kitlesini de artırır, ustundeki bakışların dayanılmaz iğrençliğini de. Bu renk cumbuşu kadın hakkında dedikodular başlar ve bir gun bu laflar onun da kulağına gider. Hakkında soylenenlere daha fazla dayanamayan Martha, 1986'da ikinci denemesinde ilaç içerek intihar eder. Arkasında bıraktığı notta ise ''Artık rahat edersiniz'' yazar. Ve o gun bugundur, eski adı 'Halikya' olan koy 'Madam Martha Koyu' olarak anılmaya başlar.
Martha 'nın kadınları koylarını savunuyor
Koyun şahsa kiralanmasından sonra 'Martha Koyu Dayanışması' adı altında bir araya gelen ada halkı koyun doğal haliyle kalmasını ancak koya ziyaretçi olarak gelenlerin duş ve tuvalet gibi ihtiyaçlarının doğal dokuya zarar vermeyecek şekilde karşılanmasını istiyor. Kadınların başı çektiği Martha Koyu Dayanışması'ndan Sevgi Çiçek, "Burası insanların para odemeden denize girebileceği son yer. Sadece insan için de değil koy, adada yaşayan diğer canlılar için de onemli bir yaşam alanı. Martha'nın kadınları olarak buranın olduğu gibi kalmasını istiyoruz. Bu yanlıştan donmemek Martha'yı bir kez daha oldurmek anlamına geliyor" diyor.
Havlu serilebilen son sahil
2006 yılında adadaki Hazine'ye ait bir başka araziyle trampa edilerek Silahtarağa Vakfı'na devredilen ve boylece Vakıflar Genel Mudurluğu kontrolune geçen Martha Koyu 1. derece doğal sit alanı ve 56 donumluk bir alanı kapsıyor. Vakıflar Genel Mudurluğu tarafından 15 Aralık tarihinde açık artırmayla 15 bin TL aylık kira bedeliyle 15 yıllığına adada restoranı olan bir işletmeciye kiralandı. Koyda konser alanı, plaj, restoran ve kafeterya gibi tesisler için resmi onay sureci halen devam ediyor. Koy, ayrıca tellerle çevrilip alana girişler de ucretli olacak.
Madam Martha goz alıcı guzelliğiyle buyuluyordu.

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.