Özet (TL;DR) @ 2019-03-15T18:17:00.000Z: HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, partisinin seçim çalışmaları kapsamında İzmir’in Bayraklı ilçesinde konuştu.



HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, partisinin seçim çalışmaları kapsamında İzmir'in Bayraklı ilçesinde konuştu.

Partisinin seçim stratejisi hakkında değerlendirmelerde bulunan Temelli, "Bir strateji ortaya koyduk akılları şaştı. Bu ulkede demokrasi ve barışın onunu tıkayarak boyle gelmiş gider diyenlere dedik ki; boyle gelmiş boyle gitmez. Biz birbirimize emanetiz, biz ulkemize hep birlikte sahip çıkacağız" diye konuştu.

Gazete Duvar'ın haberine gore Temelli, partisinin kayyım raporunun toplatılmasına ve Zazaca "ye mao" (bizimdir) yazılı afişlerin "Mao propagandası" denilerek polislerce toplatılmasına da değindi.

Temelli'nin açıklamalarından satır başları şoyle:

' IRKÇILIK İNSANLIK SUÇUDUR'

-- Yeni Zelanda'dan gelen acı haber karşısında butun dunyada olduğu gibi Turkiye'de de hep beraber ırkçılığa dur demeliyiz. Yeni Zelanda'da yaşamını yitiren, katledilen 49 insana Allah'tan rahmet, tum yakınlarına başsağlığı diliyorum. Tum insanlık alemine başsağlığı diliyorum. Bu insanlığa karşı işlenmiş buyuk bir suçtur. Geçmişte olduğu gibi, ırkçılık buyuk bir insanlık suçudur ve yine karşımıza çıkmıştır. İnsanlara inançlarından dolayı, kutsallarından dolayı saldıran, onları katleden bu anlayışı kınıyoruz. Ve nerede karşımıza çıkarsa çıksın bu anlayışın karşısında mutlaka dik durmalıyız, bu anlayışa asla geçit vermemeliyiz.

-Hepimizin değerleri var, kutsalları var, inançları var. Hepsine saygı duymak zorundayız. Çunku bunlar bizim farklılıklarımızdır. İşte biz bu farklılıklarla beraber buyuk bir insanlık alemini var ediyoruz. O yuzden bizim ayrımız gayrımız yoktur. Hani diyorlar ya "Yaradılanı seviyoruz yaradandan oturu". İşte biz bunu gormek istiyoruz. Ancak biz her gun nefret ve duşmanlık goruyoruz. Bu topraklarda yaşayan insanlara karşı işlenen bu zulmu goruyoruz. Kurt duşmanlığı ve Alevi duşmanlığı ile beslenen iktidarlar goruyoruz. O yuzden de buna hep birlikte dur diyeceğiz.

' BURASI ORTAK VATAN, SEN KİMİ KOVUYORSUN?'

-- Bu ulkeden Kurtleri kovmaya kalkanlara, bu ulkedeki Kurtlere terorist diyenlere şimdi dur deme zamanı gelmiştir. Burası bizim yurdumuz, burası bizim ortak vatanımız sen kimi nereden kovuyorsun! Kimin ne haddine! Biz yurdumuzu, ulkemizi, ortak vatanımızı terk etmeyeceğiz ama boyle bir zulum altında da yaşamak istemiyoruz. Haklarımıza sahip çıkacağız. Bu ulkede demokrasiyi de barışı da hep birlikte inşa edeceğiz.

-- Toplumsal barış olmadan bir ulke olmaz. O yuzden de bu ulkede toplumsal barışı hep birlikte var edeceğiz. Toplumsal barışın onundeki tum engellere karşı hep birlikte mucadele edeceğiz. İşte bugun toplumsal barışı zedeleyen, yok sayan; bu ulkeye hukuksuzluğu, adaletsizliği dayatan bu anlayışa karşı 128 gundur direnen, Sevgili Leyla Guven'e de buradan sevgilerimizi, saygılarımızı yollayalım. Sevgili Leyla Guven yoldaşımız, bedeniyle hukuk ve adalet istiyor. Açlık greviyle, bu barışçıl eylemiyle bu ulkedeki tum halkları barış ve demokrasi mucadelesine davet ediyor. Onunla birlikte bugun cezaevlerinde binlerce yoldaşımız açlık greviyle aynı çağrıyı yeniliyorlar. Strazburg'da, Hewler'de, dunyanın her yerinde demokrasi mucadelesini yukseltiyorlar.

' DOĞALGAZSIZ ŞIRNAK'TA DOĞALGAZ PROPAGANDASI YAPTILAR'

-Bir de bunların taşımalı mitingi var biliyorsunuz. Taşımalı miting ile kendilerini aldatıyorlar. Artık halkı aldatma aşamasını geçtiler. Şimdi kendilerini aldatma aşamasındalar. Şırnak'a gitmiş -- fıkra gibi- diyor ki Şırnaklılara "Doğalgazla iyi ısınıyorsunuz değil mi?" Aşağıdan da diyorlar ki: "Evet". Şırnak'ta doğalgaz yok ki. Şırnak'ta doğalgaz olmadığını kendi biliyor, fakat aşağıda da Şırnaklı yok. Onlar da nereden geldiyse, doğalgazla ısınıyor tabii, ne desin, iyi ısınıyor musunuz? Evet diyor. Artık bunlar ifşa oldu. Kendilerini aldatmaya devam etsinler.

-- Geçen sefer İzmir'e geldi, "Adnan Menderes Havaalanını ben açtım" dedi. Artık mekanlar da, tarihler de karışıyor. Demek ki siyaseten emekli olma yaşı gelmiş. Biz de 31 Mart'ta Recep Tayyip Erdoğan'ın emeklilik işlemlerini başlatıyoruz. Bu zihniyet bu ulkeye kotuluk yapmaya devam ediyor. O yuzden de biz bu ulkeyi bu kotulukten, bu utançtan kurtaracağız. Kayyım utancından kurtaracağız. Çunku kayyım demek zulum, yolsuzluk, haksızlık demektir; halkın hakkının gaspı demektir. Bunlara son vermek için kayyımları supurup atacağız. Kayyım raporu açıkladık. Bugun kayyım raporumuzun toplatılma kararı alınmış. Boylece de suçlarını gizleyeceklerini sanıyorlar. Yaptığınız butun suçlar ortadadır ve biz bu suçların hesabını mutlaka soracağız.

' MAO'YA LAF EDİP ÇİNLİLERDEN KREDİ İSTİYORSUN'

(C) AFP 2018 / Greg Bake

-Afişlere bakmış, o dil bilmez cahil demiş ki: Bunlar Mao'nun propagandasını yapıyor. Zazaca bilmiyor, Kurmanci bilmiyor, okuduğunu da anlamıyor. Kalkmış "Ye mao"yu gormuş, bunlar Mao'nun reklamını yapıyor demiş. Yahu bu nedir? Buna gulsen gulunmez, ağlasan ağlanmaz. Yalnız Çin duymasın! Sen burada Mao'ya bu lafı soyluyorsun, sonra Çin'e gidip kredi istiyorsun. Çin duymasın o krediyi alamazsın.

-- Ülkenin içine suruklendiği durum bu. Yonetememe hali. Yonetemeyen, baskıyı zulmu artırır. Bunu artırdıkça da aklı karışır bilemez hale gelir. Bugun ne yaptıklarını artık bilemiyorlar. Bilemedikleri için butun bu sorunları çozmek adına tanzim satışları insanlara çozum olarak sunuyorlar. 85 milyonluk ulkede 85 tane kamyonla gıda sorunu mu çozulur? Çozulmez, çozulmedi.